İçinde DAVAR geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "davar" olan, toplam 4 tane kelime bulunuyor. İçerisinde davar bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu davar ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında davar olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

TOHUMDAVARI

9 harfli kelimeler

KARADAVAR, TÜLÜDAVAR

5 harfli kelimeler

DAVAR

Bazı kelimelerin anlamları

DAVAR

Koyun ve keçiye verilen ortak ad. Koyun ya da keçi sürüsü.

TOHUMDAVARI

Düğünden bir hafta önce oğlan evinden kız evine yollanan çeyiz.

KARADAVAR

Her yaştaki kıl keçisi veya kıl keçisi sürüsü.

TÜLÜDAVAR

Koyun.

  -   -   -  

Anlamında DAVAR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DAVAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KOM

Ağıl, davar ağılı. Yayla evi. Bir kimseye ait küçük yerleşim yeri, çiftlik.

ALEH

Davarı çağırmak için çıkarılan ses, çağrı ünlemi.

ARGEÇ

Dokumalarda çözgü üzerine enliliğine atılan ip. Davarların açıkta toplu olarak yattıkları yer, düz dağ sırtları. Hafif meyilli yer, bayır. Birinin yapabileceği, becerebileceği iş: Sen elinin argecine karış.

SÜREKÇİ

Davar alışverişiyle uğraşan kimse.

ARKAÇ

Ağıl. Dağ sırtlarında davarların yatırıldığı düz, rüzgâr almayan kuytu yer.

AHRAÇ

Sığır ve davar sürülerinin yazın açıkta yattıkları yer. Koyunların yattıkları yer, kuytu yerler.

ARGEŞ

Davarların açıkta toplu olarak yattıkları yer, düz dağ sırtları.

TUZLA

Kıyılarda, tava denilen havuzlara deniz veya göl suyu akıtıldıktan sonra kurutularak tuz çıkarılan yer, memleha. İstanbul iline bağlı ilçelerden biri. Davarlara kırda tuz verilen düz, taşlık ve kayalık yerler. Tuzlak.

BARI

Çit. Bari, keşke, hiç olmazsa, öyle ise. Bahçe duvarı, çit, avlu duvarları üzerine konulan çalı çırpı, harçsız yapılan duvar, tarla sınırı, tarlaların alt yanına çekilen taş set, siper. Bağ çubuğu. Yokuş. Pirinç tarlarındaki parsel: Ahmet'in on beş barı pirinçliği var. 6.Köy evlerinde bulunan ocak bacası. Davar sağılan yer, ağıl. Yük. Bahçe ya da avlu duvarı. (Ağıl Eğridir Isparta; Erenköy, İnönü Eskişehir; Yurtbeyi Çankaya, Çağa Güdül Ankara).

BESİCİ

Sığır, davar vb. hayvanları besleyerek semirten, satan kimse.

KIRKICI

Davarların yün veya kıllarını kırkan kimse, kırkımcı.

ARHAÇ

Davarların açıkta toplu olarak yattıkları yer, düz dağ sırtları. Hamal semeri, sırta yük alınacağı zaman konulan çul, çuval, keçe parçası, altlık.

BELEZ

Sızı, ağrı. Romatizma. Bir çeşit davar hastalığı ki, hayvan arka ayaklarını hareket ettiremez.

ARIH

Temiz, tertemiz, saf, iyi. Hayvanların koşulduğu okun arabaya bağlı olduğu çatal kısım. Zayıf, cılız, sıska. Zayıf. Davarın zayıf olanı, kötüsü, karşılığı arık.

YOZ

Doğada olduğu gibi kalarak işlenmemiş olan. Yozlaşmış, dejenere. Kısır. Kaba, adi, bayağı. Davar sürüsü.

HILTAR

Davar ve sığırların boyunlarına takılan ip veya kayış.

KIRKI

Kırkma işi. Davarların yün veya kıllarını kırkmaya yarayan makasa benzer araç.

KIRKIM

Davarların kırkılması işi. Davarların kırkıldıkları mevsim.

ALACIK

Üzeri dal veya hasırla örtülen çoban evi, tarla, bostan, bağ kulübesi, çardak: Bağı beklemek için alacık yapıyoruz. Çul veya keçeden yapılan çadır. Göçebe çadırlarının üzerine konan eğri ağaç, eğilmesi kolay ağaç sürgünü. Bostan korkuluğu. Ormandaki küçük düzlük, ağaçsız yer: Davarı ormandaki alacıkta otlattım. Vücuttaki çok küçük leke: Bu ala sayılmaz, bir alacık. Yaylaya kurulan hasır bir çeşit çadır. Apaçık, açık kalan yer. Çardak, basit barınak, kulübe. Ağaç güme, çadır. Bağ ve bahçelerde yapılan tahta ya da hasır barınak. (Dereköy Uluborlu Isparta; Garibçe Güdül Ankara). Kastamonu şehri, Azdavay ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Kastamonu şehrinde, Küre belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

NOKRA

Büveleğin sebep olduğu, genellikle davar ve sığırlarda, seyrek olarak insanlarda rastlanan, ortası delik şişkinliklerle tanınan hastalık.