İçinde OĞUL geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "oğul" olan, toplam 105 tane kelime bulunuyor. İçerisinde oğul bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu oğul ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında oğul olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

ÇOĞULLAŞTIRILMAK

15 harfli kelimeler

ÇOĞULLAŞTIRILMA, DOĞULULAŞTIRMAK, OĞULDURUKLANMAK

14 harfli kelimeler

ÇOĞULLAŞTIRMAK, DOĞULULAŞTIRMA

13 harfli kelimeler

ÇOĞULLAŞTIRMA

12 harfli kelimeler

BOĞULABİLMEK, BOĞULUVERMEK, DOĞULULAŞMAK

11 harfli kelimeler

BOĞULABİLME, BOĞULAJEYIH, BOĞULUVERME, COĞULDAŞMAK, ÇOĞULDAŞMAK, ÇOĞULLAŞMAK, DOĞULULAŞMA

10 harfli kelimeler

ÇOĞULLAMAK, OĞULLANMAK, ALİOĞULLAR, ÇOĞULCULUK, ÇOĞULLAŞMA, KULOĞULLAR

9 harfli kelimeler

ÇOĞULLAMA, OĞULDURUK, OĞULLANMA, BOĞULAMAK, DOĞULULUK, DOKUZOĞUL, KARASOĞUL, KOĞULAMAK, OĞULBEYLİ, OĞULPINAR, OĞULTEKİN, OĞULVEREN, SOĞULTMAÇ, SOĞULTMAK, SOĞULYORT

8 harfli kelimeler

BOĞULMAK, ÇOĞULLUK, SOĞULMAK, COĞULDAK, ÇOĞULCUL, ÇOĞULHAN, DOĞULTAÇ, DOĞULUCA, KOĞULTAK, OĞULAĞAÇ, OĞULBAĞI, OĞULBALI, OĞULDAMI, OĞULDERE, OĞULKAYA, OĞULÖREN, OĞULPAŞA, OĞULTAŞI, OĞULTMAK, OĞULTÜRK, SOĞULCAK, SOĞULCAN, SOĞULDAN, VETOĞULA

7 harfli kelimeler

BOĞULMA, ÇOĞULCU, OĞULCUK, OĞULLUK, OĞULSUZ, SOĞULMA, SÜTOĞUL, BOĞULUŞ, ÇOĞULDU, ÇOĞULLU, DOĞULUG, DOĞULUK, OĞULBAŞ, OĞULBAY, OĞULBEY, OĞULCAK, OĞULCAN, OĞULÇAK, OĞULDAK, OĞULKÖY, OĞULLAR, OĞULOBA, OĞULSAK, OĞULŞAK, OĞULTAN, SOĞULAG, SOĞULAZ, SOĞULCA, SOĞULEŞ, SOĞULLU, Devamını Oku »»

6 harfli kelimeler

OĞULLU, ANOĞUL, DOĞULU, EROĞUL, ÖZOĞUL, SOĞULA

5 harfli kelimeler

ÇOĞUL, DOĞUL, NOĞUL, POĞUL

4 harfli kelimeler

OĞUL

Bazı kelimelerin anlamları

OĞUL

Erkek evlat. Bir ana arıyla birlikte kovandan ayrılan, yeni yetişmiş arı topluluğu. Yaşlı kimselerin genç erkeklere söylediği bir seslenme sözü. Bazı kelimelerin anlamını pekiştirmek için kullanılan bir söz.

ÇOĞULLAŞTIRILMA

Çoğullaştırılmak işi.

DOĞULULAŞTIRMAK

Doğulu duruma getirmek.

DOĞULULAŞTIRMA

Doğululaştırmak işi.

BOĞULUVERMEK

Çabucak veya ansızın boğulmak.

OĞULDURUKLANMAK

Bitkinin dibinden filiz sürmek, bitki filizlenmek.

COĞULDAŞMAK

Yığılmak, toplanmak. Koro halinde şarkı okumak.

BOĞULABİLME

Boğulabilmek işi.

ÇOĞULLAŞTIRMAK

Bir kelimeyi çokluk ifade edecek biçime getirmek.

DOĞULULAŞMAK

Doğu yaşayışını benimsemek.

BOĞULABİLMEK

Boğulma olasılığı bulunmak.

ÇOĞULLAŞTIRMA

Çoğullaştırmak işi.

BOĞULAJEYIH

Boğulacağız.

ÇOĞULLAŞTIRILMAK

Bir kelime çokluk ifade edecek biçime getirilmek.

ÇOĞULDAŞMAK

Kalabalık hale gelmek, birçok kimse bir araya toplanmak.

BOĞULUVERME

Boğuluvermek işi.

  -   -   -  

Anlamında OĞUL bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde OĞUL geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DÖLLENME

Erkek gametle dişi gametin kaynaşmasıyla yumurtacığın oğulcuk durumuna gelmesi, aşılanma, ilkah. Tozlaşma.

ÇOĞULLAMAK

Çoğul duruma getirmek.

BOĞULMA

Boğulmak işi.

EMBRİYOLOJİ

Dölüt durumuna gelinceye kadar oğulcuğun geçirdiği gelişim evrelerini inceleyen biyoloji kolu.

ÇOĞULLUK

Çoğul olma durumu.

ÇOCUK

Küçük yaştaki erkek ya da kız. Genç erkek. Soy bakımından oğul veya kız, evlat. Büyükler arasında daha az yaşlı olan kişi. Belli bir işte yeteri kadar deneyimi ve yeteneği olmayan kimse. Büyüklere yakışmayacak, daha çok küçüklerin yapabileceği gibi davranan kimse. Bebeklik ile erginlik arasındaki gelişme döneminde bulunan oğlan veya kız, uşak.

EMBRİYO

Oğulcuk.

AĞIRLIK

Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.

BÖLÜT

Zigotun bölünmesinden sonra oğulcukta ortaya çıkan ve az çok birbirine benzeyen parçaların her biri. Eklem bacaklıların vücudunu oluşturan yan yana dizili parçaların her biri, halka.

BOĞUM

Boğulmuş, sıkılmış yer. İnce damarların veya sinirlerin yumak gibi toplandığı yer. Parmak, kamış, saz vb. bitkilerin şişkince bölümü.

BAŞKALAŞMA

Başkalaşmak işi. Oğulcuk evresinden ergin olana değin bir hayvanın geçirdiği biçim ve yapı değişimleri, istihale, metamorfoz.

ÇOKLUK

Sayı veya ölçü yönünden çok olma durumu, çoğul, kesret, ekseriyet, teklik karşıtı. Çoğunluk. Sık sık, çokça, çok kez. Kelimelerin belirli eklerle birden çok varlığı veya kişiyi bildirme biçimi, çoğul, cem.

GARK

Suya batma, boğulma. Suya batırma.

ÇOĞULCU

Çoğulculukla ilgili olan (kimse veya görüş), plüralist. Çoğulculuk yanlısı olan, plüralist.

DEYİ

Dil, söz, işaret, mimik vb. anlatım araçlarının bütünü, logos. Hristiyan felsefesinde Tanrı kelamını insanlara ulaştıran oğul, logos.

ETENELENMEK

Oğulcuk veya eklentileriyle ana arasında ilgi kurmak.

DÖLÜT

Oğulcuğun gelişimini büyük ölçüde tamamladığı, bütün organ taslaklarının oluştuğu üçüncü aydan doğuma kadarki durumu, cenin, fetüs.

ALATURKA

Eski Türk gelenek, görenek, töre ve hayatına uygun, Doğuluca, alafranga karşıtı. Düzensiz, yöntemsiz. Alaturka saat. Bu töre ve hayatı benimsemiş (kimse).

BLASTULA

Yumurta hücresi oğulcuk olurken morulanın gelişerek içi boş yuvarlak biçime girmesi durumu, morula.

ÇOĞULLAMA

Çoğullamak işi.