FAK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "fak" olan, toplam 59 adet kelime bulunmaktadır. fak ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu fak ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde fak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

FAKIEKİNCİLİĞİ, FAKİRLEŞTİRMEK

13 harfli kelimeler

FAKİRLEŞTİRME

12 harfli kelimeler

FAKRUZARURET, FAKOSİSTİTİS, FAKİRÖLDÜREN

11 harfli kelimeler

FAKİRLEŞMEK

10 harfli kelimeler

FAKİRLEŞME, FAKSLATMAK, FAKÜLTATİF, FAKOİDİTİS, FAKİRULLAH

9 harfli kelimeler

FAKLANGIÇ, FAKIUŞAĞI, FAKİRHANE, FAKÜLTELİ, FAKSİMİLE, FAKSLAMAK, FAKSLATMA, FAKIAHMET, FAKIBEYLİ, FAKIBEYNİ, FAKIRCALI

8 harfli kelimeler

FAKIOĞLU, FAKOLMAK, FAKIDAĞI, FAKIRMAK, FAKİRLİK, FAKİRİZM, FAKİRANE, FAKTİTİF, FAKSLAMA, FAKIRLIG

7 harfli kelimeler

FAKIRCA, FAKFAKI, FAKILLI, FAKİRCE, FAKILAR, FAKİTİS, FAKLAMA, FAKİLTE, FAKÜLTE

6 harfli kelimeler

FAKILI, FAKFON, FAKİTE, FAKİHE, FAKTÖR

5 harfli kelimeler

FAKTİ, FAKÜL, FAKYA, FAKİR, FAKİH, FAKIR, FAKAT, FAKAN

4 harfli kelimeler

FAKS, FAKR, FAKI

3 harfli kelimeler

FAK

Bazı kelimelerin anlamları

FAK

Tuzak, kapan.

FAKİRLEŞMEK

Yoksullaşmak.

FAKIEKİNCİLİĞİ

Kayseri ili, Pınarbaşı ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

FAKOİDİTİS

Fakitis.

FAKİRLEŞME

Yoksullaşma.

FAKİRLEŞTİRME

Yoksullaştırma.

FAKÜLTATİF

İstemli. Değişik koşullar altında yaşayabilme yeteneğine sahip olan. Hücre içinde veya oksjensiz koşullar gibi özel bir çevrede de yaşama yeteneğinde olma. İsteğe bağlı, mecburi olmayan.

FAKİRLEŞTİRMEK

Yoksullaştırmak.

FAKIUŞAĞI

Nevşehir şehrinde, Gülşehir ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Osmaniye ili, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

FAKSLATMAK

Belgegeçerletmek, belgeçletmek.

FAKİRÖLDÜREN

Üçüncü adlı sigara. (Yukarıdinek Şarkikaraağaç Isparta).

FAKRUZARURET

İleri derecede yoksulluk.

FAKOSİSTİTİS

Göz merceği kapsülasının yangısı.

FAKİRULLAH

Tanrı'nın büyüklüğü karşısında âciz olan kimse.

FAKLANGIÇ

Pistonuyla suyu içine çekip sonra dışarı atan bir çocuk oyuncağı. Kamış ya da ağaç dalından yapılıp tabanca gibi ses veren bir çocuk oyuncağı, patlangıç.

FAKİRHANE

Düşkünler yurdu. Alçak gönüllülük göstermek için kendi evinden bahsederken kullanılan bir söz.

  -   -   -  

Anlamında FAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde FAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ARMUT

Gülgillerden, çiçekleri beyaz, Türkiye'nin her yerinde yetişen bir ağaç (Pirus communis). Çok bön, çok aptal. Bu ağacın tatlı ve sulu, yumuşak, ufak çekirdekli meyvesi.

AŞHANE

Aşevi. Mutfak.

BAĞLAŞMAK

Bir şey yapmak için birbirine antlaşma veya sözleşme ile bağlanmak, ittifak etmek.

BELGEGEÇER

Yazılı, bilgi ve belgelerin telefon sistemi vasıtasıyla bir yerden bir yere iletilmesini anında sağlayan araç, belgeç, faks.

AYVAZ

Koca, erkek, eş. Savaş gemilerinde çalışan cerrah yardımcısı. Büyük konaklarda mutfak ve yemek hizmetlerinde çalıştırılan uşak.

AŞEVİ

Lokanta. Düğün, nişan vb. toplantılarda, verilecek yemekleri hazırlamak için geçici olarak mutfak gibi kullanılan yer. Yoksullara parasız yemek yedirilen veya dağıtılan yer, aşhane. Tekkelerde yemek pişirilen yer.

BAZİK

Baz niteliği gösteren. Birleşiminde asit ve baz ağırlığı oranı normal tuza göre az fakat baz oranı normal tuza göre yüksek olan (tuz).

ASTROPİKAL

Tropikal bölgelere yakın fakat daha yüksek bir enlemde olan.

ARABOZAN

İki kişinin arasındaki dostluğu veya geçimi bozan (kimse), ara bozucu, ordubozan, fesatçı, fitçi, nifakçı, münafık, müfsit, müzevir.

ANCAK

"Yalnızca" anlamında, sınırlama bildiren bir söz, bir. "Lakin, ama, fakat, yalnız" sözleri gibi bir düşünceye karşıt ikinci bir düşünceyi anlatan bir söz. "Olsa olsa, en çok, daha çok, güçlükle" anlamlarında, bir şeyin daha çoğunun, ilerisinin olmadığını gösteren bir söz, dar, gücün. En erken.

BAŞARISIZLIK

Başarısız olma durumu, muvaffakiyetsizlik.

BAŞARISIZ

Başarı göstermeyen, muvaffakiyetsiz. Muvaffakiyetsiz. Başarı göstermeyerek.

AFT

Ağız mukozasında görülen ufak, kirli sarı lekeler.

AMİL

Etken, etmen, sebep, faktör.

BAŞARILI

Başarı gösteren, muvaffakiyetli. Başarılmış, üstesinden gelinmiş. Başarılı bir biçimde, başarı göstererek.

BEN

Çoğu doğuştan, tende bulunan ufak, koyu renkli leke ya da kabartı. En çok üzümde görülen olgunlaşma belirtisi. Kişiyi öbür varlıklardan ayıran bilinç. Teklik birinci kişiyi gösteren söz. Olta veya tuzağa konulan yem. Saçta, sakalda beliren beyazlık. Bir kimsenin kişiliğini oluşturan temel öge, ego. Kuşun yavrusuna taşıdığı yem.

AYVA

Gülgillerden, çiçekleri iri, beyaz veya pembe, yapraklarının altı tüylü, orta yükseklikte bir ağaç (Cydonia vulgaris). Bu ağacın büyük, sarı renkte, tüylü, mayhoş, dokusu sertçe, ufak çekirdekli meyvesi.

BAĞLAŞMA

Bağlaşmak işi, ittifak.

BAŞARMAK

Bir işi istenilen bir biçimde bitirmek, muvaffak olmak.

ARABOZANLIK

Arabozanın işi, ara bozuculuk, ordubozanlık, fesatlık, fesatçılık, fitçilik, nifakçılık, münafıklık, müzevirlik, müfsitlik.