Kelimeler arşivinde; içinde "duy" olan, toplam 125 tane kelime bulunuyor. İçerisinde duy bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu duy ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında duy olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
DUYARSIZLAŞTIRMAK, ÇİFTEDUYARGALILAR
DUYARSIZLAŞTIRMA
VURDUMDUYMAZLIK, DUYGULANIVERMEK
DUYARSIZLAŞMAK, DUYGULANDIRMAK, DUYARLAŞTIRICI, DUYARLIKÖLÇÜCÜ, DUYARLIKÖLÇÜMÜ, DUYGULANIVERME
DUYARSIZLAŞMA, DUYULMAMIŞLIK, DUYUMSAMAZLIK, BİRDUYUMCULUK, DUYARLIKÖLÇER, DUYARLILAŞMAK, DUYGULANDIRMA
DUYARGALILAR, VURDUMDUYMAZ, DUYARKATLAMA, DUYARLILAŞMA, DUYULABİLMEK, DUYURABİLMEK, IŞILDUYARLIK, SAĞDUYULULUK
DUYARSIZLIK, DUYGUDAŞLIK, DUYGULANMAK, DUYGUSALLIK, DUYGUSUZLUK, DUYMAMAZLIK, DUYUMSATMAK, DUYUMSUZLUK, DUYULABİLME, DUYURABİLME
DUYARLIKLI, DUYARLILIK, DUYGULANIM, DUYGULANMA, DUYGULULUK, DUYULMAMIŞ, DUYUMCULUK, DUYUMÖLÇER, DUYUMSAMAK, DUYURULMAK, DEVİNDUYUM, DUYABİLMEK, DUYARCALIK, DUYARSIZCA, DUYGUCULUK, DUYGULANIŞ, DUYULURLUK, DUYUMSATMA, DUYUMSAYIŞ, DUYURUMLUK, DUYUVERMEK, IŞIĞADUYAR, IŞIMDUYGUN
DUYGUNLUK, DUYMAZLIK, DUYUMSAMA, DUYURULMA, SAĞDUYULU, DUYABİLME, DUYDURMAK, DUYULANMA, DUYURTMAK, DUYUVERME, GÜZELDUYU
DUYARLIK, DUYARSIZ, DUYGUDAŞ, DUYGUSAL, DUYGUSUZ, DUYULMAK, DUYUMSAL, DUYUMSUZ, DUYURMAK, DUYUÜSTÜ, DUYARKAT, DUYILMAK, DUYMADIK, DUYSUMAK, DUYURTMA, RUHDUYUM, UZADUYUM, YERDUYUM
DUYARGA, DUYARLI, DUYGUCA, DUYGULU, DUYULMA, DUYULTU, DUYUMLU, DUYURMA, DUYURUM, DUYUSAL, SAĞDUYU, DUYAĞAN, DUYUKÇU, DUYUMCU, DUYURCA, DUYUSUZ, OLDUYSA
DUYGAN, DUYGUN, DUYMAK, DUYSAL, DUYURU, DUDUYA, DUYDUK, DUYRUK, DUYUCU, GUDUYH
DUYAR, DUYGU, DUYMA, DUYUM, DUYUŞ, DUYUĞ, DUYUK, DUYUR
DUYU
DUY
DUY
Elektrik ampulünün takıldığı bakır veya pirinçten yivli yer.
DUYARSIZLAŞTIRMA
Duyarsızlaştırmak işi.
DUYGULANDIRMAK
Duygulanmasını sağlamak, duygulanmasına sebep olmak.
DUYARLIKÖLÇÜMÜ
Belirli bir duyarkatta, ışıklama ile yoğunluk arasındaki bağı kesinlikle saptama, duyarkatın ışıktan etkilenme ve açındırma sırasındaki tepkisini ölçme bilimi.
DUYARSIZLAŞTIRMAK
Duyarlılığını ortadan kaldırmak, duyarsız duruma getirmek.
DUYARLIKÖLÇÜCÜ
Duyarlıkölçeri kullanan kimse, duyarlıkölçümü uzmanı.
DUYARLAŞTIRICI
İzgenin yalnız mavi ve morötesi bölümünü kapsayan kısa dalga uzunluklarına duyar olan duyarkatın duyarlığını artırmak amacıyla duyarkata yapılış sırasında katılan, böylelikle doğal duyarlığın yeşil, kırmızı hatta kızılaltına kadar genişlemesini sağlayan kimyasal özdek.
BİRDUYUMCULUK
Yirminci yüzyılın başında Jules Romains tarafından kurulan ve birey yerine topluluğun duygu, düşünce ve izlenimlerindeki ortaklığı konu edinen yazın çığırı.
DUYUMSAMAZLIK
Duygusuzluk az ve yavaş tepki gösteren, bunun sonucu duygulandırıcı sebeplere karşı ilgisiz kalan insanın niteliği. Düzgülü olarak türlü durumların harekete getirdiği ilgi ve duygulardan yoksun olma durumu.
VURDUMDUYMAZLIK
Aldırmazlık, aldırışsızlık, umursamazlık.
DUYGULANIVERME
Duygulanıvermek durumu.
DUYGULANIVERMEK
Çabucak duygulanmak.
ÇİFTEDUYARGALILAR
Kabuklular sınıfını da içine alan ve genel olarak sularda yaşayan eklembacaklılar topluluğu; solungaçlılar.
DUYULMAMIŞLIK
Duyulmamış olma durumu.
DUYARSIZLAŞMAK
Duyarlı olma yeteneği kalmamak.
DUYARSIZLAŞMA
Duyarsızlaşmak durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde DUY geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ACISIZ
Tadı acı olmayan. Üzüntüsü, sıkıntısı olmayan, kedersiz. Ağrı, sızı duyulmayan.
ACAYİP
Sağduyuya, göreneğe, olağana aykırı, garip, tuhaf, yadırganan, yabansı. Şaşma anlatan bir söz.
ADAMCAĞIZ
Kendisine sevgi veya acıma duyulan erkek.
ACIKMAK
Yemek yeme gereksinimi duymak.
ACITMAK
Acılık vermek. Ağrı, sızı duyulmasına sebep olmak.
AH
İlenme, beddua. (a:h) Ağrı, acı duyulduğunda söylenen bir söz. (a:h) Sesin tonuna göre pişmanlık, öfke, özlem, beğenme, sevgi vb. duygular anlatan bir söz.
AFFETTUOSO
Bir parça yumuşak ve duygulu bir biçimde çalınarak.
ACIMASIZ
Acıma duygusu olmayan, katı yürekli, merhametsiz. Acıma duygusu olmadan, merhametsizce.
AĞIT
Ölenin iyi niteliklerini, ölümünden duyulan acıyı dile getiren söz veya ezgi. Gelinin arkasından niteliklerini anlatan söz veya ezgi. Ölen bir kimsenin gençliğini, güzelliğini, iyiliklerini, değerlerini, arkada bıraktıklarının acılarını, büyük felaketlerin acılı etkilerini dile getiren söz veya okunan ezgi, yazılan yazı, sagu, mersiye.
AĞRI
Vücudun herhangi bir yerinde duyulan şiddetli acı. Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.
AFİŞE
"Açığa vurmak, belirtmek; duyurmak, dile düşürmek, reklam etmek; açıklamak" anlamlarındaki afişe etmek, "bir kimse bilinmeyen bir yönüyle tanınmak" anlamındaki afişe olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz. Açıklanmış.
ACIMA
Acımak durumu. Başka bir kimsenin veya canlının mutsuzluğuna karşı duyulan üzüntü, merhamet.
ACI
Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.
AHİZE
Telefonda seslerin duyulduğu ve iletildiği parça.
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.
ACIKTIRMAK
Açlık duymasına sebep olmak. Aç bırakmak.
AĞIRKANLI
Ağırcanlı. Hippokrates'in ortaya attığı ağırcanlılık, soğukluk, kolayca duygulanmayış gibi nitelikleri kendinde toplayan kişilik tipi.
AJİTASYON
Körükleme. Duygu sömürüsü yapma. Kişinin ruhsal gerginliğini dışa vurması sonucu oluşan etrafına karşı saldırganlık durumu. İnsanın zihninde ve duygu dünyasında sarsıntı yaratma. Çırpıntı.
AFERİN
Övme, takdir, beğenme vb. duyguları belirtmek için söylenen söz, bravo. Öğrencilere verilen beğenme ve takdir kâğıdı.
AD
Bir kimseyi, bir şeyi anlatmaya, tanımlamaya, açıklamaya, bildirmeye yarayan söz, isim, nam. Canlı ve cansız varlıkları, duygu ve düşünceleri, çeşitli durumları bildiren kelime, isim. Sayma. Sayılma. Herkesçe tanınmış veya işitilmiş olma durumu.