UNE ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "une" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. une ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu une ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde une olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

UNE

Önüne.

UNEVİ

Baklava yufkasının açımında kullanılan en has unun keçi derisinden yapılan torbası.

UNESCO

1946 yılında kurulan BM'ye ait özel bir kurum. 44 kurucu ülkeden oluşur. Bu kurumun merkezi Paris'tedir. UNESCO; dil, din, ırk gözetmeyen ve dünyanın barışı için, insan haklarına sahip çıkan bir kuruluştur.

  -   -   -  

Anlamında UNE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde UNE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

UFUNETLENDİRME

Ufunetlendirmek işi.

SÜHÜNET

Arapça kökenli sühûnet: suhunet; sıcaklık.

UFUNETLENME

Ufunetlenmek işi.

SICAKLIK

Sıcak olan şeyin durumu, etkisi veya sıcak olan şeyin niteliği, hararet. Bir araçla veya cihazla ölçülebilen ısı derecesi, suhunet. Hamamlarda yıkanılan sıcak yer. Sevgi, içtenlik ve sevimlilik.

ÖRNEK

Benzeri yapılacak olan, benzetilmek istenen şey, model. En iyi biçimde olan. Bir şeyin benzeri, tıpkısı, kopyası, misil. Durum ve niteliği benimsenmeye değer kimse veya şey, model, paradigma. İncelemek veya denemek üzere insan ve hayvan vücudunun, bitkinin veya nesnenin herhangi bir yerinden alınan doku parçası, numune. Bir düşünceyi, kuralı, gözlemi veya savı desteklemek ve açıklamak amacıyla ileri sürülen söz, yapılmış olan davranış, misal.

FOSFORİMETRİ

Bir numunenin UV veya görünür ışıkla uyarılması sonucunda yaptığı fosforesansın spektrofotometrik olarak ölçülmesine dayanan analiz yöntemi.

SUNEPA

Onun bunun kapısında amaçsız dolaşan, avarelik eden : Sunepa köpek koyun beklemez.

TİTRİMETRİ

Bir numunedeki analitin miktarına kimyasal olarak eşdeğer miktarda bir titrantı sistematik olarak ilave etme işlemi.

ÇEYREKLEME

Çeyreklemek işi. Kömür gibi yığınlara uygulanan, bir yığının yaklaşık dört eşit parçaya bölündüğü, capraz çeyreklerin karıştırıldığı, karışımın tekrar dörde bölündüğü ve bu işlemlerin uygun büyüklükte numuneye ulaşılıncaya kadar sürdürüldüğü bir numune alma yöntemi.

ANAKONDA

Boğagillerden, tropikal Güney Amerika'da yaşayan, 8-10 metre uzunluğunda, avını sararak ve sıkarak öldüren bir tür yılan (Eunectes murinus).

ŞARKICIKUŞUGİLLER

(Prunellidae),iyi bilinen türleridir.

KIRICILIK

Kırıcı olma durumu, huşunet. Işığı kırma özelliği.

GUNEŞ

Güneş. Güneş - guneş işeği: güneş ışığı.

ÖRNEKLİK

Örnek olarak ayrılmış bulunan, numunelik.

BLENDER

Kuru numuneleri kıyarak karıştırmak için kullanılan bir cihaz. Parçalayıcı.

VİYAL

Isıya dayanıklı plastik malzemeden yapılmış çoğunlukla vida kapaklı plastik numune saklama tüpü.

BOZBOĞANGİLLER

Kuşlar (Aves) sınıfının, ötücü kuşlar (Passeriformes) takımından, sivri olan gagalarının dibindeki genişlik yüksekliğinden daha az olan, tarsometatarsusları orta parmaktan uzun olmayan, dağ bülbülü (Prunella modularis), büyük dağ bülbülü (P.collaris), sürmeli dağ bülbülü (P.ocularis) türleri iyi bilinen bir familya. Serçemsigiller, şarkıcı kuşugiller.

KABALIK

Kaba olma durumu. Kaba davranış, nezaketsizlik, huşunet.

İŞEH

Işık - guneş işeği: güneş aydınlığı.

TERMOGRAVİMETRİ

Kontrollü ısıtma programına tabi tutulan bir numunenin kütlesinin sıcaklıkla değişiminin ölçüldüğü ve grafiğe geçirildiği bir teknik.