Kelimeler arşivinde; içinde "evk" olan, toplam 106 tane kelime bulunuyor. İçerisinde evk bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu evk ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında evk olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
MAHMUTŞEVKETPAŞA
EVKAFÇİFTLİĞİ, ŞEVKETİBOSTAN, ZEVKLENDİRMEK
FEVKALADELİK, ZEVKLENDİRME
FEVKALBEŞER, EVKARLANMAH
MEVKUFİYET, SEVKİTABİİ, SEVKÜLCEYŞ, ŞEVKSİZLİK, TEVKİFHANE, ZEVKİSELİM, ZEVKSİZLİK, MEVKUFATÇI, ŞEVKETFEZA, ZEVKLENMEK
FEVKALADE, ZEVKLENME, ZEVKÜSEFA, ALEVKIŞLA, ÇEVKİRMEK, DEVKAZANI, DEVKULAĞI, EVKAFTEKE, EVKELEMEH, EVKELEMEK, EVKUTLUĞU, FEVKALADA, HEVKİRMEK, HÜSREVKÖY, KEVKİRMEK, NEVKERSİZ, PEVKİRMEK, SEVKENMEK, ŞEVKETİYE
EHLİZEVK, MEVKUFEN, SEVKİYAT, ŞEVKEFZA, TEVKİFAT, EVKİNMEK, SEVKEMEK, SEVKİYET, ŞEVKETLİ, ŞEVKİDİL, ŞEVKİLER, ŞEVKİNAZ, ŞEVKİNUR, TEVKİRLİ, TEVKÜLLÜ, TEVKÜRLÜ
FEVKANİ, MEVKUTE, ŞEVKSİZ, TEVKİCİ, EVKURAN, HEVKEVE, KAĞSEVK, ŞEVKİYE, TEVKÜLÜ, ZEVKSİZ
MAFEVK, MEVKUF, MEVKUT, ŞEVKET, ŞEVKLİ, TEVKİF, TEVKİL, ZEVKLİ, ÇEVKEL, ÇEVKEN, EVKUŞU, GEVKİR, KEVKEN, KEVKEP, KEVKER, KEVKEZ, KEVKİR, KEVKÜR, NEVKER, PEVKİL, SEVKAL, SEVKAN, TEVKÜL, TEVKÜR, ZEVKÇE
EVKAF, MEVKİ, TEVKİ, HEVKE, KEVKE, KEVKİ, LEVKE, ŞEVKA, ŞEVKE, ŞEVKİ, TEVKE
FEVK, SEVK, ZEVK, ÇEVK, HEVK, ŞEVK
EVK
EVK
Yanlış.
FEVKALBEŞER
İnsanüstü. Üstün nitelikli (kimse).
EVKAFÇİFTLİĞİ
İçel şehrinde, Silifke ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
ZEVKİSELİM
En yüksek zevk.
SEVKİTABİİ
İçgüdü.
FEVKALADELİK
Olağanüstülük.
TEVKİFHANE
Tutukevi.
MEVKUFİYET
Tutukluluk. Alıkonulma.
ZEVKLENDİRME
Zevklendirmek işi.
MAHMUTŞEVKETPAŞA
İstanbul kenti, Mahmutşevketpaşa nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
EVKARLANMAH
Üzülmek.
ZEVKLENDİRMEK
Zevklenme işini yaptırmak.
ZEVKSİZLİK
Zevksiz olma durumu.
SEVKÜLCEYŞ
Strateji.
ŞEVKSİZLİK
Şevksiz olma durumu.
ŞEVKETİBOSTAN
Yabanıl bir otun yemek yapılabilen kökü.
Bu bölümde tanımı içerisinde EVK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GÜTMEK
Hayvan veya hayvan sürüsünü önüne katıp otlatarak sürmek. Bir düşünceyi veya bir ilkeyi gerçekleştirmeye çalışmak. Bir kimseyi, bir topluluğu kendi düşünce ve amacı doğrultusunda yönetmek, sevk ve idare etmek.
BIZIR
Kadınlık organının üst yanında cinsel zevk duyumu noktası olan bölüm, dılak, klitoris.
HARABATİ
Maddi şeylere değer vermediği için üstüne başına özenmeyen. Vaktini meyhanelerde veya zevk ve sefada geçiren (kimse).
DEVLET
Toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlık. Bu tüzel varlığın yönetim organları. Mutluluk. Büyüklük, mevki. Talih.
BİRİNCİ
Bir sayısının sıra sıfatı. Zaman, yer, sıra bakımından başkalarından önce gelen kimse, şey. Sırada, önem sırasında en üstün olan kimse. Ulaşım araçlarında mevki, sınıf.
EHLİZEVK
Zevk ehli.
HAZCILIK
Zevki, insan hayatının tek değer ve amacı sayan, haz veren her şeyin iyi olduğunu kabul eden öğreti, hedonizm. Ekonomik etkinliğin, hazzın en yüksek derecesine varacak biçimde geliştirilmesi öğretisi, hedonizm. Hazza, fiziksel zevke hastalık derecesinde düşkünlük, hedonizm.
AMATÖR
Bir işi para kazanmak için değil, yalnız zevki için yapan, hevesli, meraklı (kimse), özengen, profesyonel karşıtı. Bir işi meslek veya alan uzmanı olmadan yapan. Beceriksiz. Acemi.
ALAKALANMAK
İlgilenmek. Bir şeyden zevk almak. Bir şey çekici gelmek. Gönül bağlamak, yakınlık duymak.
DURUM
Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.
DEĞMEK
Aralık kalmayıncaya kadar birbirine yaklaşmak, dokunmak, temas etmek. Zevk veren şeyler hoşa gitmek. Ulaşmak, erişmek. Değerinde olmak. Eş değerde olmak. İstenilen yere düşmek, rast gelmek, isabet etmek. Karşılık olmak. Herhangi bir nitelikte olmak.
BEĞENİ
Güzel veya çirkin yargısını verdiren duygu, zevk. Herhangi bir konuda güzeli çirkinden ayırma yetisi, gusto.
BARIŞMAK
İki taraf, aralarındaki dargınlığı kaldırmak, uzlaşmak, anlaşmak. Sevmek, zevk almak.
ALIKONULMA
Alıkonulmak işi, mevkufiyet.
HAZ
Hoşa giden duygulanma, hoşlanma, zevk. Sürdürülmesi istenen ılımlı ve doygunluk veren coşku. Ezgi. Bir şeyden duyusal veya manevi sevinç duyma.
HEVES
İstek, eğilim, arzu, şevk. Gelip geçici istek.
ALT
Bir şeyin yere bakan yanı, zir, üst karşıtı. Birkaç şeyden aşağıda olan. Bir şeyin yere yakın bölümü. Birine göre daha aşağı mevkide olan kimse, madun. Sınıflamalarda ikinci derecede olan. Bir nesnenin tabanı. Oturulurken uyluk kemiklerinin yere gelen bölümü.
ETİKETÇİ
Etiket yapıştıran kimse. Makam, mevki vb. şeylere aşırı önem veren kimse.
GÜZELLİK
Estetik bir zevk, coşku, hoşlanma duygusu uyandıran nitelik, hüsün. Okşayıcı söz veya davranış, iyilik, yumuşaklık. Güzel olan bir kimsenin niteliği. Ahlak ve fikrî nitelikleriyle hayranlık uyandıran şey.
GASTRONOM
Damak zevki olan, ağzının tadını bilen, iyi yemekten anlayan kimse.