Kelimeler arşivinde; içinde "fad" olan, toplam 45 tane kelime bulunuyor. İçerisinde fad bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu fad ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında fad olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KAFADANBACAKLILAR
SÜLFADİMETOKSİN
İFADELENDİRMEK, LENFADENEKTOMİ, LENFADENOGRAFİ
İFADELENDİRME
SÜLFADİMİDİN, SÜLFADİYAZİN, LENFADENİTİS, SÜLFADİYAZOL
BİLİSTİFADE, İFADESİZLİK, SÜLFADOKSİN
FADILOBASI, KAFADARLIK, KAFADAŞLIK, LENFADENOZ, MOLLAFADIL, SOFADEMİRİ
KAFADİŞİ, KAFADAŞI, İFADESİZ, YIFFADAK, GIFFADAK, FADURGAN, İNTİFADA, İSTİFADE, FADILKÖY
İFADELİ, URFADAN, KAFADAR, KAFADAŞ, RAFADAN, FADILIM, FADILLI, FADLACI, KAFADAN, GOFADAK
FADİNE, FADMAK
FADIL, AHFAD, FADİK, İFADE
FAD
FAD
Flavin adenin dinükleotit.
SÜLFADİYAZİN
Beyin omurilik sıvısına en fazla geçebilen ve bu nedenle özellikle meningekoklardan ileri gelen beyin zarı hastalıklarının tedavisinde kullanılan sülfonamid.
SÜLFADOKSİN
Çoğunlukla trimetoprimle birleştirilerek kullanılan depo sülfonamid türevi.
LENFADENİTİS
Lenf yumrusu yangısı.
LENFADENOGRAFİ
Lenf yumrusunun kontrast madde enjeksiyonundan sonra görüntüsünün alınması.
SÜLFADİMETOKSİN
Vücuda alınmasından sonra hızla emilen ve plazma proteinlerine fazla bağlanmasından dolayı geç atılan depo sülfonamidlerden biri.
İFADELENDİRMEK
Anlamlandırmak, bir şey anlatır duruma getirmek.
BİLİSTİFADE
Yararlanarak.
SÜLFADİYAZOL
Sodyumlu tuzu, tüm hayvanlarda kullanılabilen ve alınmasından sonra böbreklerde kristalleşme ve kan işemeye neden olan sülfonamid türevi ilaç.
SÜLFADİMİDİN
Genellikle sodyum tuzu durumunda, özellikle koksidiyoz tedavisinde kullanılan hızla emilen ve hızlı atılan sülfonamid.
KAFADARLIK
Kafadar olma durumu, kafadaşlık.
İFADELENDİRME
İfadelendirmek işi.
İFADESİZLİK
İfadesiz olma durumu.
FADILOBASI
Kırıkkale kenti, Delice belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
LENFADENEKTOMİ
Lenf yumrusunun ameliyatla çıkarılması.
KAFADANBACAKLILAR
Baş bölgesinde sert bir gagası ve bunun çevresine sıralanmış çekmenli ayakları bulunan yumuşakçalar sınıfı.
Bu bölümde tanımı içerisinde FAD geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇOĞULLAŞTIRMAK
Bir kelimeyi çokluk ifade edecek biçime getirmek.
DİLLENDİRMEK
Biri hakkında dedikodu yapılmasına sebep olmak. Bir şeyi söz ile ifade etmek, söylemek.
AMA
Çelişkili ve tutarsız iki cümleyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz, amma, lakin, velakin. Uyarma veya şartlı bir ifade niteliğinde olan bir cümleyi, başka bir cümleye bağlamaya yarayan bir söz. Bir yargıyı veya bir buyruğu pekiştirmek için de kullanılan bir söz. Beklenmeyen bir sonucu anlatan iki cümleyi onun sebebi durumunda olan cümleye bağlayan bir söz. Bazen dikkati çekmek için cümlenin sonuna getirilen bir söz.
BÜZÜKTAŞ
Kafadar.
FORMÜL
Genel bir olguyu, bir kuralı veya ilkeyi açıklayan simgeler takımı. Bir veya birçok niceliğe bağlı bulunan bir niceliğin hesaplanmasına yarayan matematiksel anlatım. Çıkar yol, tutulan yol, yöntem. Kalıplaşmış, basmakalıp anlatım. Bir ilacın hazırlanmasında bir sonucun elde edilmesinde izlenecek işlemlerin çeşitli sayılar ve semboller kullanılarak ifade edildiği özgün kavram. Birleşik bir cismin birleşimine giren maddeleri ve bunların o birleşik maddedeki oranlarını gösteren kısaltma takımı. Bir belgenin yazılacağı biçimi ve ona özgü olan deyimi gösteren örnek.
BİRDEN
Bir defada. Birlikte, beraberce, hepsi bir arada. Ansızın.
AĞIZ
Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.
AŞK
Aşk hakkında çok fazla tanımlama yapılmıştır. Burada hepsinden bahsedersek, sayfalar dolusu metinler yazmamız gerekir. O yüzden, bu sayfada, diğer sayfalardaki tanımlamalardan farklı olarak, sadece aşk ve aşka benzer kelimelerin tanımını vererek, esas anlamını size bırakıyoruz.
ELÇİM
Bir defada ele alınabilecek kadar az olan nesne. Tutam, bir demet, bir parça.
KAFADAR
Görüş ve anlayışları birbirine uyan kimselerden her biri, kafadaş, kafa dengi, büzüktaş.
ARGONOT
Kafadan bacaklılardan, salyangoz kabuğu biçiminde kabuğu olan ve ahtapota benzeyen bir hayvan (Argonauta argo).
İSTİNABE
Davanın görülmekte olduğu mahkemeye gönderilmek için başka bir yerde bulunan bir tanığın oradaki mahkeme tarafından ifadesinin alınması.
FEVKALADE
Alışılmış olandan ayrı, olağanüstü, beklenmedik, görülmedik, işitilmedik. "Çok iyi, çok üstün, çok güzel" anlamlarında beğeni ifade eden bir söz. Aşırı bir biçimde. Aşırı, çok fazla.
DOZ
Bir ilacın bir defada veya bir günde alınması gereken miktarı, dozaj. Genellikle bir davranış, bir konuşma vb.nde yeterli görülen ölçü, dozaj. Bir maddenin bir birleşiğe, bir karışıma giren veya girmesi gereken belli miktarı, düze, dozaj.
HARABATİ
Maddi şeylere değer vermediği için üstüne başına özenmeyen. Vaktini meyhanelerde veya zevk ve sefada geçiren (kimse).
DEYİŞ
Deme, söyleme işi. Semahla birlikte yalnızca bağlama eşliğinde ağır tempoda söylenen bir beste türü. Halk şiiri, halk türküsü. Bir kimsenin bir konuyla ilgili anlattıkları, ifade. Söyleme biçimi, anlatım biçimi, üslup.
BİLDİRMEK
Herhangi bir şeyi haber vermek. Anlatmak, ifade etmek. Herhangi bir konuda bilgi vermek.
AHTAPOT
Kafadan bacaklılardan, dokunaçlı bir tür mürekkep balığı (Octopus). Genellikle burun zarı üzerinde çıkan bir ur türü, polip.
ALAKOK
Rafadan yumurta.
ANLATIM
Anlatma işi. Bir duyguyu, bir düşünceyi, bir konuyu söz veya yazı ile bildirme, ifade.