Kelimeler arşivinde; içinde "som" olan, toplam 155 tane kelime bulunuyor. İçerisinde som bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu som ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında som olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
NÖROŞİSTOSOMOZİS, SCHİSTOSOMATİDAE, TRİPANOSOMİSİDAL, TRYPANOSOMATİDAE
SCHİSTOSOMATİUM, ŞİSTOSOMİSİDLER, TARSOMETATARSUS, TRYPANOSOMATİNA
KONSOMATRİSLİK, SOMUTLAŞTIRMAK, CHRYSOMONADİDA, ŞİSTOSOMASİDAL, ŞİSTOSOMİSİDAL, TRİCHOSOMOİDES, TRİPANOSOMATİT, TRİPANOSOMİSİT, TRİPANOSOMOZİS
SOMUTLAŞTIRMA, PİLOMATRİKSOM, SOMATOLİBERİN, SOMURTABİLMEK
SOMURTKANLIK, MİKSOMATOZİS, PLATYNOSOMUM, PSİKOSOMATİK, SCHİSTOSOMUM, SOMALİKEDİSİ, SOMATOSTATİN, SOMATOTERAPİ, SOMATOTROFİN, SOMATOTROPİN, SOMNAMBULİZM, SOMNOLENSİYA, SOMUNARABASI, SOMURTABİLME, ŞİSTOSOMASİT, ŞİSTOSOMİSİT, ŞİSTOSOMOZİS, ŞİSTOSOMULUM, THECPOSOMATA, TRİPANOSOMAL, TRİPANOSOMİT
KONSOMASYON, KONSOMATRİS, KONTRASOMUN, SOMUTLANMAK, SOMUTLAŞMAK, DACTYLOSOMA, HERPETOSOMA, MESOMORFİZM, MONOSOMİYEN, SCHİSTOSOMA, SOMATOPLÖRA, SOMSAKLAMAK, SOMSAVURMAK, SOMURDANMAK, THYSANOSOMA, TRYPANOSOMA
SOMURULMAK, SOMUTLANMA, SOMUTLAŞMA, APİYOSOMOZ, CHRYSOMYİA, İSOMORFİZM, KRİSOMONAD, MİKSOMATÖZ, SOMATOTROP, SOMURDAMAK, ŞİSTOSOMAL, TRİCHOSOMA, TRİPANOSOM
SOMURTKAN, SOMURTMAK, SOMURULMA, KARSOMUNU, MİKROSOMİ, MONOSOMİK, SİSOMİYEN, SOMARTMAK, SOMATALJİ, SOMATİYON, SOMBALIĞI, SOMNOLENZ, SOMRUKOTU
SOMALİLİ, SOMURMAK, SOMURTMA, SOMURTUK, SOMURTUŞ, SOMUTLUK, APİOSOMA, APSOMATI, İNSOMNİA, KAPSOMER, KAPSOMUN, METASOMA, MONOSOMİ, POLİSOMİ, PRAESOMA, SOMAKLON, SOMARLIK, SOMARMAK, SOMARTIK, SOMCULUK, SOMLAMAK, SOMMACUN, SOMUDMAK, SOMURGAÇ, SOMUTMAK, STİKOSOM, ŞİSTOSOM, TRİSOMİK
SOMURMA, APSOMAT, İDİOSOM, KONSOME, PROSOMA, SOMALİK, SOMANAK, SOMATİK, SOMKAYA, SOMODER, SOMUDAK, SOMUTUK, TRİSOMİ
SOMAKİ, SOMATA, MİKSOM, SOMARI, SOMATO, SOMİYA, SOMİYE, SOMNUR, SOMRUK, SOMSAK, SOMSOM
SOMON, SOMUN, SOMUT, SOMYA, SOMAK, SOMAN, SOMAR, SOMAT, SOMAY, SOMEL, SOMEN, SOMER, SOMIN, SOMİN, SOMİT, SOMRA
SOMA, SOMİ
SOM
SOM
İçi dolu olan ve dışı kaplama olmayan, masif. Somon balığı. Katışıksız. Rıhtımın su üstünde olan bölümü. Kırgızistan para birimi.
SCHİSTOSOMATİDAE
İnsan ve hayvanlarda parazitlenen, Heterobilharzia, Schistosomatium, Schistosoma, Ornithobilharzia, Bilharziella, Trichobilharzia, Pseudobilharzia ve Austrobilharzia cinslerini içeren, Trematoda sınıfından kan kelebeği ailesi.
KONSOMATRİSLİK
Konsomatris olma durumu.
SOMUTLAŞTIRMAK
Somut duruma getirmek.
ŞİSTOSOMİSİDAL
Şistosomaları yıkımlayan.
SCHİSTOSOMATİUM
Schistosomatidae ailesinde bulunan kan kelebeği cinsi. S. douthitti çayır farelerinin karaciğer portal toplardamarlarında bulunmaktadır.
NÖROŞİSTOSOMOZİS
Beyin, omurilik veya beyin zarlarında Schistosoma cinsi digenetik trematodların neden olduğu enfeksiyon. İnsanlarda genellikle Schistosoma japonicum, Schistosoma mansoni ve Schistosoma haematobium eneksiyona neden olmaktadır. Sinir sisteminin S. japonicum ile enfeksiyonu akut meningoensefalitis ve kronik bir ensefalopatiye neden olurken, S. mansoni ve S. haematobium omuriliğin aşağı kısımlarında akut transversal miyelitise neden olur.
TARSOMETATARSUS
Kuşlarda bacağın tarsalının distal sırasının, metatarsusun 2, 3, 4 ve. parçaları ile birleşmesinden oluşan kısa düz kemik.
TRYPANOSOMATİNA
Zoomastigophorea sınıfında, Kinetoplastida takımında bulunan, konakların kan, lenf ve dokularında yaşayan, yaprak biçimli veya yuvarlak bir vücuda sahip, serbest veya dalgalı zar oluşturan tek bir kamçısı bulunan, nispeten küçük ve kompakt bir kinetoplasta sahip, kan kamçılılarını içeren paraziter protozoa alt takımı. Tripanosomatidler yaşam sikluslarında amastigot, şanomastigot, epimastigot, opistomastigot, promastigot, tripomastigot gibi birbirinden farklı evrelere sahiptirler. Bu alt takım içerisinde Blastocrithidia, Crithidia, Leishmania Herpetomonas, Leptomonas, Phytomonas ve Trypanosoma cinsleri bulunmaktadır.
ŞİSTOSOMASİDAL
Şistosomaları yıkımlayan.
ŞİSTOSOMİSİDLER
Erişkin Schistosoma' ları sistemik olarak öldüren ajanlar.
CHRYSOMONADİDA
Mastigophora şubesinde, Phytomastigophorea sınıfında bulunan serbest yüzen, genellikle ameboyit, bitki benzeri, denizde veya tatlı sularda yaşayan protozoon takımı.
TRİPANOSOMİSİDAL
Trypanosoma'ları öldüren ajanlar.
TRYPANOSOMATİDAE
Kinetoplastida' ların bir ailesi, Herpetomonas.
TRİCHOSOMOİDES
Trichuridae ailesinde bulunan nematod cinsi.
TRİPANOSOMATİT
Trypanosomatina alt takımında bulunan herhangi bir protozoon. Trypanosomatina alt takımında bulunan protozoonlara mahsus.
Bu bölümde tanımı içerisinde SOM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
EMMEK
Dudak, dil ve soluk yardımıyla bir şeyi içine çekmek, somurmak. Tükürük yardımıyla eriterek içine çekmek. Uzun süre yararlanmak. Soğurmak.
BİREY
Kendine özgü nitelikleri yitirmeden bölünemeyen tek varlık, fert. Bir türün kapsamı içine giren somut varlık. Doğa bilgisinde türü oluşturan tek varlıklardan her biri. Toplumları oluşturan ve düşünsel, duygusal, iradeyle ilgili nitelikleri toplum içinde belirlenen insanların her biri, fert. İnsan topluluklarını oluşturan, insanların benzer yanlarını kendinde taşımakla birlikte, kendine özgü ayırıcı özellikleri de bulunan tek can, fert.
AKILSAL
Düşünceyi ve gerçeği somut değerlerle birbirine bağlayan, hakikati içine alan.
DIŞ
Herhangi bir cisim veya alanın sınırları içinde bulunmayan yer, hariç, iç karşıtı. Görülen, içte bulunmayan yüzey. Bazı top oyunlarında karşı takım oyuncularının vuruşuyla topun kalenin bulunduğu taraftan dışarı çıkması, aut. Yabancı ülkelerle ilgili. Bireyin ötesinde bir varlığı olan. Açık havada geçen sahneleri içine alan çekim. Bir kimsenin görünüşü, durum ve davranışları. Somut kavramlarda iki veya ikiden çok şeyde merkeze daha uzak olan. Bir konunun kapsamına girmeyen şey.
ABUS
Somurtkan (kimse). Çatık, asık (yüz). Garip, acayip.
KURBAĞACIK
Kurbağa yavrusu, küçük kurbağa. Ayarlanabilir somun anahtarı. Küçük İngiliz anahtarı. Pencere çerçevesi gibi yukarıya sürülen şeylerin alt kenarlarına yerleştirilen tutacak. Ağız tabanında çıkan sıvı içeren bir tür küçük kist.
KILAVUZ
Yol gösteren, tarihî ve turistik yerleri gezerken bilgi aktaran kimse, rehber. Dar ve uzun bir yerden tel, kablo gibi bükülebilen bir şey geçirilirken bunların ucuna bağlandığı sert nesne. Herhangi bir alanda ve konuda bilgi veren, yol yöntem gösteren kitap vb. Somun veya boru içine yiv açmakta kullanılan araç. Ruhsal ve zihinsel bakımdan yol gösteren, ışık tutan kimse. Kılavuz kaptan. Makaradaki filmlerin başında ve sonunda yer alan, filmin alıcı, yıkama aracı, basım aracı, gösterici vb. araçlara takılıp çıkarılmasında kolaylık sağlayan, asıl film için pay bırakan çeşitli renklerde film parçası. Kılavuz gemisi. Evlenecek olan erkek veya kadına eş bulan kimse.
CIVATA
Birbirine bağlanmak istenen ağaç veya demir parçalarının üzerinde hazırlanmış olan deliklerden geçirilerek ucuna somun takılıp sıkıştırılan iri başlı vida.
BÜYÜK
Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı. Büyük abdest. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş. Önemli. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram). Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse. Üstün niteliği olan. Niceliği çok olan.
KONTRASOMUN
Kapı tokmağını ters döndüren somun.
ANAHTAR
Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç, açar, açkı, miftah, dil. Kurgu. Şifre yazmak ve çözmek için kararlaştırılmış olan yol. Konserve kutularının kapağını keserek açmaya yarayan alet, açacak. Herhangi bir olayda belirleyici olan. İstenilen yere veya aygıta, isteğe göre elektrik akımının geçmesini sağlamak için kullanılan düzen, çevirici, çevirgeç, şalter, komütatör. Somunları veya vidaları çevirerek sıkıştırıp gevşetmek için kullanılan çelik saplı araç. Notaların müzik merdivenindeki yükseklik derecelerini göstermek ve buna göre okunmasını sağlamak için portenin başına konulan işaret. Vesile, araç, vasıta.
DÜZEN
Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem. Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan, dolap, komplo. Dolap, hile. Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması, konsept. Bez dokuma tezgâhı. Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri. Yerleştirme, tertip. Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim. Müzik aletlerinde ses ayarı, akort. Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, dolap, komplo. Alet edevat takımı.
EKŞİMEK
Ekşi duruma gelmek. Kaşlarını çatıp yüzüne küskün veya dargın bir anlam vermek, somurtmak. Utanmak, mahcup olmak. Mayalanmak. Bozulmak. Sırnaşmak, ısrar etmek.
ASIK
Somurtkan. Asılı.
GÜLLE
Eskiden som taş veya demirden, yuvarlak bir biçimde yapılırken, günümüzde çelikten silindir biçiminde, bir ucu sivri olarak yapılmış olan top mermisi. Atletizm yarışmalarında atılan, pirinç veya pirinçten daha sert bir maddeden yapılan, erkekler için 7,257, kadınlar için 4 kilogram olan madenî küre.
HAŞHAŞ
Gelincikgillerden, kapsüllerinden afyon elde edilen, tohumlarından yağ çıkarılan bir yıllık ve otsu bir kültür bitkisi (Papaver somniferum).
DENİZİĞNESİ
Yuvarlak somaklı, vücudu ince ve uzun bir deniz balığı (Syngnathus acus).
İÇ
Herhangi bir durumun, cismin veya alanın sınırları arasında bulunan bir yer, dâhil, dış karşıtı. Muhteva. Bir ülke, şehir, topluluk vb.nde olan veya yapılan. Kabuğu olan veya dışı kabuk durumunda bulunan yiyeceklerde kabuğun sardığı bölüm. Değişik yemeklerde kullanılmak üzere et ile sebzelerin ince kıyımının karıştırılması ve yoğrulmasıyla meydana getirilen karışım. Cisimlerin yüzeyleri arasında kalan her nokta. Mide, bağırsak, karın. Ten ile dış giysiler arası. Oyuk şeylerin boşluğu. Akıl, gönül, irade gibi insanın manevi varlığını oluşturan şeylerden herhangi biri. Nesnelerin veya kimselerin arasında bulunan nesne veya kimse, ara. Pirinç, soğan ve baharatla hazırlanan, dolmalarda kullanılan karışım. İnsanın manevi varlığıyla ilgili olan. Somut kavramlarda iki veya ikiden çok şeyde merkeze daha yakın olan.
KONSOMASYON
Gazino, bar vb. eğlence yerlerinde yenilip içilen şey. Böyle şeyleri yiyip içme. Eğlence yerlerinde konsomatrisin masadan masaya dolaşması.
KELEBEK
Pul kanatlılardan, vücudu, kanatları ince pullarla ve türlü renklerle örtülü, dört kanatlı, çok sayıda türleri olan böceklere verilen genel ad. Biçim olarak bu böceklere benzeyen. Vida, somun vb. nesnelerde kolayca çevrilmeye yarayan bölüm. Geviş getiren hayvanların karaciğerlerinde yerleşip en çok öd yollarını tıkayan bir cins asalak hayvan. Bu hayvanın neden olduğu hastalık.