EVK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "evk" olan, toplam 11 adet kelime bulunmaktadır. evk ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu evk ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde evk olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

EVKAFÇİFTLİĞİ

11 harfli kelimeler

EVKARLANMAH

9 harfli kelimeler

EVKAFTEKE, EVKELEMEH, EVKELEMEK, EVKUTLUĞU

8 harfli kelimeler

EVKİNMEK

7 harfli kelimeler

EVKURAN

6 harfli kelimeler

EVKUŞU

5 harfli kelimeler

EVKAF

3 harfli kelimeler

EVK

Bazı kelimelerin anlamları

EVK

Yanlış.

EVKUŞU

Güvercin.

EVKAF

Vakıflar. Vakıf mallarını yöneten kuruluş.

EVKAFTEKE

Manisa şehrinde, Palamut nahiyesine bağlı bir yer.

EVKELEMEK

Kadın salına salına yürümek. Yerde olan bir şeyi görmeden, ayakla basıp geçmek. Kalburu çalkalayarak kullanmak, elemek.

EVKUTLUĞU

El öpmeden sonra kız tarafının oğlan evine gitmesi.

EVKİNMEK

Taklit etmek, benzetlemek, öykünmek.

EVKELEMEH

Hırpalamak, altına almak.

EVKAFÇİFTLİĞİ

İçel şehrinde, Silifke ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

EVKARLANMAH

Üzülmek.

EVKURAN

Mardin kenti, Savur belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

  -   -   -  

Anlamında EVK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde EVK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

EHLİZEVK

Zevk ehli.

ETİKETÇİ

Etiket yapıştıran kimse. Makam, mevki vb. şeylere aşırı önem veren kimse.

ALAKALANMAK

İlgilenmek. Bir şeyden zevk almak. Bir şey çekici gelmek. Gönül bağlamak, yakınlık duymak.

GÜZELLİK

Estetik bir zevk, coşku, hoşlanma duygusu uyandıran nitelik, hüsün. Okşayıcı söz veya davranış, iyilik, yumuşaklık. Güzel olan bir kimsenin niteliği. Ahlak ve fikrî nitelikleriyle hayranlık uyandıran şey.

HAZCILIK

Zevki, insan hayatının tek değer ve amacı sayan, haz veren her şeyin iyi olduğunu kabul eden öğreti, hedonizm. Ekonomik etkinliğin, hazzın en yüksek derecesine varacak biçimde geliştirilmesi öğretisi, hedonizm. Hazza, fiziksel zevke hastalık derecesinde düşkünlük, hedonizm.

AMATÖR

Bir işi para kazanmak için değil, yalnız zevki için yapan, hevesli, meraklı (kimse), özengen, profesyonel karşıtı. Bir işi meslek veya alan uzmanı olmadan yapan. Beceriksiz. Acemi.

GASTRONOM

Damak zevki olan, ağzının tadını bilen, iyi yemekten anlayan kimse.

HEVES

İstek, eğilim, arzu, şevk. Gelip geçici istek.

DURUM

Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.

BİRİNCİ

Bir sayısının sıra sıfatı. Zaman, yer, sıra bakımından başkalarından önce gelen kimse, şey. Sırada, önem sırasında en üstün olan kimse. Ulaşım araçlarında mevki, sınıf.

HARABATİ

Maddi şeylere değer vermediği için üstüne başına özenmeyen. Vaktini meyhanelerde veya zevk ve sefada geçiren (kimse).

BARIŞMAK

İki taraf, aralarındaki dargınlığı kaldırmak, uzlaşmak, anlaşmak. Sevmek, zevk almak.

BIZIR

Kadınlık organının üst yanında cinsel zevk duyumu noktası olan bölüm, dılak, klitoris.

GÜTMEK

Hayvan veya hayvan sürüsünü önüne katıp otlatarak sürmek. Bir düşünceyi veya bir ilkeyi gerçekleştirmeye çalışmak. Bir kimseyi, bir topluluğu kendi düşünce ve amacı doğrultusunda yönetmek, sevk ve idare etmek.

ALT

Bir şeyin yere bakan yanı, zir, üst karşıtı. Birkaç şeyden aşağıda olan. Bir şeyin yere yakın bölümü. Birine göre daha aşağı mevkide olan kimse, madun. Sınıflamalarda ikinci derecede olan. Bir nesnenin tabanı. Oturulurken uyluk kemiklerinin yere gelen bölümü.

HAZ

Hoşa giden duygulanma, hoşlanma, zevk. Sürdürülmesi istenen ılımlı ve doygunluk veren coşku. Ezgi. Bir şeyden duyusal veya manevi sevinç duyma.

DEVLET

Toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlık. Bu tüzel varlığın yönetim organları. Mutluluk. Büyüklük, mevki. Talih.

ALIKONULMA

Alıkonulmak işi, mevkufiyet.

BEĞENİ

Güzel veya çirkin yargısını verdiren duygu, zevk. Herhangi bir konuda güzeli çirkinden ayırma yetisi, gusto.

DEĞMEK

Aralık kalmayıncaya kadar birbirine yaklaşmak, dokunmak, temas etmek. Zevk veren şeyler hoşa gitmek. Ulaşmak, erişmek. Değerinde olmak. Eş değerde olmak. İstenilen yere düşmek, rast gelmek, isabet etmek. Karşılık olmak. Herhangi bir nitelikte olmak.