Kelimeler arşivinde; içinde "tee" olan, toplam 22 tane kelime bulunuyor. İçerisinde tee bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu tee ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında tee olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
MAATTEESSÜF
MÜTEESSİF, MÜTEESSİR, MÜTEESSİP, MÜTEEDDİD, TEESSÜRAT
TEEMEDE, TEEYYÜT, TEESSÜS, TEESSÜR, TEESSÜF, TEEMMÜL, TEEHHÜR, TEEHHÜL, TEEDDÜP
TEENNİ, NETEER, TEELTİ, TEELTÜ
ÖTEEN
İTEE
TEE
TEE
Şaşma ünlemi. Olmaz, hayır. Aşağılama ünlemi. Dağlarda yetişen bir çeşit yabanıl ağaç.
TEEHHÜL
Evlenme.
MÜTEESSİR
Üzülmüş, üzüntülü. Etkilenmiş.
MÜTEEDDİD
Arapça kökenli müteaddid: mütaaddit.
TEESSÜRAT
Acılar, üzüntüler, sıkıntılar.
TEESSÜF
Acınma, yazıklanma.
TEEDDÜP
Utanma.
TEESSÜR
Üzüntü. Duygulanım.
MÜTEESSİP
Arapça kökenli müteassıb: mutaassıp.
TEEMMÜL
Bir işi ayrıntılarıyla düşünme, düşünüp taşınma.
TEEHHÜR
Gecikme.
MÜTEESSİF
Üzülen, esef eden. Acınan, yerinen.
MAATTEESSÜF
Maalesef.
TEESSÜS
Kurulma, ortaya çıkma. Yerleşme, temelleşme, kökleşme.
TEEYYÜT
Doğru çıkma, gerçeklenme.
TEEMEDE
Görünüşe göre, anlaşılan.
Bu bölümde tanımı içerisinde TEE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ACIKSINMAK
Üzülmek, acımak, müteessir olmak. Az bulmak, azsınmak: Ne o bahşişi acıksındın?.
TÜRRESMİ
(Resim) Köy, kasaba, kent ve saray hayatı gibi belirli özellikler gösteren yaşayış durumlarını yansıtan resim. Örn. Watteau, Teni-ers, Hogarth, Steen, Van Ostade gibi sanatçıların yapıtları.
ÜZÜNTÜ
Olması istenilmeyen olaylardan doğan ruh tedirginliği, teessür.
ÜZÜNTÜLÜ
Üzüntüsü olan, acılı, müteessir. Üzüntülü bir biçimde, üzüntülü olarak. Üzüntü veren.
DURUMAK
Teemmül etmek, durup düşünmek.
KAYGURMAK
Kaygulanmak, esef etmek, üzülmek, müteessir olmak.
GECİKME
Gecikmek işi, teehhür, rötar.
ACIKLANMAK
Üzülmek, acımak, müteessir olmak. Kızmak, çıkışmak, öfkelenmek. İnatlanmak, inat etmek.
YERİNME
Yerinmek işi, teessüf.
ETKİLENMEK
Etkiye uğramak, müteessir olmak.
NETEER
Ne tür, nasıl : Bu işi neteer yapalım?.
YAZIKLANMA
Yazıklanmak işi, esef, teessüf.
YAZIKLANMAK
Üzülmek, acınmak, esef etmek, teessüf etmek.
KÜYMEK
Gözlemek, beklemek: Nerde kaldın? Sabahtan beri seni küyüyorum. Kaçmak. Sessiz olmak. Yanmak. Güvenmek. Sabretmek. Beklemek, sabretmek, teenni etmek, intizarda bulunmak, etrafı gözetlemek.
MAALESEF
Üzülerek söylüyorum ki, ne yazık ki, maatteessüf.
TEMİM
Teemmüm.
UTANMA
Utanmak durumu, arlanma, teeddüp.
GÜCÜZMEK
Canı sıkılmak, üzülmek. Çocuk yaramazlık yapmak. Etkilenmek, müteessir olmak: Bu iş olmadı diye gücüzme.
DARIKMAK
Sıkışmak. Başı dara gelmek, sıkışmak. Sıcaktan bunalmak, nefesi kesilmek: Bugün ne kadar sıcak oldu, nefesim darıktı. Ekşimek, bozulmak: Süt darıktı. Canı sıkılmak, bunalmak, rahatsız olmak, sıkıntılı vakit geçirmek, hiddetlenmek. Bunalmak, sıkılmak, rahatsız olmak. Daralmak, içi sıkılmak, müteessir olmak.
ÖLÇÜNMEK
Bir şeyi uzun uzun düşünüp hesaplamak, teemmül etmek.