Kelimeler arşivinde; içinde "uni" olan, toplam 70 tane kelime bulunuyor. İçerisinde uni bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu uni ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında uni olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
MEMNUNİYETSİZLİK
KURŞUNİLEŞMEK, MEMNUNİYETSİZ, MAALMEMNUNİYE, PERİYEYUNİTİS
EPİFUNİKULUM, MEMNUNİYETLE, KURŞUNİLEŞME
FUNİKULİTİS, UNİGENNATUS, KOMMUNİKANS, GAYRİKANUNİ, KOMMUNİKARE
UNİFASİYAL, MEFTUNİYET, MEMNUNİYET, UNİLATERAL
FUNİKULUS, MALUNİYON, MEMNUNİYE, MEZUNİYET, MASUNİYET, UNİPOTENT, YEYUNİTİS, UNİVALENT, KANUNİYET
TUNİCATA, YOĞUNİNE, KOMMUNİS, EFLATUNİ, HARUNİYE, UNİPOLAR, KAVUNİÇİ, UZUNİLİK, DUDUNİNE, SABUNİYE
ŞİLFUNİ, SUNİLİK, OHODUNİ, UZUNİSA, TUNİSİN, UNİFORM, JUNİPER, KURŞUNİ, KUZGUNİ, İSODUNİ, TANTUNİ, ZEYTUNİ
DERUNİ, KUTUNİ, KANUNİ, UZUNİK, MARUNİ, UNİPAR, TUNİKA, ALTUNİ, KABUNİ, MUNİSE, KLUNİS
TUNİK, UNİKE, RUNİK, FUNİS, MUNİS, HUNİK
SUNİ, UNİO, MUNİ, HUNİ
UNİ
UNİ
Onu (III. teklik şahıs zamiri yükleme hâli). Latince bir anlamına gelen ön ek.
PERİYEYUNİTİS
Yeyunumun çevresinin yangısı.
KOMMUNİKARE
Birleştirme, bağlama.
MEFTUNİYET
Meftunluk.
MEMNUNİYETSİZ
Memnun olmayan.
UNİGENNATUS
Tavuk tüyü biçiminde dizilmiş, basit biçimde kas liflerinin dizilişi.
FUNİKULİTİS
Sperma kordonunun yangısı. Spinal sinirin omurga içinde kalan kısmının yangısı.
GAYRİKANUNİ
Yasa dışı.
KURŞUNİLEŞMEK
Kurşuni bir duruma girmek.
KOMMUNİKANS
Birleştiren, bağlayan.
MEMNUNİYETLE
Kıvanç duyarak, kıvançla.
MAALMEMNUNİYE
İsteye isteye, seve seve, memnunlukla, memnuniyetle.
MEMNUNİYETSİZLİK
Memnun olmama durumu.
KURŞUNİLEŞME
Kurşunileşmek işi.
EPİFUNİKULUM
Funikulus spermatikusun içinden geçtiği kanalis vaginalisin duvarlarını örten periton yaprağı.
UNİFASİYAL
İki yüzeyi aynı olma.
Bu bölümde tanımı içerisinde UNİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ADAMCIL
İnsandan ürkmeyen, insana alışmış olan, insana sokulan, sıcakkanlı, munis.
KANUNCU
Kanun yapan. Kanun çalan kimse, kanuni. Kanunu uygulayan. Kanun yapan veya satan kimse.
MERLANOS
Bir tür mezgit balığı (Merlangus communis).
HAVUZCUK
İdrar borularının böbrekle birleştikleri yerde huni biçimindeki genişlik.
KÜLAH
İçine bazı şeyler koymak için huni biçiminde bükülmüş kâğıt kap. Erkeklerin giydiği genel olarak keçeden, ucu sivri veya yüksek başlık. Bu kabın alabileceği miktarda olan. Oyun, hile.
MERSİN
Mersingillerden, Güney ve Batı Anadolu dağlarında yetişen, yaprakları yaz kış yeşil kalan, gıda ve parfüm sanayisinde ham madde olarak kullanılan, meyvesi murt adıyla bilinen, esansı çıkarılan, beyaz çiçekli, güzel kokulu bir ağaç, mersin ağacı, sazak (Myrtus communis). Türkiye'nin Akdeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.
HALİÇ
Koy, körfez. Gelgit olayının belirgin olduğu yerlerde, bu olaydan doğan akıntıların etki yaptığı kıyılarda akarsu ağızlarının huni biçiminde genişlemiş durumu.
DOKUNULMAZLIK
Dokunulmaz, ilişilmez, karışılmaz olma durumu, masuniyet. Anayasa veya uluslararası gelenekler gereğince, kişilere tanınan ilişilmez olma durumu.
ARDIÇ
Servigillerden, güzel kokulu yapraklarını kışın da dökmeyen, yuvarlak kara yemişleri ilaç olarak kullanılan bir ağaççık (Juniperus).
KARAARDIÇ
Güney Avrupa'da yetişen bir tür ardıç (Juniperus sabina).
GEREKÇE
Gerektirici sebep, esbabımucibe. Bir yasanın önerilmesi ve hazırlanmasında, yasa tasarısının hazırlanış ve maddelerin düzenleniş sebepleri. Bir önermenin kendiliğinden var kıldığı gereklik, lazıme. Mahkeme kararlarının dayandığı kanuni ve hukuki sebepler.
MEFTUNLUK
Tutkunluk, gönül vermişlik, meftuniyet.
CÜBBE
Hukukçuların, üniversite öğretim üyelerinin, din adamlarının, mezuniyet törenlerinde öğrencilerin elbise üstüne giydikleri uzun, yanları geniş, düğmesiz giysi.
NAR
Nargillerden, yaprakları karşılıklı, çiçekleri büyük, koyu kırmızı renkte, küçük bir ağaç (Punica granatum). Bu ağacın kırmızımtırak sarı sert bir kabukla örtülü, içinde çok sayıda kırmızımtırak, sulu taneler bulunduran yuvarlak yemişi.
ÇIKTI
Üretim sonucu ortaya çıkan ürün, girdi karşıtı. Bilgisayarda yazılan bir metnin kâğıda dökülmüş biçimi, çıkış. Mezuniyet belgesi. Artık.
ÇIKIŞ
Çıkma işi. Bir yerden çıkmak için kullanılan nokta. Güreşte cazgırın alana çıkardığı pehlivanların izleyicilere doğru yürüyerek çalım yapmaya başlaması. Yokuş. Verilen bir işaretle yarışa başlama, depar. Uçağın bir havaalanından başka bir havaalanına gitme süreci, sorti. Çıktı. Mezuniyet, okul bitirme. Beklenilmeyen bir sırada yapılmış olan sert konuşma. Kuşatılmış bir bölgedeki birliklerin yaptığı saldırı. Çıkış belgesi.
AĞIZLIK
Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.
ESMER
Siyaha çalan buğday rengi. Teni ve saçları karaya çalan, koyu buğday rengi olan (kimse), yağız. Bu renkte olan. Kurşuni renk.
ARMUT
Gülgillerden, çiçekleri beyaz, Türkiye'nin her yerinde yetişen bir ağaç (Pirus communis). Çok bön, çok aptal. Bu ağacın tatlı ve sulu, yumuşak, ufak çekirdekli meyvesi.
İZİN
Bir şey yapmak için verilen veya alınan özgürlük, müsaade, ruhsat, icazet, mezuniyet. Bir kimseye çalıştığı yerce verilen tatil.