İçinde RHA geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "rha" olan, toplam 292 tane kelime bulunuyor. İçerisinde rha bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu rha ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında rha olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

MERHAMETSİZCESİNE

16 harfli kelimeler

ÇAKIRHACIİBRAHİM, HARHARİYASGİLLER, PEYGAMBERHAYVANI, TANGİERHASTALIĞI

15 harfli kelimeler

HARHARYASGİLLER, TÜRKHACILARHANI, TYZZERHASTALIĞI, YENİHACILARHANI

14 harfli kelimeler

KUMARHANECİLİK, MERHAMETSİZLİK, AŞAĞIEMİRHALİL, BÜYÜKBURHANİYE, CAENORHABDİTİS, KONURHACIOBASI, KÜÇÜKBURHANİYE

13 harfli kelimeler

MERHABALAŞMAK, MERHAMETSİZCE, ESKİFERHADİYE, RHABDİASOİDEA, RHABDOVİRİDAE, TARHANKOZLUSU

12 harfli kelimeler

MERHABALAŞMA, TIMARHANELİK, CYCLORRHAPHA, DARHABALAMAK, DURHASANDEDE, KARHANELİLER, KÖRHACIOBASI, RHABDİTOİDEA, TERHASTALIĞI

11 harfli kelimeler

ÇAMAŞIRHANE, HAYIRHAHLIK, KUMARHANECİ, MERHAMETSİZ, MİSAFİRHANE, ADASARHANLI, AŞAĞIERHACI, CABERBURHAN, ÇAKIRHACILI, ÇAMURHAMAMI, ÇARHACIBAŞI, DEMİRHANLAR, PİRHASANLAR, RHABDİTİDAE, RHAGİONİDAE, ŞEKERHACILI

10 harfli kelimeler

BÜYÜKORHAN, DEFTERHANE, MANTARHANE, MEHTERHANE, MERHAMETEN, MERHAMETLİ, NAKKARHANE, PEYNİRHANE, TARHANALIK, TEPHİRHANE, AĞDIRHASAN, ARHADAŞLOH, ARHALANMAK, BAHADIRHAN, BARHABALIK, BEYLERHANI, DARHALAMAT, DEMİRHANLI, DURHASANLI, EMİRHACILI, EMİRHAYDAR, FERHADANLI, GORHALAMAK, HARHARİYAS, HAYDARHACI, IRHARLAMAH, KARABURHAN, KORHALAMAK, KÜÇÜKORHAN, ÖMERHACILI, Devamını Oku »»

9 harfli kelimeler

BEKARHANE, BURHANİYE, FAKİRHANE, HARHARYAS, KERHANECİ, KUMARHANE, ORHANGAZİ, TAMİRHANE, TIMARHANE, TİRHANDİL, ACARHATUN, ANDERHANA, ARHALAMAH, ARHALAMAK, BEZİRHANA, BEZİRHANE, CEBERHANE, ÇARHAVELİ, DÖRTHIRHA, EMİRHALİL, FERHADİYE, FERHATTİN, KENGERHAN, MARHABAŞI, RHABDİTİS, SANCARHAN, SERDARHAN, SERHATLIH, SONGURHAN, TARHANOTU, Devamını Oku »»

8 harfli kelimeler

BERHAYAT, DERHATIR, HAYIRHAH, HERHANGİ, İSTİRHAM, MERHAMET, ORHANELİ, SANTRHAF, TIRHALLI, AKSARHAN, ARHALANÇ, BAKIRHAN, BATURHAN, BAYIRHAN, BEDİRHAN, CARHADAH, ÇARHATUN, ÇAYIRHAN, ÇORHATMA, ÇURHALIK, DEMİRHAN, DURHANLI, DURHASAN, EJDERHAN, EMİRHACI, FERHATLI, HARHAPAN, HARHAPIN, HERHALDE, KARHABİT, Devamını Oku »»

7 harfli kelimeler

BARHANA, BERHANE, BERHAVA, EJDERHA, FERHANE, KERHANE, MERHABA, MERHALE, TARHANA, ARHADAŞ, ARHALIH, ARHALIK, ARHALOH, ARHALUH, ARHAYIN, ARHAYİN, BARHABA, BERHANA, BERHAYI, CARHALA, ÇARHACI, ÇARHALA, ÇORHALA, DARHABA, EMİRHAN, ENIİRHA, FİRHALE, GAVIRHA, HABIRHA, HARHAMA, Devamını Oku »»

6 harfli kelimeler

ARHAVİ, BURHAN, NURHAK, SERHAT, TURHAL, ARHABA, ARHALI, ARHALİ, BARHAÇ, BARHAL, BARHAR, BERHAY, BİRHAN, ÇARHAT, DERHAL, DURHAN, FERHAN, FERHAT, FIRHAT, GORHAN, GÜRHAN, HARHAR, HARHAŞ, HERHAL, İSRHAM, KERHAT, KIRHAN, KORHAK, KORHAN, MİRHAN, Devamını Oku »»

5 harfli kelimeler

KARHA, ŞERHA, ARHAÇ, ARHAN, ARHAP, DARHA, ERHAM, ERHAN, GIRHA, HIRHA, IRHAH, IRHAK, IRHAT, KIRHA, MARHA, ORHAN, PARHA, SURHA, TARHA, TURHA, URHAN, VERHA, ZARHA

4 harfli kelimeler

ARHA

3 harfli kelimeler

RHA

Bazı kelimelerin anlamları

RHA

Dalgalı sürü ortalaması.

CAENORHABDİTİS

Küçük serbest yaşamlı bir nematod cinsi. Caenorhabditis elegans ve C. briggsae genetik çalışmalarda, kas kimyası, nöroanatomi, yaşlanma ve gelişim çalışmalarında en çok kullanılan iki türdür.

MERHAMETSİZCESİNE

Merhametsizce.

TYZZERHASTALIĞI

Laboratuvar kemiricilerinde karaciğerde birkaç milimetre çapında pıhtılaşma nekrozu, hafif yangısal infiltrasyon ve nekroz odaklarının çevresindeki karaciğer hücreler içinde Bacillus piliformis'in varlığıyla belirgin bakteriyel hastalık, Bacillus piliformis enfeksiyonu. Etkenin izolasyonu güç olduğundan, doku kesitlerinde gümüşleme teknikleriyle ortaya konması teşhis için önemlidir. Hastalığa tay, köpek ve kedilerde de rastlanır.

TÜRKHACILARHANI

Çorum şehri, Sungurlu ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

BÜYÜKBURHANİYE

Adana kenti, Ceyhan ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

HARHARYASGİLLER

Köpek balıkları takımına giren bir familya.

KONURHACIOBASI

Kırıkkale şehrinde, Keskin belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

MERHAMETSİZLİK

Acımama durumu, katı yüreklilik, katı kalplilik, taş yüreklilik, taş kalplilik, kalpsizlik.

AŞAĞIEMİRHALİL

Çorum ili, Bayat ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

ÇAKIRHACIİBRAHİM

Düzce kenti, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

TANGİERHASTALIĞI

Plazma lipoproteinlerinden alfa-lipoproteinin yokluğu, kolesterol esterlerinin tüm retiküloendoteliyal dokularda depolanması ve bademciklerin büyük ve portakal sarısı renkte olmasıyla belirgin hastalık.

PEYGAMBERHAYVANI

Husyesiz doğan hayvan.

YENİHACILARHANI

Çorum kenti, Sungurlu ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

HARHARİYASGİLLER

Balıklar (Pisces) sınıfının, köpek balıklan (Selachii) takımının, yıldız omurlular (Asterospondyli) alt takımından, solungaç yarıkları ve dişleri küçük, derileri saydam olan, doğuran, bütün denizlerde yaşayan bir familya. Harhariyas (Carcharhinus lamia), pamuk balığı (Carcharias glauca) türleri iyi bilinir. (Carchariidae, anlamdaş. Galeidae, pamuk balığı (Carcharias glauca) türleri iyi bilinir.

KUMARHANECİLİK

Kumarhanecinin yaptığı iş.

  -   -   -  

Anlamında RHA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde RHA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AĞIZLI

Ağzı herhangi bir biçimde olan.

ACI

Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.

ACIMA

Acımak durumu. Başka bir kimsenin veya canlının mutsuzluğuna karşı duyulan üzüntü, merhamet.

ACIMAK

Tadı acı duruma gelmek, acılaşmak. Başkasının uğradığı veya uğrayacağı kötü bir duruma üzülmek. Merhamet etmek. Acılı, ağrılı olmak.

AKTARICI

Dam kiremitlerini aktarıp kırıkları yenileyen kimse. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyuran ve yayan kimse. Görüntüyü bir bölgeden başka bir bölgeye ileten araç.

ACINDIRMAK

Birinin acımasına yol açmak, birini merhamete getirmek.

AKTÖR

Erkek oyuncu. Herhangi bir olayda etkisi veya katkısı olan kimse.

ACIMASIZ

Acıma duygusu olmayan, katı yürekli, merhametsiz. Acıma duygusu olmadan, merhametsizce.

AÇILIM

Açılma işi. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapma. Yeni bir bakış açısı getirme. Sağ açıklık. Bir kısaltma veya formülün açık biçimi.

AÇILMAK

Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.

ACYO

Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.

AKINTI

Akma işi. Sıvı yapıştırıcıların ağaç yüzeylerine gereğinden çok sürülmesi ile oluşan durum. Hastalık sebebiyle vücudun herhangi bir yerinden sulu madde akması. Havanın veya suyun herhangi bir yöne doğru yer değiştirmesi, akım, cereyan. Eğiklik, eğim, meyil. Çam türü ağaçlarda bulunan reçinenin eriyerek akması olayı.

AĞRI

Vücudun herhangi bir yerinde duyulan şiddetli acı. Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

AKTARMA

Aktarmak işi. Bir yolcunun gideceği yere birkaç araç değiştirerek ulaşması. Bir kimsenin herhangi bir hakkını bir başkasına geçirmesini sağlayan iş, transfer. Alıntı. Bir oyuncunun topu kendi takımından bir başka oyuncuya göndermesi. Bir taşıttan başka bir taşıta geçme. Sürülmemiş tarlayı ilk veya ikinci kez sürme. Para aktarımı. Arıları bir kovandan ötekine geçirme.

AKTARMAK

Bir şeyi bir yerden, bir kaptan başka bir yere veya kaba geçirmek. Toprağı altı üstüne gelecek bir biçimde iyice bellemek. Alıntılamak. Bir kitabı başından sonuna kadar okumak. Bir lehçeyi başka bir lehçeye uyarlamak. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyurmak ve yaymak. Tür değişikliği yapmak. Bir şeyin yolunu, yönünü değiştirmek. Çatı kiremitlerinin kırık ve bozuk olanlarının yerlerine sağlamlarını koymak. Bir tekniğe göre biçimlendirmek, uyarlamak. Birinin başka biriyle telefonla konuşmasını sağlamak. Üretilmiş olan bir enerjiyi, başka organlara iletmek. İletmek, bildirmek.

ALACALANMAK

Alaca bir duruma gelmek. Herhangi bir heyecan dolayısıyla benzi kızarıp bozarmak, renkten renge girmek. Eriyen karlar arasından yer yer toprak görünmek.

AKSIRIK

Herhangi bir sebeple burun zarının gıcıklanması sonucu solunum kaslarının birdenbire kasılmasıyla ağız ve burundan hızlı, gürültülü soluk boşalması olayı, aksırma, hapşırma, hapşırık.

ABANDONE

Boks sporunda dövüşemeyecek duruma gelen boksörün karşılaşmayı yarıda bırakması. Herhangi bir olay karşısında çaresiz duruma düşme.

AĞIRLIK

Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.

AKI

Herhangi bir kuvvet alanında, belli bir düzlemin belli bir bölümünden geçtiği varsayılan güç çizgileri, seyelan.