Kelimeler arşivi içinde; başında "oğur" olan, toplam 16 adet kelime bulunmaktadır. oğur ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu oğur ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde oğur olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
OĞURCALIK, OĞURLAMAH, OĞURLAMAK, OĞURRAMAH, OĞURRAMAK
OĞURTTAN
OĞURALP, OĞURATA, OĞURCAH, OĞURCAK, OĞURSAK, OĞURSUZ
OĞURÇU, OĞURHA, OĞURLİ
OĞUR
OĞUR
İneklerin çiftleşmek isteme durumu : Dana uğurdadır. Döl : Bizim inek oğur aldı. Hırsız. Sıkı fıkı, dost. Uğur. Ense, baş, alında olan etbeni, ur. Samimi, içten dost. Bir şey yapabilmek için ele geçen zaman veya elverişli durum.
OĞURSUZ
Süt veren koyun. Tembel, uyuşuk.
OĞURLAMAH
Çalmak, gizlice almak. Yolcu geçirmek.
OĞURCALIK
Çocuk yemek önlüğü.
OĞURSAK
Süt veren koyun. Kısır hayvan. Çiftleşmek isteyen dişi sığır, kısrak ve benzerleri hayvan.
OĞURÇU
Hırsız.
OĞURLİ
Eski türkçe ogur: bk. uğurli.
OĞURCAK
Yün bükmeye yarayan araç.
OĞURCAH
Hırsızlık.
OĞURLAMAK
Çalmak.
OĞURTTAN
Bir kezde, birden : Bir oğurttan ezberleyemem. Birdenbire, anlamadan.
OĞURRAMAK
Aşırmak, çalmak.
OĞURATA
Uğurlu ata.
OĞURHA
Sığır paçası.
OĞURRAMAH
Çalmak, gizlice almak.
OĞURALP
Uğurlu, mutlu yiğit.
Bu bölümde tanımı içerisinde OĞUR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BORANİ
Pirinçli, yumurtalı, yoğurtlu ıspanak vb. sebze yemeği.
AĞIRLAŞMAK
Ağır duruma gelmek. Sıkıcı ve bunaltıcı bir durum almak. Güçleşmek, zorlaşmak. Gökyüzü bulutlu ve karanlık, iç karartıcı bir hâl almak. Ağırbaşlı olmak. Yavaşlamak. Yiyecek bozulmaya yüz tutmak. Gebe kadın doğurması yaklaşmak. Hasta tehlikeli duruma gelmek, fenalaşmak. Organ görevini yapamaz duruma gelmek.
DOĞURGANLAŞMA
Doğurganlaşmak işi.
ÇOBANSÜZGECİ
Yoğurt otu.
AĞARTI
Uzaktan ancak seçilebilen, belli belirsiz bir aklık. Süt, yoğurt, peynir, ayran vb. yiyecek ve içecekler.
ÇALIMLIK
Yoğurt veya maya çalmaya yetecek kadar olan.
AKRABA
Kan bağıyla birbirine bağlı olan kimseler. Oluşma yönünden aynı kaynağa dayanan şeyler. Biri, diğerinin doğurduğu sonuç veya olgular.
AYRAN
Süt veya yoğurt yayıkta çalkalanarak yağı alındıktan sonra kalan sulu bölüm. Yoğurdun sulandırılıp çalkalanmasıyla yapılmış olan içecek.
ÇALACAK
Yoğurt mayası.
ÇILBIR
Kaynamış suyun içine kırılan yumurta piştikten sonra kevgirden geçirilip üzerine sarımsaklı yoğurt ve sos dökülerek hazırlanan bir yemek türü. Yulara takılan ip ya da zincir.
ALİNAZİK
Közlenmiş patlıcan, sarımsaklı yoğurt ve kıyma ile yapılmış olan bir yemek türü.
ÇÖKELEK
Yağı alınmış süt veya yoğurdun kaynatılmasıyla elde edilen bir peynir türü, kesik, ekşimik, torak. Tortu.
ABSORBE
Soğurma.
AĞIZ
Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.
DOĞURANLAR
Hayvanların yavru doğurma yoluyla üreyen sınıfı.
BUNALIM
Doğal bir süreçte birdenbire oluşan aykırılık, bunluk, buhran, kriz. Tehlikeli sonuç doğurabilecek gerginlik, buhran, kriz. Uyaranlara karşı duyarlığın, iş yapabilme gücünün, kendine güvenin azalarak karamsarlığın, umutsuzluğun güçlenmesiyle ortaya çıkan ruhsal bozukluk, ruhsal çöküntü, depresyon. Bir hastalıkta iyileşme veya ölümle sonuçlanan, birdenbire ortaya çıkan fizyolojik değişiklik, kriz. Çöküntü.
DOĞURGAN
Çok doğuran. Çok eser veren, velut. Verimli.
AĞIRAYAK
Doğurması yakın (kadın).
CACIK
Yoğurt, ayran içine hıyar veya marul doğranarak yapılan, çoğu kez sarımsaklı, iştah açıcı yiyecek.
DİŞİ
Yumurta oluşturan veya yavru doğuran (birey). Girintili ve çıkıntılı olarak bir çift oluşturan nesnelerden girintili olan. Yumuşak, kolay işlenen (maden). Kadın. Şuh, işveli, çekici. Verimli, doğurgan. Erkeği tarafından döllenecek biçimde oluşmuş (hayvan veya bitki).