İçinde LELE geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "lele" olan, toplam 57 tane kelime bulunuyor. İçerisinde lele bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu lele ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında lele olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

RASTGELELEŞTİRME

15 harfli kelimeler

ISILELEKTRİKLİK

14 harfli kelimeler

ACELELEŞTİRMEK

13 harfli kelimeler

KÖLELEŞTİRMEK, ACELELEŞTİRME, KERTENKELELER, DENİZLALELERİ, ŞELELENDİRMEK

12 harfli kelimeler

KÖLELEŞTİRME, KÖLELEŞTİRİŞ, IŞILELEKTRİK

11 harfli kelimeler

PEHLELEŞMEK, ACELELEŞMEK, HELLELENMEK, TEKLELENMEK

10 harfli kelimeler

HELLELEMEK, ŞELELENMEK, HALELENMEK, KÖLELEŞMEK, YELELENMEK, ACELELEŞME, ÇİLELENMEK

9 harfli kelimeler

YÜLELEMEK, ÖYLELEMEK, ÖYLELEYİN, YELELENME, LELEMENDİ, KÖLELEŞME, ÇİLELEMEK, HALELENME, GÜLELEMEK, GÜCÜLELEN, FELELEMİN

8 harfli kelimeler

ALELEMEK, DÜNLELER, İLELEBET, YELELEĞİ

7 harfli kelimeler

ŞELLELE, SÜLELER, YELELEK, YİLELEK, LELENGİ, LELEVÜN, LELEVAN, LELEŞME, ELLELEM, ELELEYH, ELELELE

6 harfli kelimeler

LELEYH, SÜLELE, HELELE, ELELEM

5 harfli kelimeler

LELEŞ, ELELE, LELEK, ALELE

4 harfli kelimeler

LELE

Bazı kelimelerin anlamları

LELE

Yalan. Baba. Delikanlı. Lala. El : Leleni uzat.

PEHLELEŞMEK

Mücadele etmek. Elense çekişmek; mücadele etmek.

KÖLELEŞTİRMEK

Köle durumuna getirmek.

TEKLELENMEK

Yuvarlanmak.

KÖLELEŞTİRİŞ

Köleleştirme işi.

ŞELELENDİRMEK

Abartmak.

IŞILELEKTRİK

Işıkla üretilen elektrik yükleri ve elektrik akanı. Kimi özdeklerin, yüzeylerine düşen ışık fotonlarının saldıkları erke ile yüzey atomlarından kopan elektronların oluşturduğu elektrik akımı.

DENİZLALELERİ

Vücutları bir sapla deniz dibine bağlı veya serbest olabilen, beş veya daha fazla kollu, toplu durumda yaşayan derisi dikenlilerden bir sınıf.

RASTGELELEŞTİRME

İstatistiksel teorinin tesadüfi örneklemeyi temel almış olması nedeniyle örneklemedeki taraflılığı önlemek ve hatayı azaltmak için yapılan bir işlem.

KÖLELEŞTİRME

Köleleştirmek işi.

KERTENKELELER

Kertenkele, bukalemun ve iguanaları içine alan dört ayaklı sürüngenler takımı. Gerçek kertenkele türlerini içine alan dört ayaklı sürüngenler topluluğu. Sürüngenler (Squamata) takımından, ayakları iyi gelişmiş ve beş parmakları olan, uzun ve sivri kuyruklu, göz kapakları hareketli, üzerleri pullu ya da pürçüklü olan türlere sahip bir alt takım. (Lacertilia),familyaları vardır.

HELLELENMEK

Nişastalı yiyecekler pişerken koyulaşmak, lapalaşmak.

ACELELEŞTİRME

Çabuklaştırma.

ISILELEKTRİKLİK

Isı etkisiyle elektrik oluşması.

ACELELEŞMEK

Çabuklaşmak.

ACELELEŞTİRMEK

Çabuklaştırmak.

  -   -   -  

Anlamında LELE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde LELE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇABUKLAŞTIRMAK

Bir işin yapılmasını hızlandırmak, aceleleştirmek, tesri etmek.

AĞILLANMAK

Toplanıp bir arada durmak. Çevresinde ağıl denen hale oluşmak, halelenmek.

ÇATLAK

Çatlamış olan. Yer altındaki taş kütlelerinin basınç ve gerilim dolayısıyla yer değiştirmeden çatlayıp yarılması, diyaklaz. Değişimin başlangıcı. Deli. Deri, mukoza, kemik veya herhangi bir organ üzerinde uzunluğuna olan açıklık, yarık, fissür. Ara, aralık. Herhangi bir yerde uzunluğuna olan açıklık.

ALINTILAMAK

Bir yazıya başka bir yazarın yazısından cümle veya cümleler almak, alıntı yapmak, aktarmak, iktibas etmek.

ANTROK

Triyas devri katmanlarında bulunan, derisi dikenlilerden, deniz lalelerinin saplarını oluşturan kalsiyum karbonat birleşimli fosil.

EVET

"Öyledir" anlamında kullanılan bir doğrulama veya onaylama sözü, olur, oldu, peki, tamam, ya, beli, ha, he. Sözü açan veya bağlayan bir söz. Olumlu cümlelerde anlamı pekiştiren bir söz.

AKTARMAK

Bir şeyi bir yerden, bir kaptan başka bir yere veya kaba geçirmek. Toprağı altı üstüne gelecek bir biçimde iyice bellemek. Alıntılamak. Bir kitabı başından sonuna kadar okumak. Bir lehçeyi başka bir lehçeye uyarlamak. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyurmak ve yaymak. Tür değişikliği yapmak. Bir şeyin yolunu, yönünü değiştirmek. Çatı kiremitlerinin kırık ve bozuk olanlarının yerlerine sağlamlarını koymak. Bir tekniğe göre biçimlendirmek, uyarlamak. Birinin başka biriyle telefonla konuşmasını sağlamak. Üretilmiş olan bir enerjiyi, başka organlara iletmek. İletmek, bildirmek.

ACYOCU

Borsa veya piyasada tahvil için çeşitli hileler uygulayan, dolaplar çeviren kimse.

ÇABUKLAŞTIRMA

Çabuklaştırmak işi, tacil, aceleleştirme.

FIŞKIRMA

Fışkırmak işi. Güneş yüzeyinden uzaya sıcak gaz kütlelerinin fırlaması.

BARBATA

Kalelerde mazgal ve mazgal siperlerinin oluşturduğu girintili çıkıntılı dış duvarların üst bölümü, kale korkuluğu.

AŞİRET

Dil ve kültür yönünden büyük bir türdeşlik gösteren, birçok boydan oluşan, yapısındaki aileler arasında toplum, ekonomi, din, kan veya evlilik bağları bulunan göçebe veya yerleşik nitelikteki topluluk, oymak.

ÇIMACI

Vapur iskelelerinde çıma uzatan veya tutan işçi.

ÇABUKLAŞMA

Çabuklaşmak işi, aceleleşme.

AKTARICI

Dam kiremitlerini aktarıp kırıkları yenileyen kimse. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyuran ve yayan kimse. Görüntüyü bir bölgeden başka bir bölgeye ileten araç.

EĞER

Şart anlamını güçlendirmek için şartlı cümlelerin başına getirilen kelime, şayet.

FAY

Kayaç kütlelerinin bir kırılma düzlemi boyunca yerlerinden kayması, kırık (III).

BÖYLE

Bunun gibi, buna benzer. Bu yolda, bu biçimde, hakeza. İçinde "ne, nasıl" vb. sorular bulunan cümlelerin sonuna geldiğinde o cümlede anlatılan şeyin hoş karşılanmadığını veya ona şaşıldığını anlatan bir söz. Bu derece.

ÇABUKLAŞMAK

Çabukluk kazanmak, hızlanmak, aceleleşmek.

EFENDİBABA

Bazı ailelerde çocukların babaları, gelinlerin kayınpederleri için kullandıkları saygı sözü.