Kelimeler arşivi içinde; başında "deş" olan, toplam 52 adet kelime bulunmaktadır. deş ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu deş ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde deş olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
DEŞİLEBİLMEK
DEŞİLEBİLME
DEŞİŞTİRME, DEŞMELEMEK, DEŞELENMEK, DEŞEBİLMEK, DEŞİVERMEK, DEŞEKLEMEK
DEŞTETMEK, DEŞİRİKLİ, DEŞİVERME, DEŞRETMEK, DEŞELEYİŞ, DEŞELEMEK, DEŞEBİLME, DEŞDETMEK
DEŞELEME, DEŞDUVAN, DEŞDİVAN, DEŞTEMAN, DEŞDEVAN, DEŞİRMEK, DEŞDEMİR, DEŞİRMEG, DEŞİLMEK, DEŞİNMEK, DEŞİRİCİ
DEŞİFRE, DEŞİRİK, DEŞİRCİ, DEŞİLME, DEŞDUAN
DEŞNEK, DEŞTEY, DEŞNİK, DEŞTEK, DEŞMEK, DEŞMEG, DEŞMAK, DEŞKEL, DEŞİYH, DEŞGEL, DEŞARJ
DEŞME, DEŞLİ, DEŞİK, DEŞTE, DEŞEK, DEŞDİ
DEŞİ, DEŞT
DEŞ
DEŞ
Su bendi, büvet: Tarlamı sudan korumak için deş yaptım.
DEŞİŞTİRME
Araştırma, bir şeyi derinliğine inceleme.
DEŞEBİLMEK
Deşme imkânı veya olasılığı bulunmak.
DEŞTETMEK
Kaybolmuş olan bir şeyi aramak.
DEŞMELEMEK
Deşelemek.
DEŞİLEBİLMEK
Deşilme imkânı veya olasılığı bulunmak.
DEŞELEYİŞ
Deşeleme işi.
DEŞELENMEK
Tavuklar eşelenmek: Her tavuk kendi küllüğünde deşelenir.
DEŞELEMEK
Güçlü bir biçimde deşmek, karıştırmak. Araştırmak.
DEŞİVERMEK
Çabucak deşmek.
DEŞİLEBİLME
Deşilebilmek işi.
DEŞİVERME
Deşivermek işi.
DEŞİRİKLİ
Derli toplu olan, düzeni seven, becerikli kişi.
DEŞRETMEK
Bir yeri altını üstüne getirerek aramak, iyice aramak.
DEŞEBİLME
Deşebilmek işi.
DEŞEKLEMEK
Hayvanların ayakları ile toprağı deşmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde DEŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DEŞELEME
Deşelemek işi.
ABLA
Bir kimsenin kendisinden büyük olan kız kardeşi. Erkeklerin kız veya kadınlara seslenirken söyledikleri söz. Büyük kız kardeş gibi saygı ve sevgi gösterilen kız veya kadın. Genelev veya randevuevi işletmecisi kadın, çaça, mama (II).
AHİ
Cömert. Kardeş. Ahilik ocağından olan kimse.
AŞİRET
Dil ve kültür yönünden büyük bir türdeşlik gösteren, birçok boydan oluşan, yapısındaki aileler arasında toplum, ekonomi, din, kan veya evlilik bağları bulunan göçebe veya yerleşik nitelikteki topluluk, oymak.
DAYI
Annenin erkek kardeşi. Osmanlı Devleti'nde Tunus, Cezayir ve Trablusgarp'ta seçimle başa getirilen yönetici. Kabadayı. Kayırıcı. Cesur, yiğit. Yaşlı erkeklere söylenen bir seslenme sözü.
BOŞALMAK
Boş duruma gelmek, içinde bir şey kalmamak, inhilal etmek. Doyuma ulaşmak. Derdini, sıkıntısını birine anlatarak ferahlamak, deşarj olmak. Gevşemek, açılmak. Hayvan, bağından kurtulmak. Dışarıya akmak, dökülmek.
BOŞALMA
Boşalmak işi. Elektrik yükünün başka bir iletkene geçişi veya sıfıra düşmesi, deşarj. Derdini birine açarak ferahlama, rahatlama, deşarj.
BACI
Kız kardeş. Tarikat şeyhlerinin karısı. Bir evde uzun zaman çalışmış yaşlı kadınlara verilen unvan. Büyük kız kardeş, abla. Kadınlara söylenen bir seslenme sözü.
BİRADER
Erkek kardeş. "Ey dost, arkadaş" anlamında kullanılan bir seslenme sözü. Masonların birbirlerine verdikleri ad.
AĞABEY
Büyük erkek kardeş, ağa, aka, ede, efe. Saygı ve sevgi göstermek üzere yaşça büyük olan erkeklere söylenen bir seslenme sözü.
BACANAK
Eşleri kardeş olan erkeklerin birbirine göre durumu. Dost, arkadaş.
CAN
İnsan ve hayvanlarda yaşamayı sağlayan ve ölümle vücuttan ayrılan madde dışı varlık. Güç, dirilik. Kişi, birey. Bektaşilik ve Mevlevilikte tarikat kardeşi. Gönül. Çok içten, sevimli, sevilen, şirin. İnsanın kendi varlığı, özü. Yaşama, hayat.
BALDIZ
Erkeğe göre eşinin kız kardeşi.
BANGLADEŞLİ
Bangladeş halkından veya bu halkın soyundan olan kimse.
DADAŞ
Erkek kardeş. Delikanlı, yiğit kimse. Yakın dostlar için kullanılan bir seslenme sözü.
AİLE
Evlilik ve kan bağına dayanan, karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küçük birlik. Eş, karı. Aynı gaye üzerinde anlaşan ve birlikte çalışan kimselerin bütünü. Temel niteliği bir olan dil, hayvan veya bitki topluluğu, familya. Aynı soydan gelen veya aralarında akrabalık ilişkileri bulunan kimselerin tümü. Birlikte oturan hısım ve yakınların tümü.
AMCA
Babanın erkek kardeşi, baba yarısı, emmi. Yaşlı erkeklere saygı için kullanılan bir seslenme sözü.
BAŞMAKLIK
Camide ayakkabı konulan yer. Padişahın anne, kız kardeş, kız ve hasekilerine bağlanan ödenek, has.
AYNILIK
Aynı olma durumu, özdeşlik, ayniyet.
AHRETLİK
Ahret kardeşi olan kadınlardan her biri. Öbür dünyada karşılığı görüleceğine inanarak yapılmış olan (iş veya iyilik). Besleme kız, beslek.