Sonu FAK ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "fak" olan, toplam 21 adet kelime bulunmaktadır. Sonu fak ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında fak olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde fak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

8 harfli kelimeler

YAĞLUFAK, MUVAFFAK

7 harfli kelimeler

İRTİFAK, İTTİFAK, MUVAFAK, KÜLUFAK

6 harfli kelimeler

MUTFAK, MARFAK

5 harfli kelimeler

EŞFAK, ZAFAK, TUFAK, TAFAK, KOFAK, KAFAK, ŞAFAK, NİFAK, İNFAK

4 harfli kelimeler

AFAK, UFAK, OFAK

3 harfli kelimeler

FAK

Bazı kelimelerin anlamları

FAK

Tuzak, kapan.

İRTİFAK

Dayanma.

MUVAFAK

Muvaffak.

KÜLUFAK

Kırılıp dökülerek ufalanmış, parçalanmış.

İTTİFAK

Anlaşma, uyuşma, bağlaşma. Oy birliği.

TAFAK

Balıkesir ilinde, Dursunbey ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

TUFAK

Maltız : Yemeği tufakta pişiriyorum. Bela : Allah şu askerleri tufaktan saklaya.

ZAFAK

Yağmur bulutu.

ŞAFAK

Güneş doğmadan az önce beliren aydınlık. Askerler arasında terhis için kalan gün sayısından önce söylenen bir söz.

EŞFAK

Çok şefkatli, çok sevecen kimse.

KAFAK

Çınar.

YAĞLUFAK

Yufka ekmeğin hafifçe ıslatılıp doğrandıktan sonra, yumurtayla birlikte yağda pişirilmesiyle yapılan bir yemek.

MARFAK

Leblebicilerin tavadaki nohudun kabuğunu çıkarmak için kullandıkları yuvarlak kütük.

MUTFAK

Yemek pişirilen yer, aş damı. Yiyecek kültürünün tamamı.

MUVAFFAK

Başarmış, başarılı (kimse).

KOFAK

İçi boş, kof.

  -   -   -  

Anlamında FAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde FAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BAĞLAŞMA

Bağlaşmak işi, ittifak.

BAZİK

Baz niteliği gösteren. Birleşiminde asit ve baz ağırlığı oranı normal tuza göre az fakat baz oranı normal tuza göre yüksek olan (tuz).

ASTROPİKAL

Tropikal bölgelere yakın fakat daha yüksek bir enlemde olan.

BELGEGEÇER

Yazılı, bilgi ve belgelerin telefon sistemi vasıtasıyla bir yerden bir yere iletilmesini anında sağlayan araç, belgeç, faks.

ANCAK

"Yalnızca" anlamında, sınırlama bildiren bir söz, bir. "Lakin, ama, fakat, yalnız" sözleri gibi bir düşünceye karşıt ikinci bir düşünceyi anlatan bir söz. "Olsa olsa, en çok, daha çok, güçlükle" anlamlarında, bir şeyin daha çoğunun, ilerisinin olmadığını gösteren bir söz, dar, gücün. En erken.

AYVA

Gülgillerden, çiçekleri iri, beyaz veya pembe, yapraklarının altı tüylü, orta yükseklikte bir ağaç (Cydonia vulgaris). Bu ağacın büyük, sarı renkte, tüylü, mayhoş, dokusu sertçe, ufak çekirdekli meyvesi.

BAĞLAŞMAK

Bir şey yapmak için birbirine antlaşma veya sözleşme ile bağlanmak, ittifak etmek.

BAŞARISIZ

Başarı göstermeyen, muvaffakiyetsiz. Muvaffakiyetsiz. Başarı göstermeyerek.

ARABOZANLIK

Arabozanın işi, ara bozuculuk, ordubozanlık, fesatlık, fesatçılık, fitçilik, nifakçılık, münafıklık, müzevirlik, müfsitlik.

BAŞARISIZLIK

Başarısız olma durumu, muvaffakiyetsizlik.

AYVAZ

Koca, erkek, eş. Savaş gemilerinde çalışan cerrah yardımcısı. Büyük konaklarda mutfak ve yemek hizmetlerinde çalıştırılan uşak.

AŞEVİ

Lokanta. Düğün, nişan vb. toplantılarda, verilecek yemekleri hazırlamak için geçici olarak mutfak gibi kullanılan yer. Yoksullara parasız yemek yedirilen veya dağıtılan yer, aşhane. Tekkelerde yemek pişirilen yer.

ARMUT

Gülgillerden, çiçekleri beyaz, Türkiye'nin her yerinde yetişen bir ağaç (Pirus communis). Çok bön, çok aptal. Bu ağacın tatlı ve sulu, yumuşak, ufak çekirdekli meyvesi.

BAŞARILI

Başarı gösteren, muvaffakiyetli. Başarılmış, üstesinden gelinmiş. Başarılı bir biçimde, başarı göstererek.

BEN

Çoğu doğuştan, tende bulunan ufak, koyu renkli leke ya da kabartı. En çok üzümde görülen olgunlaşma belirtisi. Kişiyi öbür varlıklardan ayıran bilinç. Teklik birinci kişiyi gösteren söz. Olta veya tuzağa konulan yem. Saçta, sakalda beliren beyazlık. Bir kimsenin kişiliğini oluşturan temel öge, ego. Kuşun yavrusuna taşıdığı yem.

AŞHANE

Aşevi. Mutfak.

AMİL

Etken, etmen, sebep, faktör.

ARABOZAN

İki kişinin arasındaki dostluğu veya geçimi bozan (kimse), ara bozucu, ordubozan, fesatçı, fitçi, nifakçı, münafık, müfsit, müzevir.

BAŞARMAK

Bir işi istenilen bir biçimde bitirmek, muvaffak olmak.

AFT

Ağız mukozasında görülen ufak, kirli sarı lekeler.