DES ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "des" olan, toplam 155 adet kelime bulunmaktadır. des ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu des ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde des olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

DESTANLAŞTIRILMAK

16 harfli kelimeler

DESPOTLAŞABİLMEK, DESTANLAŞABİLMEK, DESTANLAŞTIRILMA, DESTEKLENEBİLMEK, DESTEKLEYEBİLMEK, DESULFOTOMACULUM

15 harfli kelimeler

DESENSİTİZASYON, DESPOTLAŞABİLME, DESTANLAŞABİLME, DESTANLAŞTIRMAK, DESTEKLENEBİLME, DESTEKLEYEBİLME, DESTEKLEYİCİLİK, DESTELEYEBİLMEK

14 harfli kelimeler

DESTANLAŞTIRMA, DESTELEYEBİLME, DESTELEYİCİLİK

13 harfli kelimeler

DESCEMENTZARI, DESDİLİDÜMLEK

12 harfli kelimeler

DESALİNASYON, DESİLİTRELİK, DESİMETRELİK, DESİNATÖRLÜK, DESKEMETİTİS, DESKEMETOSEL, DESKUAMASYON, DESPOTLAŞMAK, DESTANLAŞMAK, DESTEÇÜRÜDEN, DESTEKLENMEK, DESTEKLEŞMEK, DESTEKLETMEK, DESTEKLEYİCİ, DESTEKSİZLİK, DESTRUKSİYON, DESTURLANMAK

11 harfli kelimeler

DESMOPREZİN, DESPOTLAŞMA, DESTANCILIK, DESTANLAŞMA, DESTEKÇİLİK, DESTEKLEMEK, DESTEKLENİŞ, DESTEKLENME, DESTEKLEŞME, DESTEKLETME, DESTEKLEYİŞ, DESTELENMEK, DESTELETMEK, DESTELEYİCİ, DESTİNASYON, DESTURUNSUZ

10 harfli kelimeler

DESDEĞİRMİ, DESDELEMEK, DESENCİLİK, DESENLEMEK, DESİNAPSİS, DESKRİPTİF, DESMEKTOMİ, DESMOPLAZİ, DESSENDENS, DESTANGELE, DESTANIMSI, DESTEBASAN, DESTEBOZAN, DESTECİLİK, DESTEKLEME, DESTELEMEK, DESTELENİŞ, DESTELENME, DESTELETME, DESTEPESİZ, DESTİMENCİ

9 harfli kelimeler

DESATURAZ, DESDENBİL, DESDÜMBEK, DESDÜNBEK, DESENLEME, DESFLURAN, DESİKATÖR, DESİLİTRE, DESİMETRE, DESİNATÖR, DESMOTOMİ, DESPOTİZM, DESPOTLUK, DESSANATI, DESSENSUS, DESTANLIK, DESTANSAL, DESTANSIZ, DESTEKLER, DESTEKSİZ, DESTELEME, DESTENGİR, DESTİBALA, DESTURSUZ

8 harfli kelimeler

DESDAMAZ, DESENSİZ, DESENSUS, DESİDERE, DESİGRAM, DESİSTER, DESMOLAZ, DESMOZOM, DESPOTÇA, DESPOTİK, DESTAMAZ, DESTANCI, DESTANLI, DESTANSI, DESTARLI, DESTECİK, DESTEGÜL, DESTEKÇİ, DESTEKLİ, DESTİLİK, DESTİMAN, DESTİMEK, DESTURLU, DESTURUN, DESTUVAN

7 harfli kelimeler

DESBAHA, DESDİRE, DESENCİ, DESENLİ, DESİBEL, DESİDUA, DESİMAL, DESİMUS, DESTANİ, DESTARİ, DESTECİ, DESTERE

6 harfli kelimeler

DESDER, DESGAH, DESİRE, DESİSE, DESMAN, DESPOT, DESSAS, DESTAN, DESTAR, DESTEK, DESTEN, DESTER, DESTUR

5 harfli kelimeler

DESDE, DESDİ, DESEM, DESEN, DESTE

4 harfli kelimeler

DESİ

3 harfli kelimeler

DES

Bazı kelimelerin anlamları

DES

Deste. El. Denizyolu taşımacılığında malın dışsatımcı tarafından dışalımcıya adı belirtilen varış limanında gemi bordasında, gümrük vergileri ödenmemiş olarak yapılan teslim biçimi. Dietilstilbestrol.

DESPOTLAŞABİLME

Despotlaşabilmek işi.

DESTANLAŞTIRILMAK

Destan olarak anlatılmak.

DESTEKLENEBİLMEK

Desteklenme imkânı veya olasılığı bulunmak.

DESTEKLEYİCİLİK

Destekleyicinin yaptığı iş. Destekleyici olma durumu.

DESTEKLENEBİLME

Desteklenebilmek işi.

DESTANLAŞTIRILMA

Destanlaştırılmak işi.

DESTEKLEYEBİLME

Destekleyebilmek işi.

DESULFOTOMACULUM

Gram negatif, hareketli, zorunlu anaerobik, hücre çapından büyük endospor oluşturan, çubuk biçiminde bakteri.

DESTANLAŞABİLME

Destanlaşabilmek işi.

DESTANLAŞTIRMAK

Destan olarak anlatmak.

DESPOTLAŞABİLMEK

Despotlaşma imkânı veya olasılığı bulunmak.

DESTANLAŞABİLMEK

Destanlaşma imkânı veya olasılığı bulunmak.

DESTELEYEBİLMEK

Desteleme imkânı veya olasılığı bulunmak.

DESENSİTİZASYON

Duyarsızlaşma.

DESTEKLEYEBİLMEK

Destekleme imkânı veya olasılığı bulunmak.

  -   -   -  

Anlamında DES bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DES geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ARKA

Bir şeyin temel tutulan yüzünün tam ters yanı, ön karşıtı. Bir şeyin sırt durumunda olan yüzeyi. Otururken sırtın dayandığı yer. Geri kalan bölüm. Geçmiş, geride kalmış zaman. Kayıran, destekleyen. İnsanın vücudu, bedeni. Art, peş. Arkada olan, arkada bulunan.

AKŞIN

Doğuştan boya maddesi bulunmadığı için kıllarında ve gözlerinde, bazen de derisinde ak olan (hayvan veya insan), çapar, albinos.

ABDESTSİZLİK

Abdestsiz olma durumu.

ARKALANMAK

Kendisine yardım edilmek, destek olunmak.

AĞAÇ

Meyve verebilen, gövdesi odun veya kereste olmaya elverişli bulunan ve uzun yıllar yaşayabilen bitki. Bu gibi bitkilerin gövdesinden ve dallarından yapılan. Tahta, kereste.

ALTINTOP

Greyfurt. İki çeneklilerden, uzun dikenli ve kürecikler hâlinde çiçekleri olan bir tür kaktüs (Trollius ranunculoides).

APLİKE

Düz veya desenli bir kumaştan kesilmiş motiflerin bir başka kumaşa işlenmiş durumu.

ALACABALIKÇIL

Balıkçılgiller familyasından, uzunluğu 50 santimetre, kül rengi, sazlıklarda yaşayan bir tür kuş (Ardeola ralloides).

ABDESTLİ

Abdest almış (kimse). Abdest alarak, abdest almış olarak. İyi adam. Abdesti bozulmamış olan (kimse).

AKSON

Sinir uyarmalarını sinir hücresinin gövdesinden diğer sinir hücrelerine taşıyan uzantı.

AĞAÇLAŞMA

Ağaçlaşmak durumu. Bitki şekilleri gösteren ve akiklerde olduğu gibi maden filizlerinin gerek yüzeyinde gerek içlerinde rastlanan doğal desen.

ABDESTLİK

Abdest alınacak yer. Abdest alınırken giyilen ve kolsuz hırkaya benzeyen bir giyecek türü.

ADAM

İnsan. Birinin yararlandığı, kullandığı kimse. Birinin yanında bulunan ve işini yapan kimse. Bir alanı benimseyen kimse. Eş, koca. Görevli kimse. İyi huylu, güvenilir kimse. Erkek kişi. Daima birinin yanında olan, onu destekleyen, isteklerini yerine getiren kimse.

ABRAŞ

Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).

ALTIGEN

Altı kenarlı çokgen, müseddes. Bu biçimde olan.

ABDESTLİLİK

Abdestli olma durumu.

AKSİYON

Bir kuvvetin, maddi bir etkenin, bir düşüncenin ortaya çıkması. Bir oyuncunun sahne üzerindeki hareketi. Oyunun temasını geliştiren başlıca olay, hikâye, gelişim. Sermayenin belirli bir bölümü. Hisse senedi. Hareket, iş. İnsan etkinliğinin veya iradesinin açığa çıkması.

ALDATMA

Aldatmak işi, deside, al, hıyanet.

ARKALAMAK

Arkasına almak, yüklenmek. Bir kimseye güven vererek yardım etmek, destek olmak, korumak, müzaheret etmek.

ABDESTSİZ

Abdest almamış olan (kimse). Abdesti bozulmuş olan (kimse). Abdest almadan, abdest almaksızın. Kötü adam.