Kelimeler arşivinde; içinde "leme" olan, toplam 2877 tane kelime bulunuyor. İçerisinde leme bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu leme ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında leme olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
MİKROİZLENCELEME
SELLEMEHÜSSELAM, BELGEGEÇERLEMEK, MAKROELEMENTLER, OLİGOELEMENTLER, YUKARIBELEMEDİK
DÜZENLEMECİLİK, PARAMETRELEMEK, ŞEKERLEMECİLİK, ANTİKOMPLEMENT, AŞAĞIBELEMEDİK, BELGEGEÇERLEME, BETİMLEMECİLİK, BİYOELEMENTLER, ENDİRELLEMEMEK, GÖZETLEMECİLİK, KARŞIDENGELEME, MARMENEVİŞLEME, RESİMLEMECİLİK, TEMİZLEMECİLİK, YUKARISÖYLEMEZ
DERİNLEMESİNE, ELEKTRİKLEMEK, GALVANİZLEMEK, İNCELEMECİLİK, MÜREKKEPLEMEK, NAFTALİNLEMEK, PARAMETRELEME, ÇÖYDÜRÜKLEMEK, DÜMSÜYHLEMEYH, EYLEMESEYDİNE, GÖRÜNÇLÜKLEME, HİDROJENLEMEK, İLERLEMECİLİK, KERTERİZLEMEK, OSMENEVİŞLEME, SANTRİFUJLEME, SERDİMENLEMEK, SERTİMENLEMEK, SEYREYHLEMEYH, SÜRDÜRÜMLEMEK, YESTEYHLEMEYH
ÇERÇEVELEMEK, DEĞİRMİLEMEK, DİNAMİTLEMEK, ELEKTRİKLEME, FİHRİSTLEMEK, FİRKETELEMEK, GALVANİZLEME, GARANTİLEMEK, GÖRÜNTÜLEMEK, GÖZLEMECİLİK, HİDROJENLEME, KELEPÇELEMEK, KİREÇSİLEMEK, MENEVİŞLEMEK, MERDANELEMEK, MÜREKKEPLEME, MÜZEVİRLEMEK, NAFTALİNLEME, OKSİJENLEMEK, RAPTİYELEMEK, RÖNTGENLEMEK, SELAMETLEMEK, SERBESTLEMEK, SİSTİRELEMEK, SİYANÜRLEMEK, SÜSLEMECİLİK, TEDARİKLEMEK, TERBİYELEMEK, TESTERELEMEK, TÜKÜRÜKLEMEK, Devamını Oku »»
BENZİNLEMEK, BETİMLEMECİ, BETİMLEMELİ, BİLMEZLEMEK, BRİKETLEMEK, BÜTÜNLEMELİ, ÇEMBERLEMEK, ÇENGELLEMEK, ÇENTİKLEMEK, ÇERÇEVELEME, ÇEYREKLEMEK, ÇİMDİKLEMEK, ÇÖZÜMLEMELİ, DEĞİRMİLEME, DEĞNEKLEMEK, DERECELEMEK, DESTEKLEMEK, DİKLEMESİNE, DİNAMİTLEME, DİPÇİKLEMEK, DİRGENLEMEK, DİRSEKLEMEK, DİŞEĞİLEMEK, DİZGİNLEMEK, DOPİNGLEMEK, DÜRTÜKLEMEK, DÜRTÜŞLEMEK, DÜZENLEMECİ, ENDAZELEMEK, ENDEKSLEMEK, Devamını Oku »»
AFFEYLEMEK, ARŞİVLEMEK, BADİKLEMEK, BELGELEMEK, BELGİLEMEK, BELİKLEMEK, BELİNLEMEK, BELİRLEMEK, BELİTLEMEK, BESLEMELİK, BESTELEMEK, BETİMLEMEK, BEZEKLEMEK, BEZİRLEMEK, BİBERLEMEK, BİLMEZLEME, BİTÜMLEMEK, BÖLÜMLEMEK, BRİKETLEME, BÜTÇELEMEK, BÜTÜNLEMEK, BÜZGÜLEMEK, ÇEKİÇLEMEK, ÇEKİMLEMEK, ÇELİKLEMEK, ÇELMELEMEK, ÇEMENLEMEK, ÇEPELLEMEK, ÇEŞİTLEMEK, ÇEŞNİLEMEK, Devamını Oku »»
AFFEYLEME, AKÇÖPLEME, APRELEMEK, ARŞİVLEME, ATEŞLEMEK, BADİKLEME, BEKLEMELİ, BELGELEME, BELGİLEME, BELİKLEME, BELİNLEME, BELİRLEME, BELİTLEME, BERELEMEK, BESTELEME, BETİMLEME, BEZEKLEME, BEZELEMEK, BEZİRLEME, BİBERLEME, BİÇİMLEME, BİTÜMLEME, BÖLÜMLEME, BÜTÇELEME, BÜTÜNLEME, BÜYÜLEMEK, BÜZGÜLEME, CİLTLEMEK, ÇEKELEMEK, ÇEKİÇLEME, Devamını Oku »»
APRELEME, ATEŞLEME, BEKLEMEK, BELLEMEK, BERELEME, BESLEMEK, BEZELEME, BEZLEMEK, BİRLEMEK, BİZLEMEK, BÜYÜLEME, CEPLEMEK, CİLTLEME, ÇEKELEME, ÇENİLEME, ÇİFTLEME, ÇİMLEMEK, ÇİSELEME, ÇİTİLEME, ÇİTLEMEK, ÇİVİLEME, ÇİYLEMEK, DEFLEMEK, DEHLEMEK, DEMLEMEK, DENKLEME, DERLEMEK, DEŞELEME, DİNLEMEK, DİPLEMEK, Devamını Oku »»
BEKLEME, BELEMEK, BELLEME, BESLEME, BEZLEME, BİLEMEK, BİRLEME, BİZLEME, CEPLEME, ÇİLEMEK, ÇİMLEME, ÇİTLEME, ÇİYLEME, ÇÖPLEME, DEFLEME, DEHLEME, DEMLEME, DERLEME, DİLEMEK, DİNLEME, DİPLEME, DİŞLEME, DİZLEME, DÖLLEME, DÜŞLEME, DÜZLEME, EBELEME, EĞELEME, EĞLEMEK, EKLEMEK, Devamını Oku »»
BELEME, BİLEME, DİLEME, EĞLEME, EKLEME, ELEMEK, ELLEME, EMLEME, ESLEME, EYLEME, GELEME, İMLEME, İNLEME, İSLEME, İZLEME, KELEME, MELEME, ÖNLEME, ÖZLEME, PELEME, TELEME, ÜÇLEME, ÜFLEME, ÜNLEME, YELEME, ALEMEK, ALEMET, ÇİLEME, DELEME, DÖLEME, Devamını Oku »»
ELEME, ALEME, ÜLEME
LEME
LEME
An : Bir leme.
PARAMETRELEMEK
Parametreli bir eğri veya yüzey belirlemek.
BETİMLEMECİLİK
Betimlemeci olma durumu, tasvircilik.
BİYOELEMENTLER
Canlı organizmada meydana gelen ya da ihtiyaç duyulan elementler. 40 kadar olan bu elementlerden en önemlileri, C, O, H, N, S, Ca ve P'dir. Canlı organizmada meydana gelen veya gereksinim duyulan elementler. 40 kadar olan bu elementlerden en önemlileri karbon, oksijen, hidrojen, azot, kükürt, kalsiyum ve fosfordur.
ANTİKOMPLEMENT
Komplementin etkisini ortadan kaldıran antikor.
BELGEGEÇERLEME
Belgegeçerlemek işi.
SELLEMEHÜSSELAM
Ulu orta, çekinmeden, destursuz.
BELGEGEÇERLEMEK
Bir yazıyı belgegeçer ile başka bir yere göndermek, belgeçlemek, fakslamak.
OLİGOELEMENTLER
Canlılardaki biyokimyasal olaylarda katalizör rolü oynayan elementler.
DÜZENLEMECİLİK
Düzenlemecinin yaptığı iş.
YUKARIBELEMEDİK
Adana ilinde, Kamışlı bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
AŞAĞIBELEMEDİK
Adana şehri, Karaisalı belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
ŞEKERLEMECİLİK
Şekerlemecinin işi veya mesleği.
MİKROİZLENCELEME
Bir bilgisayarı, mikroizlenceler geliştirerek bellenim olanaklarıyla donatma.
MAKROELEMENTLER
Kalsiyum, fosfor, magnezyum, sodyum, potasyum, klor ve kükürdü kapsayan, kg dokuda gr olarak bulunan ve günlük olarak en az 100 mg dozunda alınması gereken kimyasal elementler, ana elementler, plastik elementler.
ENDİRELLEMEMEK
Tenezzül etmemek.
Bu bölümde tanımı içerisinde LEME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AÇINSAMAK
Bir yerin özelliklerini ortaya çıkarmak için araştırma ve inceleme yapmak, istikşaf etmek.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
AĞITÇI
Ölüye ağıt söylemek için tutulan kimse, ağlayıcı, sagucu, mersiyehan.
AÇIKÇASI
Açık söylemek gerekirse, Türkçesi. Düpedüz.
AÇMALIK
Kiri çıkarmak veya eşyayı iyice temizlemek için kullanılan her türlü madde.
AĞIZOTU
Topları ateşlemek için falyaya konulan ve barutun patlamasına sebep olan madde.
AÇIT
Bir duvarda kapı, pencere, kemerleme vb. bölümler için bırakılmış açıklık.
AFFEYLEME
Affeylemek işi.
AĞDACI
Şeker, tatlı ve helva yapımında ağda hazırlayan işçi. Ağda ile vücuttaki fazla tüyleri veya kılları temizlemeyi meslek edinmiş kimse.
AFSUNLAMAK
Büyülemek.
AĞARTMAK
Ak duruma getirmek, beyazlatmak. Kuyumculukta gümüşü temizlemek.
AFYONLAMAK
Afyon vererek uyuşturmak, uyutmak. Birini telkin yoluyla doğru düşünmesini önleyerek zararlı bir yola sürüklemek.
AÇMAZ
Satranç oyununda şahı koruyan taşlardan birinin yerinden oynatılamaması durumu. Tuluatta karşısındakine bir nükte veya tekerleme söyleme kolaylığını veren söz. İçinden zor çıkılır durum.
ABAJUR
Işığı bir yere toplamak, doğrudan doğruya gözlere vurmasını önlemek için kullanılan, kâğıt, kumaş, maden veya renkli camdan yapılmış lamba siperi. Genellikle üzeri siperli masa lambası veya ayaklı lamba.
AĞDA
Kaynatılarak çok koyu ve yapışkan bir macun durumuna getirilen pekmez veya limonlu şeker eriyiği. Şekerle yapılmış olan ürünlerin hazırlanması veya beklemesi sırasında şekerin ulaştığı koyuluk.
AĞILAMA
Zehirleme.
AFSUNLAMA
Büyüleme.
AÇIKLAMAK
Bir konuyla ilgili gerekli bilgileri vermek, izah etmek. Açıkça söylemek, ifşa etmek. Belirtmek, göstermek, açığa vurmak, izhar etmek. Bir sorunla ilgili aydınlatıcı bilgi vermek, tavzih etmek. Bir sözün, bir yazının ne anlatmak istediğini belirtmek, yorumlamak.
AĞILAMAK
Zehirlemek. Bir şeye zehir katmak.
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.