Kelimeler arşivi içinde; sonunda "oğuş" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. Sonu oğuş ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında oğuş olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde oğuş olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
YARANBOĞUŞ
DOĞUŞ, KOĞUŞ, ÇOĞUŞ, GOĞUŞ, YOĞUŞ
OĞUŞ
OĞUŞ
Erkek çocuk. Bereketli, çok: Bu yıl mahsulat oğuş oldu.
GOĞUŞ
Henüz kullanılmamış, rendelenmemiş tahta.
YARANBOĞUŞ
Güreşe başlarken yapılan boğuşma.
DOĞUŞ
Doğma işi.
KOĞUŞ
Kışla, okul, tutukevi, hastane vb. kalabalık yerlerde, içinde birçok kimsenin yattığı veya barındığı büyük oda. Osmanlı Devleti'nde devşirilen çocuklara acemi ocağında eğitim ve öğretimin verildiği, birbirini izleyen yedi oda.
ÇOĞUŞ
Göllerde kamışlar arasından geçen kayık yolu.
YOĞUŞ
İş.
Bu bölümde tanımı içerisinde OĞUŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
FITRİYE
Doğuştancılık.
MEYDANCI
Avlu, bahçe vb. yerleri süpürüp temizleyen hizmetli. Mevlevi tekkelerinde konukları karşılayan, meydanı açan, Mevlevi raksını düzenleyen tarikat adamı. Hapishane koğuşlarında ayak işlerini gören kimse.
AKŞIN
Doğuştan boya maddesi bulunmadığı için kıllarında ve gözlerinde, bazen de derisinde ak olan (hayvan veya insan), çapar, albinos.
TEKEVVÜN
Oluş, oluşma, var olma, doğuş.
İÇGÜDÜ
Bir canlı türünün bütün bireylerinde akıl ve düşünceden bağımsız olarak doğuştan gelen bilinçsiz her türlü hareket ve davranış, insiyak, sevkitabii. Organizmayı o türe özgü olan bir amaca ulaşmaya sürükleyen davranış eğilimi.
SOYLU
Doğuştan veya hükümdar buyruğuyla, bazı ayrıcalıklara sahip olan ve özel unvanlar taşıyan (kimse), asaletli, asil, kerim. Saygı uyandıran, yücelik taşıyan. İyi tanınmış, köklü bir aileden gelen (kimse), necip, kişizade, asil. Soyu iyi nitelikli olan, iyi cins soydan gelen (at vb.).
MANGA
On kişilik asker birliği. Savaş gemilerinde deniz erlerinin yattığı koğuş. Japon çizgi romanı.
NATİVİZM
Doğuştancılık.
FITRİ
Doğuştan.
BOĞUŞULMAK
Boğuşma işi yapılmak.
KLİNİK
Hastanın bakıldığı, muayene edildiği yer. Vücut muayenesinde görülen (hastalık belirtisi). Hekim olacak öğrencilerin hasta başında uygulamalı olarak ders gördükleri hasta koğuşu.
MÜSTAİT
Doğuştan yetenekli, kabiliyetli olan.
BOĞUŞMA
Boğuşmak işi.
BOĞUŞULMA
Boğuşulmak işi.
DALAŞMAK
Köpekler boğuşup birbirini ısırmak. Ağız kavgası etmek.
SOĞUŞMA
Soğuşmak işi.
BEYAN
Bildirme. Bir eserde, düşüncelerin, duyguların, hayallerin doğuş ve değerlerini, bunların anlatımında tutulacak yolları konu edinen bir edebiyat bilgisi dalı.
DOĞUŞTAN
Yaradılıştan. Kişinin doğduğu andan beri var olan, doğuşla birlikte gelen, fıtri.
MİTOLOJİ
Mitleri, doğuşlarını, anlamlarını yorumlayan, inceleyen bilim. Bir ulusa, bir dine, özellikle Yunan, Latin uygarlığına ait mitlerin, efsanelerin bütünü.
BEN
Çoğu doğuştan, tende bulunan ufak, koyu renkli leke ya da kabartı. En çok üzümde görülen olgunlaşma belirtisi. Kişiyi öbür varlıklardan ayıran bilinç. Teklik birinci kişiyi gösteren söz. Olta veya tuzağa konulan yem. Saçta, sakalda beliren beyazlık. Bir kimsenin kişiliğini oluşturan temel öge, ego. Kuşun yavrusuna taşıdığı yem.