EDAT ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "edat" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. edat ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu edat ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde edat olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

EDAT

Tek başına anlamı olmayan, sonuna geldiği sözle cümledeki diğer kelimeler arasında ilişki kuran kelime türü, ilgeç: Ev gibi huzur köşesi olmaz. Çocuk sabaha karşı uyudu.

EDATOFİ

Toprağın hemen altında veya üzerinde bulunan algler.

EDATLI

Edat bulunduran.

  -   -   -  

Anlamında EDAT bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde EDAT geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DURUM

Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.

İLGEÇLİ

İlgeci olan, edatlı.

İLGEÇ

Edat.

AHAN

İşte, orada, hemen şurada, bu. Hayret, korku, keder, sevinç, kızgınlık, alay bildiren ünlem. Bir şeyi hatırlamak istendiği zaman söylenir: Ahan, adın ne idi ki?. İşte. İşaret edatı (işte!). İşaret manasına bir söz, bk. âha.

Anlam bakımından birbirleriyle ilgili cümleleri birbirine bağlayan bir söz. "Öyle, o kadar, o denli" vb.nden sonra, kullanıldığı cümleye güç katan bir söz. Özneyi, tümleci güçlendirerek cümlenin temel bölümüne bağlayan bir söz. Yakınma, kınama vb. duygular anlatmak için bir cümlenin sonuna getirilen bir söz. İkinci cümledeki yargının birincideki hareketin yapılışı sırasında görülerek şaşıldığını bildiren bir söz. Bir soru cümlesinin sonuna getirildiğinde şüphe veya endişe anlatan bir söz. Bazı kelimelerin sonuna bir ek gibi eklenerek birtakım zarflar, yeni edatlar oluşturan bir söz: Belki, çünkü, hâlbuki, mademki, sanki gibi. İki cümlede anlatılan durumların uyuşmazlığını bildiren bir söz.

DA

Doğrulama, uygun bulma, evet. Daha anlamında kullanılır. Şaşma bildirir ünlem. Değil mi ya anlamında kullanılır. İşte, orada, şurada. Genellikle cümle sonlarında çeşitli anlamlarda kullanılan ünlem. Bağlama ve kuvvetlendirme edatı. Daha, henüz. Da, dahi (bk. de). Dağ. Dahi, da. Henüz. Dağı. Dağa. Daha.

BAĞLAYICI

Bağlama niteliği olan. Kuruduğu zaman yüzeyde film oluşturan, pigment ve dolgu maddelerini bir arada tutan, boyanın uçucu olmayan bölümü. Bağlamaya ve birleştirmeye yarayan: "Ve" bağlayıcı bir edattır. Uyulması zorunlu.

DILE

Hayıflanma için kullanılan bir ünlem edatı.

DAN

Hayret, teaccüp. Şaşılacak şey, hayrete şayan. Sabah vakti, tan. İç donu, pantalon. İstek. Alın yazısı. Sonuç, son. Şaşma, şaşılacak şey. Yalan. Seslenme ünlemi: Dan Ali buraya gel. İle anlamında edat: Ahmetdan beraber gideriz. Ters: Bütün konuştukları dânıma gitti. Birinin kötülüğüne, arkasından.

ALASAN

Bağ yapraklarında olan bir çeşit hastalık. Olgunlaşmaya başlamış buğday: Buğdaya alasan düştü. Allahı seversen anlamında yalvarma veya soru edatı. Gürültü: Alasan etme, babam uyuyor.

AMAN

Yardım istenildiğini anlatan bir söz. Dikkat çekmek için kullanılan bir söz. Bir suçun bağışlanmasının istendiğini anlatan bir söz. Şaşma anlatan bir söz. Rica anlatan bir söz. Çok beğenmeyi anlatan bir söz: Aman ne güzel şey! Bu anlamda kullanıldığında buna da edatı da getirilebilir. (ama:n) Usanç ve öfke anlatan bir söz.

TA

Dek, değin, kadar, beri vb. edatlarla birlikte kullanılarak bir fiilin, bir hareketin, bir yerin, bir şeyin başladığı veya sona erdiği noktayı, zaman ve uzaklık bakımından abartmalı bir biçimde anlatan bir söz. Tantal elementinin simgesi.

BELGİNLEME

Gösterme zamir veya sıfatlarının bir şeyi kesinlikle ve üzerinde durarak işaret etme görevi (BELGİNLEYİCİ, Déictique, Epidéictique ou Epidictique; BELGİNLEME EDATI, Particule déictique).

BAH

Şaşma, korku, pişmanlık, beğenmeme, öfke, acıma bildirir ünlem. Evet, peki, olur, öyle anlamında edat:-Kız güzel mi ?-Bah,-Bayrama gidecekmisin ?-Bah. Belki. Ne iyi, ne mutlu.

ABANDIR

İşaret edatı (işte!).

DEGİL

Olumsuzluk edatı. Değil.

BAĞLAÇ

Eş görevli kelimeleri veya önermeleri birbirine bağlayan kelime türü, rabıt, rabıt edatı: Ve, ya, veya, ya da birer bağlaçtır.

KELLİ

"Sonra" edatı gibi, çıkma durumundaki sözlerin ardı sıra geldiğinde birbirine bağladığı iki yargıdan birincisini zorlayıcı bir sebep olarak gösteren bir söz.

ABARİ

Ünlem edatı. Şaşkınlık ve üzüntü bildiren bir ünlem. Şaşma ve korku ünlemi.

TÜMLEÇ

Tümleyen şey, mütemmim. Genellikle fiilin anlamını çeşitli yönlerden tamamlayan, herhangi bir ad durumunda bulunan, edat alan ad veya tamlama, meful, mütemmim.