İçinde EVRİ geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "evri" olan, toplam 100 tane kelime bulunuyor. İçerisinde evri bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu evri ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında evri olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

ANEVRİZMEKTOMİ

13 harfli kelimeler

ANEVRİZMORAFİ, ÇEVRİNEBİLMEK, ÇEVRİNTİCİLİK, ÇEVRİLEBİLMEK

12 harfli kelimeler

ÇEVRİLGENLİK, ÇEVRİMSELLİK, ÇEVRİNEBİLME, ÇEVRİLEBİLME, SENEİDEVRİYE

11 harfli kelimeler

ÇEVRİNTİSİZ, ÇEVRİYAZMAK, ÇEVRİKLENİR, DEVRİSAADET, DEVRİMCİLİK, ÇEVRİMPINAR, ÇEVRİMKESER

10 harfli kelimeler

ÇEVRİKTEPE, DEVRİKEBİR, DEVRİREVAN, ÇEVRİMDIŞI, ÇEVRİMKAYA, GERİÇEVRİM, EVRİMCİLİK, DEVRİHİNDİ, ÇEVRİLEMEK, ÇEVRİMTEPE, ÇEVRİNTİLİ

9 harfli kelimeler

ÇEVRİLGEN, GEVRİKMEK, ÇEVRİYAZI, HEVRİMİYE, ÇEVRİŞMEK, ÇEVRİMOVA, ÇEVRİNGEÇ, ÇEVRİMTAŞ, ÇEVRİLMİŞ, ANEVRİZMA, ÇEVRİMİÇİ, ÇEVRİMSEL, DEVRİALEM, DEVRİDAİM, DEVRİKLİK, ÇEVRİNMEK, DEVRİLMEK, ÇEVRİLMEK, ÇEVRİLEME

8 harfli kelimeler

ÇEVRİLME, ÇEVRİMLİ, FEVRİLİK, ÇEVRİNME, ÇEVRİLİŞ, HEVRİCEK, ÇEVRİNCE, EVRİLMEK, ÇEVRİNTİ, GEVRİYEN, DEVRİLİŞ, DEVRİLME, MENEVRİK, DEVRİMCİ, ÇEVRİKSU

7 harfli kelimeler

EVRİĞAÇ, EVRİYEÇ, EVRİŞME, EVRİŞİM, EVRİMER, TEVRİYE, EVRİMCİ, EVRİŞİK, EVRİĞEN, ÇEVRİLİ, EVRİLİR, HEVRİMİ, DEVRİYE, NEVRİYE, DEVRİSİ

6 harfli kelimeler

MEVRİL, HEVRİM, KEVRİK, KEVRİM, TEVRİS, TEVRİZ, ÇEVRİK, EVRİLİ, ÇEVRİM, ÇEVRİŞ, ÇEVRİL, GEVRİK, DEVRİM, DEVRİK

5 harfli kelimeler

FEVRİ, ÇEVRİ, TEVRİ, NEVRİ, EVRİK, HEVRİ, EVRİM, GEVRİ

4 harfli kelimeler

EVRİ

Bazı kelimelerin anlamları

EVRİ

Kahramanmaraş şehrinde, Narlı nahiyesine bağlı bir bölge.

ÇEVRİKLENİR

Harf harf ters okunduğu zaman ya aynı ifadeyi veya anlamı olan başka bir ifadeyi veren (kelime, cümle yahut dize).

ANEVRİZMORAFİ

Bir anevrizmaya dikiş koyma işlemi.

SENEİDEVRİYE

Yıl dönümü.

ÇEVRİLEBİLMEK

Çevrilme imkânı veya olasılığı bulunmak.

ÇEVRİNEBİLMEK

Çevrinme imkânı veya olasılığı bulunmak.

ÇEVRİLGENLİK

Paranın serbestçe dövize çevrilebilirliği, konvertibilite. Herhangi bir ikitisadi değerin serbestçe bir başka iktisadi değere dönüştürülebilme özelliği.

ÇEVRİYAZMAK

Bir ortamdan bir başkasına aktarırken, veriyi, yeni ortamın gerektirebileceği biçime çevirmek.

DEVRİSAADET

Asrısaadet.

DEVRİMCİLİK

Belli bir alanda hızlı, köklü ve nitelikli değişiklik yapma. İnkılapçılık. İhtilalcilik.

ÇEVRİMSELLİK

Çevrimsel olma durumu.

ÇEVRİNTİCİLİK

Yirminci yüzyılın başlarında İngiliz yazarı Wyndham Lewis tarafından kurulmuş bir edebiyat çığırıdır. Sanatın öbür kollarında da uygulanan ve somculuğun (cubisme'in) etkisi altında bulunan bu çığır makine uygarlığını konu edinerek hayatı sürekli bir değişiklik, telaş ve heyecan içinde anlatır. XX. yüzyılda, makine uygarlığının ve ve kübizm akımının etkisinde İngiliz yazarı Wyndham Lewis ile başlatılan, yaşamayı sürekli telaş ve değişimleriyle anlatmaya çalışan bir akım.

ÇEVRİLEBİLME

Çevrilebilmek işi.

ÇEVRİNTİSİZ

Çevrintisi olmayan.

ANEVRİZMEKTOMİ

Anevrizma keseciğinin çıkarılması, kesilmesi.

ÇEVRİNEBİLME

Çevrinebilmek işi.

  -   -   -  

Anlamında EVRİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde EVRİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇEVRİLEME

Çevrilemek işi.

AGORA

Yunan klasik devrinde, sitenin yönetim, politika ve ticaret işlerini konuşmak için halkın toplandığı alan, halk meydanı.

ÇEVRİK

Çevrilmiş, dönük.

ÇEVİRME

Çevirmek işi, tedvir. Çevrilmiş, tercüme edilmiş. Uzaktan dolaşıp düşmanın yan gerilerine düşerek onu istemediği bir durumda dövüşmek zorunda bırakma, sarma, muhasara. Kuzu, oğlak vb. hayvanların şişte, kor üzerinde çevrilerek pişirilmişi. Dikenlerden, ağaç dallarından yapılmış duvar. Bir müzik parçasındaki aralığın veya bir cümle parçasının tiz sesini pese, pes sesini tize dönüştürmek işi.

ASRISAADET

Hz. Muhammed'in yaşadığı zaman, saadet asrı, devrisaadet.

BUNGALOV

Hindistan'da tek katlı, genellikle tahtadan yapılmış, veranda ile çevrili ev. Genellikle tahtadan yapılmış, tek katlı ev.

AĞIL

Evcil küçükbaş hayvanların barındığı çit veya duvarla çevrili yer, arkaç. Hale. Bazı görüntülerdeki çok ışıklı cisimleri çevreleyen ışıklı teker.

ÇEPERLİ

Çeperi olan, çeperle çevrili bulunan.

BALKON

Bir yapının genellikle dışarıya doğru çıkmış, çevresi duvar ya da parmaklıkla çevrili bölümü. Vücudun göğüs veya göbek bölümü. Tiyatro, sinema vb. büyük salonlarda asma kat.

ÇAKILDAK

Bir çarkın yalnız bir yöne doğru işlemesine yol verip tersine dönmesini önleyen veya değirmen, su dolabı vb. makinelerin işleyişini çıkardığı sesle kontrole yarayan parça. Koyunların kuyrukları altındaki kıllara yapışıp kuruyan pislik. Elde çevrildikçe gürültülü ses çıkaran, değirmi biçiminde bir çocuk oyuncağı.

ÇEVİRGİ

Anahtar, tokmak vb. çevrilebilen araç.

ANTROK

Triyas devri katmanlarında bulunan, derisi dikenlilerden, deniz lalelerinin saplarını oluşturan kalsiyum karbonat birleşimli fosil.

ÇEVİRİ

Bir dilden başka bir dile aktarma, çevirme, tercüme. Bir dilden başka bir dile çevrilmiş yazı veya kitap, tercüme.

ARDA

İşaret olarak yere dikilen çubuk. Maden üzerine kazıma yapmak ve çıkrıkta çevrilen şeyleri yontmak için kullanılan çelik kalem. Ardıl.

AYRIMLAMA

Senaryonun hazırlanmasında geliştirim ile çevrim senaryosu arasında yer alan, senaryonun sahne ve ayrımlarının belirlendiği, başlıca karakterlerin ayrıntılarıyla çizildiği, konuşmaların son biçimini aldığı aşama.

ADA

Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire. Tali yoldan ana yola güvenli çıkışı sağlamak için tali yolun sağ tarafına yapılan, çizgilerle ayrılmış bölüm. Çevresi yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu. Kavşaklarda trafiği düzenleyici, yönlendirici veya ayırıcı olmak üzere bordürle sınırlandırılmış veya yer çizgileriyle belirlenmiş alan.

AKIŞKANLIK

Akışkan olma durumu. Para ve ticaretle ilgili işlemlerde kullanılabilecek durumda olan satın alma gücü, likidite. Kolaylıkla paraya çevrilebilme özelliği fazla olan varlıklar, likidite.

ABDAL

Gezgin derviş. Tasavvufta manevi üst bir rütbe. Safeviler devrinde İran'da yaşayan Türk oymaklarından biri. Dilenci kılıklı, üstü başı perişan kimse. Anadolu'da yaşayan oymaklardan bazısı.

ÇEVİRMEK

Bir şeyin yönünü değiştirmek. İşlemek, yapmak. Geri göndermek. Çeviri yapmak. Yolundan alıkoymak, yoldan döndürmek. Kâğıt oyunu oynamak. Yönetmek, idare etmek. Bir giyeceği söküp iç yüzünü dışa getirmek. Öteki yüzünü görünür duruma getirmek. Döndürerek hareket ettirmek. Bir durumdan başka duruma geçmek. Bir durumdan başka duruma getirmek, dönüştürmek. Durdurmak. Çevrilemek, tevil etmek. Bir yerin çevresini bir şeyle sarmak, kuşatmak.

AVLU

Bir yapının veya yapı grubunun ortasında kalan üstü açık, duvarla çevrili alan, hayat, hanay, sahn.