Kelimeler arşivi içinde; sonunda "uni" olan, toplam 19 adet kelime bulunmaktadır. Sonu uni ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında uni olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde uni olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
GAYRİKANUNİ
EFLATUNİ
ŞİLFUNİ, KURŞUNİ, KUZGUNİ, TANTUNİ, ZEYTUNİ, İSODUNİ, OHODUNİ
DERUNİ, KANUNİ, MARUNİ, ALTUNİ, KABUNİ, KUTUNİ
SUNİ, MUNİ, HUNİ
UNİ
UNİ
Onu (III. teklik şahıs zamiri yükleme hâli). Latince bir anlamına gelen ön ek.
KANUNİ
Yasal. Kanuncu.
KURŞUNİ
Koyu kül rengi, kurşun rengi. Bu renkte olan.
GAYRİKANUNİ
Yasa dışı.
TANTUNİ
Kuşbaşından daha küçük et parçalarının soğan, biber, maydanoz, domates vb. ile bir sac üzerinde pişirilmesi sonunda hazırlanan kebap türü.
KUTUNİ
Mısır, meyve koçanı.
KUZGUNİ
Çok koyu, kara.
EFLATUNİ
Eflatun rengi. Platonik. Bu renkte olan.
DERUNİ
İçle ilgili, içten. Özünlü.
ZEYTUNİ
Zeytin rengi. Bu renkte olan.
İSODUNİ
Kırmızı biber.
ALTUNİ
Altın sarısı. Bu renkte olan.
KABUNİ
Et, üzüm ve soğanla yapılan pirinç ya da bulgur pilâvı.
ŞİLFUNİ
Kırmızıya bakan bir çeşit üzüm.
OHODUNİ
Çatının tam ortasından geçen uzun direk.
MARUNİ
Lübnan ve Suriye'de oturan Katolik Süryani topluluğu. Bu topluluktan olan kimse.
Bu bölümde tanımı içerisinde UNİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ARMUT
Gülgillerden, çiçekleri beyaz, Türkiye'nin her yerinde yetişen bir ağaç (Pirus communis). Çok bön, çok aptal. Bu ağacın tatlı ve sulu, yumuşak, ufak çekirdekli meyvesi.
ARDIÇ
Servigillerden, güzel kokulu yapraklarını kışın da dökmeyen, yuvarlak kara yemişleri ilaç olarak kullanılan bir ağaççık (Juniperus).
CÜBBE
Hukukçuların, üniversite öğretim üyelerinin, din adamlarının, mezuniyet törenlerinde öğrencilerin elbise üstüne giydikleri uzun, yanları geniş, düğmesiz giysi.
AĞIZLIK
Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.
ÇIKTI
Üretim sonucu ortaya çıkan ürün, girdi karşıtı. Bilgisayarda yazılan bir metnin kâğıda dökülmüş biçimi, çıkış. Mezuniyet belgesi. Artık.
ESMER
Siyaha çalan buğday rengi. Teni ve saçları karaya çalan, koyu buğday rengi olan (kimse), yağız. Bu renkte olan. Kurşuni renk.
GEREKÇE
Gerektirici sebep, esbabımucibe. Bir yasanın önerilmesi ve hazırlanmasında, yasa tasarısının hazırlanış ve maddelerin düzenleniş sebepleri. Bir önermenin kendiliğinden var kıldığı gereklik, lazıme. Mahkeme kararlarının dayandığı kanuni ve hukuki sebepler.
DOKUNULMAZLIK
Dokunulmaz, ilişilmez, karışılmaz olma durumu, masuniyet. Anayasa veya uluslararası gelenekler gereğince, kişilere tanınan ilişilmez olma durumu.
KURŞUNİLEŞME
Kurşunileşmek işi.
MERLANOS
Bir tür mezgit balığı (Merlangus communis).
ÇIKIŞ
Çıkma işi. Bir yerden çıkmak için kullanılan nokta. Güreşte cazgırın alana çıkardığı pehlivanların izleyicilere doğru yürüyerek çalım yapmaya başlaması. Yokuş. Verilen bir işaretle yarışa başlama, depar. Uçağın bir havaalanından başka bir havaalanına gitme süreci, sorti. Çıktı. Mezuniyet, okul bitirme. Beklenilmeyen bir sırada yapılmış olan sert konuşma. Kuşatılmış bir bölgedeki birliklerin yaptığı saldırı. Çıkış belgesi.
ADAMCIL
İnsandan ürkmeyen, insana alışmış olan, insana sokulan, sıcakkanlı, munis.
KÜLAH
İçine bazı şeyler koymak için huni biçiminde bükülmüş kâğıt kap. Erkeklerin giydiği genel olarak keçeden, ucu sivri veya yüksek başlık. Bu kabın alabileceği miktarda olan. Oyun, hile.
KANUNCU
Kanun yapan. Kanun çalan kimse, kanuni. Kanunu uygulayan. Kanun yapan veya satan kimse.
MAALMEMNUNİYE
İsteye isteye, seve seve, memnunlukla, memnuniyetle.
MEFTUNLUK
Tutkunluk, gönül vermişlik, meftuniyet.
HALİÇ
Koy, körfez. Gelgit olayının belirgin olduğu yerlerde, bu olaydan doğan akıntıların etki yaptığı kıyılarda akarsu ağızlarının huni biçiminde genişlemiş durumu.
HAVUZCUK
İdrar borularının böbrekle birleştikleri yerde huni biçimindeki genişlik.
İZİN
Bir şey yapmak için verilen veya alınan özgürlük, müsaade, ruhsat, icazet, mezuniyet. Bir kimseye çalıştığı yerce verilen tatil.
KARAARDIÇ
Güney Avrupa'da yetişen bir tür ardıç (Juniperus sabina).