İçinde DUY geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "duy" olan, toplam 125 tane kelime bulunuyor. İçerisinde duy bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu duy ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında duy olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

DUYARSIZLAŞTIRMAK, ÇİFTEDUYARGALILAR

16 harfli kelimeler

DUYARSIZLAŞTIRMA

15 harfli kelimeler

VURDUMDUYMAZLIK, DUYGULANIVERMEK

14 harfli kelimeler

DUYARSIZLAŞMAK, DUYGULANDIRMAK, DUYARLAŞTIRICI, DUYARLIKÖLÇÜCÜ, DUYARLIKÖLÇÜMÜ, DUYGULANIVERME

13 harfli kelimeler

DUYARSIZLAŞMA, DUYULMAMIŞLIK, DUYUMSAMAZLIK, BİRDUYUMCULUK, DUYARLIKÖLÇER, DUYARLILAŞMAK, DUYGULANDIRMA

12 harfli kelimeler

DUYARGALILAR, VURDUMDUYMAZ, DUYARKATLAMA, DUYARLILAŞMA, DUYULABİLMEK, DUYURABİLMEK, IŞILDUYARLIK, SAĞDUYULULUK

11 harfli kelimeler

DUYARSIZLIK, DUYGUDAŞLIK, DUYGULANMAK, DUYGUSALLIK, DUYGUSUZLUK, DUYMAMAZLIK, DUYUMSATMAK, DUYUMSUZLUK, DUYULABİLME, DUYURABİLME

10 harfli kelimeler

DUYARLIKLI, DUYARLILIK, DUYGULANIM, DUYGULANMA, DUYGULULUK, DUYULMAMIŞ, DUYUMCULUK, DUYUMÖLÇER, DUYUMSAMAK, DUYURULMAK, DEVİNDUYUM, DUYABİLMEK, DUYARCALIK, DUYARSIZCA, DUYGUCULUK, DUYGULANIŞ, DUYULURLUK, DUYUMSATMA, DUYUMSAYIŞ, DUYURUMLUK, DUYUVERMEK, IŞIĞADUYAR, IŞIMDUYGUN

9 harfli kelimeler

DUYGUNLUK, DUYMAZLIK, DUYUMSAMA, DUYURULMA, SAĞDUYULU, DUYABİLME, DUYDURMAK, DUYULANMA, DUYURTMAK, DUYUVERME, GÜZELDUYU

8 harfli kelimeler

DUYARLIK, DUYARSIZ, DUYGUDAŞ, DUYGUSAL, DUYGUSUZ, DUYULMAK, DUYUMSAL, DUYUMSUZ, DUYURMAK, DUYUÜSTÜ, DUYARKAT, DUYILMAK, DUYMADIK, DUYSUMAK, DUYURTMA, RUHDUYUM, UZADUYUM, YERDUYUM

7 harfli kelimeler

DUYARGA, DUYARLI, DUYGUCA, DUYGULU, DUYULMA, DUYULTU, DUYUMLU, DUYURMA, DUYURUM, DUYUSAL, SAĞDUYU, DUYAĞAN, DUYUKÇU, DUYUMCU, DUYURCA, DUYUSUZ, OLDUYSA

6 harfli kelimeler

DUYGAN, DUYGUN, DUYMAK, DUYSAL, DUYURU, DUDUYA, DUYDUK, DUYRUK, DUYUCU, GUDUYH

5 harfli kelimeler

DUYAR, DUYGU, DUYMA, DUYUM, DUYUŞ, DUYUĞ, DUYUK, DUYUR

4 harfli kelimeler

DUYU

3 harfli kelimeler

DUY

Bazı kelimelerin anlamları

DUY

Elektrik ampulünün takıldığı bakır veya pirinçten yivli yer.

DUYARSIZLAŞTIRMA

Duyarsızlaştırmak işi.

DUYGULANDIRMAK

Duygulanmasını sağlamak, duygulanmasına sebep olmak.

DUYARLIKÖLÇÜMÜ

Belirli bir duyarkatta, ışıklama ile yoğunluk arasındaki bağı kesinlikle saptama, duyarkatın ışıktan etkilenme ve açındırma sırasındaki tepkisini ölçme bilimi.

DUYARSIZLAŞTIRMAK

Duyarlılığını ortadan kaldırmak, duyarsız duruma getirmek.

DUYARLIKÖLÇÜCÜ

Duyarlıkölçeri kullanan kimse, duyarlıkölçümü uzmanı.

DUYARLAŞTIRICI

İzgenin yalnız mavi ve morötesi bölümünü kapsayan kısa dalga uzunluklarına duyar olan duyarkatın duyarlığını artırmak amacıyla duyarkata yapılış sırasında katılan, böylelikle doğal duyarlığın yeşil, kırmızı hatta kızılaltına kadar genişlemesini sağlayan kimyasal özdek.

BİRDUYUMCULUK

Yirminci yüzyılın başında Jules Romains tarafından kurulan ve birey yerine topluluğun duygu, düşünce ve izlenimlerindeki ortaklığı konu edinen yazın çığırı.

DUYUMSAMAZLIK

Duygusuzluk az ve yavaş tepki gösteren, bunun sonucu duygulandırıcı sebeplere karşı ilgisiz kalan insanın niteliği. Düzgülü olarak türlü durumların harekete getirdiği ilgi ve duygulardan yoksun olma durumu.

VURDUMDUYMAZLIK

Aldırmazlık, aldırışsızlık, umursamazlık.

DUYGULANIVERME

Duygulanıvermek durumu.

DUYGULANIVERMEK

Çabucak duygulanmak.

ÇİFTEDUYARGALILAR

Kabuklular sınıfını da içine alan ve genel olarak sularda yaşayan eklembacaklılar topluluğu; solungaçlılar.

DUYULMAMIŞLIK

Duyulmamış olma durumu.

DUYARSIZLAŞMAK

Duyarlı olma yeteneği kalmamak.

DUYARSIZLAŞMA

Duyarsızlaşmak durumu.

  -   -   -  

Anlamında DUY bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DUY geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ACISIZ

Tadı acı olmayan. Üzüntüsü, sıkıntısı olmayan, kedersiz. Ağrı, sızı duyulmayan.

ACAYİP

Sağduyuya, göreneğe, olağana aykırı, garip, tuhaf, yadırganan, yabansı. Şaşma anlatan bir söz.

ADAMCAĞIZ

Kendisine sevgi veya acıma duyulan erkek.

ACIKMAK

Yemek yeme gereksinimi duymak.

ACITMAK

Acılık vermek. Ağrı, sızı duyulmasına sebep olmak.

AH

İlenme, beddua. (a:h) Ağrı, acı duyulduğunda söylenen bir söz. (a:h) Sesin tonuna göre pişmanlık, öfke, özlem, beğenme, sevgi vb. duygular anlatan bir söz.

AFFETTUOSO

Bir parça yumuşak ve duygulu bir biçimde çalınarak.

ACIMASIZ

Acıma duygusu olmayan, katı yürekli, merhametsiz. Acıma duygusu olmadan, merhametsizce.

AĞIT

Ölenin iyi niteliklerini, ölümünden duyulan acıyı dile getiren söz veya ezgi. Gelinin arkasından niteliklerini anlatan söz veya ezgi. Ölen bir kimsenin gençliğini, güzelliğini, iyiliklerini, değerlerini, arkada bıraktıklarının acılarını, büyük felaketlerin acılı etkilerini dile getiren söz veya okunan ezgi, yazılan yazı, sagu, mersiye.

AĞRI

Vücudun herhangi bir yerinde duyulan şiddetli acı. Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

AFİŞE

"Açığa vurmak, belirtmek; duyurmak, dile düşürmek, reklam etmek; açıklamak" anlamlarındaki afişe etmek, "bir kimse bilinmeyen bir yönüyle tanınmak" anlamındaki afişe olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz. Açıklanmış.

ACIMA

Acımak durumu. Başka bir kimsenin veya canlının mutsuzluğuna karşı duyulan üzüntü, merhamet.

ACI

Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.

AHİZE

Telefonda seslerin duyulduğu ve iletildiği parça.

AĞIRLIK

Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.

ACIKTIRMAK

Açlık duymasına sebep olmak. Aç bırakmak.

AĞIRKANLI

Ağırcanlı. Hippokrates'in ortaya attığı ağırcanlılık, soğukluk, kolayca duygulanmayış gibi nitelikleri kendinde toplayan kişilik tipi.

AJİTASYON

Körükleme. Duygu sömürüsü yapma. Kişinin ruhsal gerginliğini dışa vurması sonucu oluşan etrafına karşı saldırganlık durumu. İnsanın zihninde ve duygu dünyasında sarsıntı yaratma. Çırpıntı.

AFERİN

Övme, takdir, beğenme vb. duyguları belirtmek için söylenen söz, bravo. Öğrencilere verilen beğenme ve takdir kâğıdı.

AD

Bir kimseyi, bir şeyi anlatmaya, tanımlamaya, açıklamaya, bildirmeye yarayan söz, isim, nam. Canlı ve cansız varlıkları, duygu ve düşünceleri, çeşitli durumları bildiren kelime, isim. Sayma. Sayılma. Herkesçe tanınmış veya işitilmiş olma durumu.