Sonu UNU ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "unu" olan, toplam 42 adet kelime bulunmaktadır. Sonu unu ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında unu olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde unu olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

RAMBOUİLLETKOYUNU

16 harfli kelimeler

CHOLİSTANİKOYUNU

14 harfli kelimeler

APENNİNEKOYUNU, PORTLANDKOYUNU

12 harfli kelimeler

KARTONMACUNU, DENİZMAYMUNU, KUYRUKSOKUNU, OSSİMİKOYUNU, BOVSKAKOYUNU, DORPERKOYUNU

11 harfli kelimeler

YUMRUKOYUNU, KARGASABUNU, RACKAKOYUNU, ALTAİKOYUNU

10 harfli kelimeler

ÇİLBOZGUNU, DUDUBURUNU, BONDKOYUNU, LOHİKOYUNU, KALEBOYUNU, SÜTVURGUNU, KILIÇOYUNU

9 harfli kelimeler

ORTAOYUNU, SUYUTKUNU, KARSOMUNU, ARABOYUNU

8 harfli kelimeler

KÖYOYUNU, HUKOYUNU

7 harfli kelimeler

CURCUNU, DİLBUNU

6 harfli kelimeler

HATUNU, KORUNU, ÜŞBUNU, YOĞUNU, SAVUNU

5 harfli kelimeler

AYUNU, UZUNU

4 harfli kelimeler

MUNU, FUNU, HUNU, KUNU, SUNU

3 harfli kelimeler

UNU

Bazı kelimelerin anlamları

UNU

İmrenme, kıskanma, şaşma anlatan ünlem. Onu.

CHOLİSTANİKOYUNU

Pakistan'da bulunan, kuyruğu ince-kısa, etçi yapağıcı özellikte, yapağı rengi beyaz, baş ve kulaklar ise siyah veya kahverengi renkte koyun ırkı.

BOVSKAKOYUNU

İtalya sınırı yakınlarında kuzey batı Slovenya'da bulunan, küçük yapılı, sütleri peynir yapımında kullanılan, boynuzsuz, yapağı rengi çoğunlukla beyaz, ancak bazı hayvanlarda siyah veya kahverengi renk gözlenebilen, küçük kulakları tipik olan koyun ırkı.

KUYRUKSOKUNU

Omurga kemiğinin son ucu.

KARGASABUNU

Su kenarlarında çıkan, iri yaprakları su ile ele sürülünce köpüren bir ot.

RACKAKOYUNU

Macaristan orijinli, koçlarda ve koyunlarda uzun spiral boynuz bulunan, süt, yapağı ve et verimi için kullanılan, iki renk modeli olan, en yaygın gözlenen renk ise vücut kahverengi baş ve bacaklar beyaz, koyu kahverengi olan ırk.

RAMBOUİLLETKOYUNU

Fransa'da elde edilmiş, ancak bugün en çok Amerika da yetiştirilen, yapağı verim ve kalitesiyle birlikte erken gelişme ve etçilik özellikleri de iyi olan, etçi-yapağıcı tip olarak kabul edilen vücut beyaz, yüz ve bacaklar yapağıyla örtülü, koçları boynuzlu olan koyun ırkı.

APENNİNEKOYUNU

1970'lerde İtalya'da bulunmuş, yerli diğer İtalyan ırkları veya Bergamasca ve Ile de France gibi egzotik ırklarla melezlenmiş, öncelikli olarak et verimi için yetiştirilen, boynuzsuz, vücut rengi beyaz, yüzde ve bacaklarda yapağı bulunmayan, küçük veya orta boyutta sürüler hâlinde yetiştirilen koyun ırkı, Appenninica koyunu.

DENİZMAYMUNU

Denizkedisi.

YUMRUKOYUNU

Yumrukoyuncularının belli kurallara göre karşılaşması.

DORPERKOYUNU

Güney Afrika'da bulunan, geliştirilmesinde Dorset Horn ve Blackheaded Persian koyunları kullanılmış olan, boynuzsuz, iyi vücut uzunluğu ve kısa yapağıya sahip, fertilitesi çok yüksek olan karakteristik özelliği başın siyah olması olan ancak beyaz da olabilen, eti için yetiştirilen koyun ırkı.

OSSİMİKOYUNU

Mısır'da bulunan, yapağıcı tipte, yapağı rengi beyaz, baş ise kahverengi, yağlı kuyruklu koçlar genellikle boynuzlu, dişileri boynuzsuz olan koyun ırkı.

ÇİLBOZGUNU

Yüzdeki çiçek izleri.

KARTONMACUNU

(Süsleme) Paçavra lifleri ve kâğıt parçalarını suda hamur haline getirdikten sonra alçı ve tutkalla karıştırarak yapılan ve kabartma süslerin dökümünde kullanılan bir çeşit döküm gereci.

PORTLANDKOYUNU

İngiltere'de seyrek bulunan ırklardan olan ve Dorset'in gelişiminde kullanılan, küçük yapılı, yüz ve bacaklarda yapağı bulunmayan, yapağı rengi sarımsı kahverengi, kuzular açık kırmızı renkte doğan ve yaşamlarının ilk birkaç ayında beyaz veya gri renkte yapağıya sahip olan, boynuzsuz koyun ırkı.

ALTAİKOYUNU

Güney Rusya'da geliştirilmiş, Amerikan Rombouillet, Kafkas koyunu, Avustralya Merinosu ve daha sonra Sibirya Merinosuyla çaprazlanmasıyla elde edilmiş koyun ırkı, Sibirya Rambouillet koyunu.

  -   -   -  

Anlamında UNU bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde UNU geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AKCİĞER

Göğüs kafesinin büyük bir bölümünü içten kaplayan, kanı temizleyen, sağlı sollu iki parçadan oluşan solunum organı. Bronşçukların son bölümü.

AÇIKLAYICI

Bir sorunu gerekli açıklığa kavuşturan. Kendinden önce gelen kelimeyi belirten, açıklayan (kelime veya kelimeler): "Atatürk, yeni Türkiye'nin kurucusu, daima saygı ile anılacaktır" cümlesindeki 'yeni Türkiye'nin kurucusu' sözü Atatürk adının açıklayıcısıdır.

ACİZ

Gücü bir işe yetmez olanın durumu, güçsüzlük. Beceriksizlik. Kişinin ve kuruluşun borcunu vaktinde ödeyememesi durumu.

AÇILMAK

Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.

ADCILIK

Kavramların gerçek varlıklar olduğunu kabul eden, kavram gerçekliğine karşıt olarak tümel kavramların yalnızca nesnelerin adları olduğunu ileri süren görüş, isimcilik, nominalizm.

AKSESUAR

Bir aletin, bir makinenin işlevine katılmayan ancak kendine özgü ayrı bir yararı bulunan alet, araç veya nesne. Konunun gerektirdiği ölçüde kullanılan, bir sahne içinde yer alan veya oyuncunun dekor gereği kullandığı çeşitli eşya. Giysiyi bütünleyen çanta, kemer, şapka, eldiven, mücevher vb. eşya.

AHLAKLILIK

Bir insanın veya bir insan grubunun iyi ve kötü açısından davranış biçimi ve ahlaki düşünüşü. Ahlak kuralları ile uyum içinde olma.

ABAJURCULUK

Abajurcunun yaptığı iş.

ADIM

Yürümek için yapılmış olan ayak atışlarının her biri. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap. Ayakta, esas duruşta, bir ayağın türlü yönlerde iki ayak boyu kadar yer değiştirmesi. Girişim, hamle. Bir ayak atışıyla alınan ve uzunluğu yaklaşık 75 santimetre olan mesafe. Bir gösterge ucunun eş olarak ayrılmış yaylardan biri boyunca aldığı yol. İki diş arasındaki aralık.

AÇIMLAMAK

Bir sorunu veya konuyu ele alıp en ince noktasına kadar gözden geçirerek anlatmak, şerh etmek, teşrih etmek.

AKILCILIK

Akla dayanan, doğruluğun ölçütünü duyularda değil, düşünmede ve tümdengelimli çıkarmalarda bulan öğretilerin genel adı, usçuluk, akliye, rasyonalizm, deneycilik karşıtı. Akla ve akıl yolu ile varılan yargıya inanma, akla aykırı veya akıl dışı hiçbir şeyi tanımama davranışı ve tutumu, akliye, rasyonalizm. Bilginin evrensellik ve zorunluluğunun deneyden ve deneye dayanan genellemeden değil, yalnızca akıldan çıkartılabileceğini savunan öğreti, rasyonalizm.

AKPAS

Lahana, turp, şalgam, karnabahar vb. bitkilerin kök dışındaki bütün bölgelerine yerleşebilen, özellikle semizotugillerde karşılaşılan yosunumsu mantar (Albugo candida).

AJANDA

Gerekli notların unutulmaması için yazıldığı takvimli defter, andaç.

AĞABABA

Dede, ata. Bir yerde, bir topluluk içinde etkili olan, sözü geçen, ileri gelen (kimse). Sanı "ağa" olan babaya çocuğunun sesleniş sözü.

AGUCUK

Süt çocuğunu sevmek için söylenen bir söz.

AÇMAZ

Satranç oyununda şahı koruyan taşlardan birinin yerinden oynatılamaması durumu. Tuluatta karşısındakine bir nükte veya tekerleme söyleme kolaylığını veren söz. İçinden zor çıkılır durum.

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.

ABONMAN

Bir satıcı veya kamu kuruluşu ile alıcılar arasında yapılmış olan anlaşma, sürdürüm. Abone olma durumunu gösteren belge. Kent içinde ulaşımı sağlayan otobüslerde para yerine geçen bilet veya kart.

AKSIRIK

Herhangi bir sebeple burun zarının gıcıklanması sonucu solunum kaslarının birdenbire kasılmasıyla ağız ve burundan hızlı, gürültülü soluk boşalması olayı, aksırma, hapşırma, hapşırık.

ADIMSAYAR

Yürüme sırasında gerçek sonuçlara varabilmek için geçilen yerin uzunluğunu anlayabilmek amacıyla ayağa veya bele takılan alet, pedometre.