EVSİ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "evsi" olan, toplam 14 adet kelime bulunmaktadır. evsi ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu evsi ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde evsi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

EVSİVERMEK

9 harfli kelimeler

EVSİLEMEK

8 harfli kelimeler

EVSİLMEK, EVSİNMEK, EVSİRMEK, EVSİZLİK

7 harfli kelimeler

EVSİMEK

6 harfli kelimeler

EVSİME

5 harfli kelimeler

EVSİK, EVSİL, EVSİM, EVSİN, EVSİZ

4 harfli kelimeler

EVSİ

Bazı kelimelerin anlamları

EVSİ

Tahılın içindeki yabancı maddeleri bir araya getirme.

EVSİNMEK

Isınmak, alışmak, evi gibi saymak, yabancılık çekmemek. Daha önce korktuğu birşeyi andıran olay ya da nesneden korkmak. Merak etmek, kuruntu etmek.

EVSİRMEK

Tahılın içindeki yabancı cisimleri evsecek denilen kap içinde savurarak temizlemek.

EVSİZ

Evi olmayan. Yaşamını sokaklarda sürdüren.

EVSİVERMEK

Tahılın içindeki yabancı cisimleri evsecek denilen kap içinde savurarak temizlemek.

EVSİMEK

Tahılın içindeki yabancı cisimleri evsecek denilen kap içinde savurarak temizlemek. Kalp çarpmak, yürek oynamak. Açlıktan içi ezilmek, baygınlık geçirmek. Başak ve boy vermiş bitkiler rüzgârdan hafif hafif sağa sola sallanmak, yalpalanmak. Hafifçe hoplatmak, havalandırmak: Kalburun içindeki mısırları evsidim. Acıkmak.

EVSİN

Avlanırken avcıların hayvanlardan gizlendiği yer.

EVSİLMEK

Kaynaşmak, çoğalmak (sinek, pire gibi böcekler için kullanılır). Dolu olan bir şey taşmak: Şu havuz evsiliyor. Tane tane saçılmak.

EVSİL

Kuzu ya da oğlak ağılı.

EVSİZLİK

Evsiz olma durumu.

EVSİME

Yarı yarıya dövülmüş harman.

EVSİM

Avlanırken, avcıların hayvanlardan gizlendiği yer, öneze. Leblebi aktarmakta kullanılan kalbur. (Güdül Ankara).

EVSİK

Avlanırken, avcıların hayvanlardan gizlendiği yer, öneze.

EVSİLEMEK

Tahılın içindeki yabancı cisimleri, çöpleri elle ayıklamak, üzerinden üzerinden almak: Buğdayı evsileyerek gavuzundan ayırdım.

  -   -   -  

Anlamında EVSİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde EVSİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇIKMAK

İçeriden dışarıya varmak, gitmek. Süresi dolduğunda ayrılmak. Gerçekleşmek. Yayılmak, duyulmak. Yerinden oynamak. Görünür ya da belli bir durumda bulunmak. Bir iddia ile ortalıkta görünmek. Belirmek, tanınmak. Meydana gelmek. Yayılmak. Niteliği sonradan anlaşılmak. Gelmek. Giderilmek, yok olmak. Yetkili birinin makamına iş için gitmek. Bir şeyin yukarısına doğru yürümek. Artırmak, fiyatı yükseltmek. Bir konu yetkililerce karara bağlanmak. Mal olmak. Bir durumla ilgili niteliklerini yitirmek, bir durumdan başka bir duruma geçmek. Büyük abdest bozmak. Karaya ayak basmak. Oyunda herhangi bir rolü oynamak. Elde edilmek, sağlanmak, istihsal edilmek. Yükselmek, artmak. Herhangi bir durumda olduğu anlaşılmak. Yetişecek ölçüde olmak. Harcamak zorunda kalmak. Eksilmek. Ay veya mevsim geçmek. Bir inceleme, bir araştırma sonucu bulmak. Binaya kat eklemek. Erişmek, görmek. Bulunduğu yerden fırlamak, kopmak. Sıyrılmak, ayrılmak. Olmak, bulunmak, var olmak. Bulunduğu yeri bırakıp başka yere geçmek, taşınmak, ayrılmak, ilgisini kesmek. Yapılmak, yürümek. Bitmek, büyümek, sürmek. Karşı gelebilmek, boy ölçüşmek. Bir yere ulaşmak, varmak. Bir sebeple bulunulan yerden ayrılmak. Talihine veya payına düşmek, isabet etmek, vurmak. Piyasaya sürülmek. Oluşmak, olmak. Sesini yükseltmek. Bir şeyin düzeni bozulmak, eskisinden daha değişik, kötü bir duruma girmek. Bulaşmak. Ay, Güneş görünmek. Bir meslek veya bilim kurumunda okuyup yetişmek, mezun olmak. Verilmek. Vermeye katlanmak. Flört etmek. Davranışta herhangi bir niteliği bulunmak. Unutmak. Yayımlanmak. Yeni yetişip satışa sunulmak.

BELGELEME

Belgelemek işi, tevsik. Bir çalışma için gerekli belgeleri arama ve sağlama, belgelere dayandırma, dokümantasyon.

GÖÇEBE

Değişik şartlara bağlı olarak belli bir yöre içinde çadır, hayvan ve öteki araçlarla yer değiştiren, yerleşik olmayan (kimse veya topluluk), göçer, göçkün. Mevsimlere göre ülke veya yer değiştiren (hayvan).

KIŞ

Kuzey yarım kürede 22 Aralık-21 Mart tarihleri arasındaki zaman dilimi, sonbaharla ilkbahar arasındaki soğuk mevsim. Çok soğuk hava. Tavuk vb. kümes hayvanlarını kovalamak için çıkarılan ses.

ERTESİ

Bir günün, haftanın, ayın, mevsimin, yılın ardından gelen (gün, hafta, ay, mevsim, yıl), ferdası.

GÜZLEK

Güz yağmuru. Havaların soğuması üzerine yaylalardan dönen hayvanların otlatılması ve bir süre barındırılması için ayrılmış, dağ eteklerinde bulunan mera. Güz mevsiminin geçirildiği yer.

KIŞIN

Kış mevsiminde, kış süresince.

İMBAT

Yazın, gündüz denizden karaya doğru esen mevsim rüzgârı, deniz yeli.

FİLİZKIRAN

Mayıs ayında ağaçların filizlendiği mevsimde esen bir fırtına.

İŞLEVSİZLİK

İşlevsiz olma durumu.

KIRKIM

Davarların kırkılması işi. Davarların kırkıldıkları mevsim.

GÖREVSİZLİK

Görevsiz olma durumu.

GÖÇ

Ekonomik, toplumsal, siyasi sebeplerle bireylerin veya toplulukların bir ülkeden başka bir ülkeye, bir yerleşim yerinden başka bir yerleşim yerine gitme işi, taşınma, hicret, muhaceret. Taşınma sırasında götürülen ev eşyaları. Evden eve taşınma, nakil. Kuşların, geyiklerin, yarasaların, bazı balık ve böceklerin mevsim, iklim, besin miktarı vb.ne göre çevre değiştirmeleri.

GÜZÜN

Güz mevsiminde, sonbaharda.

GÜZ

Sonbahar. 22 Eylül ile 21 Aralık arasındaki mevsim.

GÖÇÜCÜ

Göçme işini yapan. Ölümü yakın olan. Genellikle şiddetli deprem sonrasında ağır hasara uğramış ve yıkılmak üzere olan (bina). Mevsimine göre yer değiştiren (hayvan).

BELGELEMEK

Bir olgunun doğru olduğunu belge ile göstermek, ortaya çıkarmak, tevsik etmek.

ELCİ

Bazı yörelerde mevsimlik tarım işçisi toplayıp işçi ile işveren arasında aracılık yapan kimse.

HARMAN

Biçildikten sonra tahıl demetlerinin üzerinden düven geçirilerek tanelerin başaklarından ayrılması işi. Bu işin yapıldığı yer ya da mevsim. Birçok çeşitten birer parça alıp yeni birleşim oluşturma işi. Herhangi bir şeyin çok bulunduğu yer. Selüloz açılması aşamasından başlayıp kâğıt veya karton sayfasının meydana gelmesine kadar kullanılan bir veya birkaç kâğıt hamuru ile diğer malzemelerin meydana getirdiği sulu süspansiyon. Herhangi bir şeyin toplu hâlde bulunduğu, işlendiği veya satıldığı yer.

BAHAR

İlkbahar. Bu mevsimde ağaçlarda açan çiçekler ve yapraklar. Baharat. Gençlik dönemi.