Kelimeler arşivinde; içinde "yol" olan, toplam 414 tane kelime bulunuyor. İçerisinde yol bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu yol ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında yol olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ELEKTROBİYOLOJİK, ELEKTRORADYOLOJİ, AŞIKYOLDAŞAŞIRIR, BAKTERİYOLOJİKIL
ANESTEZİYOLOJİK, ELEKTROBİYOLOJİ, KARMANYOLACILIK, SOSYOLENGÜİSTİK, ANJİYOLEYOMİYOM, ANJİYOMİYOLİPOM, BAKTERİYOLOJİST
ANESTEZİYOLOJİ, BAKTERİYOLOJİK, HİDROBİYOLOJİK, MİKROBİYOLOJİK, RADYOBİYOLOJİK, RADYOFİZYOLOJİ, BAKTERİYOLİZİN, BAKTERİYOLİZİS, EPİZOOTİYOLOJİ, KOLANJİYOLİTİS, PATOFİZYOLOJİK, RABDOMİYOLİZİS, YUKARIYAKINYOL
BAKTERİYOLOJİ, MİKROBİYOLOJİ, RADYOBİYOLOJİ, VİYOLONSELİST, ANESTEZİYOLOG, EMBRİYOLOJİST, EPİDEMİYOLOJİ, EPİFİZYOLİZİS, HİDROBİYOLOJİ, İHTİYOLEPİDEN, KIZLARYOLDAŞI, KRİYOBİYOLOJİ, LİMNOBİYOLOJİ, NÖROFİZYOLOJİ, PALEOBİYOLOJİ, PATOFİZYOLOJİ, TERMOBİYOLOJİ, ÜROSEMİYOLOJİ, YOLLAYABİLMEK, YUKARIYOLDÜZÜ
BAKTERİYOLOG, EMBRİYOLOJİK, KARDİYOLOJİK, KARMANYOLACI, KRANİYOLOJİK, MİKROBİYOLOG, VİYOLONSELCİ, AEROBİYOLOJİ, ANKSİYOLİTİK, BAKTERİYOLİZ, DEGİRMENYOLU, DEĞİRMENYOLU, ESTEZİYOLOJİ, FOTOBİYOLOJİ, GLASYOLOJİST, İHTİYOLOJİST, KARDİYOLİPİN, NÖROBİYOLOJİ, PATOBİYOLOJİ, YOLDAŞLANMAK, YOLDAŞLAŞMAK, YOLLAYABİLME
EMBRİYOLOJİ, FİZYOLOJİST, HACILARYOLU, KARDİYOLOJİ, KRANİYOLOJİ, SEMİYOLOJİK, SOSYOLOJİZM, ULTRAVİYOLE, VAHYOLUNMAK, BRONŞİYOLUS, ESTEZYOLOJİ, ETİYOLASYON, GLASYOLOJİK, MALARYOLOJİ, METANDRİYOL, SAMANYOLAĞI, SİMBİYOLOJİ, SUYOLCUBAŞI, TEPEYOLALTI, TEYOLOGEYON, VİYOLACILIK, YOLCUPINARI, YOLCUPUNARI, YOLHASEKİSİ, YOLLUKÇULUK, YUKARIYOLAK
ANJİYOLOJİ, BİYOLOJİCİ, EMBRİYOLOG, ETİYOLOJİK, FİZYOLOJİK, İSPANYOLCA, İSPANYOLET, KARMANYOLA, KASTANYOLA, RADYOLOJİK, SEMİYOLOJİ, SOSYOLOJİK, VAHYOLUNMA, VİYOLONİST, VİYOLONSEL, ABİYOLOJİK, AKSİYOLOJİ, BAŞYOLDAŞI, ÇELTİKYOLU, DAKRİYOLİT, GLASYOLOJİ, İHTİYOLOJİ, İKTİYOLOJİ, KARDİYOLOG, KARYOLİZİS, KEDİYOLAĞI, KONŞİYOLİN, MERTİYOLAT, NORÜYOLLAR, RADYOLUSEN, Devamını Oku »»
BİYOLOJİK, ETİYOLOJİ, FİZYOLOJİ, GAŞYOLMAK, PAZARYOLU, RADYOLİNK, RADYOLOJİ, SAMANYOLU, SOSYOLOJİ, YOLDAŞLIK, YOLDURMAK, YOLLANMAK, YOLSUZLUK, YOLDÜZLER, ABİYOLOJİ, BAŞYOLDAŞ, BİREYOLUŞ, ÇAKALYOLU, ÇAVUŞYOLU, DİLEKYOLU, DOLİYOLUM, GEDİKYOLU, GLASYOLOG, HİCAZYOLU, İHTİYOLİT, KAVAKYOLU, KÖPRÜYOLU, MADENYOLU, MEKKEYOLU, MODİYOLUS, Devamını Oku »»
AYAKYOLU, BİYOLOJİ, DOĞANYOL, FİZYOLOG, GAŞYOLMA, HACIYOLU, İSPANYOL, RADYOLOG, SOSYOLOG, VİYOLACI, YOLCULUK, YOLDURMA, YOLKESEN, YOLLAMAK, YOLLANMA, YOLUNMAK, AĞAÇYOLU, AĞILYOLU, AKINYOLU, ALANYOLU, ARTERYOL, AŞIKYOLU, AYAHYOLU, AYDINYOL, BACIYOLU, BİRYOLLA, ÇATALYOL, DEDEYOLU, DEREYOLU, DOĞRUYOL, Devamını Oku »»
BANYOLU, BİYOLOG, CİNYOLU, GÖKYOLU, KARYOLA, RİYOLİT, YOLLAMA, YOLUNMA, YOLUYLA, KISAYOL, YOLÜSTÜ, AÇIKYOL, AKÇAYOL, AKYOLAÇ, ALTIYOL, ATAYOLU, BAĞYOLU, BEYOLUK, DAYOLUK, DÖRTYOL, ESKİYOL, EYOLMAK, GEZİYOL, GÜLYOLU, GÜNYOLU, HANYOLU, İNCEYOL, İVERYOL, KARAYOL, KAŞYOLU, Devamını Oku »»
FANYOL, OTOYOL, PİRYOL, VİYOLA, YOLDAŞ, YOLLUK, YOLMAK, YOLSUZ, YOLBİL, YOLBUL, ANAYOL, ARAYOL, BANYOL, BELYOL, BEYOLU, BİRYOL, ÇATYOL, DÜZYOL, ERYOLU, GENYOL, GÜNYOL, KÖRYOL, SAKYOL, SUYOLU, TEKYOL, ULUYOL, YOLAÇA, YOLAPA, YOLDAM, YOLIRA, Devamını Oku »»
VİYOL, YOLAK, YOLCU, YOLLU, YOLMA, YOLUK, AKYOL, BAYOL, BUYOL, ÜÇYOL, YOLAÇ, YOLAF, YOLAH, YOLAL, YOLCA, YOLCİ, YOLÇİ, YOLGU
AYOL, YOLA
YOL
YOL
Karada, havada, suda bir yerden bir yere gitmek için aşılan uzaklık, tarik. Bir amaca ulaşmak için başvurulması gereken çare, yöntem. Kumaşta bulunan çizgi. Kez, defa. Karada insanların ve hayvanların geçmesi için açılan veya kendi kendine oluşmuş, yürümeye uygun yer. İçinden veya üstünden bir sıvının geçtiği, aktığı yer. Hile, tuzak. Düğünde, oğlanevinin kızevine verdiği para, mal veya armağan. Davranış, tutum, gidiş veya davranış biçimi. Uyulan ilke, sistem, usul, tarz, tarik. Yolculuk. Genellikle yerleşim alanlarını birbirine bağlamak için düzeltilerek açılmış ulaşım şeridi. Gaye, uğur, maksat. Gidiş çabukluğu, hız.
BAKTERİYOLOJİST
Bakteriyoloji uzmanı.
ELEKTROBİYOLOJİ
Canlılarda görülen elektrik olaylarını inceleyen bilim.
BAKTERİYOLOJİKIL
Bakteriyolojik.
ELEKTROBİYOLOJİK
Elektrobiyoloji ile ilgili.
ANESTEZİYOLOJİK
Anestezi bilimsel.
KARMANYOLACILIK
Karmanyolacı olma durumu.
SOSYOLENGÜİSTİK
Dil, toplum ve kültür arasındaki ilişkileri konu edinen dil bilimi dalı.
ELEKTRORADYOLOJİ
Hastalıkların tanı ve tedavi edilmesinde elektrik ışınlarının uygulanmasını öngören tıp dalı.
ANESTEZİYOLOJİ
Anestezi bilimi.
ANJİYOLEYOMİYOM
Damarların düz kaslarından köken alan iyicil tümör, anjiyomiyom, damar leyomiyomu.
AŞIKYOLDAŞAŞIRIR
Bir dantel türü. (Yassıören Senirkent Isparta).
HİDROBİYOLOJİK
Hidrobiyoloji ile ilgili.
BAKTERİYOLOJİK
Bakteri bilimi ile ilgili.
ANJİYOMİYOLİPOM
Kan damarı, yağ doku ve düz kas dokusunun üremesiyle oluşan, sıklıkla böbreklerde görülen iyicil tümör, anjiyolipoleyomiyom.
MİKROBİYOLOJİK
Mikrobiyoloji ile ilgili.
Bu bölümde tanımı içerisinde YOL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ADİLEŞTİRMEK
Adileşmesine yol açmak.
ADRENALİN
Hekimlikte damarları daraltma, bronşları açma, kanamaları kesme vb. amaçlarla kullanılan, kan şekerinin yükselmesine yol açan böbrek üstü bezlerinin salgısı.
AFYONLAMAK
Afyon vererek uyuşturmak, uyutmak. Birini telkin yoluyla doğru düşünmesini önleyerek zararlı bir yola sürüklemek.
ADAP
Töre. Yol yordam.
ACINDIRMAK
Birinin acımasına yol açmak, birini merhamete getirmek.
ADA
Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire. Tali yoldan ana yola güvenli çıkışı sağlamak için tali yolun sağ tarafına yapılan, çizgilerle ayrılmış bölüm. Çevresi yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu. Kavşaklarda trafiği düzenleyici, yönlendirici veya ayırıcı olmak üzere bordürle sınırlandırılmış veya yer çizgileriyle belirlenmiş alan.
ADIM
Yürümek için yapılmış olan ayak atışlarının her biri. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap. Ayakta, esas duruşta, bir ayağın türlü yönlerde iki ayak boyu kadar yer değiştirmesi. Girişim, hamle. Bir ayak atışıyla alınan ve uzunluğu yaklaşık 75 santimetre olan mesafe. Bir gösterge ucunun eş olarak ayrılmış yaylardan biri boyunca aldığı yol. İki diş arasındaki aralık.
AĞIZ
Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.
AĞIZDAN
Sözlü olarak. Ağız yoluyla.
AGARAGAR
Deniz yosunlarından çıkarılan, beslenme endüstrisinde, hekimlikte ve bakteriyolojide kullanılan bir jelatin türü, jeloz.
ABBAS
"Yola çıkacak veya ölümü yaklaşan kimse" anlamlarındaki Abbas yolcu deyiminde geçen bir söz.
ABDEST
Müslümanların, belli ibadetleri yapabilmek için bir düzen içerisinde bazı organları yıkayıp bazılarını mesh etme yoluyla yaptıkları arınma.
AĞIRLAŞTIRMAK
Bir şeyin ağırlaşmasına yol açmak.
AĞBENEK
Ağ görünüşünde olan, arpa yapraklarına yerleşerek oldukça önemli zararlara yol açan, açık veya koyu kahverengi asklı mantar. Bu mantarın yol açtığı ekin hastalığı.
AKAÇ
Bir yerde birikip kalan sıvıları, bir işlem sonunda geriye kalan artıkları, gereksiz nesneleri dışarıya akıtmak için kullanılan boru vb. araç. Yer altı su oluğu. Kanal, ark, su yolu.
AĞLATMAK
Ağlamasına yol açmak.
AÇMA
Açmak işi. Bir tür susamsız, kalınca, yağlı çörek. Orman içinde ağaç kesme veya yakma yoluyla tarıma elverişli bir duruma getirilen arazi.
AĞRITMAK
Ağrımasına yol açmak.
AHLAT
Gülgillerden, kendi kendine yetişen, üzerine armut aşılanan ağaç, yaban armudu, dağ armudu (Pirus piraster). Beden yapısının temelini oluşturan ögeler. Kaba adam, yol iz bilmez kimse. Bitlis iline bağlı ilçelerden biri. Bu ağacın, armuda benzeyen, iyice olgunlaştıktan sonra yenilebilen yemişi. Bir karışım içindeki parçalar, ögeler.
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.