Kelimeler arşivinde; içinde "der" olan, toplam 1300 tane kelime bulunuyor. İçerisinde der bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu der ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında der olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
DERECELENDİRİLMEK, DERİNLEŞTİREBİLME
DERECELENDİRİLME, AFRİCANDERSIĞIRI, DERİNLEŞTİRİLMEK, ERİTRODERMATİTİS, GİDERGENLİKÖLÇER, MODERNLEŞEBİLMEK, SİDEROKALSİNOZİS, TELEVİZYONAGİDER
DERECELENDİRMEK, DERMANSIZLAŞMAK, KAYINBİRADERLİK, MODERNLEŞTİRMEK, AKARODERMATİTİS, AŞAĞIKAYALIDERE, DELİOĞLANDERESİ, DERİNLEŞEBİLMEK, DERİNLEŞİVERMEK, DERİNLEŞTİRİLME, DERMATOFİBROZİS, DERMOSFENOTİKUM, EPİDERMOFİTOZİS, EPİDERMOMİKOZİS, GAZİDERETABAKLI, GÖNDERİLEBİLMEK, HACIAHMETDERESİ, KARADİĞİNDERESİ, MELENDEREAYVASI, MEZODERMİZASYON, MODERNLEŞEBİLME, PİREFENDİDERESİ, RADYODERMATİTİS, YUKARIBORANDERE, YUKARIÇAMURDERE, YUKARITAŞLIDERE
DERİNLEŞTİRMEK, MODERNLEŞTİRME, SEMENDERGİLLER, AKRODERMATİTİS, AŞAĞIBORANDERE, AŞAĞIFIRINDERE, AŞAĞIILGINDERE, BÜYÜKKEMERDERE, DEĞİRMENDERESİ, DEĞİRMENLİDERE, DERBEDERCESİNE, DERECELENDİRME, DERELİTÜTÜNCÜK, DERİNLEŞEBİLME, DERİNLEŞİVERME, DERMANSIZLAŞMA, DERMATOBİYOZİS, DERMATOFİTOZİS, DERMATOMİKOZİS, DERMATOMİYAZİS, DERMATOMİYOTOM, DERZYHASTALIĞI, FOTODERMATİTİS, GİDERİLEBİLMEK, GÖNDERİLEBİLME, HACIÖMERDERESİ, HÜSAMETTİNDERE, HYPODERMATİDAE, KALENDERLEŞMEK, KEDERLENDİRMEK, Devamını Oku »»
CENDERELEŞMEK, DERİNLEMESİNE, DERİNLİKÖLÇER, DERSHANECİLİK, FEDERALLEŞMEK, KAYINPEDERLİK, KONFEDERASYON, MODERNİZASYON, POSTMODERNİZM, AŞAĞIDEREDİBİ, AŞAĞIGÜLDEREN, AŞAĞIKARADERE, AŞAĞIKURUDERE, DEMİRCİDERESİ, DERBENTOBRUĞU, DEREÇETİNÖREN, DEREŞEMSETTİN, DERİKÖSTEBEĞİ, DERİNLEŞTİRME, DERLENEBİLMEK, DERLEYEBİLMEK, DERLEYİVERMEK, DERMANYSSİDAE, DERMATOFİBROM, DERMATOTERAPİ, DERNEKGARDAŞI, ECHİNODERMATA, EĞERLİDEREKÖY, EPİDERMOLİZİS, FİLMEGİDERLİK, Devamını Oku »»
CENDERELEŞME, DERLEYİCİLİK, DERMANSIZLIK, DERMATOLOJİK, DERNEKLEŞMEK, DERNEKPAZARI, FEDERALLEŞME, KAPTANIDERYA, KAYINBİRADER, KIZMABİRADER, KONFEDERATİF, MADERŞAHİLİK, MİLYARDERLİK, MODERNLEŞMEK, PEDERŞAHİLİK, ŞEHBENDERLİK, ALAÇAMDERESİ, AŞAĞIBAĞDERE, AŞAĞIDAĞDERE, AŞAĞIDEREKÖY, AŞAĞIGÖKDERE, BÜYÜKDAĞDERE, BÜYÜKDERBENT, ÇELTİKDERESİ, DEĞİRMENDERE, DERAMETLEMEK, DERBENTÇİLİK, DERBENTTEKKE, DEREBAYINDIR, DEREBEYSİBEY, Devamını Oku »»
DERBEDERLİK, DERECELEMEK, DERİNLEŞMEK, DERİNLETMEK, DERİNLİĞİNE, DERLEMCİLİK, DERMATOLOJİ, DERNEKÇİLİK, DERNEKLEŞME, GÖNDERİLMEK, GÜDERİCİLİK, GÜDERİLEMEK, HASBELKADER, KADERSİZLİK, KALENDERİYE, KALENDERLİK, KAVAKLIDERE, KEDERLENMEK, KEDERSİZLİK, KIZILDERİLİ, MODERNLEŞME, MÜDERRİSLİK, RENKGİDEREN, ULTRAMODERN, AŞAĞIAYDERE, BALIKLIDERE, BAŞDERVİŞLİ, BAŞKURTDERE, BEBEKDERESİ, BÖĞDERİLMEK, Devamını Oku »»
BİRADERLİK, DEREBEYLİK, DEREPAZARI, DERGİCİLİK, DERİŞİKLİK, DERİVASYON, DERMATOLOG, DEROGASYON, DERSHANECİ, DERTLENMEK, DERTLEŞMEK, DERTSİZLİK, FEDERALİST, FEDERALİZM, FEDERASYON, GİDERİLMEK, GÖNDERTMEK, GÜDERİHANE, İSKENDERUN, İŞGÜDERLİK, KADERCİLİK, KALENDERCE, KALKANDERE, KAYINPEDER, KEDERLENİŞ, MUKADDERAT, POSTMODERN, BÜYÜKPEDER, KEYFEKEDER, AĞAÇLIDERE, Devamını Oku »»
ÇAMLIDERE, DERCETMEK, DEREBUCAK, DERECESİZ, DERİCİLİK, DERİNKUYU, DERLENMEK, DERLEYİCİ, DERMANSIZ, DERTLENME, DERTLEŞME, DERTLİLİK, DERVİŞANE, DERVİŞLİK, ENDERUNLU, FEDERATİF, GİDERAYAK, GİDERİLME, GİDERTMEK, GÖNDERİCİ, GÖNDERMEK, GÖNDERTME, GREYDERCİ, KONFEDERE, LEBİDERYA, MADERŞAHİ, MİLYARDER, MODERNİST, MODERNİZE, MODERNLİK, Devamını Oku »»
DEPDERİN, DERBEDER, DEREBEYİ, DERECELİ, DERHATIR, DERİLMEK, DERİNDEN, DERİNLİK, DERİŞMEK, DERKENAR, DERLEMCİ, DERLEMEK, DERLENME, DERMATİT, DERMEYAN, DERNEKÇİ, DERNEŞİK, DERSHANE, DERVİŞÇE, DERYADİL, EKTODERM, ENDODERM, FRİJİDER, GİDERMEK, GİDERTME, GÖNDERGE, GÖNDERİM, GÖNDERLİ, GÖNDERME, GÜDERİCİ, Devamını Oku »»
BADERNA, BİRADER, CENDERE, DEKODER, DERAKAP, DERBENT, DERDEST, DERECİK, DEREOTU, DERİLME, DERİNCE, DERİNTİ, DERİŞİK, DERİŞME, DERLEME, DERRACE, DERSİAM, DERSLİK, DERTSİZ, DERUHTE, EJDERHA, ENDERUN, EPİDERM, FEDERAL, GİDEREK, GİDERME, GÖNDERİ, GREYDER, HEMDERT, İŞGÜDER, Devamını Oku »»
DERECE, DEREKE, DERELİ, DERİCİ, DERİLİ, DERLEM, DERMAN, DERMEK, DERNEK, DERPİŞ, DERTLİ, DERTOP, DERUNİ, DERVİŞ, DÖRDER, FEDERE, GÖNDER, GÜDERİ, MİNDER, MODERN, TENDER, TRADER, AKDERE, ÇİDERİ, DEFDER, DERDEK, DERDES, DERDİK, DERDİN, DERDÜK, Devamını Oku »»
DERBİ, DERGİ, DERİK, DERİN, DERME, DERUN, DERYA, EJDER, ENDER, GİDER, HEDER, KADER, KEDER, LİDER, MADER, ÖNDER, PEDER, ALDER, ANDER, BEDER, BIDER, BİDER, ÇADER, DERAV, DEREÇ, DEREK, DEREM, DEREN, DERGE, DERHE, Devamını Oku »»
DERÇ, DERE, DERİ, DERK, DERS, DERT, DERZ, EDER, DERD, ODER
DER
DER
Diğer. Ter. Granülsüz endoplazmik retikulum.
ERİTRODERMATİTİS
Kızartılı deri yangısı.
DERECELENDİRİLMEK
Derecelendirme işi yapılmak.
AKARODERMATİTİS
Akarların neden olduğu deri yangısı.
SİDEROKALSİNOZİS
At, sığır, köpek ve kedilerde, beyin damarlarında kalsiyum ve demir tuzlarının çökmesi. Tüm damar katlarında ve tüm damarlarda bulunabilir ve damarları sert borular hâline getirebilir.
TELEVİZYONAGİDER
Bir kimsenin, bir nesnenin, bir varlığın ya da görünümün, görünüş ya da işleniş bakımından televizyona yatkın olması, televizyonda iyi sonuç vermesi niteliği.
DERİNLEŞTİREBİLME
Derinleştirebilmek işi.
DERİNLEŞTİRİLMEK
Derin duruma getirilmek. Ayrıntılarına kadar incelenmek, derinliğine incelenmek.
MODERNLEŞEBİLMEK
Modernleşme imkânı veya olasılığı bulunmak.
DERMANSIZLAŞMAK
Bitkinleşmek.
KAYINBİRADERLİK
Kayınbirader olma durumu.
GİDERGENLİKÖLÇER
Mıknatıssal bir özdeğin gidergenlik yeğinliğini ölçmeye yarayan aygıt.
DERECELENDİRİLME
Derecelendirilmek işi.
AFRİCANDERSIĞIRI
Güney Afrika'da yerli ırklardan geliştirilen, orta irilikte, büyük sarkık kulaklı, boğaları tipik hörgüçlü, beyaz yana doğru uzayan boynuzlu, ısıya dirençli sığır ırkı.
DERECELENDİRMEK
Dereceleme işini yaptırmak.
MODERNLEŞTİRMEK
Çağdaşlaştırmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde DER geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AĞRISIZ
Ağrısı olmayan. Dertsiz, tasasız. Ağrı olmaksızın.
AKŞIN
Doğuştan boya maddesi bulunmadığı için kıllarında ve gözlerinde, bazen de derisinde ak olan (hayvan veya insan), çapar, albinos.
AKINKAYASI
Kaya balığıgiller familyasından derin ve uzaklarda yaşayan ince, uzun bir tür balık.
AKAK
Yatak. Eğimi, inişi fazla olan yer. Suyun ivinti yeri. Irmak, dere, çay, küçük akarsu.
AKLAN
Sularını bir denize veya göle gönderen bölge, maile. Bir dağ sırasının yamaçlarından her biri.
ACIKLI
Acındıracak, acı verecek nitelikte olan, dokunaklı, üzücü, koygun. Acı görmüş, yaslı, kederli.
ACI
Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.
ABA
Abla. Bu kumaştan yapılmış yakasız ve uzun üstlük. Bu kumaştan yapılan. Kepenek. Yünün dövülmesiyle yapılmış olan kalın ve kaba kumaş. Bu kumaştan yapılmış olan ve dervişlerce giyilen hırka. Anne.
ACILIK
Acı olma durumu. Dokunaklılık, kederlilik, yaslılık.
ABDAL
Gezgin derviş. Tasavvufta manevi üst bir rütbe. Safeviler devrinde İran'da yaşayan Türk oymaklarından biri. Dilenci kılıklı, üstü başı perişan kimse. Anadolu'da yaşayan oymaklardan bazısı.
AKAR
Kiraya verilerek gelir getiren ev, dükkân, tarla, bağ vb. mülk, akaret. Halı, koltuk, yatak vb. yerlerde ve nemli ortamlarda yaşayan, astıma yol açabilen, insan vücudundan dökülen deri tozlarıyla ve parçacıklarıyla beslenen bir tür canlı. Sıvı, mai, likit.
ACISIZ
Tadı acı olmayan. Üzüntüsü, sıkıntısı olmayan, kedersiz. Ağrı, sızı duyulmayan.
ACILI
Acı katılmış olan. Acısı olan, kederli.
AKNE
Yağ bezlerinin deri üzerinde oluşturduğu iltihaplı sivilce.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
ABİS
Okyanusların güneş ışığının ulaşamadığı derin yerleri.
AKSEPTANS
Yabancı ülkelerde okuyacak öğrenciler için gönderilen kabul belgesi. Poliçelerin üzerine "kabulümdür" biçiminde yazılarak altı imzalanan açıklama, kabul.
AĞIZLIK
Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.
AİDAT
Dernek, kuruluş, kulüp üyelerinin belli sürelerde, belli miktarlarda ödedikleri para, ödenti. Bir hizmet karşılığı sürekli ve düzenli ödenen para. Kesenek.
AKLANMAK
Ak olmak, temizlenmek. Hakkında dava açılan sanık, yargılama sonunda suçsuz bulunmak, temize çıkmak, beraat etmek. Kooperatif, şirket, dernek vb. kuruluşların faaliyetleri ve harcamaları genel kurulca uygun bulunmak.