İçinde DAVET geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "davet" olan, toplam 11 tane kelime bulunuyor. İçerisinde davet bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu davet ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında davet olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

DAVETÇİLİK

9 harfli kelimeler

DAVETNAME

8 harfli kelimeler

DAVETİYE, DAVETKAR, DAVETSİZ

7 harfli kelimeler

DAVETÇİ, DAVETLİ, GEDAVET, KEDAVET

6 harfli kelimeler

ADAVET

5 harfli kelimeler

DAVET

Bazı kelimelerin anlamları

DAVET

Çağrı, çağırma. Yemekli toplantı.

DAVETLİ

Çağrılı.

DAVETÇİLİK

Davetçi olma durumu.

DAVETKAR

Çekici, cazibeli (bakış, davranış vb.).

DAVETÇİ

Çağrıda bulunan kimse, çağrıcı.

DAVETİYE

Bir toplantıya, bir yere çağırmak üzere düzenlenen davet yazısı, çağrılık.

GEDAVET

Batıdan esen rüzgâr.

KEDAVET

Soğuk esen rüzgâr, poyraz.

DAVETSİZ

Çağrılmayan. Çağrılmaksızın, çağrılmadan.

ADAVET

Düşmanlık.

DAVETNAME

Yasal bir iş için gönderilen davetiye.

  -   -   -  

Anlamında DAVET bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DAVET geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇİĞİRMEK

Nefret etmek. Çağırmak, davet etmek.

ÇAĞRINUR

Aydınlığa, ışığa davet eden kimse.

BUYRUMCU

Davet eden, karşılayan: Gapıya iki tane buyrumcu ister. Möhtü 'müftü' efendiye buyrumcu gitti mi?. Çağırıcı: Buyurumcu gönderdik.

ÇAĞRILI

Bir toplantıya, bir yere veya birinin yanına çağrılmış kimse, davetli.

ÇAĞIRMAK

Birinin gelmesini kendisine yüksek sesle söylemek, seslenmek. Yüksek sesle şarkı, türkü söylemek. Binmek için bir araç istemek. Herhangi birinin bir yere gelmesini istemek, davet etmek.

ATDIBAŞAĞA

Düğün davetlilerinin başkanı.

CUMANA

Düğünde kız ve erkek taraflarının birbirini yemeğe davet etmesi.

ÇAĞRI

Birinin bir yere gelmesini isteme, davet. Çağrı cihazı.

BUYURULTU

Belge. Davetiye.

OKUMAK

Bir yazıyı meydana getiren harf ve işaretlere bakıp bunları çözümlemek veya seslendirmek. Bir şeyin anlamını çözmek. Değerlendirmek. Bazı belirtilerle bir anlamı, gizli bir duyguyu anlamak, kavramak. Sesli olarak söylemek. Hastalığı iyi edeceğini ileri sürerek okuyup üflemek, üfürükçülük etmek. Yazılmış bir metnin iletmek istediği şeyleri öğrenmek. Bir konuyu öğrenmek için okulda, bir öğretmenin yanında veya yazılı şeyler üzerinde çalışmak, öğrenim görmek. Sövmek, küfretmek. Bir yere çağırmak, davet etmek, okuntu göndermek.

DEVET

Davet.

DAİ

Çok dindar olan Alevi. ). Dua eden, duacı. Davet eden, çağıran.

ÇAĞRILIK

Davetiye.

OKUNMAK

Okuma işine konu olmak. Belli olmak, açıkça görünmek. Okunulmak. Davet edilmek, çağrılmak.

AVAYIT

Hediye, armağan. Hizmet karşılığı ödenen bedel. Zarar, ziyan yapan hayvanların sahiplerinden, köy korucusunun aldığı para. Düğüne davet için başka köyleri dolaşan kendisine okuyucu denen kimseye verilen bahşiş. Gelin olacak kız için istenen para, başlık. Bahşiş olarak verilen yiyecek.

ÇAĞRICI

Çağırma işini yapan, çağırmak için giden kimse, davetçi. Mübaşir. Sahnede oyuncuları takdim eden kimse.

KATKI

Bir işin yapılmasına, gerçekleşmesine emek, bilgi, para vb. ile katılma, yardım. Düğün günü davetlilerin öğleye kadar gönderdikleri armağan. Bir şeye katılan başka bir madde. Metal ve alaşımların hazırlanması sırasında içlerine katılan değişik nitelikteki maddeler.

ÇIĞIRDIM

Düğünlerde, davetlilerin verdikleri bir hediyeyi, üç beş kat fazla olarak söyleme geleneği.

DÜŞMANLIK

Düşmanca duygu veya davranış, yağılık, hasımlık, adavet, muhasamat, husumet, antagonizm.

JAKETATAY

Resmî ziyaret ve davetlerde erkeklerin giydikleri, arkası yırtmaçlı, etekleri uzun ve ön köşeleri yuvarlak kesilmiş ceket.