YOM ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "yom" olan, toplam 19 adet kelime bulunmaktadır. yom ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu yom ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde yom olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

YOMKULDAMAK

10 harfli kelimeler

YOMSULAMAK

9 harfli kelimeler

YOMŞURMAK, YOMSURMAK, YOMSUZLUK

8 harfli kelimeler

YOMUTMAK, YOMLAMAK

7 harfli kelimeler

YOMALAK

6 harfli kelimeler

YOMİYA, YOMPAR, YOMSUK, YOMSUZ

5 harfli kelimeler

YOMRA, YOMUZ, YOMUT, YOMCA, YOMAK

4 harfli kelimeler

YOMA

3 harfli kelimeler

YOM

Bazı kelimelerin anlamları

YOM

İyi talih, iyi haber.

YOMUTMAK

Yenmek.

YOMLAMAK

Sanmak, oranlamak. Uygun görmek: Iraz kızı Ali'ye yomluyorduk. Sevmemek, beğenmemek.

YOMKULDAMAK

Ses çıkarmak.

YOMUT

Yenen, üstün gelen.

YOMUZ

Gövde yanı.

YOMİYA

Yevmiye.

YOMSUZ

Uğursuz.

YOMALAK

Yarısı yapılmış iş.

YOMSULAMAK

Alay etmek: İşi gücü adam yomsulamak.

YOMSUK

Kıymık. Yosun.

YOMRA

Trabzon iline bağlı ilçelerden biri.

YOMŞURMAK

Kap, bir basınç sonucu kamburlaşmak, çökmek.

YOMSURMAK

Kap, bir basınç sonucu kamburlaşmak, çökmek.

YOMSUZLUK

Uğursuzluk.

YOMPAR

Eli işe yakışmayan.

  -   -   -  

Anlamında YOM bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YOM geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ARŞİMED

Arşimed (M.Ö. 287-212), eski yunan matematikçisi, fizikçisi ve mekanikçisidir. Bu dallarda bir çok önemli çalışmaları vardır. Matematikte archimed aksiyomu, Archimed spirali onun adıyla söylenir.

ANJİYOMİYOM

Anjiyoleyomiyom.

ASTROSİTOM

Astrositlerden köken alan, merkezi sinir sisteminin birincil tümörü. Kedi ve köpeklerde meningiyomlardan sonra en sık görülen, büyüme hızı yavaş olan bir tümördür, astrositik gliom, gliyal tümörler.

ANJİYOMİYOLİPOM

Kan damarı, yağ doku ve düz kas dokusunun üremesiyle oluşan, sıklıkla böbreklerde görülen iyicil tümör, anjiyolipoleyomiyom.

ÇEVRİYAZI

Bir metni, yazılmış olduğu yazıdan, okunuşunu belirtmek şartıyla, başka bir yazıya çevirme işi, ve böylece çevrilen yazı. Buna SESÇİL ÇEVRİYAZI (Transcription phonétique) de denir. (çeviri yazı), (fonetik yazı, ses yazısı, sesçil yazı) Bir kelimeyi, bir yazılı metni veya bir konuşmayı, onların telâffuzdaki ses değerlerini dikkate alan özel alfabe işaretleri kullanarak yazıya geçirme. Yazı dilimizdeki değil, gelecek misin, gelemem kelimelerinin bazı Anadolu ağızlarındaki söylenişlerine göre da'l, del; gelcemin? gelecanni? geliyomBen şekillerinde yazılması gibi.

GERİLİMÖLÇER

Buhar, ayrışma, yüzey vb.ne ilişkin gerilimleri ölçen alet, tansiyometre.

ARENAVİRÜSLER

Doğal konakçıları çoğunlukla kemirgenler olan ve insanlarda hastalığa yol açan lenfositik koryomenenjitis ve lassa hastalıkları virüslerin de yer aldığı, elektron mikroskoptaki görüntüsü kum taneciklerine benzeyen, tek iplikli ve parçalı yapıda negatif anlamlı RNA genoma sahip virüs ailesi Arenaviridae.

BELİT

Kendiliğinden apaçık ve bundan dolayı öteki önermelerin ön dayanağı sayılan temel önerme, mütearife, aksiyom.

ANJİYOMATOZİS

Çok sayıda anjiyomun varlığı.

BAYIRTI

Yanar gibi acıma: Gözlerimin bayırtısına dayanamıyom.

YAĞIŞÖLÇER

Belirli bir zamanda, belirli bir yere düşen yağış miktarını ölçmeye yarayan alet, yağmurölçer, plüviyometre.

RADYOMETRİK

Radyometri ile ilgili.

UĞURSUZ

Kendinde uğursuzluk bulunan, yomsuz, kadersiz, meymenetsiz, menhus, musibet, meşum, şom.

ÇAMLIYURT

Bingöl kenti, Servi nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Manisa ili, Halitpaşa nahiyesine bağlı bir bölge. Muğla ilinde, Kavaklıdere belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Muğla kenti, Milâs ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Trabzon kenti, Yomra ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

DARTMAK

Asılmak, abanmak. Uyuklamak. Çekmek, asılmak: Bu çocukların kulakları dartılmalı, yoksa uslanmazlar. Bir şeyi dengeye getirmek. Tartmak. Denemek için yoklamak: Kendimi bi darttım, baktım yıkılmıyom yürüdüm. El değirmeninde bir şey öğütmek. Eski türkçe tartmak: tartmak; ağır olmak. Çekmek. Esirgemek, menetmek, alıkoymak. Saklamak.

BARTONELLOZİS

Bartonella cinsi organizmaların neden olduğu, özellikle Peru'daki Andean vadisinde, Ekvator ve Kolombiya'da insanlarda ve özellikle dalak çıkarılması sonrasında köpek ve kemiricilerde görülen, Oroya ateşi ve verruga peruana olmak üzere iki biçimi bulunan, Oroya ateşi biçimi akut şiddetli hemolitik anemiyle (Bartonella anemisi) belirgin ve son derece öldürücü, verruga peruana biçimi hiperpigmentli sınırlarla çevrili hemangiyom benzeri makulalardan oluşan iyicil deri kabarıklıklarıyla belirgin, Phlebotomus özellikle P. verrucarum türü kum sineklerinin vektörlük yaptığı Bartonella bacilliformis'in neden olduğu enfeksiyon, Carrion hastalığı.

IŞINÖLÇER

Işınların enerjiye dönüşmesini gösteren araç, radyometre.

BİYOMETEOROLOJİK

Biyometeoroloji ile ilgili.

BİYOİSTATİSTİK

Canlılara ait her türlü gözlemde uygulanan istatistik biçimi. Biyometri. Canlılara ait her türlü gözlemde uygulanan istatistik dalı. İstatistiksel yöntemleri biyoloji ve sağlık bilimlerine uygulayan bir bilim dalı.

ANJİYOLEYOMİYOM

Damarların düz kaslarından köken alan iyicil tümör, anjiyomiyom, damar leyomiyomu.