İçinde EVRE geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "evre" olan, toplam 161 tane kelime bulunuyor. İçerisinde evre bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu evre ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında evre olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

DEVREDİLEBİLİRLİK, EVRENSELLEŞTİRMEK, EVRENSELLEŞEBİLME

16 harfli kelimeler

EVRENSELLEŞTİRME, ÇEVREKİRPİKLİLER

15 harfli kelimeler

ÇEVREKİRPİKÜLER, ÇEVRELEYEBİLMEK

14 harfli kelimeler

EVRENSELLEŞMEK, DEVREDİLMEZLİK, ÇEVRELEYEBİLME

13 harfli kelimeler

EVRENDEŞÇİLİK, EVRENLERYAVŞI, EVRENSELLEŞME

12 harfli kelimeler

LEVREKGİLLER

11 harfli kelimeler

ÇEVRELENMEK, DEVREDİLMEK, EVRENSELLİK, GEVREKÇİLİK, GEVRETİLMEK, ÇEVREKLEMEK, ÇİFTLİÇEVRE, EŞEVRECİLİK, EŞEVRELİLİK, GEVREKSEYDİ, KIZILGEVREK, TEMELDEVREN

10 harfli kelimeler

ÇEVRECİLİK, ÇEVRELEMEK, KARAGEVREK, ALTINÇEVRE, BÜYÜKEVREN, ÇEVREBİLİM, ÇEVREÇEKME, ÇEVREÇELEN, ÇEVREDALIZ, ÇEVREGELEN, ÇEVREKAVAK, ÇEVRELENİŞ, ÇEVRELENME, ÇEVRELEYİŞ, ÇEVREPINAR, DEMİRÇEVRE, EVRENBİLİM, EVRENDEĞER, EVRENSEKİZ, EVRENUŞAĞI, GEVRETİLME, GÜMÜŞÇEVRE, KÜÇÜKEVREN, ÖRNEKEVREN, YALINÇEVRE, YEŞİLÇEVRE

9 harfli kelimeler

CEVRETMEK, ÇEPEÇEVRE, ÇEVRELEME, DEVRETMEK, GEVREKLİK, GEVRETMEK, ÇEVREGÖRÜ, ÇEVREKAYA, ÇEVRENGEÇ, ÇEVRENMEK, ÇEVRETEPE, ÇOKEVRELİ, EVRELEMEK, EVRENPAŞA, EVRENSEKİ, EVREÖLÇER, GEVREKLER, GEVREKMEK, KARAÇEVRE, MENDEVREK, NEVRETTİN, PENEVRENK, SARIÇEVRE, TESTEVREN

8 harfli kelimeler

AKLEVREK, CEVRETME, ÇEVRELİK, ÇEVRESEL, DEVRETME, EVRENSEL, GEVRECİK, GEVREKÇİ, GEVREMEK, GEVRETME, NEVRESİM, AHİEVREN, ALTEVREN, ÇEVRECİK, ÇEVREKÖY, ÇEVRENTİ, EŞEVRELİ, EVREAĞAÇ, EVRELEME, EVRENATA, EVRENBEY, EVRENCİK, EVRENGEÇ, EVRENKÖY, GEVREKLİ, GEVREYİK, GEVREYÜK, GÖKÇEVRE, LENEVREK, MENEVREG, Devamını Oku »»

7 harfli kelimeler

ÇEVRECİ, GEVREME, AKÇEVRE, ALEVREZ, BEDEVRE, ÇEVRELİ, ÇEVRESU, ENEVREK, EVRECEK, EVREĞAÇ, EVREĞEÇ, EVREKAÇ, EVRELEÇ, EVRENLİ, EVRENOS, EVREYEŞ, EVREYİÇ, GALEVRE, GEVRELE, GEVREZE, İÇÇEVRE, KALEVRE, KANEVRE, MENEVRE, PENEVRE, PEVREDE, ŞELEVRE, YANEVRE

6 harfli kelimeler

ÇEVREN, DEVREK, DEVREN, GEVREK, LEVREK, ÇEVREK, EVREAÇ, EVREŞE, HEVRES, KEVREK, KEVREN, KEVRET, NEVRES, SEVRET

5 harfli kelimeler

ÇEVRE, DEVRE, EVREN, EVREÇ, EVREM, EVRET, KEVRE, TEVRE, YEVRE

4 harfli kelimeler

EVRE

Bazı kelimelerin anlamları

EVRE

Bir olayda birbiri ardınca görülen, bir işte birbiri ardınca beliren, gelişen değişik durumların her biri, aşama, safha, merhale.

DEVREDİLMEZLİK

İnsan haklarının niteliklerinden birini belirtmek için kullanılan terim.

EVRENSELLEŞTİRME

Evrenselleştirmek işi.

ÇEVREKİRPİKLİLER

Asalak yaşama uymuş türleri görülmekle birlikte ne hekimliği, ne veterinerliği, ne de tarımsal bitki sağlığını ilgilendiren ve yalnız ağız çevreleri bir sıra kirpik taşıyan haşlamlılar takımı. (Peritricha), Birgözeli hayvanlarda kirpikliler (Ciliata) sınıfının öz-kirpikliler (Euciliata) alt-sınıfına giren (bk) bir takımı. Yanlız ağız alanı çevresinde ve bazen vücudun geri bölgesinde çember gibi sıralanmış kirpikliler vardır.Çan hayvanı (Vorticella) (bk) iyi bilinen cinsidir.

EVRENSELLEŞMEK

Evrensel duruma gelmek.

EVRENSELLEŞTİRMEK

Evrensel duruma getirmek.

ÇEVRELEYEBİLME

Çevreleyebilmek işi.

ÇEVRELENMEK

Kuşatılmak, sınır içine alınmak, tahdit edilmek. Örtülmüş.

EVRENSELLEŞME

Evrenselleşmek işi.

DEVREDİLEBİLİRLİK

Bir hakkın karşılıklı veya karşılıksız olarak başkasına geçirilebilme durumu.

EVRENSELLEŞEBİLME

Evrenselleşebilmek işi.

ÇEVREKİRPİKÜLER

(Peritricha), Birgözeli hayvanlardan kirpikliler (Ciliata) sınıfının öz-kirpikliler (Euciliata) alt-sınıfına giren bir takımı. Yalnız ağız alanı çevresinde ve bazen vücudun geri bölgesinde çember gibi sıralanmış kirpikler vardır. Çan hayvanı (Vorticella) iyi bilinen cinsidir.

EVRENDEŞÇİLİK

İnsanlık ulusçuluğu ve evren yurttaşlığı görüşlerini ülkü olarak benimseyen öğretilerin ve akımların genel adı.

LEVREKGİLLER

Kemikli balıklardan, bir bölümü tatlı sularda yaşayan, yüzgeçleri dikenli bir familya.

EVRENLERYAVŞI

Antalya şehrinde, Manavgat ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

ÇEVRELEYEBİLMEK

Çevreleme imkânı veya olasılığı bulunmak.

  -   -   -  

Anlamında EVRE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde EVRE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AYIRICI

Ayırma özelliği veya gücü olan. Yüksüz elektrik devrelerini açıp kapayan araç.

ADA

Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire. Tali yoldan ana yola güvenli çıkışı sağlamak için tali yolun sağ tarafına yapılan, çizgilerle ayrılmış bölüm. Çevresi yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu. Kavşaklarda trafiği düzenleyici, yönlendirici veya ayırıcı olmak üzere bordürle sınırlandırılmış veya yer çizgileriyle belirlenmiş alan.

AKLEVREK

Tatlısu levreği.

AYLA

Hale. Bazı kutsal kişilerin başı etrafında gösterilen ışık çevresi.

ATATÜRKÇÜLÜK

Atatürk'ün düşünce ve uygulamalarından kaynaklanan, Türk Devleti'nin bağımsızlık ve bütünlüğünü, millî egemenliğini, kişi özgürlüğünü, çağdaş olmayı amaçlayan, akla, bilime ve gerçeğe dayanan, evrensel ağırlıklı, geleceğe yönelik, birbiri ile uyumlu amaçlar, uygulamalar ve ilkeler bütünü, Kemalistlik, Kemalizm. Bu ilkeye bağlılık.

ALACAKLANDIRMAK

Vadeli satış yapan firmaların her türlü mal ve hizmet satışından doğan haklarını alacaklandırıcı adı verilen finansal kuruluşlara devretmek.

AĞIRLIK

Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.

AYIT

Mine çiçeğigillerden, Akdeniz çevresinde yetişen, mavi, beyaz veya menekşe renginde çiçekler açan, 1-2 metre boyunda bir ağaççık, hayıt (Vitex agnus-castus).

AĞILLANMAK

Toplanıp bir arada durmak. Çevresinde ağıl denen hale oluşmak, halelenmek.

ARNAVUT

Arnavutluk ve çevresinde yaşayan bir halk.

ATIK

Hastane, ev, fabrika vb. yerlerde kullanılmış, artık işlenemez veya çevre için zarar oluşturan her türlü madde. Atılmış, atılan. Üretimden tüketime kadar olan tüm aşamalarda ortaya çıkan ve kullanıcının artık işine yaramayan maddelerin tamamı.

AŞAMA

Önem veya değer bakımından gitgide yükselen bir sıra basamakların her biri, rütbe, mertebe, paye. Varılması istenen bir amaca doğru geçilmesi gerekli dönemlerden her biri, evre, basamak, adım, merhale. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap.

AĞCIK

Palmiyelerde çiçeklerin dibinin çevresindeki telli kın.

AĞIL

Evcil küçükbaş hayvanların barındığı çit veya duvarla çevrili yer, arkaç. Hale. Bazı görüntülerdeki çok ışıklı cisimleri çevreleyen ışıklı teker.

AYLANMAK

Bir yerin çevresinde dolanmak.

AKSAN

Bir ülkenin insanlarına veya bir çevreye özgü söyleyiş özelliği. Vurgu.

AĞIZ

Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.

ATOMCULUK

Evrenin, bölünmez parçaların kümelenmesinden oluştuğunu ileri süren öğreti.

AKILCILIK

Akla dayanan, doğruluğun ölçütünü duyularda değil, düşünmede ve tümdengelimli çıkarmalarda bulan öğretilerin genel adı, usçuluk, akliye, rasyonalizm, deneycilik karşıtı. Akla ve akıl yolu ile varılan yargıya inanma, akla aykırı veya akıl dışı hiçbir şeyi tanımama davranışı ve tutumu, akliye, rasyonalizm. Bilginin evrensellik ve zorunluluğunun deneyden ve deneye dayanan genellemeden değil, yalnızca akıldan çıkartılabileceğini savunan öğreti, rasyonalizm.

ALAN

Düz, açık ve geniş yer, meydan, saha. Eski Roma'da açık hava gösterisi yapılmış olan geniş yer. Yarışmaların, karşılaşmaların ve oyunların yapıldığı yer, saha. Orman içinde düz ve ağaçsız yer, düzlük, kayran. Yüz ölçümü. Bir çalışma çevresi. Bir alıcı merceğinin net bir görüntü sağlayabildiği derinlik ve genişliğin bütünü. İçinde birtakım kuvvet çizgilerinin yayılmış bulunduğu varsayılan uzay parçası.