İçinde YOL geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "yol" olan, toplam 414 tane kelime bulunuyor. İçerisinde yol bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu yol ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında yol olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

ELEKTROBİYOLOJİK, ELEKTRORADYOLOJİ, AŞIKYOLDAŞAŞIRIR, BAKTERİYOLOJİKIL

15 harfli kelimeler

ANESTEZİYOLOJİK, ELEKTROBİYOLOJİ, KARMANYOLACILIK, SOSYOLENGÜİSTİK, ANJİYOLEYOMİYOM, ANJİYOMİYOLİPOM, BAKTERİYOLOJİST

14 harfli kelimeler

ANESTEZİYOLOJİ, BAKTERİYOLOJİK, HİDROBİYOLOJİK, MİKROBİYOLOJİK, RADYOBİYOLOJİK, RADYOFİZYOLOJİ, BAKTERİYOLİZİN, BAKTERİYOLİZİS, EPİZOOTİYOLOJİ, KOLANJİYOLİTİS, PATOFİZYOLOJİK, RABDOMİYOLİZİS, YUKARIYAKINYOL

13 harfli kelimeler

BAKTERİYOLOJİ, MİKROBİYOLOJİ, RADYOBİYOLOJİ, VİYOLONSELİST, ANESTEZİYOLOG, EMBRİYOLOJİST, EPİDEMİYOLOJİ, EPİFİZYOLİZİS, HİDROBİYOLOJİ, İHTİYOLEPİDEN, KIZLARYOLDAŞI, KRİYOBİYOLOJİ, LİMNOBİYOLOJİ, NÖROFİZYOLOJİ, PALEOBİYOLOJİ, PATOFİZYOLOJİ, TERMOBİYOLOJİ, ÜROSEMİYOLOJİ, YOLLAYABİLMEK, YUKARIYOLDÜZÜ

12 harfli kelimeler

BAKTERİYOLOG, EMBRİYOLOJİK, KARDİYOLOJİK, KARMANYOLACI, KRANİYOLOJİK, MİKROBİYOLOG, VİYOLONSELCİ, AEROBİYOLOJİ, ANKSİYOLİTİK, BAKTERİYOLİZ, DEGİRMENYOLU, DEĞİRMENYOLU, ESTEZİYOLOJİ, FOTOBİYOLOJİ, GLASYOLOJİST, İHTİYOLOJİST, KARDİYOLİPİN, NÖROBİYOLOJİ, PATOBİYOLOJİ, YOLDAŞLANMAK, YOLDAŞLAŞMAK, YOLLAYABİLME

11 harfli kelimeler

EMBRİYOLOJİ, FİZYOLOJİST, HACILARYOLU, KARDİYOLOJİ, KRANİYOLOJİ, SEMİYOLOJİK, SOSYOLOJİZM, ULTRAVİYOLE, VAHYOLUNMAK, BRONŞİYOLUS, ESTEZYOLOJİ, ETİYOLASYON, GLASYOLOJİK, MALARYOLOJİ, METANDRİYOL, SAMANYOLAĞI, SİMBİYOLOJİ, SUYOLCUBAŞI, TEPEYOLALTI, TEYOLOGEYON, VİYOLACILIK, YOLCUPINARI, YOLCUPUNARI, YOLHASEKİSİ, YOLLUKÇULUK, YUKARIYOLAK

10 harfli kelimeler

ANJİYOLOJİ, BİYOLOJİCİ, EMBRİYOLOG, ETİYOLOJİK, FİZYOLOJİK, İSPANYOLCA, İSPANYOLET, KARMANYOLA, KASTANYOLA, RADYOLOJİK, SEMİYOLOJİ, SOSYOLOJİK, VAHYOLUNMA, VİYOLONİST, VİYOLONSEL, ABİYOLOJİK, AKSİYOLOJİ, BAŞYOLDAŞI, ÇELTİKYOLU, DAKRİYOLİT, GLASYOLOJİ, İHTİYOLOJİ, İKTİYOLOJİ, KARDİYOLOG, KARYOLİZİS, KEDİYOLAĞI, KONŞİYOLİN, MERTİYOLAT, NORÜYOLLAR, RADYOLUSEN, Devamını Oku »»

9 harfli kelimeler

BİYOLOJİK, ETİYOLOJİ, FİZYOLOJİ, GAŞYOLMAK, PAZARYOLU, RADYOLİNK, RADYOLOJİ, SAMANYOLU, SOSYOLOJİ, YOLDAŞLIK, YOLDURMAK, YOLLANMAK, YOLSUZLUK, YOLDÜZLER, ABİYOLOJİ, BAŞYOLDAŞ, BİREYOLUŞ, ÇAKALYOLU, ÇAVUŞYOLU, DİLEKYOLU, DOLİYOLUM, GEDİKYOLU, GLASYOLOG, HİCAZYOLU, İHTİYOLİT, KAVAKYOLU, KÖPRÜYOLU, MADENYOLU, MEKKEYOLU, MODİYOLUS, Devamını Oku »»

8 harfli kelimeler

AYAKYOLU, BİYOLOJİ, DOĞANYOL, FİZYOLOG, GAŞYOLMA, HACIYOLU, İSPANYOL, RADYOLOG, SOSYOLOG, VİYOLACI, YOLCULUK, YOLDURMA, YOLKESEN, YOLLAMAK, YOLLANMA, YOLUNMAK, AĞAÇYOLU, AĞILYOLU, AKINYOLU, ALANYOLU, ARTERYOL, AŞIKYOLU, AYAHYOLU, AYDINYOL, BACIYOLU, BİRYOLLA, ÇATALYOL, DEDEYOLU, DEREYOLU, DOĞRUYOL, Devamını Oku »»

7 harfli kelimeler

BANYOLU, BİYOLOG, CİNYOLU, GÖKYOLU, KARYOLA, RİYOLİT, YOLLAMA, YOLUNMA, YOLUYLA, KISAYOL, YOLÜSTÜ, AÇIKYOL, AKÇAYOL, AKYOLAÇ, ALTIYOL, ATAYOLU, BAĞYOLU, BEYOLUK, DAYOLUK, DÖRTYOL, ESKİYOL, EYOLMAK, GEZİYOL, GÜLYOLU, GÜNYOLU, HANYOLU, İNCEYOL, İVERYOL, KARAYOL, KAŞYOLU, Devamını Oku »»

6 harfli kelimeler

FANYOL, OTOYOL, PİRYOL, VİYOLA, YOLDAŞ, YOLLUK, YOLMAK, YOLSUZ, YOLBİL, YOLBUL, ANAYOL, ARAYOL, BANYOL, BELYOL, BEYOLU, BİRYOL, ÇATYOL, DÜZYOL, ERYOLU, GENYOL, GÜNYOL, KÖRYOL, SAKYOL, SUYOLU, TEKYOL, ULUYOL, YOLAÇA, YOLAPA, YOLDAM, YOLIRA, Devamını Oku »»

5 harfli kelimeler

VİYOL, YOLAK, YOLCU, YOLLU, YOLMA, YOLUK, AKYOL, BAYOL, BUYOL, ÜÇYOL, YOLAÇ, YOLAF, YOLAH, YOLAL, YOLCA, YOLCİ, YOLÇİ, YOLGU

4 harfli kelimeler

AYOL, YOLA

3 harfli kelimeler

YOL

Bazı kelimelerin anlamları

YOL

Karada, havada, suda bir yerden bir yere gitmek için aşılan uzaklık, tarik. Bir amaca ulaşmak için başvurulması gereken çare, yöntem. Kumaşta bulunan çizgi. Kez, defa. Karada insanların ve hayvanların geçmesi için açılan veya kendi kendine oluşmuş, yürümeye uygun yer. İçinden veya üstünden bir sıvının geçtiği, aktığı yer. Hile, tuzak. Düğünde, oğlanevinin kızevine verdiği para, mal veya armağan. Davranış, tutum, gidiş veya davranış biçimi. Uyulan ilke, sistem, usul, tarz, tarik. Yolculuk. Genellikle yerleşim alanlarını birbirine bağlamak için düzeltilerek açılmış ulaşım şeridi. Gaye, uğur, maksat. Gidiş çabukluğu, hız.

MİKROBİYOLOJİK

Mikrobiyoloji ile ilgili.

ELEKTRORADYOLOJİ

Hastalıkların tanı ve tedavi edilmesinde elektrik ışınlarının uygulanmasını öngören tıp dalı.

BAKTERİYOLOJİST

Bakteriyoloji uzmanı.

ANJİYOMİYOLİPOM

Kan damarı, yağ doku ve düz kas dokusunun üremesiyle oluşan, sıklıkla böbreklerde görülen iyicil tümör, anjiyolipoleyomiyom.

ELEKTROBİYOLOJİK

Elektrobiyoloji ile ilgili.

KARMANYOLACILIK

Karmanyolacı olma durumu.

ANJİYOLEYOMİYOM

Damarların düz kaslarından köken alan iyicil tümör, anjiyomiyom, damar leyomiyomu.

ELEKTROBİYOLOJİ

Canlılarda görülen elektrik olaylarını inceleyen bilim.

BAKTERİYOLOJİK

Bakteri bilimi ile ilgili.

ANESTEZİYOLOJİK

Anestezi bilimsel.

BAKTERİYOLOJİKIL

Bakteriyolojik.

ANESTEZİYOLOJİ

Anestezi bilimi.

AŞIKYOLDAŞAŞIRIR

Bir dantel türü. (Yassıören Senirkent Isparta).

SOSYOLENGÜİSTİK

Dil, toplum ve kültür arasındaki ilişkileri konu edinen dil bilimi dalı.

HİDROBİYOLOJİK

Hidrobiyoloji ile ilgili.

  -   -   -  

Anlamında YOL bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YOL geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AÇMA

Açmak işi. Bir tür susamsız, kalınca, yağlı çörek. Orman içinde ağaç kesme veya yakma yoluyla tarıma elverişli bir duruma getirilen arazi.

AĞLATMAK

Ağlamasına yol açmak.

AHLAT

Gülgillerden, kendi kendine yetişen, üzerine armut aşılanan ağaç, yaban armudu, dağ armudu (Pirus piraster). Beden yapısının temelini oluşturan ögeler. Kaba adam, yol iz bilmez kimse. Bitlis iline bağlı ilçelerden biri. Bu ağacın, armuda benzeyen, iyice olgunlaştıktan sonra yenilebilen yemişi. Bir karışım içindeki parçalar, ögeler.

ADRENALİN

Hekimlikte damarları daraltma, bronşları açma, kanamaları kesme vb. amaçlarla kullanılan, kan şekerinin yükselmesine yol açan böbrek üstü bezlerinin salgısı.

ADİLEŞTİRMEK

Adileşmesine yol açmak.

ADAP

Töre. Yol yordam.

AĞIRLAŞTIRMAK

Bir şeyin ağırlaşmasına yol açmak.

ABDEST

Müslümanların, belli ibadetleri yapabilmek için bir düzen içerisinde bazı organları yıkayıp bazılarını mesh etme yoluyla yaptıkları arınma.

AĞIZDAN

Sözlü olarak. Ağız yoluyla.

AFYONLAMAK

Afyon vererek uyuşturmak, uyutmak. Birini telkin yoluyla doğru düşünmesini önleyerek zararlı bir yola sürüklemek.

AKAÇ

Bir yerde birikip kalan sıvıları, bir işlem sonunda geriye kalan artıkları, gereksiz nesneleri dışarıya akıtmak için kullanılan boru vb. araç. Yer altı su oluğu. Kanal, ark, su yolu.

AĞIZ

Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.

AĞRITMAK

Ağrımasına yol açmak.

ADA

Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire. Tali yoldan ana yola güvenli çıkışı sağlamak için tali yolun sağ tarafına yapılan, çizgilerle ayrılmış bölüm. Çevresi yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu. Kavşaklarda trafiği düzenleyici, yönlendirici veya ayırıcı olmak üzere bordürle sınırlandırılmış veya yer çizgileriyle belirlenmiş alan.

AGARAGAR

Deniz yosunlarından çıkarılan, beslenme endüstrisinde, hekimlikte ve bakteriyolojide kullanılan bir jelatin türü, jeloz.

ACINDIRMAK

Birinin acımasına yol açmak, birini merhamete getirmek.

AĞBENEK

Ağ görünüşünde olan, arpa yapraklarına yerleşerek oldukça önemli zararlara yol açan, açık veya koyu kahverengi asklı mantar. Bu mantarın yol açtığı ekin hastalığı.

ABBAS

"Yola çıkacak veya ölümü yaklaşan kimse" anlamlarındaki Abbas yolcu deyiminde geçen bir söz.

AÇILMAK

Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.

ADIM

Yürümek için yapılmış olan ayak atışlarının her biri. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap. Ayakta, esas duruşta, bir ayağın türlü yönlerde iki ayak boyu kadar yer değiştirmesi. Girişim, hamle. Bir ayak atışıyla alınan ve uzunluğu yaklaşık 75 santimetre olan mesafe. Bir gösterge ucunun eş olarak ayrılmış yaylardan biri boyunca aldığı yol. İki diş arasındaki aralık.