Kelimeler arşivinde; içinde "rey" olan, toplam 159 tane kelime bulunuyor. İçerisinde rey bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu rey ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında rey olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
BİREYSELLEŞTİRMEK
BİREYSELLEŞTİRME, KUREYŞLİSARIKAYA
BİREYLEŞEBİLMEK
BİREYLEŞTİRMEK, BİREYLEŞEBİLME, BİREYSELLEŞMEK
BİREYCİLLEŞME, BİREYLEŞTİRME, BİREYSELLEŞME, GREYONOTOKSİN, SEYREYHLEMEYH, TİTREYEBİLMEK, TİTREYİVERMEK
DEREYÜZÜDERE, GİREYİERTESİ, GREYDERCİLİK, TİTREYEBİLME, TİTREYİVERME, ZİKREYLENMEK, ZÖHREYILDIZI
BİREYSELLİK, KAHREYLEMEK, SABREYLEMEK, SEYREYLEMEK, ŞÜKREYLEMEK, GEREYLENMEK, GİREYLENMEK, ÜREYEBİLMEK, YEREYAPALAK, YERYEPEREYH
BİREYCİLİK, BİREYLEŞME, EMREYLEMEK, SABREYLEME, SEYREYLEME, ŞÜKREYLEME, DEREYAZICI, DİTREYEREK, GALDİREYİK, HAREYÇILIH, KAHREYLEME, PEREYİOPOT, ÜREYEBİLME
CEREYANLI, EMREYLEME, GREYDERCİ, SÜREYAZAR, TEREYAĞLI, BİREYÜSTÜ, BİREYOLUŞ, DEREYALAK, DEREYAMAÇ, DEREYÜCEK, DEREYÜRÜK, GİREYTESİ, KUREYŞLER, TEZBEREYE
BİREYLİK, BİREYSEL, GREYFURT, KÜKREYİŞ, KÜREYİCİ, REYHANLI, TEREYAĞI, TİTREYİŞ, BİREYCEM, BİREYİCE, ÇİREYİNİ, DEREYAKA, DEREYANI, DEREYOLU, DEREYURT, DEREYÜZÜ, GEVREYİK, GEVREYÜK, HİSAREYN, KEREYAĞI, KIREYMİR, MAEREYSE, SEDEREYH, TİTREYİK, ÜŞGÜREYH
BİREYCİ, CEREYAN, GREYDER, REYHANİ, SÜREYYA, TREYLER, TÜREYİŞ, BİREYCE, BİREYDİ, BİREYİZ, DAREYLİ, DOREYLİ, EVREYEŞ, EVREYİÇ, GİREYLİ, GÜREYBE, HAREYÇI, KÖYREYH, NEREYİS, ÖREYKÖY, ÖREYLER, ÖZBİREY, SADREYN, SEYREYH, TEMREYİ, ÜSKÜREY, YEGREYH, ZEEREYH, ZÜREYKA
APAREY, REYHAN, ÜREYİŞ, BİREYİ, CEREYH, ÇÜREYH, DIRREY, DÜREYH, EYREYN, GİREYİ, HAREYE, HEREYH, İREYİZ, KEMREY, KIRREY, KUREYŞ, KÜREYİ, NEREYE, NEREYİ, REYYAN, TEREYH, YİREYH, YÖREYH
BİREY, DİREY, REYON, SPREY, YEREY, AREYŞ, ARREY, GEREY, GİREY, KEREY, REYAL, REYFE, REYİZ, REYYA, SAREY, SÜREY, ÜREYH
REYE, AREY, EREY, GREY, ÖREY, REYA
REY
REY
Oy. Düşünce, görüş, fikir.
BİREYSELLEŞTİRME
Bireysel duruma getirme. İnsanların doğal, toplumsal ve tarihsel gelişmesinden kendine özgü olan şeylerin, özelliklerin, bireysel olanın çekilip çıkarılması. Ancak ortaklaşa ve genel olarak var olan şeyi bireylere uygulama ve yayma.
TİTREYEBİLMEK
Titreme olasılığı bulunmak.
BİREYSELLEŞTİRMEK
Bir şeyi ayrı olarak, bireysel olarak göz önüne almak.
BİREYLEŞEBİLME
Bireyleşebilmek işi.
DEREYÜZÜDERE
Kütahya ili, Dağardı nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
KUREYŞLİSARIKAYA
Erzincan kenti, Üzümlü ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.
BİREYCİLLEŞME
Bireyleri belli toplumsal kümelere bağlayan bağların zayıflaması ya da ortadan kalkması.
TİTREYİVERMEK
Aniden titremek.
BİREYLEŞTİRMEK
Bireye özgü kılmak, başkalarından ayırmak.
GREYONOTOKSİN
Andrometodoksin.
BİREYSELLEŞMEK
Bireye özgü bir duruma gelmek.
BİREYSELLEŞME
Bireyselleşmek işi.
BİREYLEŞEBİLMEK
Bireyleşme imkânı veya olasılığı bulunmak.
BİREYLEŞTİRME
Bireyleştirmek işi. ferdileştirme (bk. bireyselleştirme).
SEYREYHLEMEYH
Fide, fidan ve benzerleri ni aralıklı duruma getirmek, aralamak.
Bu bölümde tanımı içerisinde REY geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ANIK
Hazır. Ballıbabagillerden, tek yıllık, mavi çiçekli, yemeklere koku vermek için kullanılan bir bitki, dağ reyhanı (Ziziphora).
AZİT
Azothidrik asit HN3 teki hidrojenin yerine bir kökün geçmesi ile türeyen birleşikler.
AŞKIN
Belli bir süreyi aşmış, ötesine geçmiş. Benzerlerinden üstün. Çok, fazla.
ANAFORLU
Akıntılı, cereyanlı.
ALLEM
"Bir işi istediği duruma getirmek için her türlü kurnazca çareye başvurmak" anlamıyla allem etmek, kallem etmek sözünde geçer.
AKIM
Akma işi. Sanatta, siyasette, düşünce hayatında ortaya çıkan yeni bir görüş, yöntem, hareket, cereyan, tarz. Debi. Hava, su vb. akışkan maddelerin veya elektrik yüklerinin belli bir yönde akışı, yer değiştirmesi, cereyan.
AKINTI
Akma işi. Sıvı yapıştırıcıların ağaç yüzeylerine gereğinden çok sürülmesi ile oluşan durum. Hastalık sebebiyle vücudun herhangi bir yerinden sulu madde akması. Havanın veya suyun herhangi bir yöne doğru yer değiştirmesi, akım, cereyan. Eğiklik, eğim, meyil. Çam türü ağaçlarda bulunan reçinenin eriyerek akması olayı.
BAOBAP
Ebegümecigillerden, sıcak ülkelerde yetişen, çok yüksek olmamakla birlikte, gövdesinin çevresi 20 metreyi aşabilen bir ağaç, baobap ağacı (Adansonia digitata).
ANLAYIŞ
Anlama işi, telakki. Anlama yeteneği, feraset, izan, zekâ. Benzerlerinden ayıran özellik, konsept. Hoş görme, hâlden anlama. Bir toplum veya topluluktaki bireylerde görüş ve inanış etmenlerinin etkisiyle beliren düşünme yolu, düşünüş biçimi, zihniyet, mantalite.
AYIKLANMA
Ayıklanmak işi. Yaşayan varlıklarda ortamın şartlarına en iyi uyan türlerin veya bireylerin üreyip kalması, uyamayanların yok olması, ıstıfa, seleksiyon.
ATLETİZM
Beden gücünü, çevikliği, yetenekleri geliştirmeye yarayan koşu, atlama, ağırlık kaldırma, atma vb. tek başına yapılmış olan bireysel sporların genel adı.
BAKINMAK
Çevreye göz gezdirmek, araştırmak. Muayene olmak.
ALTINTOP
Greyfurt. İki çeneklilerden, uzun dikenli ve kürecikler hâlinde çiçekleri olan bir tür kaktüs (Trollius ranunculoides).
AKSAN
Bir ülkenin insanlarına veya bir çevreye özgü söyleyiş özelliği. Vurgu.
ALTYAPI
Bir yerleşim yeri veya bir yapı için gerekli olan yol, kanalizasyon, su, elektrik vb. tesisatın tümü. Toplumun ekonomik yapısını oluşturan ve insan bilincinden bağımsız olarak biçimlenen üretim ilişkilerinin hepsi, enfrastrüktür, üstyapı karşıtı. Bireyin edindiği bilgi ve deneyim.
BALIK
Omurgalılardan, suda yaşayan, solungaçla nefes alan ve yumurtadan üreyen hayvanların genel adı. Zodyak üzerinde Kova ile Koç arasında yer alan takımyıldızın adı.
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.
ARAZİ
Yeryüzü parçası, yerey, toprak. Yer.
ANİLİN
Benzenden türeyen bir amin.
ARSIZ
Utanması, sıkılması olmayan, yılışık, yüzsüz (kimse). Açgözlü davranan (kimse). Kolayca üreyebilen (bitki).