Kelimeler arşivi içinde; sonunda "yom" olan, toplam 29 adet kelime bulunmaktadır. Sonu yom ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında yom olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde yom olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
MEDULLOEPİTELYOM, KONDROENDOTELYOM
TRİKOEPİTELİYOM, ANJİYOLEYOMİYOM
KORYOEPİTELYOM, KORDOEPİTELYOM
NÖROEPİTELYOM
ANJİYOMİYOM, LENFANGİYOM, GLOMANJİYOM
KİLANGİYOM, RABDOMİYOM, MEZOTELYOM, MENİNGİYOM, HEMANJİYOM, FİBROMİYOM, EPİTELİYOM
GANGLİYOM, LEYOMİYOM, SITADİYOM
SİNOVYOM
AKSİYOM, ANJİYOM
KORYOM, DEYYOM
DİYOM, DEYOM, MİYOM
YOM
İyi talih, iyi haber.
MEDULLOEPİTELYOM
Nöroepitelyom.
RABDOMİYOM
Çoğunluğu kalpte ve doğuştan olarak görülen, çizgili kaslardan köken alan iyicil tümör. Çoğunlukla iki yaşından küçük hayvanlarda görülür.
KİLANGİYOM
Bağırsak lenf damarlarından köken alan tümör.
ANJİYOMİYOM
Anjiyoleyomiyom.
NÖROEPİTELYOM
Gözün retinasında ve beyinde farklılaşmamış nöropeitelyal almaç hücrelerinden köken alan kötücül tümör, medulloepitelyom, nörositom.
MEZOTELYOM
Kalp, karın veya göğüs zarının mezotel hücrelerinden köken alan, genellikle iyicil, ender metastaz oluşturan, çok sayıda sınırlı yumrular veya daha geniş karnabahar görünümlü üremelerle belirgin tümör. Genellikle buzağılarda ve doğuştan olarak daha az oranda ise öküz, at, köpek, kedi ve domuzlarda görülür.
KORYOEPİTELYOM
Koryokarsinom.
TRİKOEPİTELİYOM
Kıl foliküllerindeki keratinositlerden köken alan sert, beyaz renkte, loplu ve kapsüllü, özellikle köpeklerde görülen iyicil deri tümörü. Merkezi keratinleşme ve bunu çevreleyen folikül benzeri bazal hücrelerinin bulunmasıyla ayrılır.
KONDROENDOTELYOM
Endotel ve kıkırdak doku elemanları içeren iyicil bağ doku tümörü.
MENİNGİYOM
Kedi ve köpeklerde nispeten sık rastlanan, beyinde, paranazal bölge ve omurilikte, piyamater ve araknoit hücrelerinden köken alan, yavaş gelişen iyicil tümör, araknoit fibroblastom.
ANJİYOLEYOMİYOM
Damarların düz kaslarından köken alan iyicil tümör, anjiyomiyom, damar leyomiyomu.
KORDOEPİTELYOM
Kordom.
HEMANJİYOM
Yeni oluşmuş ve bir araya gelmiş kan damarlarından oluşan, en çok deri ve dalakta, ender olarak da kemikte yerleşim gösteren, damara göre atardamar, toplardamar veya kılcal damarlardan köken alan iyicil damar tümörü. Kanatlılarda lökoz virüsü tarafından da oluşturulur.
LENFANGİYOM
Yuvarlak, soluk pembe renkli ve yumuşak kıvamlı kitleler hâlinde görülen ve lenf damarlarından köken alan, deri, ağız ve bağırsak askısı bölgelerinde görülen hayvanlarda az rastlanan iyicil tümör.
GLOMANJİYOM
Ayakların uç kısımlarında kan akışını ve sıcaklığını kontrol eden ve glomus cisimciği adı verilen küçük arteryovenöz anastomozlardan kaynaklanan, küboidal glomus hücreleriyle anjiyomatöz damar boşluklarından oluşan pembemsi renkte ağrılı iyicil tümör, glomus tümörü.
Bu bölümde tanımı içerisinde YOM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ASTROSİTOM
Astrositlerden köken alan, merkezi sinir sisteminin birincil tümörü. Kedi ve köpeklerde meningiyomlardan sonra en sık görülen, büyüme hızı yavaş olan bir tümördür, astrositik gliom, gliyal tümörler.
ÇEVRİYAZI
Bir metni, yazılmış olduğu yazıdan, okunuşunu belirtmek şartıyla, başka bir yazıya çevirme işi, ve böylece çevrilen yazı. Buna SESÇİL ÇEVRİYAZI (Transcription phonétique) de denir. (çeviri yazı), (fonetik yazı, ses yazısı, sesçil yazı) Bir kelimeyi, bir yazılı metni veya bir konuşmayı, onların telâffuzdaki ses değerlerini dikkate alan özel alfabe işaretleri kullanarak yazıya geçirme. Yazı dilimizdeki değil, gelecek misin, gelemem kelimelerinin bazı Anadolu ağızlarındaki söylenişlerine göre da'l, del; gelcemin? gelecanni? geliyomBen şekillerinde yazılması gibi.
BARTONELLOZİS
Bartonella cinsi organizmaların neden olduğu, özellikle Peru'daki Andean vadisinde, Ekvator ve Kolombiya'da insanlarda ve özellikle dalak çıkarılması sonrasında köpek ve kemiricilerde görülen, Oroya ateşi ve verruga peruana olmak üzere iki biçimi bulunan, Oroya ateşi biçimi akut şiddetli hemolitik anemiyle (Bartonella anemisi) belirgin ve son derece öldürücü, verruga peruana biçimi hiperpigmentli sınırlarla çevrili hemangiyom benzeri makulalardan oluşan iyicil deri kabarıklıklarıyla belirgin, Phlebotomus özellikle P. verrucarum türü kum sineklerinin vektörlük yaptığı Bartonella bacilliformis'in neden olduğu enfeksiyon, Carrion hastalığı.
GERİLİMÖLÇER
Buhar, ayrışma, yüzey vb.ne ilişkin gerilimleri ölçen alet, tansiyometre.
BİYOİSTATİSTİK
Canlılara ait her türlü gözlemde uygulanan istatistik biçimi. Biyometri. Canlılara ait her türlü gözlemde uygulanan istatistik dalı. İstatistiksel yöntemleri biyoloji ve sağlık bilimlerine uygulayan bir bilim dalı.
ANJİYOMATOZİS
Çok sayıda anjiyomun varlığı.
BAYIRTI
Yanar gibi acıma: Gözlerimin bayırtısına dayanamıyom.
UĞURSUZ
Kendinde uğursuzluk bulunan, yomsuz, kadersiz, meymenetsiz, menhus, musibet, meşum, şom.
RADYOMETRİK
Radyometri ile ilgili.
ARENAVİRÜSLER
Doğal konakçıları çoğunlukla kemirgenler olan ve insanlarda hastalığa yol açan lenfositik koryomenenjitis ve lassa hastalıkları virüslerin de yer aldığı, elektron mikroskoptaki görüntüsü kum taneciklerine benzeyen, tek iplikli ve parçalı yapıda negatif anlamlı RNA genoma sahip virüs ailesi Arenaviridae.
BİYOMETEOROLOJİK
Biyometeoroloji ile ilgili.
ÇAMLIYURT
Bingöl kenti, Servi nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Manisa ili, Halitpaşa nahiyesine bağlı bir bölge. Muğla ilinde, Kavaklıdere belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Muğla kenti, Milâs ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Trabzon kenti, Yomra ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
DEMİRCİLER
Tiyatronun demir işlerini yapan işçiler. Antalya şehrinde, Gebiz nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Antalya şehrinde, Manavgat belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Artvin şehrinde, Borçka ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Aydın ilinde, Nazilli belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Balıkesir ili, Gökçedağ nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Balıkesir kenti, Korucu nahiyesine bağlı bir yer. Bolu kenti, Mengen belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Bolu ilinde, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Çorum kenti, Bayat ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Denizli kenti, Kale belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Erzurum ilinde, Tortum ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Eskişehir şehrinde, Mihalgazi ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Gümüşhane ili, Çayra nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Karabük kenti, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Kilis kenti, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Kocaeli ili, Mollafeneri nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Malatya ilinde, Kürecik bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Muğla ilinde, Milâs belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Trabzon şehri, Yomra ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Zonguldak şehrinde, Alaplı belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
DERMATOFİBROZİS
Orta yaşlı Alman kurt köpeklerinde ve melezlerinde görülen, bacaklardan başlayarak tüm vücuda yayılan, deri ve deri altında çok sayıda, 3-4 santimetre çapında, yangısız, sert, olgun fibröz bağ dokudan oluşan düğümcüklerle belirgin, erkek hayvanlarda böbrek adenokarsinomları, dişilerdeyse döl yatağında ve döl yolunda leyomiyomları başta olmak üzere, kanser olgularına bağlı olarak biçimlenen bir çeşit paraaneoplastik sendrom, Alman Kurt köpeklerinin dermatofibrozisi, nodüler dermatofibrozis.
ARŞİMED
Arşimed (M.Ö. 287-212), eski yunan matematikçisi, fizikçisi ve mekanikçisidir. Bu dallarda bir çok önemli çalışmaları vardır. Matematikte archimed aksiyomu, Archimed spirali onun adıyla söylenir.
BELİT
Kendiliğinden apaçık ve bundan dolayı öteki önermelerin ön dayanağı sayılan temel önerme, mütearife, aksiyom.
DARTMAK
Asılmak, abanmak. Uyuklamak. Çekmek, asılmak: Bu çocukların kulakları dartılmalı, yoksa uslanmazlar. Bir şeyi dengeye getirmek. Tartmak. Denemek için yoklamak: Kendimi bi darttım, baktım yıkılmıyom yürüdüm. El değirmeninde bir şey öğütmek. Eski türkçe tartmak: tartmak; ağır olmak. Çekmek. Esirgemek, menetmek, alıkoymak. Saklamak.
YAĞIŞÖLÇER
Belirli bir zamanda, belirli bir yere düşen yağış miktarını ölçmeye yarayan alet, yağmurölçer, plüviyometre.
ANJİYOMİYOLİPOM
Kan damarı, yağ doku ve düz kas dokusunun üremesiyle oluşan, sıklıkla böbreklerde görülen iyicil tümör, anjiyolipoleyomiyom.
IŞINÖLÇER
Işınların enerjiye dönüşmesini gösteren araç, radyometre.