Kelimeler arşivinde; içinde "duz" olan, toplam 60 tane kelime bulunuyor. İçerisinde duz bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu duz ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında duz olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KUDUZBÖCEKLERİ
KUNDUZGİLLER
SIÇANDUZAĞI, DUZATÜKÜREN, KUDUZBÖCEĞİ, DUZAĞIBURNU, KUNDUZAĞILI
DUZSUZLUK, LUMUNDUZU
DUZLAMAK, KUDUZLUK, DUZLUMBA, GANGUDUZ, KUNDUZLU, MIHLADUZ, MİKLADUZ, PANGUDUZ, PANKUDUZ, YALDUZLU, YUDUZMAK, ÇUVALDUZ, ÇUFALDUZ, CIVILDUZ, AKKUNDUZ
DUZLAĞI, DİBİDUZ, UDUZMAH, UDUZMAK, DUZLUMA
BALDUZ, ORDUZU, KUNDUZ, CULDUZ, MANDUZ, YANDUZ, YILDUZ, DALDUZ, YULDUZ, DUZSUZ, DUZLAK, DUZLUH, DUZLUK, DUZİNA, DUZMAK, DUZMEK, DUZDAH, DUZZAK, GUNDUZ
GADUZ, OTDUZ, DUZAH, ANDUZ, DUZAK, GUDUZ, ULDUZ, ILDUZ, KADUZ, DUZLA, KUDUZ
DUZ
DUZ
Tuz. Eski türkçe tuz: tuz. Düz yer, düzlük. Düz, düzlük; yaylada evlerin kurulduğu alan.
LUMUNDUZU
Limontuzu.
DUZATÜKÜREN
Genellikle evlerde bulunan bir çeşit kertenkele.
MIHLADUZ
Mıknatıs.
KUNDUZLU
Çorum şehrinde, Bayat ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
KUNDUZGİLLER
Kemiriciler (Rodentia) takımının, yalın dişligiller (Simplicidentata) alt takımının, sincabımsılar (Sciuromorpha) bölümünden, geniş, yassı ve ucu pullu bir kuyrukları olan, art ayak parmaklarının arası perdeli, büyük ve tıknaz, toplu hâlde su kenarlarında kemirerek devirdikleri kütüklerden köy fırınına benzer yuvalar yapan, iyi yüzen, kastor adı verilen çok değerli postları olan bir familya. Kunduz (Castor fiber), Kanada kunduzu (C.canadensis) türleri iyi bilinir. (Castoridae),iyi bilinen türleridir (bk).
SIÇANDUZAĞI
Aldatılma, fak: Ben heç sıçanduzağına düşecek adam mıyım?.
KUDUZBÖCEĞİ
Hekimlikte yakısından yararlanılan, 2 cm. boyunda, kınkanatlı, parlak yeşil böcek türü; İspanya sineği, kunduzböceği, yakı sineği.
DUZLAMAK
Tuzlamak.
KUDUZLUK
Kuduz olma durumu.
DUZLUMBA
Kaynamış darı ya da buğday.
DUZAĞIBURNU
Danaburnu.
GANGUDUZ
Bulanık su.
KUNDUZAĞILI
Tokat şehrinde, Artova belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
DUZSUZLUK
Yavanlık, bencillik.
KUDUZBÖCEKLERİ
Ateşböceklerine benzemekle birlikte, onlar gibi ışık vermeyen ve kuduzböceği türlerini içine alan kınkanatlılar familyası.
Bu bölümde tanımı içerisinde DUZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
İLDIZ
Eski türkçe yulduz: Yıldız. Kem.
KASTOR
Kunduz. Bu kürkten yapılmış. Kunduz kürkü.
GAPMAK
Kapmak, almak. Yağma etmek. Hayvan ısırmak: Ahmet'i kuduz köpek gapmış. Kapmak, ısırmak. Eski türkçe kapmak: kapmak; yakalamak; ısırmak; birisine durup dururken kızdıracak bir laf söylemek. Kapmak.
HERPESVİRÜSLER
Sığırların enfeksiyöz rinotrahitisi/enfeksiyöz püstülervulvavajinitisi, yalancı kabarcıklı deri hastalığı, yalancı kuduz ve koriza hastalığı virüsleri gibi virüslerin yer aldığı ve pek çoğu enfekte ettiği konakta daimi enfeksiyonlara yol açan çift iplikli DNA'ya sahip, yaklaşık 150 nm büyüklükte ve zarflı virüslerin oluşturduğu virüs ailesi, Herpesviridae.
GUNUZ
Gündüz, bk. gunduz.
AKUR
Azgın, şiddetli. Kudurmuş, kuduz, kuduruk.
KUDURMAK
Kuduz hastalığına yakalanmak, kuduz olmak. Aşırı davranışlarda bulunmak, taşkınlık göstermek. Çok kızmak, öfkelenmek. Çok yaramazlaşmak, ele avuca sığmamak. Gücünü artırmak, tehlikeli bir durum almak, tehlikeli bir duruma gelmek.
HİDROFOBİK
Suyu emmeyen, suyla birleşmeyen. Kuduz hastalığıyla ilgili olan. Suyu emmeyen, suyla birleşmeyen, suya ilgisi zayıf olan veya suda güçlükle eriyebilen.
HIÇIL
Kuduz köpek.
DAGAR
Kunduz. Kavga, savaş. Çukur. Topraktan yapılmış, ağzı geniş, dibi dar, içine su, pekmez, ayran, süt, yoğurt, turşu ve küllü su konulan bir çeşit küp. Çömlek. Dağarcık.
GILİH
Ortası delik tandır ekmeği, duzli gılih.
ALAGÜLÜK
Kuduz olanlara yedirilen bir böcek, zehirli buğday böceği.
KEMİRGENLER
Tavşan, kobay, kirpi, sıçan ve kunduz gibi köpek dişleri olmayan ve kesici dişleri iyi gelişmiş memeliler takımı, kemiriciler.
DAGA
Kunduz.
ESİREN
Kazan ya da teknedeki hamuru kazımaya ve kesmeye yarayan bir çeşit araç. İşkilli, sinirli, kuruntulu. Kuduz köpek. Ateş küreği. Hamur kesmekte kullanılan araç.
HİPPOKAMPUS
Beyinde ventriculus lateralis'in tabanı kaudalinde bulunan ve kuduz hastalığının tanısında negri cisimciklerinin arandığı beyin oluşumu.
HİPOKAMPUS
Beyinde ventrikulus leteralislerin tabanını oluşturan, kuduz hastalığında Negri cisimciklerinin gözlendiği bölge, kornu amonis.
ANTİRABİK
Kuduzu önleyen, kuduzu iyileştiren.
GANGLİYONİTİS
Gangliyonun yangısı. Kuduz, domuzların Teschen hastalığında ve sığırların bulaşıcı rinotrakeitisi için tipik bir bulgudur, gangliyonöritis, gangliyitis.
GUDUZ
Gaga. Kuduz. Şişman. Kesilmiş ağaç kökü. Kuduz, azgın, sinirli, titiz.