Kelimeler arşivinde; içinde "edat" olan, toplam 10 tane kelime bulunuyor. İçerisinde edat bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu edat ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında edat olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
MİKROPREDATÖR
HİPNOSEDATİF
MÜFREDAT, PREDATÖR
EDATOFİ, SEDATİF
EDATLI
SEDAT, VEDAT
EDAT
EDAT
Tek başına anlamı olmayan, sonuna geldiği sözle cümledeki diğer kelimeler arasında ilişki kuran kelime türü, ilgeç: Ev gibi huzur köşesi olmaz. Çocuk sabaha karşı uyudu.
EDATLI
Edat bulunduran.
SEDATİF
Sakinleştirici.
SEDAT
Doğruluk, hatasızlık. Doğru ve haklı şey.
EDATOFİ
Toprağın hemen altında veya üzerinde bulunan algler.
VEDAT
Sevgi, dostluk.
PREDATÖR
Besin olarak diğer canlıları yakalayıp öldüren herhangi bir canlı. Yırtıcı.
MİKROPREDATÖR
Çok küçük hayvansal organizmalar üzerinden beslenen. Yaşamı için gerekli maddeleri kendinden daha büyük organizmalardan, bu organizmaları öldürmeden temin eden organizma, yırtıcı.
HİPNOSEDATİF
Küçük dozlarında sakinleştirici etki, daha büyük dozlarda ise uyku doğurucu etki yapan ilaç.
MÜFREDAT
Bir bütünü oluşturan bireyler, ayrıntılar. Öğretim programı.
Bu bölümde tanımı içerisinde EDAT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DEGİL
Olumsuzluk edatı. Değil.
ABARİ
Ünlem edatı. Şaşkınlık ve üzüntü bildiren bir ünlem. Şaşma ve korku ünlemi.
BAĞLAÇ
Eş görevli kelimeleri veya önermeleri birbirine bağlayan kelime türü, rabıt, rabıt edatı: Ve, ya, veya, ya da birer bağlaçtır.
TA
Dek, değin, kadar, beri vb. edatlarla birlikte kullanılarak bir fiilin, bir hareketin, bir yerin, bir şeyin başladığı veya sona erdiği noktayı, zaman ve uzaklık bakımından abartmalı bir biçimde anlatan bir söz. Tantal elementinin simgesi.
AMAN
Yardım istenildiğini anlatan bir söz. Dikkat çekmek için kullanılan bir söz. Bir suçun bağışlanmasının istendiğini anlatan bir söz. Şaşma anlatan bir söz. Rica anlatan bir söz. Çok beğenmeyi anlatan bir söz: Aman ne güzel şey! Bu anlamda kullanıldığında buna da edatı da getirilebilir. (ama:n) Usanç ve öfke anlatan bir söz.
ABANDIR
İşaret edatı (işte!).
Kİ
Anlam bakımından birbirleriyle ilgili cümleleri birbirine bağlayan bir söz. "Öyle, o kadar, o denli" vb.nden sonra, kullanıldığı cümleye güç katan bir söz. Özneyi, tümleci güçlendirerek cümlenin temel bölümüne bağlayan bir söz. Yakınma, kınama vb. duygular anlatmak için bir cümlenin sonuna getirilen bir söz. İkinci cümledeki yargının birincideki hareketin yapılışı sırasında görülerek şaşıldığını bildiren bir söz. Bir soru cümlesinin sonuna getirildiğinde şüphe veya endişe anlatan bir söz. Bazı kelimelerin sonuna bir ek gibi eklenerek birtakım zarflar, yeni edatlar oluşturan bir söz: Belki, çünkü, hâlbuki, mademki, sanki gibi. İki cümlede anlatılan durumların uyuşmazlığını bildiren bir söz.
KELLİ
"Sonra" edatı gibi, çıkma durumundaki sözlerin ardı sıra geldiğinde birbirine bağladığı iki yargıdan birincisini zorlayıcı bir sebep olarak gösteren bir söz.
DILE
Hayıflanma için kullanılan bir ünlem edatı.
İLGEÇ
Edat.
BAH
Şaşma, korku, pişmanlık, beğenmeme, öfke, acıma bildirir ünlem. Evet, peki, olur, öyle anlamında edat:-Kız güzel mi ?-Bah,-Bayrama gidecekmisin ?-Bah. Belki. Ne iyi, ne mutlu.
DA
Doğrulama, uygun bulma, evet. Daha anlamında kullanılır. Şaşma bildirir ünlem. Değil mi ya anlamında kullanılır. İşte, orada, şurada. Genellikle cümle sonlarında çeşitli anlamlarda kullanılan ünlem. Bağlama ve kuvvetlendirme edatı. Daha, henüz. Da, dahi (bk. de). Dağ. Dahi, da. Henüz. Dağı. Dağa. Daha.
İLGEÇLİ
İlgeci olan, edatlı.
BELGİNLEME
Gösterme zamir veya sıfatlarının bir şeyi kesinlikle ve üzerinde durarak işaret etme görevi (BELGİNLEYİCİ, Déictique, Epidéictique ou Epidictique; BELGİNLEME EDATI, Particule déictique).
AHAN
İşte, orada, hemen şurada, bu. Hayret, korku, keder, sevinç, kızgınlık, alay bildiren ünlem. Bir şeyi hatırlamak istendiği zaman söylenir: Ahan, adın ne idi ki?. İşte. İşaret edatı (işte!). İşaret manasına bir söz, bk. âha.
TÜMLEÇ
Tümleyen şey, mütemmim. Genellikle fiilin anlamını çeşitli yönlerden tamamlayan, herhangi bir ad durumunda bulunan, edat alan ad veya tamlama, meful, mütemmim.
ALASAN
Bağ yapraklarında olan bir çeşit hastalık. Olgunlaşmaya başlamış buğday: Buğdaya alasan düştü. Allahı seversen anlamında yalvarma veya soru edatı. Gürültü: Alasan etme, babam uyuyor.
DAN
Hayret, teaccüp. Şaşılacak şey, hayrete şayan. Sabah vakti, tan. İç donu, pantalon. İstek. Alın yazısı. Sonuç, son. Şaşma, şaşılacak şey. Yalan. Seslenme ünlemi: Dan Ali buraya gel. İle anlamında edat: Ahmetdan beraber gideriz. Ters: Bütün konuştukları dânıma gitti. Birinin kötülüğüne, arkasından.
DURUM
Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.
BAĞLAYICI
Bağlama niteliği olan. Kuruduğu zaman yüzeyde film oluşturan, pigment ve dolgu maddelerini bir arada tutan, boyanın uçucu olmayan bölümü. Bağlamaya ve birleştirmeye yarayan: "Ve" bağlayıcı bir edattır. Uyulması zorunlu.