Kelimeler arşivinde; içinde "rıh" olan, toplam 111 tane kelime bulunuyor. İçerisinde rıh bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu rıh ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında rıh olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
YUKARIHACIAHMETLİ, YUKARIHÜSEYİNŞEYH
YUKARIHACIBEKİR
İSTİFSARIHATIR
İNKİSARIHAYAL, YUKARIHACIBEY, YUKARIHAMURLU, YUKARIHANBEYİ, YUKARIHASİNLİ, YUKARIHATUNLU, YUKARIHEMEDAN, YUKARIHOCALAR, YUKARIHÜCÜKLÜ
SARIHALİLLER
DIRIHLAŞMAH, GIRIHLANMAK, SARIHACILAR, SARIHAMZALI, SARIHASANLI, YUKARIHABİB, YUKARIHARIM, YUKARIHORUM, YUKARIHÜYÜK
SARIHALİLE, GIBGIZARIH, SAHINDIRIH, SARIHACILI, SARIHARMAN, SARIHUĞLAR, TIRIHLAMAH
SARIHUMMA, ARIHLAMAH, DARIHÜYÜK, IŞINDIRIH, MICIRIHLI, MIŞIRIHLI, SARIHALİL, SARIHASAN, SARIHIDIR, SARIHÜYÜK, TANĞAYRIH, YARDARRIH
SARIHANİ, ÇILDIRIH, DARIHEDİ, DARIHMAH, DARIHMAK, FIRFIRIH, FIŞGIRIH, GARIHMAH, GARIHMAK, HAPŞIRIH, HAZIRRIH, HIŞĞIRIH, KARIHMAH, KORIHMAK, SARIHACI, SIMSIRIH, VARIHANA
ARIHMAG, ASKIRIH, AYRIHSI, ÇITIRIH, FIRIHTI, IRIHTIM, IŞĞIRIH, İNCİRIH, MITIRIH, SARIHAN, YAPARIH, ZAMARIH
RIHDAN, RIHTIM, ABARIH, ACARIH, AHIRIH, ARIHAN, CIYRIH, ÇIĞRIH, ÇIHRIH, ÇİYRIH, GAHRIH, IRIHTI, MEŞRIH, SIYRIH, SİYRIH, VARRIH, YAPRIH, YIBRIH, YIĞRIH, ZIRIHI
AYRIH, BARIH, ÇARIH, ÇIRIH, DIRIH, GARIH, GIRIH, HARIH, IBRIH, KIRIH, MIRIH, SARIH, SIRIH, TIRIH, VARIH, YIRIH, YİRIH
ARIH, PRIH
RIH
RIH
Yazıdaki mürekkebi kurutmak için dökülen çok ince ve renkli bir kum türü.
YUKARIHAMURLU
Kırşehir ili, Göllü bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
YUKARIHANBEYİ
Erzurum şehrinde, Tekman ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
İNKİSARIHAYAL
Beklediğini, umduğunu bulamamaktan doğan düş kırıklığı, hayal kırıklığı.
YUKARIHASİNLİ
Kayseri şehrinde, Himmetdede bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
DIRIHLAŞMAH
Kadınlar karşı karşıya kötü söz söylemek, sövüşmek.
YUKARIHACIBEKİR
Ankara kenti, Balâ ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
İSTİFSARIHATIR
Hâl hatır sorma.
YUKARIHOCALAR
Zonguldak ili, Ereğli ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
YUKARIHATUNLU
Mardin şehri, Akıncı nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
YUKARIHÜSEYİNŞEYH
Sakarya ili, Hendek ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
YUKARIHÜCÜKLÜ
Kahramanmaraş şehrinde, Pazarcık ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.
YUKARIHEMEDAN
Şanlıurfa ili, Payamlı nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
SARIHALİLLER
Antalya şehrinde, Akseki ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
YUKARIHACIAHMETLİ
Kırşehir ili, Çiçekdağı belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
YUKARIHACIBEY
Muş ili, Varto belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
Bu bölümde tanımı içerisinde RIH geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GARIH
Tarh, bölüm (tarla için). Bahçe ve bostanlarda, sulama için açılan ark, hendek. Sınır çizgisi; tarlayı garıh etmek. Eski türkçe karak: göz ağrısı; kara bakmaktan gözlerin kızarıp iyi görememesi. Karık, sebze ekilmek için hazırlanmış olan yer.
İĞMEK
İp germek. Fena koku çıkarmak. Eğmek: Testiyi iğip durmasana. İp germek, bükmek: İpliği iğerıh.
ABORDA
Bir deniz teknesinin başka bir tekneye, bir iskeleye veya bir rıhtıma yanını vererek yanaşması.
TANĞAYRIH
Ağzını açıp, gözlerini yukarıya doğru diken kimse, salak. Sonuna dek açık: Sokah gapısı tanğayrıh.
SAHINDIRIH
Sakındırmak, korkutmak için yapılan işlem, davranış: Bunu sahındırıh mı yaptın?.
PALAMAR
Gemileri iskele, rıhtım veya şamandıraya bağlamaya yarayan kalın halat.
SIH
1.Çuvalların hayvan üstünde durmasını sağlayan çivi. 2.Ucu sivriltilmiş ağaç parçası. Ucu sivri kısa ağaç. Samimi. Sağmak, sıkmak: Davarlar gelir sıharıh. Sık.
USTURMAÇA
Her tür deniz aracının rıhtım, iskele gibi yerlere yanaşmaları sırasında olabilecek çarpmaları önleyici nitelikte halat, ağaç, lastik, plastik gibi esnek malzemeden yapılmış, sabit veya taşınabilir yastık.
KURİYH
Eski türkçe kurıh: süt tayı.
HAPŞIRIH
Aksırık. Aksırık; karşılığı pıshırıh.
GARIMAK
Bir kimseyi ya da malı başkasına kötülemek: Hasan, Ahmet'i garıdı. Oyun bozmak: Ayşe'yi oyuna almıyalım. O çok garıyor. İşe yaramaz olmak, eskimek: Hayvanın nalı garıdı, yeniletiver. İşler üst üste yığılmak: İşler garıdı, altından nasıl çıkacağız bakalım. Tarlada ürünler fazlaca olgunlaşıp, kendiliğinden dökülmek, boşa gitmek. Usanmak, bıkmak. Karın. İşkembe. Suya batmak, suya boğmak. Yaşlanmak: Gurumuş, garıhmış kimi yeri çürümüş.
SOMATOSTATİN
Ön hipofizde büyüme hormonu ve tirotropin, pakreasta insülin ve glukagon, midede gastrin, duodenumdan sekretin ve kolesistokinin ve böbrekte renin salınımını inhibe eden, çoğunlukla hipotalamustan ve pankreasın Langerhans adacıklarının delta hücrelerinden salınan peptit yapılı bir hormon, büyüme hormonu salınımını kısıtlayıcı hormon, GHRIH.
KOLTUK
Omuz başının altında, kolun gövde ile birleştiği yer. Yapıcılıkta yan destek. Koltuklama ya da koltuklanma. Mısır ve buğday fidesinin yanlarından çıkan filizler. Yüksek mevki, makam. Kenar, tenha yer. Demirledikten sonra gemiyi iskeleye, rıhtıma veya başka bir gemiye bağlayan ip. Kol dayayacak yerleri olan geniş ve rahat sandalye. Kayırma, destek. Genelev. Eski düğünlerde damatla gelinin eve girerken konuklar arasından kol kola geçmeleri töreni.
GIRIH
Bir çeşit melez köpek. Kadının yasaya ve töreye aykırı olarak ilgi kurduğu erkek, sevgili. Ters, yanlış: aşığın sağınada verir gırığınada: zarın her tarafına para koyuyor anlamında. Parça: bir gırıh gafe. Melez. Kırık.
IRIHTIM
Bir ipe geçirilmiş ya da birbirine bağlanmış yemiş bağı: Hele şu ağaca bakın, ırıhtım gibi tutmuş.
MIRIH
Ağzı eğik kişi. Doğuştan dudağı yarık, tavşandudaklı. Artık. Harman savrulurken uçuşan saman kırıntıları, saman tozu. Bir dudağı yarık. Üst dudağı yarık kimse; bk. ayrıca cırıh.
ÇIRIG
Çıkrık, bk. çırıh.
SOM
İçi dolu olan ve dışı kaplama olmayan, masif. Somon balığı. Katışıksız. Rıhtımın su üstünde olan bölümü. Kırgızistan para birimi.
DOK
Gemilerin yükünün boşaltıldığı veya onarıldığı, üstü örtülü havuz. Ticaret mallarını saklamak için rıhtımda yapılmış olan büyük depo.