Kelimeler arşivi içinde; başında "duz" olan, toplam 20 adet kelime bulunmaktadır. duz ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu duz ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde duz olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
DUZAĞIBURNU, DUZATÜKÜREN
DUZSUZLUK
DUZLAMAK, DUZLUMBA
DUZLAĞI, DUZLUMA
DUZDAH, DUZİNA, DUZLAK, DUZLUH, DUZLUK, DUZMAK, DUZMEK, DUZSUZ, DUZZAK
DUZLA, DUZAK, DUZAH
DUZ
DUZ
Tuz. Eski türkçe tuz: tuz. Düz yer, düzlük. Düz, düzlük; yaylada evlerin kurulduğu alan.
DUZLUH
Çobanların davarlara tuz vermek için bellerine bağladıkları torba. Yağı alındıktan sonra tuzlanarak katılaştırılmış yoğurt.
DUZSUZLUK
Yavanlık, bencillik.
DUZAĞIBURNU
Danaburnu.
DUZLUMA
Kaynamış darı ya da buğday.
DUZMAK
Dizmek, ipliğe geçirmek.
DUZLAĞI
Hayvanlara tuz verilen yer.
DUZLUMBA
Kaynamış darı ya da buğday.
DUZSUZ
Bayağı, yavan kişi. Fırında pişen bir çeşit tuzsuz çörek.
DUZATÜKÜREN
Genellikle evlerde bulunan bir çeşit kertenkele.
DUZMEK
Düzene koymak, süslemek.
DUZİNA
Düzine.
DUZLAK
Hayvanlara tuz verilen yer. Tuz hasıl olan yerler, tuzla.
DUZLUK
İçine tuz, nane, sarımsak konulmuş yoğurt.
DUZLAMAK
Tuzlamak.
DUZDAH
Tuzak.
Bu bölümde tanımı içerisinde DUZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GUDUZ
Gaga. Kuduz. Şişman. Kesilmiş ağaç kökü. Kuduz, azgın, sinirli, titiz.
KUDURMAK
Kuduz hastalığına yakalanmak, kuduz olmak. Aşırı davranışlarda bulunmak, taşkınlık göstermek. Çok kızmak, öfkelenmek. Çok yaramazlaşmak, ele avuca sığmamak. Gücünü artırmak, tehlikeli bir durum almak, tehlikeli bir duruma gelmek.
HERPESVİRÜSLER
Sığırların enfeksiyöz rinotrahitisi/enfeksiyöz püstülervulvavajinitisi, yalancı kabarcıklı deri hastalığı, yalancı kuduz ve koriza hastalığı virüsleri gibi virüslerin yer aldığı ve pek çoğu enfekte ettiği konakta daimi enfeksiyonlara yol açan çift iplikli DNA'ya sahip, yaklaşık 150 nm büyüklükte ve zarflı virüslerin oluşturduğu virüs ailesi, Herpesviridae.
HIÇIL
Kuduz köpek.
ALAGÜLÜK
Kuduz olanlara yedirilen bir böcek, zehirli buğday böceği.
GUNUZ
Gündüz, bk. gunduz.
ESİREN
Kazan ya da teknedeki hamuru kazımaya ve kesmeye yarayan bir çeşit araç. İşkilli, sinirli, kuruntulu. Kuduz köpek. Ateş küreği. Hamur kesmekte kullanılan araç.
GAPMAK
Kapmak, almak. Yağma etmek. Hayvan ısırmak: Ahmet'i kuduz köpek gapmış. Kapmak, ısırmak. Eski türkçe kapmak: kapmak; yakalamak; ısırmak; birisine durup dururken kızdıracak bir laf söylemek. Kapmak.
KUDUZLUK
Kuduz olma durumu.
DAGAR
Kunduz. Kavga, savaş. Çukur. Topraktan yapılmış, ağzı geniş, dibi dar, içine su, pekmez, ayran, süt, yoğurt, turşu ve küllü su konulan bir çeşit küp. Çömlek. Dağarcık.
GILİH
Ortası delik tandır ekmeği, duzli gılih.
GANGLİYONİTİS
Gangliyonun yangısı. Kuduz, domuzların Teschen hastalığında ve sığırların bulaşıcı rinotrakeitisi için tipik bir bulgudur, gangliyonöritis, gangliyitis.
HİDROFOBİK
Suyu emmeyen, suyla birleşmeyen. Kuduz hastalığıyla ilgili olan. Suyu emmeyen, suyla birleşmeyen, suya ilgisi zayıf olan veya suda güçlükle eriyebilen.
KEMİRGENLER
Tavşan, kobay, kirpi, sıçan ve kunduz gibi köpek dişleri olmayan ve kesici dişleri iyi gelişmiş memeliler takımı, kemiriciler.
DAGA
Kunduz.
KASTOR
Kunduz. Bu kürkten yapılmış. Kunduz kürkü.
AKUR
Azgın, şiddetli. Kudurmuş, kuduz, kuduruk.
HİPOKAMPUS
Beyinde ventrikulus leteralislerin tabanını oluşturan, kuduz hastalığında Negri cisimciklerinin gözlendiği bölge, kornu amonis.
HİPPOKAMPUS
Beyinde ventriculus lateralis'in tabanı kaudalinde bulunan ve kuduz hastalığının tanısında negri cisimciklerinin arandığı beyin oluşumu.
ANTİRABİK
Kuduzu önleyen, kuduzu iyileştiren.