Kelimeler arşivinde; içinde "leke" olan, toplam 70 tane kelime bulunuyor. İçerisinde leke bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu leke ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında leke olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
MÜSTEMLEKELEŞMEK
MÜSTEMLEKELEŞME, GÜNEYFALEKETTİN, MÜSTEMLEKECİLİK
MEMLEKETSİZLİK
MEMLEKETÇİLİK
MÜSTEMLEKECİ
MEMLEKETSİZ
ÇİLEKEŞLİK, YELEKENLİK, LEKELETMEK, MÜSTEMLEKE, MEMLEKETLİ, MEMLEKETÇİ, LEKESİZLİK, LEKELENMEK
LEKERESİM, LEKEBASKI, LEKELEMEK, LEKELENME, LEKELETME, LEKECİLİK
ETLEKESİ, KALEKENT, HELEKECİ, MEMLEKET, LEKELEME, GELEKENE, MEVLEKEN, ELEKENTİ, ELEKECİK, SÜMALEKE, BELEKERE
ÇİLEKEŞ, LEKESİZ, ÜSLEKES, KÖLEKER, KELEKER, KELEKEN, YELEKEN, HALEKET, BÖLEKEN, SİLEKEN, FİLLEKE, FELEKET, PİLEKEN, FEZLEKE
SÜLEKE, LEKEŞİ, LEKECİ, HELEKE, PİLEKE, LEKERT, ÖLEKEZ, LEKERC, HÖLEKE, FİLEKE, FELEKE, ELEKET, DÖLEKE, ÇÜLEKE, ÇÖLEKE, CÜLEKE, BELEKE, TELEKE, LEKELİ, MELEKE
LEKES, LEKEZ
LEKE
LEKE
Kirliliği gösteren iz. Güneş, ay, yıldız veya herhangi bir gezegenin parlak yüzeyinde görülen karanlık bölüm. Yüz kızartacak durum, namussuzluk, kara, şaibe. Bir yüzeyde türlü sebepler dolayısıyla oluşan farklı renk. Vücudun herhangi bir yerinde oluşan değişik renk.
MÜSTEMLEKELEŞME
Sömürgeleşme.
MÜSTEMLEKECİ
Sömürgeci.
MÜSTEMLEKECİLİK
Sömürgecilik.
MEMLEKETÇİLİK
Memleketçi olma durumu.
MEMLEKETÇİ
Memleketin her bakımdan yükselmesini, gelişmesini isteyen, bu yolda çaba harcayan kimse.
MÜSTEMLEKE
Sömürge.
MEMLEKETSİZ
Memleketi olmayan.
ÇİLEKEŞLİK
Çilekeş olma durumu.
GÜNEYFALEKETTİN
Bolu ili, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
YELEKENLİK
Esintili, yelli hava.
LEKELETMEK
Lekeli duruma getirmek.
MEMLEKETSİZLİK
Memleketsiz olma durumu.
LEKESİZLİK
Lekesiz olma durumu.
MEMLEKETLİ
Aynı memleketten olan kimse, toprak, yerdeş, hemşehri. Memleket halkı.
MÜSTEMLEKELEŞMEK
Sömürgeleşmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde LEKE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇİL
Orman tavuğugillerden, eti için avlanan, ormanlarda yaşayan bir kuş, dağ tavuğu (Tetrastes bonasia). Aynada oluşan leke. Çoğunlukla yüzde oluşan kahverengi küçük benekler. Tüyünde küçük benekler bulunan (hayvan). Bitki köklerindeki kıla benzer ince uzantılar. Yeni ve parlak (para veya altın).
ACUR
Kabakgillerden, kabuğu çizgili ve tüylü, yeşil veya sarımtırak, üzeri yeşil lekeli, irice bir meyve (Cucumis flexuosus).
AK
Kar, süt vb.nin rengi, beyaz, kara ve siyah karşıtı. Bu renkte olan. Sıkıntısız, rahat. Dürüst. Beyaz leke. Temiz.
BENEKLİ
Ufak lekeleri bulunan.
BURALI
Bu memleketli, bu yerin halkından olan kimse.
ALIŞKANLIK
Bir şeye alışmış olma durumu, alışkınlık, alışmışlık, alışkı, itiyat, huy, meleke, ünsiyet, yordam. İç ve dış etkilerle hep aynı biçimde gerçekleşmesi sonucu beliren şartlanmış davranış. Yakınlık, arkadaşlık, ünsiyet.
ÇÜRÜK
Çürümüş olan. Sakat. Vurma veya sıkıştırma yüzünden vücutta oluşan mor leke. İş göremez, hastalıklı. Sağlam bir temele veya kanıtlara dayanmayan. Sağlam ve dayanıklı olmayan.
ÇİÇEKSİMEK
Çiçek gibi olmak, çiçeklenmek. Kristal durumunda bulunan bir bileşik, kristal suyunu yitirip beyazımsı bir toz durumunu almak. Deride leke, sivilce, çiçek gibi döküntüler belirmek.
ALAZLANMAK
Alazlama işine konu olmak. İnsan derisinin üstünde kızıllık veya kızıl lekeler belirmek.
DANAAYAĞI
Yılanyastığıgillerden, yaprakları lekeli bir bitki (Arum).
ÇÜRÜMEK
Genellikle mikroorganizmaların etkisiyle, kimyasal değişikliğe uğrayarak bozulup dağılmak. Vurulma veya sıkışma yüzünden vücutta lekeler oluşmak. Sağlamlığını, dayanıklılığını yitirmek. Yıpranmak, çökmek. Bir düşünce temelsiz ve kanıtsız kalmak.
BERTİK
Yara, bere. İncinmiş, burkulmuş. Deride mor leke, çürük.
BENEK
Herhangi bir şey üzerindeki ufak leke, nokta, puan. Güneş lekeleri yöresinde görülen, parlak taneciklerden ve parlak damarlardan oluşmuş bölüm, fakül.
AKITMA
Akıtmak işi, isale. Enli bilezik. Un, süt, yağ, yumurta, şeker veya pekmezle yoğrularak cıvık bir duruma getirilen hamurun kızgın sac üzerinde pişirilmesiyle yapılmış olan bir tatlı türü. Hayvanların, özellikle atların alınlarında bulunan ve burunlarına doğru uzanan beyaz leke.
ABRAŞ
Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).
AFT
Ağız mukozasında görülen ufak, kirli sarı lekeler.
AKKARAMAN
Orta ve Doğu Anadolu'nun batı kesimlerinde yaygın olarak yetiştirilen, vücudu beyaz, ağız, burun, göz etrafı, kulak ve ayaklarında siyah lekeler bulunabilen, kaba karışık yapağılı, yerli bir tür koyun.
ALAZLAMA
Alazlamak işi. Vücutta kızıllık veya kızıl lekeler belirmesi durumu.
BEN
Çoğu doğuştan, tende bulunan ufak, koyu renkli leke ya da kabartı. En çok üzümde görülen olgunlaşma belirtisi. Kişiyi öbür varlıklardan ayıran bilinç. Teklik birinci kişiyi gösteren söz. Olta veya tuzağa konulan yem. Saçta, sakalda beliren beyazlık. Bir kimsenin kişiliğini oluşturan temel öge, ego. Kuşun yavrusuna taşıdığı yem.
BEYAZLATICI
Dokunan kumaşların renk tonlarını açan veya beyazlatan ve kumaşlar üzerindeki lekeleri gideren (kimse). Daha beyaz duruma getiren kimyasal madde.