Kelimeler arşivi içinde; başında "davet" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. davet ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu davet ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde davet olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
DAVETÇİLİK
DAVETNAME
DAVETİYE, DAVETKAR, DAVETSİZ
DAVETÇİ, DAVETLİ
DAVET
DAVET
Çağrı, çağırma. Yemekli toplantı.
DAVETÇİLİK
Davetçi olma durumu.
DAVETSİZ
Çağrılmayan. Çağrılmaksızın, çağrılmadan.
DAVETÇİ
Çağrıda bulunan kimse, çağrıcı.
DAVETİYE
Bir toplantıya, bir yere çağırmak üzere düzenlenen davet yazısı, çağrılık.
DAVETLİ
Çağrılı.
DAVETKAR
Çekici, cazibeli (bakış, davranış vb.).
DAVETNAME
Yasal bir iş için gönderilen davetiye.
Bu bölümde tanımı içerisinde DAVET geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DAİ
Çok dindar olan Alevi. ). Dua eden, duacı. Davet eden, çağıran.
ÇİĞİRMEK
Nefret etmek. Çağırmak, davet etmek.
KATKI
Bir işin yapılmasına, gerçekleşmesine emek, bilgi, para vb. ile katılma, yardım. Düğün günü davetlilerin öğleye kadar gönderdikleri armağan. Bir şeye katılan başka bir madde. Metal ve alaşımların hazırlanması sırasında içlerine katılan değişik nitelikteki maddeler.
ÇAĞRILIK
Davetiye.
ÇAĞRINUR
Aydınlığa, ışığa davet eden kimse.
ÇAĞRILI
Bir toplantıya, bir yere veya birinin yanına çağrılmış kimse, davetli.
ÇAĞIRMAK
Birinin gelmesini kendisine yüksek sesle söylemek, seslenmek. Yüksek sesle şarkı, türkü söylemek. Binmek için bir araç istemek. Herhangi birinin bir yere gelmesini istemek, davet etmek.
JAKETATAY
Resmî ziyaret ve davetlerde erkeklerin giydikleri, arkası yırtmaçlı, etekleri uzun ve ön köşeleri yuvarlak kesilmiş ceket.
OKUMAK
Bir yazıyı meydana getiren harf ve işaretlere bakıp bunları çözümlemek veya seslendirmek. Bir şeyin anlamını çözmek. Değerlendirmek. Bazı belirtilerle bir anlamı, gizli bir duyguyu anlamak, kavramak. Sesli olarak söylemek. Hastalığı iyi edeceğini ileri sürerek okuyup üflemek, üfürükçülük etmek. Yazılmış bir metnin iletmek istediği şeyleri öğrenmek. Bir konuyu öğrenmek için okulda, bir öğretmenin yanında veya yazılı şeyler üzerinde çalışmak, öğrenim görmek. Sövmek, küfretmek. Bir yere çağırmak, davet etmek, okuntu göndermek.
CUMANA
Düğünde kız ve erkek taraflarının birbirini yemeğe davet etmesi.
BUYRUMCU
Davet eden, karşılayan: Gapıya iki tane buyrumcu ister. Möhtü 'müftü' efendiye buyrumcu gitti mi?. Çağırıcı: Buyurumcu gönderdik.
DÜŞMANLIK
Düşmanca duygu veya davranış, yağılık, hasımlık, adavet, muhasamat, husumet, antagonizm.
ÇIĞIRDIM
Düğünlerde, davetlilerin verdikleri bir hediyeyi, üç beş kat fazla olarak söyleme geleneği.
ÇAĞRICI
Çağırma işini yapan, çağırmak için giden kimse, davetçi. Mübaşir. Sahnede oyuncuları takdim eden kimse.
AVAYIT
Hediye, armağan. Hizmet karşılığı ödenen bedel. Zarar, ziyan yapan hayvanların sahiplerinden, köy korucusunun aldığı para. Düğüne davet için başka köyleri dolaşan kendisine okuyucu denen kimseye verilen bahşiş. Gelin olacak kız için istenen para, başlık. Bahşiş olarak verilen yiyecek.
ATDIBAŞAĞA
Düğün davetlilerinin başkanı.
ÇAĞRI
Birinin bir yere gelmesini isteme, davet. Çağrı cihazı.
BUYURULTU
Belge. Davetiye.
DEVET
Davet.
OKUNMAK
Okuma işine konu olmak. Belli olmak, açıkça görünmek. Okunulmak. Davet edilmek, çağrılmak.