Kelimeler arşivi içinde; sonunda "davet" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. Sonu davet ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında davet olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde davet olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
DAVET
Çağrı, çağırma. Yemekli toplantı.
KEDAVET
Soğuk esen rüzgâr, poyraz.
ADAVET
Düşmanlık.
GEDAVET
Batıdan esen rüzgâr.
Bu bölümde tanımı içerisinde DAVET geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇAĞRILI
Bir toplantıya, bir yere veya birinin yanına çağrılmış kimse, davetli.
BUYURULTU
Belge. Davetiye.
DAVETNAME
Yasal bir iş için gönderilen davetiye.
ÇIĞIRDIM
Düğünlerde, davetlilerin verdikleri bir hediyeyi, üç beş kat fazla olarak söyleme geleneği.
ÇAĞRICI
Çağırma işini yapan, çağırmak için giden kimse, davetçi. Mübaşir. Sahnede oyuncuları takdim eden kimse.
ÇAĞIRMAK
Birinin gelmesini kendisine yüksek sesle söylemek, seslenmek. Yüksek sesle şarkı, türkü söylemek. Binmek için bir araç istemek. Herhangi birinin bir yere gelmesini istemek, davet etmek.
ATDIBAŞAĞA
Düğün davetlilerinin başkanı.
ÇAĞRINUR
Aydınlığa, ışığa davet eden kimse.
DAVETÇİLİK
Davetçi olma durumu.
BUYRUMCU
Davet eden, karşılayan: Gapıya iki tane buyrumcu ister. Möhtü 'müftü' efendiye buyrumcu gitti mi?. Çağırıcı: Buyurumcu gönderdik.
ÇAĞRI
Birinin bir yere gelmesini isteme, davet. Çağrı cihazı.
JAKETATAY
Resmî ziyaret ve davetlerde erkeklerin giydikleri, arkası yırtmaçlı, etekleri uzun ve ön köşeleri yuvarlak kesilmiş ceket.
CUMANA
Düğünde kız ve erkek taraflarının birbirini yemeğe davet etmesi.
ÇAĞRILIK
Davetiye.
OKUMAK
Bir yazıyı meydana getiren harf ve işaretlere bakıp bunları çözümlemek veya seslendirmek. Bir şeyin anlamını çözmek. Değerlendirmek. Bazı belirtilerle bir anlamı, gizli bir duyguyu anlamak, kavramak. Sesli olarak söylemek. Hastalığı iyi edeceğini ileri sürerek okuyup üflemek, üfürükçülük etmek. Yazılmış bir metnin iletmek istediği şeyleri öğrenmek. Bir konuyu öğrenmek için okulda, bir öğretmenin yanında veya yazılı şeyler üzerinde çalışmak, öğrenim görmek. Sövmek, küfretmek. Bir yere çağırmak, davet etmek, okuntu göndermek.
DÜŞMANLIK
Düşmanca duygu veya davranış, yağılık, hasımlık, adavet, muhasamat, husumet, antagonizm.
DAVETİYE
Bir toplantıya, bir yere çağırmak üzere düzenlenen davet yazısı, çağrılık.
OKUNMAK
Okuma işine konu olmak. Belli olmak, açıkça görünmek. Okunulmak. Davet edilmek, çağrılmak.
KATKI
Bir işin yapılmasına, gerçekleşmesine emek, bilgi, para vb. ile katılma, yardım. Düğün günü davetlilerin öğleye kadar gönderdikleri armağan. Bir şeye katılan başka bir madde. Metal ve alaşımların hazırlanması sırasında içlerine katılan değişik nitelikteki maddeler.
AVAYIT
Hediye, armağan. Hizmet karşılığı ödenen bedel. Zarar, ziyan yapan hayvanların sahiplerinden, köy korucusunun aldığı para. Düğüne davet için başka köyleri dolaşan kendisine okuyucu denen kimseye verilen bahşiş. Gelin olacak kız için istenen para, başlık. Bahşiş olarak verilen yiyecek.