EYE ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "eye" olan, toplam 39 adet kelime bulunmaktadır. eye ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu eye ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde eye olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

EYETİKERİME

10 harfli kelimeler

EYERLENMEK, EYERLETMEK

9 harfli kelimeler

EYEVİRMEK, EYERCİLİK, EYERALMAZ, EYERLEMEK, EYERLENME, EYERLETME, EYEŞLENME

8 harfli kelimeler

EYERTMEK, EYERLEME, EYERCİLİ

7 harfli kelimeler

EYELMİŞ, EYERSİZ, EYENMEK, EYEŞMEK

6 harfli kelimeler

EYERLİ, EYEŞİK, EYECEN, EYERCE, EYERCİ, EYENGİ, EYELCE

5 harfli kelimeler

EYENK, EYELE, EYEĞİ, EYEĞÜ

4 harfli kelimeler

EYEY, EYEÇ, EYET, EYEF, EYEŞ, EYES, EYEK, EYEM, EYEN, EYER

3 harfli kelimeler

EYE

Bazı kelimelerin anlamları

EYE

Sahip, koruyucu. Evin, ailenin en sayılan kadını. Baba. Kaburga kemiği. Erkeğin karısına sesleniş ya da hitap şekli: Eye, bir çay göy içeyh. Gerçekten. Erkekler arasında kullanılan ünlem. Ed. eğer. Eğer. Kayığın iskeletini oluşturan ağaçlar. (Yenice Gelendost Isparta). Malik, sahip, efendi.

EYERLEMEK

At üzerine eyeri koyup bağlamak, eyer vurmak.

EYERCİLİ

Samsun ilinde, Terme ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

EYERALMAZ

Kuzeybatıdan gelen yağmur.

EYETİKERİME

Arapça kökenli ayetikerime: ayet.

EYELMİŞ

Ağır başlı, olgun.

EYEŞLENME

Bir işin başında uzun zaman oyalanma.

EYERLENME

Eyerlenmek işi.

EYEVİRMEK

Islatılmış palamut meyvesini mazı, çam kabuğu ya da sumağın içine koymak.

EYERTMEK

Toprağı derince işlemek. Tarla ve bahçeyi bozmak. (Kadıobası Güdül Ankara).

EYERSİZ

Eyer vurulmamış, sırtına eyer konulmamış (hayvan).

EYERLEME

Eyerlemek işi.

EYERLETME

Eyerletmek işi.

EYERLETMEK

Eyerleme işi yaptırılmak.

EYERCİLİK

Eyercinin yaptığı iş.

EYERLENMEK

Eyer vurulmak.

  -   -   -  

Anlamında EYE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde EYE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ACIMSI

Acıyı andıran, acıya benzeyen, acı gibi, acımtırak. Dokunaklı.

ACİZ

Gücü bir işe yetmez olanın durumu, güçsüzlük. Beceriksizlik. Kişinin ve kuruluşun borcunu vaktinde ödeyememesi durumu.

AÇGÖZLÜ

Mala, yiyeceğe ve içeceğe doymak bilmeyen, açgöz, gözü aç, doymaz, gözü doymaz, tamahkâr, haris, hırslı, tokgözlü karşıtı.

ABANDIRMAK

Bir kimsenin bir yere veya bir kimseye yaslanmasını sağlamak. Bir hayvanı yere çöktürmek.

ABANDONE

Boks sporunda dövüşemeyecek duruma gelen boksörün karşılaşmayı yarıda bırakması. Herhangi bir olay karşısında çaresiz duruma düşme.

ACENTE

Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.

AÇIKTAN

Bir yerin uzağından. Ayrıca, ek olarak. Sıra ve aşama gözetilmeden, dışarıdan atayarak. Önceden belirlenmiş bir bütçeye bağlı kalmaksızın.

AÇIKLIKÖLÇER

Bir mikroskobun açıklığını ölçmeye yarayan alet.

ABANMAK

Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak. Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak. Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak. Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak. Futbolda topa olanca gücüyle vurmak.

ABORDA

Bir deniz teknesinin başka bir tekneye, bir iskeleye veya bir rıhtıma yanını vererek yanaşması.

AÇAN

Oynak kemiklerin arasındaki açıları genişletmeye yarayan kasların genel adı, büken karşıtı.

ACEMİ

Bir işin yabancısı olan, eli işe alışmamış, bir işi beceremeyen. Saraya yeni alınmış cariye. İşinde, mesleğinde yeni olan, toy. Bir yere, bir şeye yabancı olan.

AÇIORTAY

Bir açıyı, ölçüleri birbirine eşit olan iki açısal bölgeye ayıran doğru parçası.

ABDESTLİK

Abdest alınacak yer. Abdest alınırken giyilen ve kolsuz hırkaya benzeyen bir giyecek türü.

ADAKLAMAK

Küçük çocuk yürümeye başlamak.

ADAM

İnsan. Birinin yararlandığı, kullandığı kimse. Birinin yanında bulunan ve işini yapan kimse. Bir alanı benimseyen kimse. Eş, koca. Görevli kimse. İyi huylu, güvenilir kimse. Erkek kişi. Daima birinin yanında olan, onu destekleyen, isteklerini yerine getiren kimse.

ABULLABUT

Kaba saba ve anlayışsız (kimse). Biçimsiz ve kötü giyinen, giyimine özen göstermeyen (kimse).

ADAMCIL

İnsandan ürkmeyen, insana alışmış olan, insana sokulan, sıcakkanlı, munis.

AD

Bir kimseyi, bir şeyi anlatmaya, tanımlamaya, açıklamaya, bildirmeye yarayan söz, isim, nam. Canlı ve cansız varlıkları, duygu ve düşünceleri, çeşitli durumları bildiren kelime, isim. Sayma. Sayılma. Herkesçe tanınmış veya işitilmiş olma durumu.

ABONE

Süreli yayınları, parasını önceden ödeyerek alma işi. Bir şeyi sürekli olarak kullanmak için hizmeti verenle sözleşme yapan kimse, sürdürümcü. Bir yere gitmeyi alışkanlık hâline getiren (kimse).