Sonu EYE ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "eye" olan, toplam 29 adet kelime bulunmaktadır. Sonu eye ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında eye olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde eye olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

TEZBEREYE

8 harfli kelimeler

BİDÜZEYE, SÜMETEYE, BİRDSEYE, SÜMÜYEYE

7 harfli kelimeler

DEYMEYE, DİPLEYE, GÜNDEYE, TERBEYE

6 harfli kelimeler

HAREYE, SEDEYE, PÖTEYE, NİCEYE, SÜMEYE, NEREYE, NEÇEYE, HİKEYE, BİLEYE, SENEYE

4 harfli kelimeler

YEYE, TEYE, REYE, PEYE, NEYE, KEYE, HEYE, GEYE, BEYE

Bazı kelimelerin anlamları

EYE

Sahip, koruyucu. Evin, ailenin en sayılan kadını. Baba. Kaburga kemiği. Erkeğin karısına sesleniş ya da hitap şekli: Eye, bir çay göy içeyh. Gerçekten. Erkekler arasında kullanılan ünlem. Ed. eğer. Eğer. Kayığın iskeletini oluşturan ağaçlar. (Yenice Gelendost Isparta). Malik, sahip, efendi.

SEDEYE

Ağaçtan düşmüş meyve.

TEZBEREYE

Kolay kolay.

BİRDSEYE

Akçaağaç gibi bazı ağaç türlerinden elde edilen, üzerinde kuşgözüne benzer küçük halkalar bulunan kereste.

SÜMETEYE

Boşuna.

GÜNDEYE

Gündelik. Günlük, her gün kullanılan.

NEREYE

Hangi yere? "Bu kadar insan bir anda nereye kaybolabilir." -A. Ümit.

DEYMEYE

Deymesin anlamında ünlem.

NİCEYE

Ne fiyata, kaça.

SÜMÜYEYE

Bilmeyerek, görmeyerek : Sümüyeye piştov sıkma.

DİPLEYE

Kesilen ağacın toprağın üstünde kalan kısmı, dip kütüğü.

PÖTEYE

Kümes hayvanlarının böbreği.

TERBEYE

Arapça kökenli terbiye: terbiye.

HAREYE

Nereye?.

BİDÜZEYE

Eşit olarak.

SÜMEYE

1.Boşuna. 2.Körükörüne. Boş yere, beyhude, körü körüne.

  -   -   -  

Anlamında EYE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde EYE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ACIMSI

Acıyı andıran, acıya benzeyen, acı gibi, acımtırak. Dokunaklı.

ABULLABUT

Kaba saba ve anlayışsız (kimse). Biçimsiz ve kötü giyinen, giyimine özen göstermeyen (kimse).

ABANMAK

Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak. Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak. Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak. Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak. Futbolda topa olanca gücüyle vurmak.

ACİZ

Gücü bir işe yetmez olanın durumu, güçsüzlük. Beceriksizlik. Kişinin ve kuruluşun borcunu vaktinde ödeyememesi durumu.

ABORDA

Bir deniz teknesinin başka bir tekneye, bir iskeleye veya bir rıhtıma yanını vererek yanaşması.

ABONE

Süreli yayınları, parasını önceden ödeyerek alma işi. Bir şeyi sürekli olarak kullanmak için hizmeti verenle sözleşme yapan kimse, sürdürümcü. Bir yere gitmeyi alışkanlık hâline getiren (kimse).

ABANDIRMAK

Bir kimsenin bir yere veya bir kimseye yaslanmasını sağlamak. Bir hayvanı yere çöktürmek.

AÇIKLIKÖLÇER

Bir mikroskobun açıklığını ölçmeye yarayan alet.

ACENTE

Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.

ADAMCIL

İnsandan ürkmeyen, insana alışmış olan, insana sokulan, sıcakkanlı, munis.

AD

Bir kimseyi, bir şeyi anlatmaya, tanımlamaya, açıklamaya, bildirmeye yarayan söz, isim, nam. Canlı ve cansız varlıkları, duygu ve düşünceleri, çeşitli durumları bildiren kelime, isim. Sayma. Sayılma. Herkesçe tanınmış veya işitilmiş olma durumu.

ABANDONE

Boks sporunda dövüşemeyecek duruma gelen boksörün karşılaşmayı yarıda bırakması. Herhangi bir olay karşısında çaresiz duruma düşme.

ADAM

İnsan. Birinin yararlandığı, kullandığı kimse. Birinin yanında bulunan ve işini yapan kimse. Bir alanı benimseyen kimse. Eş, koca. Görevli kimse. İyi huylu, güvenilir kimse. Erkek kişi. Daima birinin yanında olan, onu destekleyen, isteklerini yerine getiren kimse.

AÇIORTAY

Bir açıyı, ölçüleri birbirine eşit olan iki açısal bölgeye ayıran doğru parçası.

AÇAN

Oynak kemiklerin arasındaki açıları genişletmeye yarayan kasların genel adı, büken karşıtı.

ABDESTLİK

Abdest alınacak yer. Abdest alınırken giyilen ve kolsuz hırkaya benzeyen bir giyecek türü.

AÇGÖZLÜ

Mala, yiyeceğe ve içeceğe doymak bilmeyen, açgöz, gözü aç, doymaz, gözü doymaz, tamahkâr, haris, hırslı, tokgözlü karşıtı.

ADAKLAMAK

Küçük çocuk yürümeye başlamak.

AÇIKTAN

Bir yerin uzağından. Ayrıca, ek olarak. Sıra ve aşama gözetilmeden, dışarıdan atayarak. Önceden belirlenmiş bir bütçeye bağlı kalmaksızın.

ACEMİ

Bir işin yabancısı olan, eli işe alışmamış, bir işi beceremeyen. Saraya yeni alınmış cariye. İşinde, mesleğinde yeni olan, toy. Bir yere, bir şeye yabancı olan.