Kelimeler arşivinde; içinde "eçki" olan, toplam 15 tane kelime bulunuyor. İçerisinde eçki bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu eçki ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında eçki olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
SEÇKİNLEŞMEK
SEÇKİNCİLİK, SEÇKİNLEŞME
GEÇKİNLİK, SEÇKİNLİK, SEÇKİNLER
GEÇKİNCİ, GEÇKİNLİ, SEÇKİNCİ, SEÇKİNER
GEÇKİN, SEÇKİN
SEÇKİ, GEÇKİ
EÇKİ
EÇKİ
Keçi.
GEÇKİN
İhtiyarlamaya yüz tutmuş, yaşlanmış. Geçmiş. Gereğinden çok olgun veya solmaya başlamış (bitki).
SEÇKİNLER
Bir toplumda gücü ve saygınlığı olan toplumsal küme.
SEÇKİNLEŞME
Seçkinleşmek durumu.
GEÇKİNLİK
Geçkin olma durumu.
GEÇKİ
Dokumacılıkta çözgü ipliklerinin arasına, yanlamasına geçirilen atkı iplikleri.
SEÇKİNER
Üstün, seçilmiş, beğenilen kimse.
SEÇKİNLİK
Seçkin olma durumu, mümtazlık.
SEÇKİN
Benzerleri arasında niteliklerinin yüksekliğiyle göze çarpan, üstün, mümtaz, güzide, mutena. Bir toplumda saygın ve etkin mevkilerde bulunan ve toplumun eğitim, ekonomi, siyaset, askeriye, din, sanat vb. alanlarıyla ilgili etkinliklerin denetimini elinde tutan (kişi veya grup), elit.
SEÇKİNLEŞMEK
Seçkin duruma gelmek.
GEÇKİNCİ
Seyyah. Eğreti, geçici olan: Geçkinci şeylere merak etmek doğru değil.
SEÇKİNCİ
Seçkin kimselerden yana olan.
SEÇKİ
Şairlerin, yazarların, bestecilerin eserlerinden alınmış, seçme parçalardan oluşan eser, güldeste, antoloji.
GEÇKİNLİ
Edirne kenti, Süloğlu belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
SEÇKİNCİLİK
Seçkinci olma durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde EÇKİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KARTÇA
Gençliği azalmış, yaşı geçkince. Tazeliği azalmış (meyve, sebze).
MÜMTAZ
Seçkin.
SEÇİLMİŞ
Seçerek ayrılmış, güzide. Aynı cinsten olan nesneler arasından iyi ve seçkin olanlar çıktıktan sonra geride kalanlar. Seçimle işbaşına gelen.
DEĞME
Değmek işi, temas. Seçkin, seçme. Her, herhangi bir, gelişigüzel, rastgele.
MUTENA
Özenilmiş, özenli bir biçimde yapılmış. Seçkin, önemli.
RAFİNE
Kristalleştirme, damıtma gibi ayırma yöntemleriyle istenmeyen maddelerden arındırılmış (yağ, petrol vb.). Hassas, duygulu, nazik, ince, seçkin.
İNTELİJANS
Aydın, seçkin kimse.
SAKALLI
Sakalı olan. Yaşı geçkin savaş tutsağı.
KAYMAK
Sütün ya da yoğurdun yüzünde zar durumunda toplanan, açık sarı renkli, koyu yağlı katman, krema. Kaygan bir yüzey üzerinde birdenbire dengesini yitirmek. Yağmur ve selden sonra toprağın üzerinde kalan özlü tabaka. Anlamı değişmek. Bir şeyin en iyi ve seçkin bölümü. Durum değiştirmek. Düz, ıslak, donmuş veya kaygan bir yüzey üzerinde sürtünerek kolayca yer değiştirmek. Cinsel ilişkide bulunmak. Kurtulmak. Sütü yayvan kaplar içinde ve hafif ateşte tutarak elde edilen koyu, yağlı öz. Yağışların etkisiyle toprağın alt tabakasının gevşemesi sonucu üst tabaka oynamak. Görüş, düşünce veya tutumunu değiştirmek.
DUYGULANIM
Etkilenme, duygulanma. İstenç ve anlıktan ayrı görülen, duygusal tepkiler gösterme durumu. Bir ruh durumunun dış sebeplerle değişmesi. Tutkudan daha düzenli ancak daha güçsüz olan seçkin bir eğilim. Duyarlığın harekete geçişi.
SEÇME
Seçmek işi, intihap, seleksiyon. Seçkin, seçilmiş.
ANTOLOJİK
Seçki ile ilgili.
HAVAS
Nitelikler, özellikler. Kendilerini halktan ayrı ve üstün sayan, kendilerinde bir tür ayrıcalık gören kimseler, avam karşıtı. İleri gelenler, seçkinler. Duyumlar, duygular.
ELİT
Seçkin.
KALBURÜSTÜ
Seçkin, sivrilmiş, önde gelen. Değerli, güzel. Başarılı.
ANTOLOJİ
Seçki.
KARTALOŞ
Kartlaşmış, yaşı geçkin, kartaloz.
GÜZİDE
Seçkin, seçilmiş, seçme. Aydın, okumuş, seçkin (kimse).
GÜLDESTE
Seçki.
SERÇİN
Mekiğin parçalarından her biri. Seçme, seçkin olan.