DUY ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "duy" olan, toplam 107 adet kelime bulunmaktadır. duy ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu duy ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde duy olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

DUYARSIZLAŞTIRMAK

16 harfli kelimeler

DUYARSIZLAŞTIRMA

15 harfli kelimeler

DUYGULANIVERMEK

14 harfli kelimeler

DUYARLAŞTIRICI, DUYARLIKÖLÇÜCÜ, DUYARLIKÖLÇÜMÜ, DUYARSIZLAŞMAK, DUYGULANDIRMAK, DUYGULANIVERME

13 harfli kelimeler

DUYARLIKÖLÇER, DUYARLILAŞMAK, DUYARSIZLAŞMA, DUYGULANDIRMA, DUYULMAMIŞLIK, DUYUMSAMAZLIK

12 harfli kelimeler

DUYARGALILAR, DUYARKATLAMA, DUYARLILAŞMA, DUYULABİLMEK, DUYURABİLMEK

11 harfli kelimeler

DUYARSIZLIK, DUYGUDAŞLIK, DUYGULANMAK, DUYGUSALLIK, DUYGUSUZLUK, DUYMAMAZLIK, DUYULABİLME, DUYUMSATMAK, DUYUMSUZLUK, DUYURABİLME

10 harfli kelimeler

DUYABİLMEK, DUYARCALIK, DUYARLIKLI, DUYARLILIK, DUYARSIZCA, DUYGUCULUK, DUYGULANIM, DUYGULANIŞ, DUYGULANMA, DUYGULULUK, DUYULMAMIŞ, DUYULURLUK, DUYUMCULUK, DUYUMÖLÇER, DUYUMSAMAK, DUYUMSATMA, DUYUMSAYIŞ, DUYURULMAK, DUYURUMLUK, DUYUVERMEK

9 harfli kelimeler

DUYABİLME, DUYDURMAK, DUYGUNLUK, DUYMAZLIK, DUYULANMA, DUYUMSAMA, DUYURTMAK, DUYURULMA, DUYUVERME

8 harfli kelimeler

DUYARKAT, DUYARLIK, DUYARSIZ, DUYGUDAŞ, DUYGUSAL, DUYGUSUZ, DUYILMAK, DUYMADIK, DUYSUMAK, DUYULMAK, DUYUMSAL, DUYUMSUZ, DUYURMAK, DUYURTMA, DUYUÜSTÜ

7 harfli kelimeler

DUYAĞAN, DUYARGA, DUYARLI, DUYGUCA, DUYGULU, DUYUKÇU, DUYULMA, DUYULTU, DUYUMCU, DUYUMLU, DUYURCA, DUYURMA, DUYURUM, DUYUSAL, DUYUSUZ

6 harfli kelimeler

DUYDUK, DUYGAN, DUYGUN, DUYMAK, DUYRUK, DUYSAL, DUYUCU, DUYURU

5 harfli kelimeler

DUYAR, DUYGU, DUYMA, DUYUĞ, DUYUK, DUYUM, DUYUR, DUYUŞ

4 harfli kelimeler

DUYU

3 harfli kelimeler

DUY

Bazı kelimelerin anlamları

DUY

Elektrik ampulünün takıldığı bakır veya pirinçten yivli yer.

DUYARLIKÖLÇER

Duyarkat üzerinde, aldığı ışık niceliğiyle geometrik bir diziyle etkilenmiş bir bölge elde etmekte kullanılan aygıt.

DUYUMSAMAZLIK

Duygusuzluk az ve yavaş tepki gösteren, bunun sonucu duygulandırıcı sebeplere karşı ilgisiz kalan insanın niteliği. Düzgülü olarak türlü durumların harekete getirdiği ilgi ve duygulardan yoksun olma durumu.

DUYULMAMIŞLIK

Duyulmamış olma durumu.

DUYARSIZLAŞTIRMAK

Duyarlılığını ortadan kaldırmak, duyarsız duruma getirmek.

DUYGULANIVERME

Duygulanıvermek durumu.

DUYGULANDIRMA

Duygulandırmak işi.

DUYARLIKÖLÇÜMÜ

Belirli bir duyarkatta, ışıklama ile yoğunluk arasındaki bağı kesinlikle saptama, duyarkatın ışıktan etkilenme ve açındırma sırasındaki tepkisini ölçme bilimi.

DUYARLIKÖLÇÜCÜ

Duyarlıkölçeri kullanan kimse, duyarlıkölçümü uzmanı.

DUYARLAŞTIRICI

İzgenin yalnız mavi ve morötesi bölümünü kapsayan kısa dalga uzunluklarına duyar olan duyarkatın duyarlığını artırmak amacıyla duyarkata yapılış sırasında katılan, böylelikle doğal duyarlığın yeşil, kırmızı hatta kızılaltına kadar genişlemesini sağlayan kimyasal özdek.

DUYARSIZLAŞMAK

Duyarlı olma yeteneği kalmamak.

DUYGULANDIRMAK

Duygulanmasını sağlamak, duygulanmasına sebep olmak.

DUYARSIZLAŞTIRMA

Duyarsızlaştırmak işi.

DUYARLILAŞMAK

Duyarlı duruma gelmek.

DUYARSIZLAŞMA

Duyarsızlaşmak durumu.

DUYGULANIVERMEK

Çabucak duygulanmak.

  -   -   -  

Anlamında DUY bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DUY geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ACIMA

Acımak durumu. Başka bir kimsenin veya canlının mutsuzluğuna karşı duyulan üzüntü, merhamet.

ACITMAK

Acılık vermek. Ağrı, sızı duyulmasına sebep olmak.

AĞRI

Vücudun herhangi bir yerinde duyulan şiddetli acı. Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

AFERİN

Övme, takdir, beğenme vb. duyguları belirtmek için söylenen söz, bravo. Öğrencilere verilen beğenme ve takdir kâğıdı.

AD

Bir kimseyi, bir şeyi anlatmaya, tanımlamaya, açıklamaya, bildirmeye yarayan söz, isim, nam. Canlı ve cansız varlıkları, duygu ve düşünceleri, çeşitli durumları bildiren kelime, isim. Sayma. Sayılma. Herkesçe tanınmış veya işitilmiş olma durumu.

AĞIT

Ölenin iyi niteliklerini, ölümünden duyulan acıyı dile getiren söz veya ezgi. Gelinin arkasından niteliklerini anlatan söz veya ezgi. Ölen bir kimsenin gençliğini, güzelliğini, iyiliklerini, değerlerini, arkada bıraktıklarının acılarını, büyük felaketlerin acılı etkilerini dile getiren söz veya okunan ezgi, yazılan yazı, sagu, mersiye.

AJİTASYON

Körükleme. Duygu sömürüsü yapma. Kişinin ruhsal gerginliğini dışa vurması sonucu oluşan etrafına karşı saldırganlık durumu. İnsanın zihninde ve duygu dünyasında sarsıntı yaratma. Çırpıntı.

ACISIZ

Tadı acı olmayan. Üzüntüsü, sıkıntısı olmayan, kedersiz. Ağrı, sızı duyulmayan.

AFFETTUOSO

Bir parça yumuşak ve duygulu bir biçimde çalınarak.

AHİZE

Telefonda seslerin duyulduğu ve iletildiği parça.

AFİŞE

"Açığa vurmak, belirtmek; duyurmak, dile düşürmek, reklam etmek; açıklamak" anlamlarındaki afişe etmek, "bir kimse bilinmeyen bir yönüyle tanınmak" anlamındaki afişe olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz. Açıklanmış.

AĞIRLIK

Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.

ACIKTIRMAK

Açlık duymasına sebep olmak. Aç bırakmak.

AH

İlenme, beddua. (a:h) Ağrı, acı duyulduğunda söylenen bir söz. (a:h) Sesin tonuna göre pişmanlık, öfke, özlem, beğenme, sevgi vb. duygular anlatan bir söz.

ACI

Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.

ACIKMAK

Yemek yeme gereksinimi duymak.

ADAMCAĞIZ

Kendisine sevgi veya acıma duyulan erkek.

ACAYİP

Sağduyuya, göreneğe, olağana aykırı, garip, tuhaf, yadırganan, yabansı. Şaşma anlatan bir söz.

ACIMASIZ

Acıma duygusu olmayan, katı yürekli, merhametsiz. Acıma duygusu olmadan, merhametsizce.

AĞIRKANLI

Ağırcanlı. Hippokrates'in ortaya attığı ağırcanlılık, soğukluk, kolayca duygulanmayış gibi nitelikleri kendinde toplayan kişilik tipi.