Kelimeler arşivinde; içinde "dev" olan, toplam 324 tane kelime bulunuyor. İçerisinde dev bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu dev ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında dev olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
DEVLETLEŞTİRİLMEK, DEVREDİLEBİLİRLİK, DEVİNDİRİLEBİLMEK, ÖZDEVİMLİLEŞTİRME, TEPELİDEVEKUŞLARI
DEVLETLEŞTİRİLME, DEVİNDİRİLEBİLME, DEVLEŞTİREBİLMEK, DEVLETLERBİRLİĞİ, ÖZDEVEKUŞUGİLLER
DEVLETLEŞTİRMEK, ÖDEVLENDİRİLMEK, PEYGAMBERDEVESİ, DEVİNDİREBİLMEK, DEVLEŞTİREBİLME, KIVILDEVİMBİLİM
DEVLETLEŞTİRME, ÖDEVLENDİRİLME, DEVREDİLMEZLİK, DEVİNDİREBİLME, DEVİTALİZASYON, DEVOKALİZASYON, ISILDEVİMBİLİM
DEVİMSELCİLİK, ÖDEVLENDİRMEK, RANDEVULAŞMAK, DEVECİBARDAĞI, DEVEÇÖKÜRDEĞİ, DEVEKARINCASI, DEVİNDİRİLMEK, DEVLEŞEBİLMEK, ÖZDEVEKUŞLARI, TANRIDEVECİĞİ, YUKARIAĞADEVE
DEVLEŞTİRMEK, ÖDEVLENDİRME, RANDEVUCULUK, RANDEVULAŞMA, SENEİDEVRİYE, AŞAĞIAĞADEVE, DEVECİKARGIN, DEVECİKONAĞI, DEVECİPINARI, DEVEÇÖKERDEN, DEVEÇÖKERTEN, DEVETOPALAĞI, DEVİNDİRİLİŞ, DEVİNDİRİLME, DEVİNEBİLMEK, DEVİREBİLMEK, DEVİRİVERMEK, DEVLEŞEBİLME, DEVLETLİAĞAÇ, DEVLETLİBABA, DEVLETOĞLANI
DEVALÜASYON, DEVAMSIZLIK, DEVERANIDEM, DEVİMSELLİK, DEVİNDİRMEK, DEVİNGENLİK, DEVLEŞTİRME, DEVLETÇİLİK, DEVREDİLMEK, DEVRİMCİLİK, DEVRİSAADET, DEVROLUNMAK, DEVŞİRİLMEK, DEVŞİRİMSİZ, BEDEVİLENME, DEVECİPINAR, DEVECİUŞAĞI, DEVEÇÖKÜDEN, DEVEDEBBANI, DEVİNEBİLME, DEVİREBİLME, DEVİRİVERME, DEVİRSELLİK, DEVİTKENLİK, DEVLİKESİÜN, DÖNGÜLDEVİK, KENTDEVLETİ, ÖZDEVİNİMLİ, RUHDEVİMSEL, TEMELDEVREN, Devamını Oku »»
DEVAMLILIK, DEVASIZLIK, DEVELOPMAN, DEVRİHİNDİ, DEVRİKEBİR, DEVRİREVAN, DEVROLUNMA, DEVŞİRİMLİ, MÜDEVVENAT, RANDEVUEVİ, DEVEELMASI, DEVETABANI, DEVLETHANE, DAĞDEVİREN, DEVEBAKIRI, DEVEBATMAZ, DEVEÇATAĞI, DEVEÇAYIRI, DEVEDABANI, DEVEDERESİ, DEVEDURAĞI, DEVEGİLLER, DEVEHÜYÜĞÜ, DEVEKAYASI, DEVEKILICI, DEVEKORUSU, DEVELANGIR, DEVELENMEK, DEVELİÖREN, DEVELOSYON, Devamını Oku »»
BEDEVİLİK, DEVAİMİSK, DEVEBOYNU, DEVECİLİK, DEVLEŞMEK, DEVONİYEN, DEVRALMAK, DEVRETMEK, DEVRİALEM, DEVRİDAİM, DEVRİKLİK, DEVRİLMEK, DEVŞİRMEK, RANDEVUCU, ALTDEVLER, DEDEVELLE, DEVECİLER, DEVEÇİGİL, DEVEGULAK, DEVEKOVAN, DEVELEMEK, DEVETURPU, DEVHEYKEL, DEVİASYON, DEVİMLEME, DEVİNİMLİ, DEVİNMEYH, DEVİRTMEÇ, DEVİRTMEK, DEVKAZANI, Devamını Oku »»
BERDEVAM, DEVAMSIZ, DEVEGÖZÜ, DEVİMSEL, DEVİMSİZ, DEVİNGEN, DEVİNMEK, DEVİRMEK, DEVİTKEN, DEVİTMEK, DEVLEŞME, DEVLETÇİ, DEVLETLİ, DEVRALMA, DEVRETME, DEVRİLİŞ, DEVRİLME, DEVRİMCİ, DEVŞİRİM, DEVŞİRME, MÜDEVVEN, MÜDEVVER, REDEVANS, DEDDEVİR, DEŞDEVAN, DEVEAĞZI, DEVEDAĞI, DEVEDAMI, DEVEDİŞİ, DEVEGÖNÜ, Devamını Oku »»
ABİDEVİ, DEVAMLI, DEVASIZ, DEVELİK, DEVERAN, DEVİMLİ, DEVİNİM, DEVİNME, DEVİRLİ, DEVİRME, DEVİTME, DEVRİSİ, DEVRİYE, ÖDEVCİL, RANDEVU, ZERDEVA, ADEVİYE, AĞADEVE, BEDEVLE, BEDEVRA, BEDEVRE, BEYDEVA, DEDEVLİ, DEVEBÜK, DEVECİK, DEVELER, DEVEMEK, DEVETAŞ, DEVİMEK, DEVİNER, Devamını Oku »»
BEDEVİ, DEVASA, DEVECİ, DEVELİ, DEVLET, DEVRAN, DEVREK, DEVREN, DEVRİK, DEVRİM, EDEVAT, MİDEVİ, ÖDEVLİ, BADEVA, DEVEDİ, DEVELE, DEVEME, DEVERE, DEVİCE, DEVLEK, DEVLİK, DEVLİM, DEVLİP, DEVLİT, DEVLÜK, DEVLÜP, DEVMEK, ELDEVE
DEVAM, DEVCE, DEVİM, DEVİR, DEVRE, DEVEŞ, DEVET, DEVGE, DEVİN, DEVLİ
DEVA, DEVE, ÖDEV, DEVİ
DEV
DEV
Korkunç, çok iri ve olağanüstü güçlü masal yaratığı. Çok büyük, çok önemli. Olağanüstü irilikte olan.
ÖZDEVEKUŞUGİLLER
(Struthionidae),iyi bilinen türüdür.
ÖDEVLENDİRİLMEK
Ödevlendirme işine konu olmak.
DEVLETLEŞTİRİLMEK
Kamulaştırılmak.
PEYGAMBERDEVESİ
Sıcak ve ılıman ülkelerde yaşayan, genellikle yeşil renkte ve ortalama 5 santimetre boyunda, düz kanatlı, çok obur böcek (Mantis religiosa).
DEVİNDİRİLEBİLME
Devindirilebilmek işi.
DEVLETLERBİRLİĞİ
Küçük devletlerin bağlaşmaları ile oluşan büyük devlet: Germanya Devletlerbirliği.
TEPELİDEVEKUŞLARI
(Eş anlamlısı: Avustralya-devekuşları, Casuarii,olmak üzere 2 familyası. vardır.
ÖZDEVİMLİLEŞTİRME
Bir yordam, süreç ya da donanımı özdevimli kılmayı amaçlayan dönüştürme.
DEVREDİLEBİLİRLİK
Bir hakkın karşılıklı veya karşılıksız olarak başkasına geçirilebilme durumu.
DEVİNDİREBİLMEK
Devindirme imkânı veya olasılığı bulunmak.
DEVİNDİRİLEBİLMEK
Devindirilme imkânı veya olasılığı bulunmak.
DEVLETLEŞTİRMEK
Kamulaştırmak.
DEVLEŞTİREBİLMEK
Devleştirme imkânı veya olasılığı bulunmak.
DEVLEŞTİREBİLME
Devleştirebilmek işi.
DEVLETLEŞTİRİLME
Kamulaştırılma.
Bu bölümde tanımı içerisinde DEV geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AMERİKANCA
Amerika Birleşik Devletleri'nde kullanılan İngilizce, Amerikan İngilizcesi. Bu dille yazılmış olan.
ADLİYE
Hukuk ve adalet işlerini gören devlet kuruluşları. Hukuk ve adalet işlerinin görüldüğü resmî yapı.
AMERİKALI
Amerika Birleşik Devletleri halkından olan kimse.
ALACAKLANDIRMAK
Vadeli satış yapan firmaların her türlü mal ve hizmet satışından doğan haklarını alacaklandırıcı adı verilen finansal kuruluşlara devretmek.
AGORA
Yunan klasik devrinde, sitenin yönetim, politika ve ticaret işlerini konuşmak için halkın toplandığı alan, halk meydanı.
AMBARGO
Bir malın serbest sürümünü engellemek için konulan yasak, engelleyim. Bir ülkenin dış dünyayla ilişkilerini engelleme, engelleyim. Bir kişinin başka kişilerle ilişkilerini engelleme, engelleyim. Bir devletin, gemilerin kendi limanlarından ayrılmasını yasaklama buyruğu, engelleyim.
AJAN
Casus. Bir kimsenin, bir ortaklığın veya bir devletin bazı işlerini yapan kimse, temsilci.
ANGARYA
Bir kimseye veya bir topluluğa zorla, ücret vermeden yaptırılan iş, yüklenti. Kölelik düzeninde köylünün derebeyine yaptığı zorunlu ücretsiz hizmet. Usandırıcı, bıktırıcı, zorla yapılmış olan iş. Savaş durumundaki bir devletin, kendi sularındaki yabancı bir devletin ticaret gemilerine el koyarak bunlardan yararlanması. Olağanüstü durumlarda veya sıkıyönetimde devletin vatandaşlara ait taşıtlara el koyması. Bir kişiye görevi dışında yaptırılan iş.
AMANNAME
İslam devletlerinde düşmana güvenlik içinde olduğunu bildirmek üzere verilen belge.
ALIŞTIRMA
Alıştırmak işi. Vücudun gücünü ve dayanıklılığını artırmak için yapılmış olan uygulama, hazırlık çalışması, idman, egzersiz, antrenman. Bir beceriyi, bilgiyi kazanmak için yapılmış olan tekrar, temrin, talim, egzersiz. Bir araç motorundan tam verim elde edilebilmesi için ilk dönemlerinde yüksek devirde düşük hızda çalıştırılması, rodaj.
ADALET
Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması, türe. Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, doğruluk. Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları. Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme.
ANLAŞMA
Anlaşmak durumu. Devletler arası siyasal, ekonomik, kültürel vb. alanlarda yapılmış olan uzlaşma ve bu uzlaşmanın tespit edildiği belge, uyuşma, itilaf, antant, konvansiyon. Sözleşme.
ALPAKA
Çift parmaklılar takımının devegiller sınıfından, Güney Amerika'da yaşayan, uzun tüylü, memeli bir hayvan (Lama glama pacos). Bu yünden dokunan kumaş. Alman gümüşü. Bu hayvanın yumuşak, hafif, dayanıklı ve parlak olan yünü.
ABDAL
Gezgin derviş. Tasavvufta manevi üst bir rütbe. Safeviler devrinde İran'da yaşayan Türk oymaklarından biri. Dilenci kılıklı, üstü başı perişan kimse. Anadolu'da yaşayan oymaklardan bazısı.
ABLA
Bir kimsenin kendisinden büyük olan kız kardeşi. Erkeklerin kız veya kadınlara seslenirken söyledikleri söz. Büyük kız kardeş gibi saygı ve sevgi gösterilen kız veya kadın. Genelev veya randevuevi işletmecisi kadın, çaça, mama (II).
AĞA
Geniş toprakları olan, sözü geçen, varlıklı kimse. Halk arasında sayılan ve sözü geçen erkeklere verilen unvan. Osmanlı Devleti'nde bazı kuruluşların başında bulunanlara verilen resmî san. Ağabey. Cömert, eli açık. Okuryazar olmayan yaşlı kimselerin adlarıyla birlikte kullanılan san. Koca.
ANAYASA
Bir devletin yönetim biçimini belirten, yasama, yürütme, yargılama güçlerinin nasıl kullanılacağını gösteren, yurttaşların kamu haklarını bildiren temel yasa, kanunuesasi. Temel, esas.
ANITSAL
Anıt niteliğinde olan, anıta benzeyen, abidevi. Görkemli.
ALACAKLANDIRICI
Vadeli satış yapan firmaların her türlü mal ve hizmet satışından doğan haklarını devralan finansal kuruluş.
AHİT
Kendi kendine söz vererek bir işi üzerine alma, ant. Devir, zaman. Antlaşma.