Kelimeler arşivinde; içinde "edeb" olan, toplam 87 tane kelime bulunuyor. İçerisinde edeb bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu edeb ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında edeb olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
EDEBİYATSEVERLİK
ALİDEDEBÖLMESİ
KAYDEDEBİLMEK, EDEBİYATÇILIK, FESHEDEBİLMEK, FETHEDEBİLMEK, HAKKEDEBİLMEK, HAPSEDEBİLMEK, HASREDEBİLMEK, HAZMEDEBİLMEK, HİCVEDEBİLMEK, HİSSEDEBİLMEK, HÜKMEDEBİLMEK, KATLEDEBİLMEK, KAYBEDEBİLMEK, HALLEDEBİLMEK, KEŞFEDEBİLMEK, MAHVEDEBİLMEK, NAKLEDEBİLMEK, NAKŞEDEBİLMEK, NEŞREDEBİLMEK, REDDEDEBİLMEK, RESMEDEBİLMEK, SABREDEBİLMEK, SEYREDEBİLMEK, ZİKREDEBİLMEK, EDEBİYATSEVER
ATFEDEBİLMEK, HAZMEDEBİLME, RESMEDEBİLME, HİSSEDEBİLME, HÜKMEDEBİLME, KATEDEBİLMEK, KATLEDEBİLME, REDDEDEBİLME, KAYBEDEBİLME, HİCVEDEBİLME, KAYDEDEBİLME, KEŞFEDEBİLME, AKSEDEBİLMEK, MAHVEDEBİLME, NAKLEDEBİLME, AKDEDEBİLMEK, NAKŞEDEBİLME, NEŞREDEBİLME, AFFEDEBİLMEK, HASREDEBİLME, ZİKREDEBİLME, EMREDEBİLMEK, FESHEDEBİLME, SEYREDEBİLME, FETHEDEBİLME, SABREDEBİLME, HAKKEDEBİLME, DEFEDEBİLMEK, HALLEDEBİLME, HAPSEDEBİLME
AFFEDEBİLME, KATEDEBİLME, DEVEDEBBANI, AKDEDEBİLME, ATFEDEBİLME, DEFEDEBİLME, EMREDEBİLME, AKSEDEBİLME
DEDEBAKIRI, EDEBİKELAM, EDEBİYATÇI, EDEBİYATÇA
EDEBİLMEK, DEDEBURNU, ŞUBEDEBAZ, LEDEBÜRİT, DEDEBULAK
DEDEBAĞI, EDEBİYAT, DEDEBABA, DEDEBALI, EDEBİLME
GEDEBOZ, GEDEBOT, EDEBSÜZ
HEDEBİ, EDEBÜK, EDEBEY
EDEBİ
EDEB
EDEB
Arapça kökenli âdâb/edeb: adab; edeb.
HASREDEBİLMEK
Hasretme imkânı veya olasılığı bulunmak.
HİSSEDEBİLMEK
Hissetme imkânı veya olasılığı bulunmak.
ALİDEDEBÖLMESİ
Samsun şehrinde, Alaçam ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
EDEBİYATÇILIK
Edebiyatçının yaptığı iş, yazıncılık.
HAZMEDEBİLMEK
Hazmetme imkânı veya olasılığı bulunmak.
KATLEDEBİLMEK
Katletme imkânı veya olasılığı bulunmak.
KAYBEDEBİLMEK
Kaybetme imkânı veya olasılığı bulunmak.
HİCVEDEBİLMEK
Hicvetme imkânı veya olasılığı bulunmak.
HÜKMEDEBİLMEK
Hükmetme imkânı veya olasılığı bulunmak.
KAYDEDEBİLMEK
Kaydetme imkânı veya olasılığı bulunmak.
FESHEDEBİLMEK
Feshetme imkânı veya olasılığı bulunmak.
FETHEDEBİLMEK
Fethetme imkânı veya olasılığı bulunmak.
HAPSEDEBİLMEK
Hapsetme imkânı veya olasılığı bulunmak.
HAKKEDEBİLMEK
Hakketme imkânı veya olasılığı bulunmak.
EDEBİYATSEVERLİK
Edebiyatsever olma durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde EDEB geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇATI
Bir yapının, bir evin damını kuran parçaların bütünü. Bir yapıyı örten ve eğik yüzeyleri olan damın tahtadan iç yapısı. Belli bir maksada yönelik kimselerin oluşturduğu birlik. Özne, nesne durumlarına göre, belirli çatı eklerinin fiil kök veya gövdelerine getirilen türev, bina: Sevinmek (sev-in-), sevdirmek (sev-dir-), sevindirmek (sev-in-dir-) gibi. İnsan ve hayvanda iskeletin kuruluşu. Yapının tavanı ile damı arasındaki kullanılan yer. Birbirine çatılmış, çakılmış şeylerin bütünü. Barınılan, sığınılan yer. Hikâye, roman, piyes vb. edebî türlerde olay kuruluşu, kurgu.
ARABİST
Arap dili ve edebiyatıyla uğraşan kimse.
DİVAN
Yüksek düzeydeki devlet adamlarının kurduğu büyük meclis. Sedir. Meclis. Divan edebiyatı şairlerinin şiirlerini topladıkları eser.
ALTILI
Altı parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden altı tane bulunan. Altılı ganyan. İskambil, domino vb. oyunlarda üzerinde altı işareti bulunan kâğıt veya pul. Divan edebiyatında her bendi altı dizeden oluşan nazım biçimi.
ALTAYİSTİK
Altay grubuna giren Türk, Moğol, Mançu-Tunguz, Japon ve Korelilerin dil, edebiyat, kültür ve tarihleriyle uğraşan bilim dalı.
BURLESK
Sanat alanında ve özellikle edebiyatta rastlanan, komikliğe dayanan bir tür.
BAROK
MS 1600-1750 yılları arasındaki klasik sanatı izleyen resim ve mimarlık üslubu. Batı edebiyatlarında dengeden çok harekete, düşünceden çok duyuma, biçimlerin serbestçe yaratılmasından duyulan coşkuya önem veren, abartmalı, etkileyici, çelişkiden çekinmeyen edebiyat akımı.
BEŞLİ
Beş parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden beş tane bulunan. İskambil, domino vb. oyunlarda üzerinde beş işareti bulunan kâğıt veya taş. Beş müzisyenin çaldığı caz orkestrası. Divan edebiyatında beş dizeli bölümlerden oluşmuş manzume, muhammes. Beş ses veya beş müzik aracı için yazılan müzik eseri, kentet, kuintet. Halk edebiyatında üçlemeli bir bende, konu ile ilgili aynı ölçüde bir çift dizenin bağlanmasıyla oluşan manzume.
ANLATI
Ayrıntılarıyla anlatma. Roman, hikâye, masal vb. edebî türlerde bir olay dizisini anlatma biçimi, hikâyeleme, hikâye etme, tahkiye.
DERGİ
Siyaset, edebiyat, teknik, ekonomi vb. konuları inceleyen ve belirli aralıklarla çıkan süreli yayın, bülten, mecmua.
AYRINTI
Bir bütünün önemce ikinci derecede olan ögelerinden her biri, teferruat, tafsilat, detay. Edebiyat veya sanat eserlerinde bir bütünün ögelerinden her biri, teferruat, tafsilat. Bir tiyatro eserinde ana düşünceye yardımcı olan kelime, cümle veya eşya.
DEKADAN
XIX. yüzyıl sonlarında Fransa'da natüralistlere karşı çıkan sembolizm akımına öncülük etmiş olan sanatçı. Edebiyatta, sanatta yozlaşma, gerileme.
BİÇİM
Biçme işi. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz.
ARTÇI
Geçmiş bir sanat veya edebiyat çığırını sürdüren sanatçı veya hareket. Yürüyüş durumunda bulunan bir askerî birliğin güvenliğini sağlamak için arkadan gelmek üzere bırakılan kıta, dümdar, öncü karşıtı. Arkadan gelen, sonra olan, öncü karşıtı.
BAHARİYE
Divan edebiyatında, bahar tasviri ile başlayan kaside.
AYAK
Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek ya da bunlardan her biri. Göl ayağı. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Bacak. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Vücudun belden aşağı bölümü. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Basamak. Halk edebiyatında uyak.
DEME
Demek işi. Anlam. Atasözü. Genellikle Alevi şairlerin tarikatlarıyla ilgili konuları işleyen şiirlerine, kendilerince verilen ad. Halk edebiyatında şiir. Ağıt.
DESTAN
Tarih öncesi tanrı, tanrıça, yarı tanrı ve kahramanlarla ilgili olağanüstü olayları konu alan şiir, epope. Bir kahramanlık hikâyesini veya bir olayı anlatan, koşma biçiminde, ölçüsü on bir hece olan halk şiiri. Çağdaş Türk edebiyatında biçim ve içerik yönünden, geleneksel destanlardan ayrılık gösteren uzun kahramanlık şiiri.
BEYAN
Bildirme. Bir eserde, düşüncelerin, duyguların, hayallerin doğuş ve değerlerini, bunların anlatımında tutulacak yolları konu edinen bir edebiyat bilgisi dalı.
DENİZKESTANESİ
Hareket edebilen dikenlerle örtülü, yuvarlak kalker kabuklu, derisi dikenlilerden bir yumuşakça (Echinus esculentus).