Sonu UNE ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "une" olan, toplam 15 adet kelime bulunmaktadır. Sonu une ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında une olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde une olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

7 harfli kelimeler

ÇENCUNE, DURSUNE, GÜLGUNE, MEFTUNE, MEMNUNE, MEVZUNE, MEYMUNE

6 harfli kelimeler

NUMUNE, KABUNE, NÜMUNE

4 harfli kelimeler

ÇUNE, DUNE, SUNE, TUNE

3 harfli kelimeler

UNE

Bazı kelimelerin anlamları

UNE

Önüne.

TUNE

Bir çalgının doğru ses verebilmesi için yapılan ayar, düzen.

MEVZUNE

Biçimli, yakışıklı. Güzel.

DURSUNE

Son olması istenen kız çocuklarına verilen adlardandır.

ÇUNE

Ufak çocuk.

DUNE

Tünek.

KABUNE

Et, üzüm ve soğanla yapılan pirinç ya da bulgur pilâvı.

MEFTUNE

Gönül vermiş, tutkun. Hayran olmuş, şaşırmış.

NÜMUNE

örnek, -üzerine satım: Örneğe göre satım.

MEMNUNE

Sevinmiş, sevinçli. Razı olan, kabul eden.

SUNE

Boyu boşu düzgün, ince, güzel ve yakışıklı kimse.

MEYMUNE

Uğurlu, bereketli, kutlu.

NUMUNE

Örnek. Göstermelik.

ÇENCUNE

Kısa boylu, bodur.

GÜLGUNE

Gül yanaklı, gül renkli.

  -   -   -  

Anlamında UNE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde UNE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ANAKONDA

Boğagillerden, tropikal Güney Amerika'da yaşayan, 8-10 metre uzunluğunda, avını sararak ve sıkarak öldüren bir tür yılan (Eunectes murinus).

UNESCO

1946 yılında kurulan BM'ye ait özel bir kurum. 44 kurucu ülkeden oluşur. Bu kurumun merkezi Paris'tedir. UNESCO; dil, din, ırk gözetmeyen ve dünyanın barışı için, insan haklarına sahip çıkan bir kuruluştur.

ŞARKICIKUŞUGİLLER

(Prunellidae),iyi bilinen türleridir.

TİTRİMETRİ

Bir numunedeki analitin miktarına kimyasal olarak eşdeğer miktarda bir titrantı sistematik olarak ilave etme işlemi.

ÇEYREKLEME

Çeyreklemek işi. Kömür gibi yığınlara uygulanan, bir yığının yaklaşık dört eşit parçaya bölündüğü, capraz çeyreklerin karıştırıldığı, karışımın tekrar dörde bölündüğü ve bu işlemlerin uygun büyüklükte numuneye ulaşılıncaya kadar sürdürüldüğü bir numune alma yöntemi.

ÖRNEK

Benzeri yapılacak olan, benzetilmek istenen şey, model. En iyi biçimde olan. Bir şeyin benzeri, tıpkısı, kopyası, misil. Durum ve niteliği benimsenmeye değer kimse veya şey, model, paradigma. İncelemek veya denemek üzere insan ve hayvan vücudunun, bitkinin veya nesnenin herhangi bir yerinden alınan doku parçası, numune. Bir düşünceyi, kuralı, gözlemi veya savı desteklemek ve açıklamak amacıyla ileri sürülen söz, yapılmış olan davranış, misal.

İŞEH

Işık - guneş işeği: güneş aydınlığı.

TERMOGRAVİMETRİ

Kontrollü ısıtma programına tabi tutulan bir numunenin kütlesinin sıcaklıkla değişiminin ölçüldüğü ve grafiğe geçirildiği bir teknik.

KABALIK

Kaba olma durumu. Kaba davranış, nezaketsizlik, huşunet.

UFUNETLENME

Ufunetlenmek işi.

SUNEPA

Onun bunun kapısında amaçsız dolaşan, avarelik eden : Sunepa köpek koyun beklemez.

GUNEŞ

Güneş. Güneş - guneş işeği: güneş ışığı.

FOSFORİMETRİ

Bir numunenin UV veya görünür ışıkla uyarılması sonucunda yaptığı fosforesansın spektrofotometrik olarak ölçülmesine dayanan analiz yöntemi.

ÖRNEKLİK

Örnek olarak ayrılmış bulunan, numunelik.

SICAKLIK

Sıcak olan şeyin durumu, etkisi veya sıcak olan şeyin niteliği, hararet. Bir araçla veya cihazla ölçülebilen ısı derecesi, suhunet. Hamamlarda yıkanılan sıcak yer. Sevgi, içtenlik ve sevimlilik.

SÜHÜNET

Arapça kökenli sühûnet: suhunet; sıcaklık.

BOZBOĞANGİLLER

Kuşlar (Aves) sınıfının, ötücü kuşlar (Passeriformes) takımından, sivri olan gagalarının dibindeki genişlik yüksekliğinden daha az olan, tarsometatarsusları orta parmaktan uzun olmayan, dağ bülbülü (Prunella modularis), büyük dağ bülbülü (P.collaris), sürmeli dağ bülbülü (P.ocularis) türleri iyi bilinen bir familya. Serçemsigiller, şarkıcı kuşugiller.

KIRICILIK

Kırıcı olma durumu, huşunet. Işığı kırma özelliği.

BLENDER

Kuru numuneleri kıyarak karıştırmak için kullanılan bir cihaz. Parçalayıcı.

UFUNETLENDİRME

Ufunetlendirmek işi.