Kelimeler arşivinde; içinde "tef" olan, toplam 72 tane kelime bulunuyor. İçerisinde tef bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu tef ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında tef olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
MÜTEFERRİKABAŞI
ANTEFLEKSİYON
TEFERRUATSIZ, ESTEFURULLAH, TEFNEYAPRAĞI
KÜÇÜKTEFLEK, TEFERRUATLI, MÜTEFERRİKA, MÜTTEFİKLİK
MÜTEFEKKİR, TEFİLDEMEK, TEFETEFELÜ, MÜTTEFİKEN, MÜTEFERRİK, MÜTEFENNİN
BOZTEFTİK, EFİNTEFİN, TEFECİLİK, TEFSETMEK, TEFERRUAT
ARTEFAKT, TEFERRÜT, TEFRİŞAT, TEFEYYÜZ, TEFEVVUK, TEFESSÜH, TEFERRÜÇ, MÜSTEFİT, TEFEKKÜR, MÜTTEFİK, TEFEHHÜM, MÜLTEFİT, TEFAHHUS
MÜRTEFİ, LETEFET, TEFAHÜR, TEFARİK, TEFAVÜT, AKTEFEK, TEFEBAŞ, TEFECİK, TEFEKLİ, TEFİKLİ, TEFTANE, TEFTANA, TEFRİKA, TEFENNİ
TEFDER, TEFTER, TEFRÜN, TEFSER, TEFTİK, TEFCİR, TEFECİ, AFTEFA, TEFVİZ, TEFTİŞ, TEFELİ, TEFTİH, TEFSİR, TEFRİT, TEFRİŞ, TEFEÜL, TEFRİK, TEFHİM
TEFAL, TEFİR, TEFEK, TEFCİ, EFTEF
TEFE
TEF
TEF
Zilli bir kasnağa geçirilmiş kursak zarından oluşan çalgı.
TEFİLDEMEK
Bir işi çabuk bitirmek için canla başla çalışmak. İşi tez bitirmek için canla başla çalışmak.
ESTEFURULLAH
Affedersiniz, pardon.
MÜTEFEKKİR
Düşünür.
TEFETEFELÜ
Sağlam.
TEFNEYAPRAĞI
Lüfer balığı.
MÜTEFERRİK
Ayrılmış, dağınık.
MÜTEFERRİKA
Küçük giderler için ayrılan para. Padişah, vezir ve daha başka devlet büyüklerinin yanında, türlü hizmetlerde çalışan kimse. Güvenlik kuruluşlarında şüpheli kimselerin ilgili yerlere gönderilmek için geçici olarak barındırıldıkları bölüm.
MÜTEFENNİN
Fen bilgini.
MÜTEFERRİKABAŞI
Saray müteferrikalarının başı.
MÜTTEFİKEN
El birliğiyle, hep birlikte. Oy birliğiyle.
KÜÇÜKTEFLEK
Kırşehir ilinde, Çiçekdağı ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
TEFERRUATLI
Ayrıntılı.
ANTEFLEKSİYON
Bir organın özellikle döl yatağının öne doğru bükülmesi.
MÜTTEFİKLİK
Müttefik olma durumu.
TEFERRUATSIZ
Ayrıntısız.
Bu bölümde tanımı içerisinde TEF geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AYRILAŞMA
Ayrılaşmak durumu, teferrüt.
BAĞLAŞIK
Aralarında anlaşma veya sözleşme sağlanmış olan (kimse veya topluluk), müttefik. Sonuç, sebep gibi birbiriyle sıkı sıkıya bağlı ve karşılıklı bağımlı olan (nesne, terim).
AYRIM
Ayırma işi, tefrik. Bir kimse veya nesnenin bir başkasıyla karıştırılmamasını sağlayan ayrılık, benzer şeyleri birbirinden ayıran özellik, başkalık, fark. Bir veya daha çok sahne içinde geliştirilip olayın tamamlanmış bir parçasını veren film bölüğü. Cinsleri ve türleri birbirinden ayıran ana karakter, fark. Alt bölüm. Ayrılma noktası.
DÜŞÜNÜR
Genel sorunlar üzerine yeni ve kendine özgü düşünceleri olan kimse, düşünücü, mütefekkir.
DAİRE
Konut olarak kullanılan bir yapının bölümlerinden her biri, kat. Bir yapı veya gemide belli bir işe ayrılmış bölüm. Soyut kavramlarda belli sınır, ölçü. Bu kuruluşların içinde çalıştıkları yapı. Belirli devlet işlerini çevirmekle görevli kuruluşlardan her biri. Bir çemberin içinde kalan düzlem parçası. Saz takımında usul vurmaya yarayan tef.
AYRILAŞMAK
Benzerleri arasında ayrı bir yeri ve önemi olmak, teferrüt etmek.
AYRINTI
Bir bütünün önemce ikinci derecede olan ögelerinden her biri, teferruat, tafsilat, detay. Edebiyat veya sanat eserlerinde bir bütünün ögelerinden her biri, teferruat, tafsilat. Bir tiyatro eserinde ana düşünceye yardımcı olan kelime, cümle veya eşya.
DENETLEMEK
Bir işin doğru ve usulüne uygun olarak yapılıp yapılmadığını incelemek, murakabe etmek, teftiş etmek, kontrol etmek.
ÇERÇİ
Köy, pazar vb. yerlerde dolaşarak ufak tefek tuhafiye eşyası satan kimse. Bazı bölgelerde tuhafiyeci.
DÜŞÜNME
Düşünmek işi, tefekkür. Duyum ve izlenimlerden, tasarımlardan ayrı olarak aklın bağımsız ve kendine özgü durumu. Karşılaştırmalar yapma, ayırma, birleştirme, bağlantıları ve biçimleri kavrama yetisi.
DENETLEME
Denetlemek işi. Bir görevin yolunda yürütülüp yürütülmediğini anlamak için yapılmış olan araştırma, denetim, bakı, teftiş, murakabe, kontrol.
BÜCÜR
Ufak tefek ve kısa boylu (kimse). Yeterli bilgi ve deneyime sahip olmayan.
DENET
Denetleme işi, teftiş. Laboratuvar işlemi tamamlanmış bir filmin herhangi bir eksiği olup olmadığını anlamak için dağıtımcıya verilmeden önce incelenmesi.
ANLATMA
Anlatmak işi, ifham, ilam, tefhim.
CÜSSESİZ
İnce yapılı, ufak tefek, güçsüz (kimse).
AKAÇLAMA
Akaçlamak işi, tefcir, drenaj.
AYRINTILI
Ayrıntısı olan, teferruatlı, tafsilatlı, detaylı, mufassal, ince, uzun. Ayrıntılara girerek.
ANLAMA
Anlamak işi, anlamaklık, derk, fehim, intikal, tefehhüm, vukuf. Bir olay veya önermenin daha önce bilinen bir kanunun veya formülün sonucu olduğunu görme.
CURA
Mızrap ile çalınan iki veya üç teli olan halk sazı. Ufak tefek, gelişmemiş. Bir tür küçük atmaca.
ÇÖPLENMEK
Çeşitli yiyeceklerden azar azar yemek. Kendine açıktan ufak tefek çıkarlar sağlamak.