Kelimeler arşivi içinde; başında "duy" olan, toplam 107 adet kelime bulunmaktadır. duy ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu duy ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde duy olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
DUYARSIZLAŞTIRMAK
DUYARSIZLAŞTIRMA
DUYGULANIVERMEK
DUYARLAŞTIRICI, DUYARLIKÖLÇÜCÜ, DUYARLIKÖLÇÜMÜ, DUYARSIZLAŞMAK, DUYGULANDIRMAK, DUYGULANIVERME
DUYARLIKÖLÇER, DUYARLILAŞMAK, DUYARSIZLAŞMA, DUYGULANDIRMA, DUYULMAMIŞLIK, DUYUMSAMAZLIK
DUYARGALILAR, DUYARKATLAMA, DUYARLILAŞMA, DUYULABİLMEK, DUYURABİLMEK
DUYARSIZLIK, DUYGUDAŞLIK, DUYGULANMAK, DUYGUSALLIK, DUYGUSUZLUK, DUYMAMAZLIK, DUYULABİLME, DUYUMSATMAK, DUYUMSUZLUK, DUYURABİLME
DUYABİLMEK, DUYARCALIK, DUYARLIKLI, DUYARLILIK, DUYARSIZCA, DUYGUCULUK, DUYGULANIM, DUYGULANIŞ, DUYGULANMA, DUYGULULUK, DUYULMAMIŞ, DUYULURLUK, DUYUMCULUK, DUYUMÖLÇER, DUYUMSAMAK, DUYUMSATMA, DUYUMSAYIŞ, DUYURULMAK, DUYURUMLUK, DUYUVERMEK
DUYABİLME, DUYDURMAK, DUYGUNLUK, DUYMAZLIK, DUYULANMA, DUYUMSAMA, DUYURTMAK, DUYURULMA, DUYUVERME
DUYARKAT, DUYARLIK, DUYARSIZ, DUYGUDAŞ, DUYGUSAL, DUYGUSUZ, DUYILMAK, DUYMADIK, DUYSUMAK, DUYULMAK, DUYUMSAL, DUYUMSUZ, DUYURMAK, DUYURTMA, DUYUÜSTÜ
DUYAĞAN, DUYARGA, DUYARLI, DUYGUCA, DUYGULU, DUYUKÇU, DUYULMA, DUYULTU, DUYUMCU, DUYUMLU, DUYURCA, DUYURMA, DUYURUM, DUYUSAL, DUYUSUZ
DUYDUK, DUYGAN, DUYGUN, DUYMAK, DUYRUK, DUYSAL, DUYUCU, DUYURU
DUYAR, DUYGU, DUYMA, DUYUĞ, DUYUK, DUYUM, DUYUR, DUYUŞ
DUYU
DUY
DUY
Elektrik ampulünün takıldığı bakır veya pirinçten yivli yer.
DUYARLIKÖLÇER
Duyarkat üzerinde, aldığı ışık niceliğiyle geometrik bir diziyle etkilenmiş bir bölge elde etmekte kullanılan aygıt.
DUYUMSAMAZLIK
Duygusuzluk az ve yavaş tepki gösteren, bunun sonucu duygulandırıcı sebeplere karşı ilgisiz kalan insanın niteliği. Düzgülü olarak türlü durumların harekete getirdiği ilgi ve duygulardan yoksun olma durumu.
DUYULMAMIŞLIK
Duyulmamış olma durumu.
DUYARSIZLAŞTIRMAK
Duyarlılığını ortadan kaldırmak, duyarsız duruma getirmek.
DUYGULANIVERME
Duygulanıvermek durumu.
DUYGULANDIRMA
Duygulandırmak işi.
DUYARLIKÖLÇÜMÜ
Belirli bir duyarkatta, ışıklama ile yoğunluk arasındaki bağı kesinlikle saptama, duyarkatın ışıktan etkilenme ve açındırma sırasındaki tepkisini ölçme bilimi.
DUYARLIKÖLÇÜCÜ
Duyarlıkölçeri kullanan kimse, duyarlıkölçümü uzmanı.
DUYARLAŞTIRICI
İzgenin yalnız mavi ve morötesi bölümünü kapsayan kısa dalga uzunluklarına duyar olan duyarkatın duyarlığını artırmak amacıyla duyarkata yapılış sırasında katılan, böylelikle doğal duyarlığın yeşil, kırmızı hatta kızılaltına kadar genişlemesini sağlayan kimyasal özdek.
DUYARSIZLAŞMAK
Duyarlı olma yeteneği kalmamak.
DUYGULANDIRMAK
Duygulanmasını sağlamak, duygulanmasına sebep olmak.
DUYARSIZLAŞTIRMA
Duyarsızlaştırmak işi.
DUYARLILAŞMAK
Duyarlı duruma gelmek.
DUYARSIZLAŞMA
Duyarsızlaşmak durumu.
DUYGULANIVERMEK
Çabucak duygulanmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde DUY geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ACIMA
Acımak durumu. Başka bir kimsenin veya canlının mutsuzluğuna karşı duyulan üzüntü, merhamet.
ACITMAK
Acılık vermek. Ağrı, sızı duyulmasına sebep olmak.
AĞRI
Vücudun herhangi bir yerinde duyulan şiddetli acı. Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.
AFERİN
Övme, takdir, beğenme vb. duyguları belirtmek için söylenen söz, bravo. Öğrencilere verilen beğenme ve takdir kâğıdı.
AD
Bir kimseyi, bir şeyi anlatmaya, tanımlamaya, açıklamaya, bildirmeye yarayan söz, isim, nam. Canlı ve cansız varlıkları, duygu ve düşünceleri, çeşitli durumları bildiren kelime, isim. Sayma. Sayılma. Herkesçe tanınmış veya işitilmiş olma durumu.
AĞIT
Ölenin iyi niteliklerini, ölümünden duyulan acıyı dile getiren söz veya ezgi. Gelinin arkasından niteliklerini anlatan söz veya ezgi. Ölen bir kimsenin gençliğini, güzelliğini, iyiliklerini, değerlerini, arkada bıraktıklarının acılarını, büyük felaketlerin acılı etkilerini dile getiren söz veya okunan ezgi, yazılan yazı, sagu, mersiye.
AJİTASYON
Körükleme. Duygu sömürüsü yapma. Kişinin ruhsal gerginliğini dışa vurması sonucu oluşan etrafına karşı saldırganlık durumu. İnsanın zihninde ve duygu dünyasında sarsıntı yaratma. Çırpıntı.
ACISIZ
Tadı acı olmayan. Üzüntüsü, sıkıntısı olmayan, kedersiz. Ağrı, sızı duyulmayan.
AFFETTUOSO
Bir parça yumuşak ve duygulu bir biçimde çalınarak.
AHİZE
Telefonda seslerin duyulduğu ve iletildiği parça.
AFİŞE
"Açığa vurmak, belirtmek; duyurmak, dile düşürmek, reklam etmek; açıklamak" anlamlarındaki afişe etmek, "bir kimse bilinmeyen bir yönüyle tanınmak" anlamındaki afişe olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz. Açıklanmış.
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.
ACIKTIRMAK
Açlık duymasına sebep olmak. Aç bırakmak.
AH
İlenme, beddua. (a:h) Ağrı, acı duyulduğunda söylenen bir söz. (a:h) Sesin tonuna göre pişmanlık, öfke, özlem, beğenme, sevgi vb. duygular anlatan bir söz.
ACI
Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.
ACIKMAK
Yemek yeme gereksinimi duymak.
ADAMCAĞIZ
Kendisine sevgi veya acıma duyulan erkek.
ACAYİP
Sağduyuya, göreneğe, olağana aykırı, garip, tuhaf, yadırganan, yabansı. Şaşma anlatan bir söz.
ACIMASIZ
Acıma duygusu olmayan, katı yürekli, merhametsiz. Acıma duygusu olmadan, merhametsizce.
AĞIRKANLI
Ağırcanlı. Hippokrates'in ortaya attığı ağırcanlılık, soğukluk, kolayca duygulanmayış gibi nitelikleri kendinde toplayan kişilik tipi.