Kelimeler arşivinde; içinde "oğuş" olan, toplam 41 tane kelime bulunuyor. İçerisinde oğuş bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu oğuş ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında oğuş olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
DOĞUŞTANCILIK
BOĞUŞABİLMEK
YOĞUŞTURUCU, ÇOĞUŞTURMAK, BOĞUŞABİLME, YOĞUŞTURMAK
YOĞUŞTURMA, YARANBOĞUŞ, BOĞUŞULMAK, ÇOKDOĞUŞLU, KOĞUŞTURMA, DOĞUŞTANCI
YOĞUŞMALI, BOĞUŞULMA, KOĞUŞTURU, KOĞUŞKENT
YOĞUŞMAK, BOĞUŞMAK, KOĞUŞTAK, KOĞUŞMAK, DOĞUŞTAN, DOĞUŞSUZ, DOĞUŞLAR, GOĞUŞMAK, SOĞUŞMAK
OĞUŞMAK, SOĞUŞMA, YOĞUŞMA, YOĞUŞAK, OĞUŞMAH, BOĞUŞMA, YOĞUŞUK, DOĞUŞLU, YOĞUŞUM
OĞUŞ
Erkek çocuk. Bereketli, çok: Bu yıl mahsulat oğuş oldu.
YOĞUŞTURUCU
Damıtma işlemi sırasında içinden su akımı geçirildiğinde oluşan buharın soğutulmasıyla yeniden sıvı hâle dönüştürülmesini sağlayan camdan yapılmış araç. Buharın yoğuşmasını sağlayan büklüm boru. Buharları sıvıya dönüştürmek için soğutan aygıt.
BOĞUŞABİLME
Boğuşabilmek işi.
DOĞUŞTANCILIK
Herhangi bir canlı türünün yapısal ve görevsel gelişiminde yaşantı, öğrenme vb. edinilmiş faktörlere değil, kalıtımla ilgili olanlara ağırlık ve öncelik veren görüş, fıtriye, nativizm.
BOĞUŞULMAK
Boğuşma işi yapılmak.
YOĞUŞMALI
Su buharının yoğunlaşmasıyla oluşan suyun yeniden kullanılmasını sağlayan (kombi vb.).
KOĞUŞTURU
Bir konuyu belge ve bulguları gözden geçirerek araştırma.
KOĞUŞTURMA
ta'kib.
DOĞUŞTANCI
Doğuştancılık yanlısı.
BOĞUŞABİLMEK
Boğuşma imkânı veya olasılığı bulunmak.
YOĞUŞTURMAK
Yoğunlaştırmak.
BOĞUŞULMA
Boğuşulmak işi.
YARANBOĞUŞ
Güreşe başlarken yapılan boğuşma.
YOĞUŞTURMA
Yoğuşturmak işi.
ÇOKDOĞUŞLU
Birkaç doğuşlu kaside.
ÇOĞUŞTURMAK
Ateşi yakmak, tutuşturmak, alevlendirmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde OĞUŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
SOĞUŞMA
Soğuşmak işi.
DOĞUŞTAN
Yaradılıştan. Kişinin doğduğu andan beri var olan, doğuşla birlikte gelen, fıtri.
NATİVİZM
Doğuştancılık.
FITRİ
Doğuştan.
BEYAN
Bildirme. Bir eserde, düşüncelerin, duyguların, hayallerin doğuş ve değerlerini, bunların anlatımında tutulacak yolları konu edinen bir edebiyat bilgisi dalı.
BEN
Çoğu doğuştan, tende bulunan ufak, koyu renkli leke ya da kabartı. En çok üzümde görülen olgunlaşma belirtisi. Kişiyi öbür varlıklardan ayıran bilinç. Teklik birinci kişiyi gösteren söz. Olta veya tuzağa konulan yem. Saçta, sakalda beliren beyazlık. Bir kimsenin kişiliğini oluşturan temel öge, ego. Kuşun yavrusuna taşıdığı yem.
İÇGÜDÜ
Bir canlı türünün bütün bireylerinde akıl ve düşünceden bağımsız olarak doğuştan gelen bilinçsiz her türlü hareket ve davranış, insiyak, sevkitabii. Organizmayı o türe özgü olan bir amaca ulaşmaya sürükleyen davranış eğilimi.
BOĞUŞMA
Boğuşmak işi.
VELADET
Doğum, doğma, doğuş.
TEKEVVÜN
Oluş, oluşma, var olma, doğuş.
TULU
Güneşin doğması, doğuşu.
KLİNİK
Hastanın bakıldığı, muayene edildiği yer. Vücut muayenesinde görülen (hastalık belirtisi). Hekim olacak öğrencilerin hasta başında uygulamalı olarak ders gördükleri hasta koğuşu.
FITRİYE
Doğuştancılık.
MÜSTAİT
Doğuştan yetenekli, kabiliyetli olan.
SOYLU
Doğuştan veya hükümdar buyruğuyla, bazı ayrıcalıklara sahip olan ve özel unvanlar taşıyan (kimse), asaletli, asil, kerim. Saygı uyandıran, yücelik taşıyan. İyi tanınmış, köklü bir aileden gelen (kimse), necip, kişizade, asil. Soyu iyi nitelikli olan, iyi cins soydan gelen (at vb.).
MEYDANCI
Avlu, bahçe vb. yerleri süpürüp temizleyen hizmetli. Mevlevi tekkelerinde konukları karşılayan, meydanı açan, Mevlevi raksını düzenleyen tarikat adamı. Hapishane koğuşlarında ayak işlerini gören kimse.
DALAŞMAK
Köpekler boğuşup birbirini ısırmak. Ağız kavgası etmek.
MANGA
On kişilik asker birliği. Savaş gemilerinde deniz erlerinin yattığı koğuş. Japon çizgi romanı.
MİTOLOJİ
Mitleri, doğuşlarını, anlamlarını yorumlayan, inceleyen bilim. Bir ulusa, bir dine, özellikle Yunan, Latin uygarlığına ait mitlerin, efsanelerin bütünü.
AKŞIN
Doğuştan boya maddesi bulunmadığı için kıllarında ve gözlerinde, bazen de derisinde ak olan (hayvan veya insan), çapar, albinos.