Kelimeler arşivi içinde; sonunda "yol" olan, toplam 56 adet kelime bulunmaktadır. Sonu yol ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında yol olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde yol olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
YUKARIYAKINYOL
METANDRİYOL
SENTRİYOL
DOĞANYOL, YEŞİLYOL, YANALYOL, SERİNYOL, LAKTİYOL, KEMERYOL, KAZMAYOL, GÖKÇEYOL, DOKUZYOL, DOĞRUYOL, ÇATALYOL, AYDINYOL, ARTERYOL, İSPANYOL
ORTAYOL, OVARYOL, KISAYOL, AÇIKYOL, KARAYOL, İVERYOL, İNCEYOL, PETİYOL, AKÇAYOL, GEZİYOL, ESKİYOL, DÖRTYOL, ALTIYOL, UZUNYOL, YEDİYOL, YENİYOL
PİRYOL, SAKYOL, OTOYOL, TEKYOL, ULUYOL, FANYOL, ARAYOL, KÖRYOL, GÜNYOL, GENYOL, DÜZYOL, ÇATYOL, ANAYOL, BİRYOL, BELYOL, BANYOL
VİYOL, AKYOL, BUYOL, ÜÇYOL, BAYOL
AYOL
YOL
YOL
Karada, havada, suda bir yerden bir yere gitmek için aşılan uzaklık, tarik. Bir amaca ulaşmak için başvurulması gereken çare, yöntem. Kumaşta bulunan çizgi. Kez, defa. Karada insanların ve hayvanların geçmesi için açılan veya kendi kendine oluşmuş, yürümeye uygun yer. İçinden veya üstünden bir sıvının geçtiği, aktığı yer. Hile, tuzak. Düğünde, oğlanevinin kızevine verdiği para, mal veya armağan. Davranış, tutum, gidiş veya davranış biçimi. Uyulan ilke, sistem, usul, tarz, tarik. Yolculuk. Genellikle yerleşim alanlarını birbirine bağlamak için düzeltilerek açılmış ulaşım şeridi. Gaye, uğur, maksat. Gidiş çabukluğu, hız.
YANALYOL
Ağrı kenti, Taşlıçay ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
GÖKÇEYOL
Adana kenti, Kozan ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
DOĞANYOL
Malatya iline bağlı ilçelerden biri.
KEMERYOL
Kent içinde bir yerden başlayıp bir çember çizdikten sonra yine orada son bulan ve o yerleşim yerinde yaşayanların toplu taşıma araçlarıyla kent özeğinin her yerine kolayca varmalarını sağlayan yol.
YUKARIYAKINYOL
Şanlıurfa ili, Harran belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
SENTRİYOL
Hayvan hücreleri, algler, yosunlar, eğreltiler ve Ginko ağacı gibi ilkel bitkilerin hücrelerinde çekirdeğin hemen yanında bulunan, 27 (9x3) mikrotüpçükten üçlü gruplar olarak yapılmış olan (3 x 9), bitki hücrelerinde bulunmayan, hücre bölünmesinin profaz safhasına kadar kendini eşleyerek sayısını iki çifte çıkaran ve birer çift olarak hücrenin kutuplarına göç ederek iğ ipliklerinin organizasyonunu yapan bir çift organel. Hücre bölüneceği zaman kutuplara göç eden, iğ ipliklerinin yapımında rol oynayan organeller. Hücre bölünmesinde sentrozom içerisindeki sentroplazmanın orta kısmında mikrotüpçüklerden oluşan, elektron mikroskobunda her birinde üç adet mikrotubulus içeren dokuz adet tubulus demeti bulunan koyu görünüşlü cisimcikler. Bu oluşum sentroplazmayı etkisi altına alarak yeni mikrotubulusların oluşumunu sağlar.
AYDINYOL
Yolu aydınlık olan kimse.
SERİNYOL
Hatay ili, Serinyol nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
YEŞİLYOL
Sivas ili, Danişment bucağına bağlı bir bölge.
DOKUZYOL
Gaziantep şehri, Oğuzeli ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Karaman şehrinde, Ayrancı ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
KAZMAYOL
Şose.
LAKTİYOL
Yemlerde katkı maddesi olarak kullanılan prebiyotik.
METANDRİYOL
Androstenodion türevi anabolik etkili steroit.
DOĞRUYOL
Bitlis kenti, Bölükyazı nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Kars şehrindene bağlı bir yerleşim bölgesi.
ÇATALYOL
Elâzığ şehrinde, Karakoçan ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Sivas şehri, Şarkışla ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.
Bu bölümde tanımı içerisinde YOL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AHLAT
Gülgillerden, kendi kendine yetişen, üzerine armut aşılanan ağaç, yaban armudu, dağ armudu (Pirus piraster). Beden yapısının temelini oluşturan ögeler. Kaba adam, yol iz bilmez kimse. Bitlis iline bağlı ilçelerden biri. Bu ağacın, armuda benzeyen, iyice olgunlaştıktan sonra yenilebilen yemişi. Bir karışım içindeki parçalar, ögeler.
ADAP
Töre. Yol yordam.
ADA
Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire. Tali yoldan ana yola güvenli çıkışı sağlamak için tali yolun sağ tarafına yapılan, çizgilerle ayrılmış bölüm. Çevresi yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu. Kavşaklarda trafiği düzenleyici, yönlendirici veya ayırıcı olmak üzere bordürle sınırlandırılmış veya yer çizgileriyle belirlenmiş alan.
AÇMA
Açmak işi. Bir tür susamsız, kalınca, yağlı çörek. Orman içinde ağaç kesme veya yakma yoluyla tarıma elverişli bir duruma getirilen arazi.
ADRENALİN
Hekimlikte damarları daraltma, bronşları açma, kanamaları kesme vb. amaçlarla kullanılan, kan şekerinin yükselmesine yol açan böbrek üstü bezlerinin salgısı.
AFYONLAMAK
Afyon vererek uyuşturmak, uyutmak. Birini telkin yoluyla doğru düşünmesini önleyerek zararlı bir yola sürüklemek.
ABBAS
"Yola çıkacak veya ölümü yaklaşan kimse" anlamlarındaki Abbas yolcu deyiminde geçen bir söz.
AĞBENEK
Ağ görünüşünde olan, arpa yapraklarına yerleşerek oldukça önemli zararlara yol açan, açık veya koyu kahverengi asklı mantar. Bu mantarın yol açtığı ekin hastalığı.
AĞIZDAN
Sözlü olarak. Ağız yoluyla.
ABDEST
Müslümanların, belli ibadetleri yapabilmek için bir düzen içerisinde bazı organları yıkayıp bazılarını mesh etme yoluyla yaptıkları arınma.
AKAÇ
Bir yerde birikip kalan sıvıları, bir işlem sonunda geriye kalan artıkları, gereksiz nesneleri dışarıya akıtmak için kullanılan boru vb. araç. Yer altı su oluğu. Kanal, ark, su yolu.
AĞRITMAK
Ağrımasına yol açmak.
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.
AGARAGAR
Deniz yosunlarından çıkarılan, beslenme endüstrisinde, hekimlikte ve bakteriyolojide kullanılan bir jelatin türü, jeloz.
ACINDIRMAK
Birinin acımasına yol açmak, birini merhamete getirmek.
ADİLEŞTİRMEK
Adileşmesine yol açmak.
AĞIRLAŞTIRMAK
Bir şeyin ağırlaşmasına yol açmak.
AĞLATMAK
Ağlamasına yol açmak.
AĞIZ
Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.
ADIM
Yürümek için yapılmış olan ayak atışlarının her biri. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap. Ayakta, esas duruşta, bir ayağın türlü yönlerde iki ayak boyu kadar yer değiştirmesi. Girişim, hamle. Bir ayak atışıyla alınan ve uzunluğu yaklaşık 75 santimetre olan mesafe. Bir gösterge ucunun eş olarak ayrılmış yaylardan biri boyunca aldığı yol. İki diş arasındaki aralık.