Kelimeler arşivi içinde; başında "des" olan, toplam 155 adet kelime bulunmaktadır. des ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu des ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde des olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
DESTANLAŞTIRILMAK
DESPOTLAŞABİLMEK, DESTANLAŞABİLMEK, DESTANLAŞTIRILMA, DESTEKLENEBİLMEK, DESTEKLEYEBİLMEK, DESULFOTOMACULUM
DESENSİTİZASYON, DESPOTLAŞABİLME, DESTANLAŞABİLME, DESTANLAŞTIRMAK, DESTEKLENEBİLME, DESTEKLEYEBİLME, DESTEKLEYİCİLİK, DESTELEYEBİLMEK
DESTANLAŞTIRMA, DESTELEYEBİLME, DESTELEYİCİLİK
DESCEMENTZARI, DESDİLİDÜMLEK
DESALİNASYON, DESİLİTRELİK, DESİMETRELİK, DESİNATÖRLÜK, DESKEMETİTİS, DESKEMETOSEL, DESKUAMASYON, DESPOTLAŞMAK, DESTANLAŞMAK, DESTEÇÜRÜDEN, DESTEKLENMEK, DESTEKLEŞMEK, DESTEKLETMEK, DESTEKLEYİCİ, DESTEKSİZLİK, DESTRUKSİYON, DESTURLANMAK
DESMOPREZİN, DESPOTLAŞMA, DESTANCILIK, DESTANLAŞMA, DESTEKÇİLİK, DESTEKLEMEK, DESTEKLENİŞ, DESTEKLENME, DESTEKLEŞME, DESTEKLETME, DESTEKLEYİŞ, DESTELENMEK, DESTELETMEK, DESTELEYİCİ, DESTİNASYON, DESTURUNSUZ
DESDEĞİRMİ, DESDELEMEK, DESENCİLİK, DESENLEMEK, DESİNAPSİS, DESKRİPTİF, DESMEKTOMİ, DESMOPLAZİ, DESSENDENS, DESTANGELE, DESTANIMSI, DESTEBASAN, DESTEBOZAN, DESTECİLİK, DESTEKLEME, DESTELEMEK, DESTELENİŞ, DESTELENME, DESTELETME, DESTEPESİZ, DESTİMENCİ
DESATURAZ, DESDENBİL, DESDÜMBEK, DESDÜNBEK, DESENLEME, DESFLURAN, DESİKATÖR, DESİLİTRE, DESİMETRE, DESİNATÖR, DESMOTOMİ, DESPOTİZM, DESPOTLUK, DESSANATI, DESSENSUS, DESTANLIK, DESTANSAL, DESTANSIZ, DESTEKLER, DESTEKSİZ, DESTELEME, DESTENGİR, DESTİBALA, DESTURSUZ
DESDAMAZ, DESENSİZ, DESENSUS, DESİDERE, DESİGRAM, DESİSTER, DESMOLAZ, DESMOZOM, DESPOTÇA, DESPOTİK, DESTAMAZ, DESTANCI, DESTANLI, DESTANSI, DESTARLI, DESTECİK, DESTEGÜL, DESTEKÇİ, DESTEKLİ, DESTİLİK, DESTİMAN, DESTİMEK, DESTURLU, DESTURUN, DESTUVAN
DESBAHA, DESDİRE, DESENCİ, DESENLİ, DESİBEL, DESİDUA, DESİMAL, DESİMUS, DESTANİ, DESTARİ, DESTECİ, DESTERE
DESDER, DESGAH, DESİRE, DESİSE, DESMAN, DESPOT, DESSAS, DESTAN, DESTAR, DESTEK, DESTEN, DESTER, DESTUR
DESDE, DESDİ, DESEM, DESEN, DESTE
DESİ
DES
DES
Deste. El. Denizyolu taşımacılığında malın dışsatımcı tarafından dışalımcıya adı belirtilen varış limanında gemi bordasında, gümrük vergileri ödenmemiş olarak yapılan teslim biçimi. Dietilstilbestrol.
DESTANLAŞABİLMEK
Destanlaşma imkânı veya olasılığı bulunmak.
DESULFOTOMACULUM
Gram negatif, hareketli, zorunlu anaerobik, hücre çapından büyük endospor oluşturan, çubuk biçiminde bakteri.
DESTEKLENEBİLMEK
Desteklenme imkânı veya olasılığı bulunmak.
DESENSİTİZASYON
Duyarsızlaşma.
DESTEKLEYEBİLMEK
Destekleme imkânı veya olasılığı bulunmak.
DESPOTLAŞABİLMEK
Despotlaşma imkânı veya olasılığı bulunmak.
DESTEKLEYİCİLİK
Destekleyicinin yaptığı iş. Destekleyici olma durumu.
DESTEKLENEBİLME
Desteklenebilmek işi.
DESTELEYEBİLMEK
Desteleme imkânı veya olasılığı bulunmak.
DESTANLAŞABİLME
Destanlaşabilmek işi.
DESTANLAŞTIRILMA
Destanlaştırılmak işi.
DESTANLAŞTIRMAK
Destan olarak anlatmak.
DESTANLAŞTIRILMAK
Destan olarak anlatılmak.
DESTEKLEYEBİLME
Destekleyebilmek işi.
DESPOTLAŞABİLME
Despotlaşabilmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde DES geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ARKA
Bir şeyin temel tutulan yüzünün tam ters yanı, ön karşıtı. Bir şeyin sırt durumunda olan yüzeyi. Otururken sırtın dayandığı yer. Geri kalan bölüm. Geçmiş, geride kalmış zaman. Kayıran, destekleyen. İnsanın vücudu, bedeni. Art, peş. Arkada olan, arkada bulunan.
ABRAŞ
Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).
APLİKE
Düz veya desenli bir kumaştan kesilmiş motiflerin bir başka kumaşa işlenmiş durumu.
ADAM
İnsan. Birinin yararlandığı, kullandığı kimse. Birinin yanında bulunan ve işini yapan kimse. Bir alanı benimseyen kimse. Eş, koca. Görevli kimse. İyi huylu, güvenilir kimse. Erkek kişi. Daima birinin yanında olan, onu destekleyen, isteklerini yerine getiren kimse.
ALTINTOP
Greyfurt. İki çeneklilerden, uzun dikenli ve kürecikler hâlinde çiçekleri olan bir tür kaktüs (Trollius ranunculoides).
ARKALANMAK
Kendisine yardım edilmek, destek olunmak.
AKSİYON
Bir kuvvetin, maddi bir etkenin, bir düşüncenin ortaya çıkması. Bir oyuncunun sahne üzerindeki hareketi. Oyunun temasını geliştiren başlıca olay, hikâye, gelişim. Sermayenin belirli bir bölümü. Hisse senedi. Hareket, iş. İnsan etkinliğinin veya iradesinin açığa çıkması.
AĞAÇLAŞMA
Ağaçlaşmak durumu. Bitki şekilleri gösteren ve akiklerde olduğu gibi maden filizlerinin gerek yüzeyinde gerek içlerinde rastlanan doğal desen.
ABDESTSİZ
Abdest almamış olan (kimse). Abdesti bozulmuş olan (kimse). Abdest almadan, abdest almaksızın. Kötü adam.
ALTIGEN
Altı kenarlı çokgen, müseddes. Bu biçimde olan.
ABDESTSİZLİK
Abdestsiz olma durumu.
ABDESTLİLİK
Abdestli olma durumu.
ALACABALIKÇIL
Balıkçılgiller familyasından, uzunluğu 50 santimetre, kül rengi, sazlıklarda yaşayan bir tür kuş (Ardeola ralloides).
AKSON
Sinir uyarmalarını sinir hücresinin gövdesinden diğer sinir hücrelerine taşıyan uzantı.
ALDATMA
Aldatmak işi, deside, al, hıyanet.
AKŞIN
Doğuştan boya maddesi bulunmadığı için kıllarında ve gözlerinde, bazen de derisinde ak olan (hayvan veya insan), çapar, albinos.
ARKALAMAK
Arkasına almak, yüklenmek. Bir kimseye güven vererek yardım etmek, destek olmak, korumak, müzaheret etmek.
AĞAÇ
Meyve verebilen, gövdesi odun veya kereste olmaya elverişli bulunan ve uzun yıllar yaşayabilen bitki. Bu gibi bitkilerin gövdesinden ve dallarından yapılan. Tahta, kereste.
ABDESTLİ
Abdest almış (kimse). Abdest alarak, abdest almış olarak. İyi adam. Abdesti bozulmamış olan (kimse).
ABDESTLİK
Abdest alınacak yer. Abdest alınırken giyilen ve kolsuz hırkaya benzeyen bir giyecek türü.