Kelimeler arşivinde; içinde "una" olan, toplam 283 tane kelime bulunuyor. İçerisinde una bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu una ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında una olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
BUNAKLAŞABİLMEK
AFFOLUNABİLMEK, BUNAKLAŞABİLME, BÜYÜKBURUNAĞIL, KÜÇÜKBURUNAĞIL, SELAMUNALEYKUM
AFFOLUNABİLME, BUNALTABİLMEK, KORUNAKSIZLIK, YUTKUNABİLMEK
DOKUNAKLILIK, YUNANİSTANLI, BUNALABİLMEK, BUNALIVERMEK, BUNALTABİLME, BUNAYABİLMEK, BUNAYIVERMEK, KORUNABİLMEK, KORUNAKLILIK, NEVYUNANİLİK, SAVUNABİLMEK, SOMUNARABASI, SOYUNABİLMEK, TUTUNABİLMEK, TUYLUMLUĞUNA, UZUNAHMETLER, UZUNALİUŞAĞI, YUTKUNABİLME
BUNALTILMAK, BUNAKLAŞMAK, BUNALABİLME, BUNALIVERME, BUNAYABİLME, BUNAYIVERME, İHTİYOFAUNA, KORUNABİLME, KORUNAKLAMA, OKUNABİLMEK, OKUNAKLILIK, OLUNABİLMEK, SAVUNABİLME, SEMİLUNARİS, SOYUNABİLME, TUTUNABİLME, YOLCUPUNARI
CURCUNASIZ, KORUNAKSIZ, BUNAKLAŞMA, BUNALIMSIZ, BUNALSALIK, BUNALTILMA, BURUNARKAÇ, CURCUNABAZ, HOŞDUĞUNAN, İNCUNABULA, KOYUNABDAL, KOYUNAĞILI, MAKROFAUNA, MİKROFAUNA, OKUNABİLME, OLUNABİLME, SUNABİLMEK, UNAŞTIRMAK, UZUNAYAKLI, ZORUZORUNA
BUNALIMLI, BUNALTMAK, CURCUNALI, DOKUNAKLI, FAÇUNALIK, KORUNAKLI, MAHZUNANE, MECNUNANE, OKUNAKSIZ, BOKBOKUNA, BUNASALIK, BURUNAĞIL, BURUNAĞZI, DULUNACAK, KOYUNALAN, KULUNATÇI, MUTUĞRUNA, OYUNAĞASI, SUNABİLME, TUYLUMUNA, UZUNAHMET, UZUNARGIT, YEYUNALİS, YOĞUNAĞAÇ, YUNAKDERE, ZORZORUNA
BUNAKLIK, BUNALMAK, BUNALTMA, DOMUZUNA, LUNAPARK, OKUNAKLI, AKARTUNA, APARTUNA, BUDUNALP, BUNALGIN, BUNATMAK, CANSUNAR, CANSUNAY, COŞKUNAY, ÇUNAVLAK, DÜZBUNAT, ERGUNALP, GARABUNA, GÜLSUNAM, GÜLSUNAN, GÜLSUNAR, HATUNANA, KUKKUNAK, MUNAZALİ, ONGUNALP, OPUNATÇA, ORGUNALP, PUNARECE, SUNAMLUK, SUNANESİ, Devamını Oku »»
BUNAKÇA, BUNALIM, BUNALIŞ, BUNALMA, BUNALTI, BUNAMAK, BUNAYIŞ, CURCUNA, DOKUNAÇ, DOLUNAY, KORUNAK, UCUZUNA, YUNANCA, AKSUNAR, AYSUNAR, AYSUNAY, BOĞUNAK, BUDUNAL, BUĞUNAK, BUNALAK, BUNALAN, BUNALIK, CUVCUNA, ÇUNAMAK, DARBUNA, DUŞUNAM, ELAĞUNA, ERSUNAL, FURTUNA, GAVRUNA, Devamını Oku »»
BOŞUNA, BOYUNA, BUNAMA, FAÇUNA, ISKUNA, MAÇUNA, AKSUNA, ALTUNA, AYSUNA, AYTUNA, AZGUNA, BUNARI, CURUNA, DUDUNA, DUŞUNA, ERTUNA, GUDUNA, GUTUNA, HUNALP, KUTUNA, LAKUNA, OKUNAK, OPUNAT, PATUNA, PUNARA, PUNARE, PUNARİ, SUNALP, TUNAER, TUNALI, Devamını Oku »»
BUNAK, FAUNA, SAUNA, SUNAK, YUNAK, YUNAN, ARUNA, BUNAL, BUNAN, BUNAR, BUNAT, DUNAK, GUNAK, GUNAN, KUNAR, MUNAR, PUNAK, PUNAR, SUNAH, SUNAL, SUNAM, SUNAR, SUNAY, TUNAY, TUNAZ, UCUNA, UNACA, YUNAH, YUNAT, YUNAZ
SUNA, YUNA, BUNA, CUNA, HUNA, KUNA, LUNA, MUNA, NUNA, TUNA, UNAK, UNAN, UNAR, UNAT
UNA
UNA
Ona. Ona (III. teklik şahıs zamiri yaklaşma hâli).
SELAMUNALEYKUM
Selamün aleyküm.
BUNAKLAŞABİLMEK
Bunaklaşma olasılığı bulunmak.
YUTKUNABİLMEK
Yutkunma imkânı veya olasılığı bulunmak.
KÜÇÜKBURUNAĞIL
Kırşehir ilinde, Mucur ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
KORUNAKSIZLIK
Korunaksız olma durumu.
BÜYÜKBURUNAĞIL
Nevşehir şehrinde, Hacıbektaş ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
BUNALTABİLME
Bunaltabilmek işi.
AFFOLUNABİLME
Affolunabilmek işi.
BUNALIVERMEK
Çabucak bunalmak.
AFFOLUNABİLMEK
Bağışlanma olasılığı bulunmak.
YUNANİSTANLI
Yunan.
BUNAKLAŞABİLME
Bunaklaşabilmek işi.
BUNALABİLMEK
Bunalma olasılığı bulunmak.
BUNALTABİLMEK
Bunaltma imkânı veya olasılığı bulunmak.
DOKUNAKLILIK
Dokunaklı olma durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde UNA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AGORA
Yunan klasik devrinde, sitenin yönetim, politika ve ticaret işlerini konuşmak için halkın toplandığı alan, halk meydanı.
ACILIK
Acı olma durumu. Dokunaklılık, kederlilik, yaslılık.
ACIMA
Acımak durumu. Başka bir kimsenin veya canlının mutsuzluğuna karşı duyulan üzüntü, merhamet.
AFYON
Olgunlaşmamış haşhaş kapsüllerine yapılmış olan çiziklerden sızan, güçlü bir zehir olmakla birlikte içinde morfin, kodein vb. uyuşturucular bulunan madde.
ACIMSI
Acıyı andıran, acıya benzeyen, acı gibi, acımtırak. Dokunaklı.
ACI
Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.
ABANİ
Genellikle sarık, bohça, kundak ve yorgan yüzü yapımında kullanılan, zemini beyaz, üzerinde safran renginde nakışlar bulunan ipek kumaş. Bu kumaştan yapılmış.
ABAŞO
Gemiyi baştan veya kıçtan halatla karaya bağlama. Altta, aşağıda bulunan, alttaki.
ACIKLI
Acındıracak, acı verecek nitelikte olan, dokunaklı, üzücü, koygun. Acı görmüş, yaslı, kederli.
ADAMAK
Bir dileğin gerçekleşmesi amacıyla kutsal olduğuna inanılan bir güce niyette bulunmak, nezretmek. İthaf etmek. Bir şeyle yoğun olarak ilgilenmek. Kutsal saydığı bir şey uğruna kendini feda etmek üzere söz vermek. Ayırmak, tahsis etmek.
ADRES
Bir kimsenin oturduğu yer, bulunak. Hedef gösterilen yer. Bir kimsenin sık olarak gittiği yer. Kurum ya da kuruluşun bulunduğu yer.
AFYONLU
İçinde afyon bulunan. Dalgın, uyuşmuş, uyuşuk (kimse). Afyon yutmuş.
ACENTE
Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.
ABLİ
Yatay serenlerin ucuna bağlı bulunan ve bunları sağa, sola veya ortaya çevirmek için yararlanılan halat veya palanga.
AĞA
Geniş toprakları olan, sözü geçen, varlıklı kimse. Halk arasında sayılan ve sözü geçen erkeklere verilen unvan. Osmanlı Devleti'nde bazı kuruluşların başında bulunanlara verilen resmî san. Ağabey. Cömert, eli açık. Okuryazar olmayan yaşlı kimselerin adlarıyla birlikte kullanılan san. Koca.
ADLAŞTIRMAK
Ad durumuna getirmek, isimleştirmek.
ACILAŞMAK
Tadı bozulmak, acı olmak. Konuşma sert bir durum almak, kırıcılaşmak. Dokunaklı duruma gelmek. Yemlerde genellikle yağ asitlerinin oksidasyonu ve hidroliz sonucu uygun olmayan koku ve tat meydana gelmek.
ADAM
İnsan. Birinin yararlandığı, kullandığı kimse. Birinin yanında bulunan ve işini yapan kimse. Bir alanı benimseyen kimse. Eş, koca. Görevli kimse. İyi huylu, güvenilir kimse. Erkek kişi. Daima birinin yanında olan, onu destekleyen, isteklerini yerine getiren kimse.
ADLAŞMAK
Ad durumuna gelmek, isimleşmek.
ADALET
Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması, türe. Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, doğruluk. Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları. Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme.