DER ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "der" olan, toplam 400 adet kelime bulunmaktadır. der ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu der ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde der olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

DERECELENDİRİLMEK, DERİNLEŞTİREBİLME

16 harfli kelimeler

DERECELENDİRİLME, DERİNLEŞTİRİLMEK

15 harfli kelimeler

DERECELENDİRMEK, DERİNLEŞEBİLMEK, DERİNLEŞİVERMEK, DERİNLEŞTİRİLME, DERMANSIZLAŞMAK, DERMATOFİBROZİS, DERMOSFENOTİKUM

14 harfli kelimeler

DERBEDERCESİNE, DERECELENDİRME, DERELİTÜTÜNCÜK, DERİNLEŞEBİLME, DERİNLEŞİVERME, DERİNLEŞTİRMEK, DERMANSIZLAŞMA, DERMATOBİYOZİS, DERMATOFİTOZİS, DERMATOMİKOZİS, DERMATOMİYAZİS, DERMATOMİYOTOM, DERZYHASTALIĞI

13 harfli kelimeler

DERBENTOBRUĞU, DEREÇETİNÖREN, DEREŞEMSETTİN, DERİKÖSTEBEĞİ, DERİNLEMESİNE, DERİNLEŞTİRME, DERİNLİKÖLÇER, DERLENEBİLMEK, DERLEYEBİLMEK, DERLEYİVERMEK, DERMANYSSİDAE, DERMATOFİBROM, DERMATOTERAPİ, DERNEKGARDAŞI, DERSHANECİLİK

12 harfli kelimeler

DERAMETLEMEK, DERBENTÇİLİK, DERBENTTEKKE, DEREBAYINDIR, DEREBEYSİBEY, DERECELENMEK, DEREGÜNDÜZLÜ, DEREKAPLANCI, DEREKARAAĞAÇ, DEREMETLEMEK, DEREYÜZÜDERE, DERLEMECİLİK, DERLENDİRMEK, DERLENEBİLME, DERLEYEBİLME, DERLEYİCİLİK, DERLEYİVERME, DERMABRAZYON, DERMAMİYAZİS, DERMANSIZLIK, DERMATOFİLOZ, DERMATOLOJİK, DERMATOMİKOZ, DERNEKLEŞMEK, DERNEKPAZARI, DERNEŞTİRMEK

11 harfli kelimeler

DERBEDERLİK, DERBENTBAŞI, DEREBAŞALAN, DERECELEMEK, DERECELENİŞ, DERECELENME, DERECİKÖREN, DEREÇİFTLİK, DEREKARABAĞ, DEREKÖSELER, DEREKUŞÇULU, DEREKUTUĞUN, DERELİTEKKE, DEREUZUNYER, DERİNLEŞMEK, DERİNLETMEK, DERİNLİĞİNE, DERİNLİKSİZ, DERİŞTİRMEK, DERLEMCİLİK, DERLENDİRME, DERLETİLMEK, DERMACENTOR, DERMANSIZCA, DERMANYSSUS, DERMATOGRAF, DERMATOLOJİ, DERMATOPATİ, DERMOPLASTİ, DERNEKÇİLİK, Devamını Oku »»

10 harfli kelimeler

DERBEDERCE, DEREBERÇİN, DEREBEYLİK, DEREBİLMEK, DEREBOĞAZI, DEREBOYMUL, DEREBUCAĞI, DEREBULACA, DERECELEME, DERECEÖREN, DEREFAKILI, DEREKARGIN, DEREKAYASI, DEREPAZARI, DERESAKARI, DERESEMAİL, DERESOPLAN, DEREYAZICI, DERGİCİLİK, DERİNBASKI, DERİNBOĞAZ, DERİNGEÇİT, DERİNLEŞME, DERİNLETME, DERİNLİKLİ, DERİNPINAR, DERİSİZLİK, DERİŞİKLİK, DERİŞTİRME, DERİVASYON, Devamını Oku »»

9 harfli kelimeler

DERAMETLİ, DERBENTÇİ, DERCETMEK, DERÇİKMEK, DERDİKMEK, DEREBİLME, DEREBOĞAZ, DEREBOYNU, DEREBUCAK, DERECESİZ, DEREÇAYLI, DEREÇEPNİ, DEREDABAN, DEREDOĞAN, DEREGEZEN, DEREGÜLLÜ, DEREKEMAL, DEREKIŞLA, DEREKIZIK, DEREMAHAL, DEREMETLİ, DEREMUMLU, DEREOBASI, DERESİNEK, DEREŞİMLİ, DEREYALAK, DEREYAMAÇ, DEREYÜCEK, DEREYÜRÜK, DERGENMEK, Devamını Oku »»

8 harfli kelimeler

DERBEDER, DERCETME, DERCİMEK, DERDEMEZ, DERDERİÇ, DERDESDE, DERDEŞİK, DERDİMEK, DEREAĞZI, DEREALAN, DEREBAĞI, DEREBAŞI, DEREBEYİ, DEREBOYU, DERECELİ, DEREÇATI, DEREÇİNE, DEREDİBİ, DEREDOLU, DEREDÜZÜ, DEREGÖZÜ, DEREGÜMÜ, DEREKADI, DEREKAPI, DEREKENT, DEREKUYU, DERENECİ, DEREÖREN, DERESEKİ, DERESÖKÜ, Devamını Oku »»

7 harfli kelimeler

DERAKAP, DERAMET, DERBENT, DERDALA, DERDEST, DEREBAĞ, DEREBEY, DEREBÜK, DERECEN, DERECİK, DEREDAM, DEREĞEP, DEREİÇİ, DEREKÖY, DERELER, DERELİK, DEREMEN, DEREMET, DERENDE, DERENEL, DERENTİ, DEREOBA, DEREOTU, DEREOVA, DEREÖZÜ, DERGİCİ, DERGİLİ, DERGÜLA, DERGÜLE, DERİLGİ, Devamını Oku »»

6 harfli kelimeler

DERDEK, DERDES, DERDİK, DERDİN, DERDÜK, DEREBE, DERECE, DEREKE, DERELİ, DERENE, DERENİ, DERGAH, DERGÜÇ, DERHAL, DERİCİ, DERİLİ, DERKEN, DERLEM, DERLEN, DERLİK, DERMAK, DERMAL, DERMAN, DERMEK, DERMEM, DERMEN, DERMET, DERMİS, DERNEG, DERNEK, Devamını Oku »»

5 harfli kelimeler

DERAV, DERBİ, DEREÇ, DEREK, DEREM, DEREN, DERGE, DERGİ, DERHE, DERIN, DERİK, DERİM, DERİN, DERMA, DERME, DERMİ, DERNİ, DERPE, DERUN, DERYA, DERZİ

4 harfli kelimeler

DERÇ, DERD, DERE, DERİ, DERK, DERS, DERT, DERZ

3 harfli kelimeler

DER

Bazı kelimelerin anlamları

DER

Diğer. Ter. Granülsüz endoplazmik retikulum.

DERECELENDİRME

Derecelendirmek işi. Şirketlerin, taşınır değerlerinin ticari riskine, ülkelerin de siyasi risklerine göre güvenilirliğinin derecelendirme kuruluşları tarafından belirlenip sıralanması.

DERELİTÜTÜNCÜK

Düzce ili, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

DERİNLEŞTİREBİLME

Derinleştirebilmek işi.

DERECELENDİRİLMEK

Derecelendirme işi yapılmak.

DERİNLEŞİVERMEK

Çabucak veya ansızın derinleşmek.

DERECELENDİRMEK

Dereceleme işini yaptırmak.

DERBEDERCESİNE

Derbederce.

DERİNLEŞEBİLME

Derinleşebilmek işi.

DERMATOFİBROZİS

Orta yaşlı Alman kurt köpeklerinde ve melezlerinde görülen, bacaklardan başlayarak tüm vücuda yayılan, deri ve deri altında çok sayıda, 3-4 santimetre çapında, yangısız, sert, olgun fibröz bağ dokudan oluşan düğümcüklerle belirgin, erkek hayvanlarda böbrek adenokarsinomları, dişilerdeyse döl yatağında ve döl yolunda leyomiyomları başta olmak üzere, kanser olgularına bağlı olarak biçimlenen bir çeşit paraaneoplastik sendrom, Alman Kurt köpeklerinin dermatofibrozisi, nodüler dermatofibrozis.

DERMANSIZLAŞMAK

Bitkinleşmek.

DERMOSFENOTİKUM

Balıklarda yan çizgi sisteminin baştaki kanallarını taşıyan ve baş kaslarını koruyan kemiklerin altıncısı.

DERİNLEŞEBİLMEK

Derinleşme imkânı veya olasılığı bulunmak.

DERİNLEŞTİRİLMEK

Derin duruma getirilmek. Ayrıntılarına kadar incelenmek, derinliğine incelenmek.

DERECELENDİRİLME

Derecelendirilmek işi.

DERİNLEŞTİRİLME

Derinleştirilmek işi.

  -   -   -  

Anlamında DER bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DER geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AKAR

Kiraya verilerek gelir getiren ev, dükkân, tarla, bağ vb. mülk, akaret. Halı, koltuk, yatak vb. yerlerde ve nemli ortamlarda yaşayan, astıma yol açabilen, insan vücudundan dökülen deri tozlarıyla ve parçacıklarıyla beslenen bir tür canlı. Sıvı, mai, likit.

AKLAN

Sularını bir denize veya göle gönderen bölge, maile. Bir dağ sırasının yamaçlarından her biri.

ACILIK

Acı olma durumu. Dokunaklılık, kederlilik, yaslılık.

ABİS

Okyanusların güneş ışığının ulaşamadığı derin yerleri.

AĞIZLIK

Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.

ACISIZ

Tadı acı olmayan. Üzüntüsü, sıkıntısı olmayan, kedersiz. Ağrı, sızı duyulmayan.

AKAK

Yatak. Eğimi, inişi fazla olan yer. Suyun ivinti yeri. Irmak, dere, çay, küçük akarsu.

AKSEPTANS

Yabancı ülkelerde okuyacak öğrenciler için gönderilen kabul belgesi. Poliçelerin üzerine "kabulümdür" biçiminde yazılarak altı imzalanan açıklama, kabul.

ACIKLI

Acındıracak, acı verecek nitelikte olan, dokunaklı, üzücü, koygun. Acı görmüş, yaslı, kederli.

ABDAL

Gezgin derviş. Tasavvufta manevi üst bir rütbe. Safeviler devrinde İran'da yaşayan Türk oymaklarından biri. Dilenci kılıklı, üstü başı perişan kimse. Anadolu'da yaşayan oymaklardan bazısı.

AKLANMAK

Ak olmak, temizlenmek. Hakkında dava açılan sanık, yargılama sonunda suçsuz bulunmak, temize çıkmak, beraat etmek. Kooperatif, şirket, dernek vb. kuruluşların faaliyetleri ve harcamaları genel kurulca uygun bulunmak.

AKNE

Yağ bezlerinin deri üzerinde oluşturduğu iltihaplı sivilce.

AKINKAYASI

Kaya balığıgiller familyasından derin ve uzaklarda yaşayan ince, uzun bir tür balık.

ABA

Abla. Bu kumaştan yapılmış yakasız ve uzun üstlük. Bu kumaştan yapılan. Kepenek. Yünün dövülmesiyle yapılmış olan kalın ve kaba kumaş. Bu kumaştan yapılmış olan ve dervişlerce giyilen hırka. Anne.

AİDAT

Dernek, kuruluş, kulüp üyelerinin belli sürelerde, belli miktarlarda ödedikleri para, ödenti. Bir hizmet karşılığı sürekli ve düzenli ödenen para. Kesenek.

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.

ACI

Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.

AĞRISIZ

Ağrısı olmayan. Dertsiz, tasasız. Ağrı olmaksızın.

AKŞIN

Doğuştan boya maddesi bulunmadığı için kıllarında ve gözlerinde, bazen de derisinde ak olan (hayvan veya insan), çapar, albinos.

ACILI

Acı katılmış olan. Acısı olan, kederli.